Reklamlar
Tag archive

volvo

Yeni Volvo FH : Her açıdan güvenli

07/09/2012 in Bülten/Otomotiv

Yeni Volvo FH, taşımacılık sektöründe çıtayı yükseltiyor ve nakliye firmalarının kârlılığını arttırıyor!

Volvo Kamyon, yeni Volvo FH serisi ile birinci sınıf bir kamyon ve çekicinin sunabileceklerini yepyeni bir boyuta taşıyor. Yakıt ekonomisi, güvenilirlik, ergonomi, üstün yol tutuş, zaman kazandıran özellikler, aktif ve pasif güvenlik. Tüm bu özellikleri ile yeni Volvo FH, sürücüler düşünülerek ve nakliye firmasının kârlılığını arttırmaya odaklanılarak üretilen bir kamyon.

Volvo Kamyon, en çok satan modeli olan Volvo FH serisinin yeni versiyonunu tüm dünyaya tanıttı. Yeni Volvo FH’ın lansmanı için İsveç Göteborg’da çok özel bir etkinlik düzenlendi. Aynı anda Madrid, Birmingham, Paris, Rotterdam ve Brüksel’deki paralel etkinliklerle davetliler, Göteborg’daki etkinliği canlı olarak takip ederek lansmana katıldı. Lansman etkinliği internette canlı yayınlandı ve böylece dünyanın her yerinde yeni Volvo FH aynı anda görücüye çıktı.

Nakliye firmalarının en önemli önceliklerinden biri olan yakıt ekonomisi, yeni Volvo FH geliştirilirken de ön plana çıkıyor. Zaten üst düzeyde yakıt verimliliği sağlayan Euro 5 yürüyen aksam, artık daha da ekonomik hale geliyor. Aynı zamanda, emisyonları önemli ölçüde azaltacak olan Volvo’nun ilk Euro 6 motoru da piyasaya çıkıyor. Yeni I-See işlevi, yakıt tüketimini daha da azaltmayı mümkün kılarak yüzde 5’e kadar tasarruf sağlıyor. Ayrıca, 2013 sonbaharında piyasaya sürülecek olan yeni Volvo I-Torque yürüyen aksam, sektöre yeni bir teknoloji standardı getirip daha düşük yakıt tüketimi ve gelişmiş sürüş özellikleriyle hem nakliye firmaları hem de sürücüler için vazgeçilmez olacağının sinyallerini veriyor.

I-See, tepelerde yakıt tüketimini azaltıyor
I-See, sürücünün hayatını kolaylaştıran ve yakıt tasarrufu sağlayan teknolojilerden biri. Volvo Truck Corporation Başkanı Claes Nilsson bu özel teknolojiyi; “I-See, I-Shift şanzımana yönelik bir yazılım paketi. Kamyonun geçtiği tepeler hakkındaki bilgileri kaydediyor. Kamyon bir kez daha aynı rotayı kullandığında, I-See gaz pedalını, vitesleri ve frenleri kontrol ederek sürüşün mümkün olduğunca ekonomik olmasını sağlıyor. I-See sayesinde nakliye firması, yakıt tüketimini araç başına yüzde 5’e varan bir oranda azaltabiliyor” diyerek açıklıyor.

Volvo Kamyon’un yeni Yakıt Paketi de yakıt tasarrufunda yüzde 5’e varan ekstra bir artış sağlıyor. Eğitim ve aylık yardımı (Yakıt Önerisi) kapsayan bu paketle birlikte, sürücüleri bilgilendirip araçlarını doğru bir tarzda ve maksimum yakıt verimliliği sağlayacak şekilde sürmeye yönlendirerek, yakıt maliyetlerini düşürmek amaçlanıyor.

Yeni Euro 6 ile uyumlu verimli yürüyen aksam
Avrupa pazarı için üretimine 2013 sonbaharında başlanacak olan Volvo Kamyon’un yeni I-Torque Euro 6 yürüyen aksamı ile daha yüksek tasarruf sağlanacak.

Claes Nilsson, “Volvo I-Torque yakıt tüketimini yüzde 4’e kadar azaltıyor. I-See ve diğer küçük iyileştirmeler de buna eklendiğinde, yakıt tüketiminde yüzde 10’a varan bir düşüş sağlanıyor. Bu da ortalama olarak bir kamyon için yılda 4100 litre yakıta denk geliyor” diyor.

Kablosuz bağlantı işletim süresini en üst düzeye çıkarıyor
Bir kamyon ancak çalıştığı zaman kâr getiriyor. Bu nedenle aşınmayı ve aracın genel durumunu uzaktan takip etmeyi sağlayan yeni teknolojisi sayesinde Volvo, artık maksimum işletim süresi sunuyor. Bu durum, Volvo Kamyon’un bileşen aşınmasını ve aracın genel durumunu uzaktan takip etmeyi sağlayan yeni teknolojisine dayanıyor. Claes Nilsson, bu özelliği “Servis, bilgisayar aracılığıyla çeşitli araç bileşenlerinin gerçek aşınma durumunu uzaktan kontrol edebiliyor. Bir bileşen hizmet ömrünün sonuna yaklaştığında servis, nakliye firmasıyla çok daha önceden irtibata geçerek aracın bakıma alınması için en uygun zamanı belirleyebiliyor” diyerek açıklıyor.

Kamyon dünyasında üstün yol tutuş
Yeni Volvo FH’ın sektörü bir adım ileri götürdüğünü anlamak için kullanım kılavuzunu okumanıza gerek yok. Bunu fark etmek için direksiyon başına geçmeniz yeterli oluyor. Claes Nilsson, “Yeni Volvo FH, bir otomobilinkinden farksız olan olağanüstü bir yol tutuş sunuyor. Her şeyin kusursuz olması için yol tutuşu bağımsız ön süspansiyonla destekliyoruz. Dünyada bir ilk olan bu özellikle, kamyon dünyasında görülmemiş bir yol tutuş elde ediliyor” diyor.

Yepyeni bir kamyon
Üstün yol tutuş çok önemli bir avantaj olsa da Volvo Kamyon’un yeni Volvo FH serisi bununla yetinmeyerek, diğer alanlarda da pek çok yeni özellik sunuyor. Claes Nilsson yeni Volvo FH ile ilgili açıklamasında; “Volvo FH serisi, ticari araçlar sektörüne yeni bir yaklaşım getiriyor. Bunu örneğin uzaktan çevrimiçi iletişimi kullanarak kamyonu nasıl doğrudan servise bağladığımızı incelediğinizde görebilirsiniz” diyor.

Yeni teknoloji, araç içi güvenliği daha da arttırıyor. Daha ekonomik bir yürüyen aksam ve şanzıman sunuyor. İşletim süresinin yüksek düzeylerde tutulmasını sağlıyor.

Claes Nilsson, “Bu teknolojiyi sadece en gelişmiş aracı üretmiş olmak için kullanmadık. Bu yenilikçi teknolojinin sunduğu avantajlardan tam olarak faydalanabilmek için insanların bunu nasıl kullanacaklarını bilmeleri ve bildiklerini uygulamaları gerekiyor. İşte bu yüzden sürücünün en önemli unsur olarak görüldüğü bir kamyon geliştirmek için büyük bir çaba gösterdik” diye açıklıyor.

Ergonomik tasarım ve kolay kullanım
Sürücünün çalışma alanı, bu konuya gösterilen özenin çok iyi bir örneği. Özellikle kabinin kullanılabilir cam alanının artması ve yenilikçi dikiz aynası tasarımı sayesinde sürücü, iyileştirilmiş sürücü koltuğunda otururken yolu daha iyi görebiliyor. Kol ve kumandalar, en önemli olanları sürücüye en yakın olacak şekilde öncelik sırasına göre dizildi. Yapılan çeşitli değişiklikler sayesinde sürücüye çok daha iyi bir görüş imkanı sunuluyor.

Sürüş pozisyonu daha iyi ve daha büyük bir esneklik sunuyor. Örneğin, direksiyon simidinin yatırılabilir kolon özelliği, kamyon sektörü açısından dünyada bir ilk. Sürüş pozisyonunun iyileştirilmesi sayesinde sürücü daha az yoruluyor. Zinde bir sürücü de doğal olarak işini daha iyi yapıyor.

Her açıdan güvenli
Tamamen yenilenen kabin yapısı, Volvo FH’ın daha da güvenli bir araç olmasını sağlıyor. Çarpışma testlerine göre yeni Volvo FH, bugüne kadarki Volvoların en güvenlisi ve en sağlamı. Özellikle ince dikiz aynaları sayesinde elde edilen iyileştirilmiş görüş de çalışma ortamının daha güvenli olmasına katkıda bulunuyor.

A sütunlarının dikleştirilmesi, kabinin iç hacmine bir metreküp ekstra alan eklenmesini sağlıyor. Bu da 300 litre ekstra saklama alanı ve kabin içi konforun artması anlamına geliyor.

Claes Nilsson, konuyla ilgili olarak; “Kabin, hem çalışma hem de dinlenme olanakları açısından optimize edildi. Daha iyi bir yatak, entegre park soğutucusu, yeni aydınlatma, düşük gürültü seviyesi ve diğer özellikler hep birlikte sürücünün keyifli bir ortamda dinlenip rahatça uyumasını mümkün kılıyor. Bu da sürücülerin fazla yorulmamasını ve zinde kalmasını sağlıyor” diyor.

En iyi sürücüleri firmaya çekiyor
Mümkün olduğunca verimli çalışma fırsatına sahip olan iyi sürücüler, nakliye firmasının kârlılığını arttırıyor. Odak noktası sürücü olan bir kamyon, nakliye firmasının en iyi sürücüleri firmaya çekme potansiyelini de etkiliyor..

Claes Nilsson, “Avrupa’da şimdiden iyi sürücüler tarafından tercih edilmek için şirketler arasında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Bu rekabet, gelecekte daha da yoğunlaşacak. Sürücüler arasında popüler olan kamyonların, sürücülerin filosunda bu modelleri barındıran nakliye firmalarında çalışmayı istemesine neden olacağından eminim. Bu sebeple, yeni Volvo FH gelecekte nakliye firmalarının kârlılığını pek çok yönden arttıracak” diyor.

Volvo FH, Avrupa pazarı için 2013 baharında üretilmeye başlanacak. Yeni Volvo FH ile ilgili videoyu www.youtube.com/volvotrucks adresinden izleyebilirsiniz.

Reklamlar

Volvo Car Türkiye, Temmuz ayında satışlarını yüzde 30.6 artırdı

14/08/2012 in Bülten/Otomotiv

Volvo Car Türkiye, temmuz ayında satışlarını yüzde 30.6 artırırken, son üç aydaki artış oranı ise yüzde 41 oldu.

Volvo, nisan ayında lansmanını yaptığı DRIVe Powershift modelleri ile birlikte atağa kalkarken; mayıs-temmuz ayları arası toplam satışları, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 41 oranında arttı.

Temmuz ayında toplam pazarda 44 bin 531 adet olarak gerçekleşen satışlar, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 2.3’lük bir artışı işaret ediyor. Volvo ise temmuz ayında 414 adet satış gerçekleştirerek, 2011 Temmuz ayına oranla satışlarını yüzde 30.6 artırdı ve toplam pazarın üstündeki büyümesini sürdürdü.

Mayıs-Temmuz ayları arasında 1610 adet otomobil satışı gerçekleştiren Volvo Car Türkiye, son üç aydaki performansıyla yüzde 41 oranında büyümeyi başardı.

İlk yedi ay sonunda, Volvo Car Türkiye’nin toplam satışı ise 2811 adede ulaştı.

600 adet DRIVe Powershift
Bu başarıda en büyük pay Volvo S60’ın olurken, nisan ayında “en iyi üçlü” sloganı ile lansmanı gerçekleştirilen DRIVe Powershift modelleri, 600 adet satışa ulaşarak 1.6 lt-otomatik-dizel kombinasyonuna gösterilen talebi bir kez daha ispatladı.

Volvo S60, V60 ve S80’in, altı ileri Powershift otomatik şanzımanla donatılmış 1.6 lt 115 HP’lik DRIVe Powershift modelleri, manuel şanzımanla aynı performansı ve yakıt tüketimi değerlerini sağlayabiliyor. 1.6 lt’lik turbo dizel motorun 270 Nm’lik yüksek torku ve çift kavramalı Powershift otomatik şanzımanın kesintisiz vites değişimleri sayesinde esnek bir kullanım karakteri sunan her üç model de yakıt tüketimi konusunda rakip tanımıyor.

S60 DRIVe Powershift modeli 100 km’de ortalama 4.3 lt’lik tüketim ve 114 g/km’lik karbondioksit emisyonuna sahip. Üst orta sınıftaki Volvo S80 ise sadece 4.5 lt/100 km’lik yakıt tüketim değeri ile yetiniyor.

Volvo Yeni Güvenlik Sistemleri ile Sürüş Alışkanlıklarını Değiştiriyor

21/07/2012 in Bülten/Otomotiv

Birçok yeni yüksek teknolojili güvenlik çözümü geliştiren Volvo Car Corporation, 2020 itibarıyla yeni bir Volvo otomobilin içerisindeki hiç kimsenin ölmemesi veya ciddi şekilde yaralanmaması hedefine doğru büyük bir adım atıyor.

Volvo Car Corporation’ın güvenlik uzmanları, gelecekte hiçbir Volvo otomobilin trafik kazalarına karışmaması hayalini gerçeğe dönüştürmek amacıyla yoğun olarak birçok çalışma gerçekleştiriyor. Devam eden bu çalışmalardan biri de 2020 itibarıyla yeni bir Volvo otomobilin içerisindeki hiç kimsenin ciddi bir şekilde yaralanmaması.

Volvo Car Corporation’ın Güvenlik Stratejisi ve İhtiyaçlarından Sorumlu Kıdemli Müdürü Jan Ivarsson, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Doğru yönde ve net adımlar atıyoruz. Gelecekteki Volvo modeller için yeni teknolojiler geliştirmeyi hedefleyen bir dizi araştırma projemiz var…”

Yeni teknolojilerin birçoğu, sürücülerin modern trafik ortamındaki davranış şekillerine uygun olarak tasarlandı. Günümüzün sürücüleri geçmişteki sürücülerden farklılar. Örneğin, ABD’deki üç farklı araştırma enstitüsü tarafından gerçekleştirilen araştırmalar, modern sürücülerin direksiyon başındaki zamanlarının yüzde 25 ila 30’unu mobil iletişime odaklanmak gibi başka şeylerle ilgilenerek geçirdiklerini ortaya koyuyor.

Araç kullanırken telefon görüşmesi yapan veya e-postalarını ya da mesajlarını kontrol eden sürücüler giderek daha yaygın hale geliyor. Bu tür durumlar sürücülerin dikkatini olumsuz etkilediğinden, yeni teknolojiler geliştirirken göz önünde bulundurulmaları gerekiyor.

Jan Ivarsson sözlerine şöyle devam ediyor: “Modern mobil toplumda gittiğimiz her yere sosyal hayatımızı da götürüyoruz. Otomobillerimiz de buna dâhil. Bizim için önemli olan, sürücüye her an ihtiyaç duyduğu desteği sağlayacak teknolojiyi yaratmak.”

Volvo Car Corporation’ın araştırmaları üç ana alan üzerinde yoğunlaşıyor: Aracın bulunduğu şeritte güvenli bir şekilde kalması, dörtyol ağızlarındaki ve kavşaklardaki kazaların önlenmesi ve yabani hayvanlarla çarpışmaların önlenmesi. Aşağıdaki araştırma projeleri halen devam ediyor:
Otonom Sürüş Destek Sistemi (Autonomous Driving Support)
Kavşak Destek Sistemi (Intersection Support)
Hayvan Algılama Sistemi (Animal Detection)

SARTRE yol treni ilk kez trafiğe açık alanda

13/07/2012 in Bülten/Otomotiv

Şimdiye kadar ilk defa lider bir aracın arkasında otomatik olarak giden; Volvo XC60, Volvo V60, Volvo S60 ve bir kamyondan oluşan yol treni konvoyu, trafiğe açık bir otoyolda diğer sürücülerle birlikte yolculuk etti. İspanya’daki tarihi test son derece başarılıydı.

SARTRE (Safe Road Trains for the Environment – Çevre İçin Güvenli Yol Trenleri) projesindeki araç konvoy testleri ilerleme kaydediyor. SARTRE projesi Ricardo UK Ltd, Applus+ Idiada, Tecnalia Research & Innovation, Institut für Kraftfahrzeuge Aachen (IKA), SP Technical Research Institute, Volvo Technology ve Volvo Car Corporation’ın katılımıyla gerçekleşiyor. Geçtiğimiz günlerde Barselona yakınlarındaki bir otoyolda proje kapsamında önemli bir adım atıldı. İlk defa bir yol treninin, otoyolu kullanan diğer sürücülerle birlikte test sürüşü gerçekleşti.

Volvo Car Corporation’da SARTRE proje yöneticisi olan Linda Wahlström: “Bir günde 200 kilometre yol kat ettik ve bu testi başarıyla tamamladık. Gerçekten çok mutluyuz,” dedi.

Yol treni, profesyonel bir sürücü tarafından kullanılan bir lider araç ve bu aracı takip eden bir dizi araçtan oluşuyor. Araçlarda Volvo Car Corporation’ın ve Volvo Technology’nin projeden önce sahip olduğu güvenlik sistemlerinin üzerine yeni sistemler eklendi. Araçlar; kameralar, radar ve lazer sensörleri gibi ek özelliklere sahip. Konvoydaki otomobiller, lider aracın yanı sıra kendilerine en yakın pozisyondaki araçları da kontrol ediyor. Kablosuz iletişim özelliği eklenmiş konvoy araçları, Ricardo otonom kontrol sistemini kullanarak lider aracın hareketlerini ‘taklit’ ediyor ve tıpkı lider araç gibi hızlanıyor, fren ve manevra yapıyor.

İyileştirilmiş sürücü ortamı
Proje sürücülerin konforunu artırmayı hedefliyor. Sürücüler artık araç kullanırken başka işlere zaman ayırabilecek. Örneğin dizüstü bilgisayarlarıyla çalışabilecek, kitap okuyabilecek veya arkalarına yaslanarak rahat bir öğle yemeğinin tadını çıkarabilecekler.

Elbette proje aynı zamanda trafik güvenliğini artırmayı, çevresel etkileri azaltmayı ve hassas hız kontrolü sayesinde trafik sıkışıklığı riskini ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Bir lider araç ile Volvo XC60, Volvo V60, Volvo S60 ve bir kamyondan oluşan dört takipçi araç, İspanya’daki tarihi yol trenini oluşturdular. Linda Wahlström: “Bu sürüşü otoyolu kullanan diğer sürücülerle birlikte gerçekleştirmek, projemiz için önemli bir kilometre taşıdır. Bu, gerçekten heyecan vericiydi,” dedi ve ekledi: “Araçların hızı 85 km/s’ydi. İki araç arasındaki mesafe ise yalnızca altı metre idi. Test pistindeki denemelerimizde, sürüşlerimizi beş metre ile 15 metre arasında değişen mesafelerle gerçekleştirdik.”

Hızlı adaptasyon
Başka bir otomobili 85 km/s hızla ve sadece altı metre takip mesafesiyle izleyen bir otomobilde oturmak ve tamamen teknolojiye güvenmek biraz korkutucu gelebilir. Ancak şimdiye kadarki tecrübeler insanların buna çok hızlı bir şekilde adapte olduğunu gösteriyor.

Üç yıllık bir proje olan SARTRE, 2009’dan beri sürdürülüyor. Projede yer alan araçlar toplamda yaklaşık 10 bin kilometre mesafe kat ettiler. İspanya’da trafiğe açık alanda gerçekleştirilen testten sonra, proje artık yeni bir evreye giriyor ve bu evrede yakıt tüketim miktarı analizlerine odaklanılacak.

Linda Wahlström: “Proje süresince birçok şey öğrendik. İnsanlar otonom sürüşün bilim kurgudan ibaret olduğunu düşündüler, ancak gerçek şu ki, bu teknolojiye şimdiden sahibiz. Meseleye tamamen kavramsal yaklaştığımızda, projenin yolunda gittiğini ve yol treninin gelecekte şu veya bu şekilde hayata geçeceğini söyleyebiliriz,” dedi ve ekledi: “Mevcut sistemlerde mümkün olduğunca az değişiklik yapmaya gerçekten büyük önem verdik. Her şey, yollarda herhangi bir altyapı değişikliği yapmaya veya otomobillere pahalı parçalar eklemeye gerek kalmaksızın çalışmalıydı. Projenin bir parçası olarak geliştirilen yazılımın dışında, proje kapsamında geliştirilen otomobilleri şu anda galerilerde sergilenen diğer otomobillerden ayıran tek özellik, otomobiller arasındaki kablosuz ağ bağlantısıdır.”

Volvo Satışlarını Arttırıyor

10/07/2012 in Bülten/Otomotiv

Yılın ilk yarısında Volvo S60 ve V60 satışları yüzde 36 arttı. Volvo Car Türkiye’nin haziran satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.6 artış gösterdi.

Mayıs ayında 602 adet satışa imza atan Volvo Car Türkiye, haziranda da ivmesini sürdürerek 594 adetlik satış gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.6 oranında artan satışlarda en büyük pay ise Volvo S60’ın.

Toplam pazarda 50 bin 849 adet olarak gerçekleşen haziran ayı satışlarında geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla yüzde 10.34 oranında bir düşüş olmasına rağmen Volvo Car Türkiye pazar payını artırmayı başardı. Mayıs ayında 602 adet satışa imza atan Volvo Car Türkiye, haziran ayında da ivmesini sürdürerek 594 adetlik satış gerçekleştirdi. 2011 Haziran’a oranla yüzde 18.6 artan satışlarda en büyük pay ise Volvo S60’ındı. Geçtiğimiz yılın ilk yarısında 853 adet Volvo S60/V60 satılırken, bu yılın aynı dönemde 1156 adet S60/V60 müşterileriyle buluştu. Bu da yüzde 36’ya varan bir artış anlamına geliyor. Satılan 1156 adet Volvo S60 ve V60’ın 817 adedini ise DRIVe (1.6 lt dizel) modelleri oluşturdu. Volvo S40 da 824 adetlik satışla Volvo Car Türkiye’nin lokomotif modellerinden biri olmayı sürdürdü.

2012’nin ilk yarısında 2397 adet satış gerçekleştiren Volvo Car Türkiye, yılı 5600 adetlik son 10 yılın rekor satışıyla kapatmayı hedefliyor.

Volvo S60, V60 ve S80’in, altı ileri Powershift otomatik şanzımanla donatılmış 1.6 lt 115 HP’lik DRIVe Powershift modelleri, manuel şanzımanla aynı performansı ve yakıt tüketimi değerlerini sağlayabiliyor. 1.6 lt’lik turbo dizel motorun 270 Nm’lik yüksek torku ve çift kavramalı Powershift otomatik şanzımanın kesintisiz vites değişimleri sayesinde esnek bir kullanım karakteri sunan her üç model de yakıt tüketimi konusunda rakip tanımıyor. S60 DRIVe Powershift modeli 100 km’de ortalama 4.3 lt’lik tüketim ve 114 g/km’lik karbondioksit emisyonuna sahip. Üst orta sınıftaki Volvo S80 ise sadece 4.5 lt/100 km’lik yakıt tüketim değeri ile yetiniyor.

Volvo Car Türkiye’den cazip temmuz ayı teklifleri
Volvo Car Türkiye, temmuz ayında S40 ve XC60 modelleri için geçerli olmak üzere oldukça cazip koşullara sahip bir kampanyaya imza atıyor. Ortalama yakıt tüketimi sadece 4.3 lt/100 km olan Volvo S40 D2, 56 bin 150 TL’den başlayan anahtar teslim fiyatlarıyla satışa sunulurken, Volvo dünyasına adım atmanın en uygun yolu olarak dikkat çekiyor. Volvo OtoFinans, İsveçli markayı kompakt SUV sınıfında temsil eden XC60’ta ise 50 bin TL’ye kadar, 24 ay geri ödemeli kredi imkânı sunuyor. Bu kampanyada faiz oranı ise %0.71 gibi oldukça rekabetçi bir seviyeye indirilmiş. S80 modelinde ise temmuz ayına özel ayrıcalıklar Volvo yetkili satıcılarında Volvo severleri bekliyor. Premium donanımı, sunroof ve deri döşemeleri ile üst düzey konfor ve 180 HP’Lik 1.6 lt hacimli motoru ile üstün performans vaat eden S80 T4, 102 bin 900 TL’den başlayan tavsiye edilen fiyatlar ile sunuluyor.

Volvo’nun Yeni Güvenlik Teknolojileri Hayat Kurtarıyor

03/07/2012 in Bülten/Otomotiv

Volvo Car’ın rol aldığı, Avrupa’da gerçekleştirilen büyük bir araştırmada, yeni güvenlik teknolojilerinin otoyollardaki arkadan çarpmalı kaza riskini yüzde 42’ye varan oranlarda azalttığı ortaya çıktı.

Avrupa’dan 28 şirket ve kuruluşu bir araya getiren EuroFOT araştırma projesinin nihai raporu, Volvo Car Corporation’ın sürücülere çarpışma ve kazaları önleme konusunda yardımcı olmayı hedefleyen sistemlerinin, önemli faydaları olduğunu gösteriyor.

Volvo’nun mesafe kontrollü hız sabitleyici ve çarpışma uyarı sistemleri, bir aracın otoyolda önündeki araca çarpma riskini yüzde 42’ye varan oranlarda azaltıyor.

Aktif Güvenlik Sistemleri üzerine gerçekleştirilen geniş ölçekli Avrupa Saha Çalışma Testi (EuroFOT) Avrupa fonları tarafından desteklenen bir araştırma projesidir. Araştırma, İsveçli katılımcılar Volvo Car Corporation, Volvo Trucks ve Chalmers Teknik Üniversitesi de dâhil olmak üzere 28 kuruluşun katılımıyla gerçekleşti.

EuroFOT araştırması 100 adet V70 ve XC70 model Volvo otomobil üzerinde ve toplam 263 sürücünün katılımıyla gerçekleşti. Tüm otomobiller 18 ay boyunca her yolculuğun her saniyesini kaydeden kamera ve sensörlerle donatıldı. Bu sayede, her küçük olay ve durum incelendi ve değerlendirildi.

Bu otomobiller üç milyon kilometrelik sürüşün sonucunda Volvo Car Corporation’ın güvenlik uzmanlarına 30 terabayt veri sağladı. EuroFOT’un nihai raporu aynı zamanda diğer araç üreticilerine ait veriler de içeriyor.

Volvo Car Corporation Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Peter Mertens şunları söyledi: “Gerçekleştirdiğimiz analizler, yeni güvenlik ve sürüş destek teknolojilerine yoğunlaşarak bu alanda dünya lideri olmamızın günlük trafik koşullarında olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyor. EuroFOT’un başlangıcından beri bir dizi yeni sistemin tanıtımını yapmamızın yanı sıra, mevcut teknolojilerimizi de geliştirdik. Buna bir örnek olarak Otomatik Frenli Yaya Algılama Sistemi verilebilir. Bu sistem, yolda yaya olması durumunda sürücüyü uyarıyor ve otomobili otomatik olarak frenliyor,” dedi.

Beş teknoloji analiz edildi
EuroFOT’ta kullanılan Volvo otomobillerin analizi beş teknolojik çözüme odaklandı:

Mesafe Kontrollü (Adaptif) Hız Sabitleme Sistemi (ACC) öndeki araç ile standart mesafeyi korur.
Çarpışma Uyarı Sistemi (CW) öndeki araca çarpma tehlikesinin artması durumunda sürücüyü uyarır. Aynı anda aracın frenleri ani fren yapacak şekilde hazırlanır.
Kör Nokta Uyarı Sistemi (BLIS) aracın her iki yanındaki kör noktalardaki araçlara karşı sürücüyü uyarır.
Şeritten Ayrılma Uyarı Sistemi (LDW) aracın kontrol dışı olarak şerit çizgilerinden birinin dışına çıkmaya başlaması durumunda sürücüyü uyarır.
Sürücü Uyarı Kontrol Sistemi (DAC) sürücünün yorgun olması veya dikkatinin dağılması durumunda durumu tespit ederek sürücüyü uyarır.
Adaptif Hız Sabitleme Sistemi ve Çarpışma Uyarı Sistemi sayesinde güvenlik artıyor
EuroFOT’un nihai raporu Mesafe Kontrollü Hız Sabitleme Sistemi ve Ön Çarpışma Uyarı Sistemi’nin trafikte güvenliği artırdığını net olarak gösteriyor. Bu sistemler, en önemli avantajı ise aracın önündeki araca çarpma riskini yüzde 42’ye kadar azaltarak otoyolda sağlıyor.

Mesafe Kontrollü Hız Sabitleyici Sistem, otoyolda kat edilen toplam mesafenin yüzde 51’inden fazlasında kullanıldı. Bu durum, sistemin sürücülerin beğenisini kazandığını gösteriyor. Sürücülerin yüzde 80’i bu sistem sayesinde sürüş sırasında kendilerini daha konforlu ve rahat hissediyorlar. Ayrıca sürücülerin yüzde 94’ü sistem aktifken kendilerini daha güvenli hissediyorlar.

Çarpışma Uyarı Sistemi’ne gelince, sürücülerin yüzde 70’i bu sistemin güvenlik seviyesini artırdığını hissettiklerini söylüyor. Örneğin araştırmanın katılımcılarından biri: “Bu uyarı sistemi, birkaç kere önümdeki aracın aniden fren yapması sonucu devreye girerek beni kaza geçirmekten kurtardı,” diyor.

Diğer teknolojiler de olumlu bir trend izliyor
Sürücünün yorgun olup olmadığına, aracın şeridinden ayrılıp ayrılmadığına ve kör noktada araç olup olmadığına yoğunlaşan diğer uyarı sistemlerine gelince, bu sistemler de olumlu bir trend izliyor. Öte yandan, bu sistemlerin kaza riskini ne ölçüde azalttığıyla ilgili kayda değer istatistiksel tahminler yapmak için henüz yeterli veriye sahip değiliz.

Volvo Car Corporation Trafik Kazaları Araştırma Müdürü John-Fredrik Grönvall şunları söyledi: “Bu durum kaza sayısının görece az olmasından kaynaklanıyor. Takip ettiğimiz araçlardaki acil durumlar belirlenerek incelendi. Ancak yapılan incelemeler sürücülerin uyarıların farkına vararak gereken tepkiyi gösterdiğini ortaya koyuyor. Sürücünün yorgun olmasından kaynaklanan ve güvenlik sistemlerinin uyarı vermesine sebep olan durumlarda, durum ciddileşmeden sürücü aracı kontrol altına almayı başardı.”

EuroFOT’un katılımcıları, Sürücü Kontrol Uyarı Sistemi’nin amacına ulaştığını doğruluyorlar. Katılımcılardan biri, “Gecenin geç saatlerine kadar uzayan yoğun bir iş gününün sonunda bitkin düşmüş durumdaydım. Sistem beni zamanında uyardığı için gerçekten memnunum,” diyor.

Araştırma daha güvenli otomobillerin geliştirilmesine önemli ölçüde katkı sağlarken, Peter Mertens sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem sürücü davranışları üzerine gerçekleştirdiğimiz kapsamlı çalışmalar, hem de araştırmaya katılan sürücülerin geniş kapsamlı yorumları, araştırmamız için son derece değerliydi. Otomobillerimizi müşteri istek ve ihtiyaçlarına göre tasarlıyoruz. EuroFOT projesinin sonuçları yeni, kullanıcı dostu ve etkili teknolojiler geliştirmemize yardımcı oluyor. Bu teknolojiler 2020’de satışa sunulacak yeni Volvo otomobillerinde sıfır yaralanma ve sıfır can kaybı hedefimize biraz daha yaklaşmamızı sağlıyor.”

EuroFOT hakkında daha fazla bilgi edinmek için: http://www.eurofot-ip.eu/

Volvo’nun yeni iPhone uygulaması ile park yeri unutma derdine son

15/06/2012 in Bülten/Otomotiv

Volvo Car Türkiye’nin yeni iPhone uygulaması; arkadaşlarınızla buluşma lokasyonunuzu belirleyebileceğiniz ‘Buluştur’ ve aracınızı park ettiğiniz yeri kolayca bulmanıza yarayan ‘Park Yerim’ gibi özellikleriyle, günlük hayatınızı kolaylaştırmak üzerine tasarlanmış.

Dijital medyanın günümüzün en etkin iletişim araçlarından biri olduğunun bilincinde olan Volvo Car Türkiye, bu konudaki öncü tavrını yeni iPhone uygulamasıyla bir kez daha gösteriyor. Geçtiğimiz yıl, www.volvootofinans.com web adresi üzerinden gerçekleştirilen bir uygulamayla, iPad ve iPhone kullanıcılarına kredi hesaplama kolaylığı getiren Volvo Car Türkiye, yeni iPhone aplikasyonuyla bir adım daha ileri gidiyor.

Volvo modellerini daha yakından tanıyabileceğiniz, otomobillerin kullanıcı klavuzlarını inceleyebileceğiniz klasik bir uygulamadan öte günlük hayatınızı kolaylaştıracak fonksiyonlara sahip olan yeni iPhone aplikasyonu, birçok pratik özellik içeriyor.

Ana menü yapısı Volvo uzaktan kumandalarındakine benzer şekilde butonlar halinde sıralanan uygulamada, ekranın sol alt kısmında Volvo OtoLine acil arama butonu ve sağ üstte ise Volvo’dan güncel haberlerin iletildiği mesajlarınız butonu bulunuyor.

Telefon
Volvo’nun yeni iPhone uygulaması, kullanıcılarının rehber üzerindeki listeye kısa yoldan ulaşımını sağlayan bir kolaylık da sunuyor. Telefon fonksiyonunda sol ekrana geçildiğinde Volvo Yetkili Satıcı ve Servislerinin telefon numaralarına erişilebiliyor. Sağ ekranda ise sık aranan numaralar için favori arama listesi oluşturabiliyor.

Buluştur
Buluştur, Volvo kullanıcılarının web üzerindeki bir servis aracılığı ile online olarak buluşmasını sağlamayı amaçlayan bir uygulama. Buluşma oluşturmak için kullanıcı onayının ardından harita üzerinde hem kullanıcının yeri hem de bu yerin dışında bir pin beliriyor ve buluşma lokasyonu işaretlenebiliyor. Buluşma yerinin google maps uygulaması aracılığı ile yol tarifinin alınması veya sadece google maps üzerinde gösterilmesi de uygulamanın özellikleri arasında. Kullanıcı buluşmayı paylaş butonuna tıkladığında; buluşma lokasyonu, kullanıcının koordinat bilgisi, kim veya kimler ile paylaşılacağı gibi bilgilerle uygulama aktif hale geliyor.

Buluşulacak kişiler VolvoCars TR uygulamasını kullanıyor ise gönderilecek linke tıklayarak direkt uygulama içerisinde hem kendi lokasyonunun görünmesine hem de buluşmayı başlatan kişinin lokasyon bilgilerinin görünmesine izin vermiş oluyor. Buluşma devam ettiği sürece buluşmayı paylaşan kişi aracılığı ile katılımcıların tamamında arka planda lokasyon verisi kullanılmaya devam ediyor. Buluşmayı bitir butonu tıklandığında ise tüm kullanıcılara ait veriler sunucu üzerinden silineceğinden buluşma sonlandırılıyor.

Park Yerim
Volvo’nun yeni iPhone uygulaması, park yerinizi bulmanızı da kolaylaştırıyor. Park Yerim, özellikle kalabalık otoparklara aracını park eden kişilerin daha sonra park yerini kolaylıkla hatırlamasını sağlamak için geliştirilmiş bir uygulama. Park yerinizi belirlemek için harita üstünde çıkan pini taşımanız yeterli oluyor. İsterseniz uygulamaya park yerinizin fotoğrafını da eklemek mümkün. Uygulamaya kapatılsa dahi tekrar açıp Park Yerim kısmına gelindiğinde, aracın park edildiği yer, haritada kullanıcının lokasyonuyla birlikte gösteriliyor.

iTunes üstünden ‘VolvoCar TR’ adıyla indirilebilen ve tamamen Türkçe olan Volvo’nun yeni iPhone uygulaması; Telefon, Buluştur ve Park Yerim haricinde şu özellikleri içeriyor:

Volvo’m: Volvo otomobillerinin kullanıcı kılavuzlarını inceleyebilme.

Keşfet: Volvo modellerini hakkına bilgi alabilme, Volvo OtoFinans hesaplama makinesi ile avantajlı kredi koşullarını hesaplayabilme, sosyal medyada Volvo’yu takip edebilme.

Müzik: iPhone içindeki müzikleri Volvo Müzik arayüzü ile dinleyebilme…

Volvo’dan otomotiv endüstrisinde bir ilk: ‘Yaya hava yastığı’ teknolojisi

12/06/2012 in Bülten/Otomotiv

Yedi adet sensör, ileri teknoloji ve ön cam bölgesinde yıldırım hızıyla açılan bir hava yastığı. Bunlar yaya hava yastığı teknolojisinin temel bileşenlerinden bazıları. Volvo Car Corporation’un yeni V40’ı ile satışa sunduğu bu sistem, şirketi ilk yaya hava yastıklı otomobil üreticisi yapıyor.

Çin’de trafik kazalarında ölenlerin yüzde 25’ini yayalar oluşturuyor. Bu oran Avrupa’da yüzde 14, ABD’de ise yüzde 12. Ölen insan sayısından çok daha fazla insan da yaralanıyor. Yayalara otomobil çarpması sonucu oluşan en ciddi kafa yaralanmaları, gövde panelinin alt kısmının, ön camın alt köşesinin ve A-sütunlarının sert yapısından kaynaklanıyor.

Bunlar, Volvo Car Corporation’ın ‘yaya hava yastığı’ teknolojisini geliştirmeye başlarken göz önünde bulundurduğu konulardan bazılarıydı. Bu yıl Cenevre’de yeni Volvo V40’ın lansmanı gerçekleştirildiğinde sistem dünya çapında çığır açtı.

Volvo Car Corporation’ın Kıdemli Güvenlik Teknik Danışmanı Thomas Broberg: “Yayaları koruyan bir hava yastığına sahip bir otomobili satışa sunuyor olmaktan gurur duyuyoruz. Bu hava yastığının amacı yayaların en ciddi kafa yaralanmalarının olabileceği bölgeler olan gövdeye, ön camda sileceklerin bulunduğu girintili bölgeye ve A-sütununa çarpmaları durumunda onları korumaktır,” diyor.

Aracın ön kısmına yerleştirilmiş yedi sensör sinyalleri kontrol ünitesine iletiyor. Otomobil bir nesneyle temas ettiğinde, sinyaller değişiyor. Kontrol ünitesi sinyalleri değerlendiriyor ve kaydettiği sinyalleri insan bacağı olarak algılarsa yaya hava yastığı açılıyor.

Motor kapağını on santimetre yukarı kaldırıyor
Motor kapağı menteşelerinin hepsi piroteknik serbest bırakma mekanizmalarına sahip. Bu mekanizmalar, sistem aktif hale geldiğinde bir pimin çekilmesini sağlıyor ve motor kapağı panelinin arka kısmını serbest bırakıyor. Aynı anda hava yastığı aktif hale gelerek gazla dolmaya başlıyor. Hava yastığı şişerken motor kapağını yukarı kaldırıyor. Kapak on santimetre yukarı kalkarak bu pozisyonda kalıyor.

Motor kapağı ile motor bölümündeki sert malzemeler arasındaki ekstra boşluk motor kapağının deforme olabilmesi için mesafe kazandırıyor ve yayanın kaportaya çarpması halinde çarpma etkisini azaltıyor. Thomas Broberg bu durumu şu şekilde açıklıyor: “Hava yastığı iki fonksiyona sahip. İlk olarak mesafe yaratmak amacıyla kaportayı yukarı kaldırıyor. İkinci olarak ise ön camın etrafındaki sert kısımlardaki çarpışma etkisini azaltıyor.”

Tam olarak şiştiğinde, hava yastığı ön cam silecek girinti kısmının tamamını, ön camın yaklaşık üçte birini ve A-sütunlarının alt kısmını kaplıyor. Sistemin aktivasyonundan hava yastığının şişmesinin tamamlanmasına kadar olan tüm işlem, saniyenin yüzde birinin birkaç katı kadar bir sürede gerçekleşiyor.

Volvo Car Türkiye’den servis hizmetinde yeni bir boyut: Volvo Servis 2.0

18/05/2012 in Bülten/Otomotiv

Volvo Car Türkiye, müşterilerinin hayatlarını karmaşadan uzaklaştırmak ve otomobilleriyle her zaman en iyi şekilde zaman geçirmelerini sağlamak hedefiyle Servis 2.0 hizmetini sundu.

Volvo Servis 2.0 konseptinin yaratılış amacı, beklentilerin ötesinde bir servis deneyimi sunmak. Yeni Volvo Servis 2.0 sistemi dâhilinde; periyodik bakım işlemlerinde Volvo otomobillerini her yönden en iyi seviyeye getirecek ücretsiz yazılım güncellemeleri, kullanıcıları yarı yolda bırakmayacak alternatif ulaşım hizmeti ve ücretsiz check-up gibi hizmetler sunuluyor.

Servis hizmetini daha teknik bir boyuta taşımayı hedefleyen Volvo Servis 2.0 konseptinde altı temel madde üstüne yoğunlaşılıyor:

Ücretsiz yazılım güncelleme
Her serviste ücretsiz check-up
Ulaşım hizmetleri
Araç yıkama
Kişisel müşteri kontağı
Bakım sonrası 1 yıl ücretsiz Volvo OtoLine hizmeti

Yazılım güncelleme
Modern otomobillerde onlarca kontrol modülü bulunuyor ve bunların hepsinin birer yazılımla çalıştığı düşünüldüğünde, ücretsiz yazılım güncellemelerinin önemi daha da iyi ortaya çıkıyor. Volvo mühendisleri tarafından sürekli geliştirilen yazılımlar, Volvo Servis 2.0 konsepti ile Volvo Yetkili Servisleri’nde her periyodik bakım işleminde güncelleniyor. Örneğin, sürücü bilgi sistemindeki güncellemeler ile göstergeler daha güvenli ve doğru bilgi sağlayacak şekilde ayarlanıyor. Bu güncellemelerle 2012 model yılına ait bir otomobilin bir takım özelliklerini, 2010 model otomobilde kullanmak mümkün. Güncellemeler arasında sürücünün ilk anda fark edemeyeceği ancak ihtiyaç duyduğu anda devreye girecek pasif güvenlik sistemlerindeki birçok iyileştirme de yer alıyor.

Volvo’nun ‘en iyi üçlü’sü Türkiye’de: 1.6 lt – Dizel – Otomatik

05/05/2012 in Bülten/Otomotiv

Volvo Car Türkiye; en iyi üçlü olarak tabir edilen 1.6 lt, dizel ve otomatik kombinasyonuna sahip DRIVe Powershift modellerini Türkiye’de satışa sundu. Volvo S60, V60 ve S80 DRIVe Powershift, premium sınıfta segmentlerinde bir ilk olma özelliği de taşıyor.

Ülkemizdeki 1.6 lt ve altı motorları avantajlı kılan vergi sistemi, yakıt fiyatlarındaki artış ve çevre konusundaki bilincin yükselmesi gibi etkenler, 1.6 litre dizel motor ve otomatik şanzıman kombinasyonunu en çok aranılan kriter haline getirdi.

2011 yılında ülkemizde satılan premium sınıf otomobillerin yüzde 33.5’ini 1.6 lt, yüzde 59.7’ini dizel ve yüzde 92.6’sını ise otomatik şanzımanlı versiyonlar oluşturuyordu. 2011’in son aylarında 1.6 lt üstü otomobiller için artırılan ÖTV oranları, tüm sınıflarda olduğu gibi premium segmentte de 1.6 lt motora olan talebi artırdı ve bu etki 2012 yılıyla birlikte kendini daha fazla göstermeye başladı.

2012 yılının ilk üç ayında satılan premium segment otomobillerin yüzde 47.6’sını 1.6 lt, yüzde 58.4’ünü dizel ve yüzde 87.6’sını ise otomatik şanzımanlı modeller oluşturdu. Müşteri beklentileri bu yönde artarken; premium orta ve üst sınıfta 1.6 lt’lik silindir hacmi, dizel ve otomatik şanzıman üçlüsünü bir arada sunan ilk üretici Volvo oldu.

Satın alma kararında önemli bir kriter haline gelen bu kombinasyon, düşük tüketim ve çevreci özelliklerinin yanında performanstan da ödün vermiyor.
Volvo S60, V60 ve S80’in, altı ileri Powershift otomatik şanzımanla donatılmış 1.6 lt 115 HP’lik DRIVe Powershift modelleri, manuel şanzımanla aynı performansı ve yakıt tüketimi değerlerini sağlayabiliyor.

1.6 lt’lik turbo dizel motorun 270 Nm’lik yüksek torku ve çift kavramalı Powershift otomatik şanzımanın kesintisiz vites değişimleri sayesinde esnek bir kullanım karakteri sunan her üç model de yakıt tüketimi konusunda rakip tanımıyor.

S60 DRIVe Powershift modeli 100 km’de ortalama 4.3 lt’lik tüketim ve 114 g/km’lik karbondioksit emisyonuna sahip. Üst orta sınıftaki Volvo S80 ise sadece 4.5 lt/100 km’lik yakıt tüketim değeri ile yetiniyor.

DRIVe Pwershift modellerinin Bodrum’da yapılan basın lansmanında bir konuşma yapan Volvo Car Türkiye Genel Müdürü Torben Eckardt; “2012’de 5600 adet olarak planladığımız satışlarımızın yüzde 55’inin DRIVe Powershift modellerinin oluşturacağını öngörüyoruz. S60 ve V60 satışlarımızda bu oran yüzde 80’in üstüne çıkacak. Yeni modellerimizin de etkisiyle 2012’yi lüks segmentteki pazar payımızı yüzde 12’ye yükselterek kapatmayı hedefliyoruz dedi.

Volvo S60 ve V60 DRIVe Powershift 92 bin TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim satış fiyatına sahipken, S80 ise 112 bin TL’den başlayan anahtar teslim fiyatlarla Volvo yetkili satıcılarında yerini aldı.

Teknik özellikler
Model:                       S60 DRIve Powershift         V60 DP                  S80 DP
Motor:                   4 silindir, turbo dizel           4 silindir, t. dizel       4 silindir, t. dizel
Silindir hacmi:        1560 cc                           1560 cc                  1560 cc
Güç:                      115 HP 3600 d/d                115 HP 3600 d/d      115 HP 3600 d/d
Tork:                    270 Nm 1750 d/d              270 Nm 1750 d/d     270 Nm 1750 d/d
Şanzıman:             6 ileri otomatik                  6 ileri otomatik        6 ileri otomatik
Maksimum hız:      190 km/s                         185 km/s                185 km/s
0-100 km/s:             12.3 sn                            12.7 sn                  12.8 sn
Ortalama tüketim:  4.3 lt/100 km                   4.5 lt/100 km          4.5 lt/100 km
Emisyon:               114 g/km                         119 g/km               119 g/km

Go to Top