Tag archive

volkan ışık

V1 Challenge Kupa Töreni ile Sezonu Kapattı

23/01/2013 in Bülten/V1 Challenge

V1 Challenge’ın altın, gümüş ve bronz kupaları düzenlenen ödül töreni ile sahiplerini buldu. Power Group Media Center’da 17 Ocak Perşembe günü gerçekleşen ödül töreni renkli görüntülere sahne oldu. Gecede V1 Challenge pilotlarının yanı sıra iş hayatından birçok ünlü isim bir araya geldi.

Volkan Işık tarafından tasarlanan Türk yarış otomobili Volkicar ile düzenlenen V1 Challenge, 2012’de ikinci sezonunu tamamladı. V1 Challenge organizasyonu ilk senesinde olduğu gibi büyük ilgi gördü ve sezon boyu tecrübeli pilotlarının birbirine denk otomobillerle mücadelesine sahne oldu. Yedi ayak üzerinden gerçekleşen ve son yarışı geçtiğimiz ay düzenlenen V1 Challenge’ın ödül töreni de şampiyonaya yakışan güzellikteydi. Power Group Media Center’da düzenlenen gecede açılış konuşmasını Volkan Işık yaparken, gecenin sunucusu geçen sene V1 Challenge’ta yarışan ünlü isim Semih Saygıner idi.

V1 Challenge şampiyonu Yağız Avcı altın kupasını Volkan Işık’ın elinden alırken, şampiyona ikincisi ve gümüş kupanın sahibi geçen senenin şampiyonu Burak Çukurova idi. Bronz kupa ise İzmirli pilot Can Tolon’un oldu.

Gecede ayrıca dereceye giren kadın pilotlar da kupalarını aldı. Bu sene ilk kez düzenlenen fotoğraf yarışması ve en sadık seyirci ödülleri de sahiplerine verildi.

V1 Challenge’ın bu muhteşem ödül töreninde, co-sponsor, araç sponsoru ve destek sponsoru olarak katkı yapan şirketlere Volkan Işık tarafından plaketleri verilerek gece sonlandı.

Seçim Heyecanı Artıyor

07/11/2012 in Sait Kuş

9 Kasım 2012 günü toplanacak olan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED)’in 3. Olağan Genel Kurulu’ndaki Başkanlık Seçimi için heyecan gittikçe artıyor. Seçim öncesinde ortaya çıkan 3 adaydan Demir Berberoğlu ve Satvet Çiftçi Ankara’da toplanacak Genel Kurul’da TOSFED Başkanlığı için yarışacaklar. Üçüncü aday Yalçın Arsan ise adaylığını koyabilmesi için gerekli 25 dilekçeyi toplayamadığı için seçime katılamayacak.

İtirazlar Karara Bağlandı
TOSFED tarafından ilan edilen Delege Listesi’ne verilen itirazları TOSFED’in red etmesi üzerine itirazlar Spor Genel Müdürlüğü’nün Tahkim Kurulu’na taşınmıştı. Tahkim Kurulu 5 Kasım 2012 günü yaptığı açıklama ile TOSFED’in kura ile belirlediği 5 Takım Yöneticisi’nin delege listesinden çıkarılmasına karar verdi. Tahkim Kurulu kararını TOSFED Ana Statüsü’nde Takım Yöneticileri ile ilgili bir madde olmamasına bağladı.

Delege Listesi’nde yer alan Faal Olmayan Direktörler için verilen itiraz da Tahkim Kurulu’na götürülmüştü. Tahkim Kurulu kur’anın Noter huzurunda yapılması gerektiğini belirtince önceden belirlenen 5 delegenin yerine Noter huzurunda düzenlenen kur’a sonucu Ethem Genim, İsmail Erkal, Şevki Gökerman, Ufuk Uydaş ve Yusuf Avimelek listeye alındı.

İzmir Doğa Sporları ve Off-Road Kulübü’ne verilen itiraz, kulübün 2011 ve 2012 yıllarında organizatör lisansı bulunduğundan ve 2011 yılında mahalli, 2012 yılında da ulusal yarışma düzenlediklerinden Ana Statü’deki madde gereğince Genel Kurul’da 6 delege ile temsil edilmesinde sakınca görülmedi.

Ancak Sinop Alternatif Sporlar Kulübü, Sinop Off-Road Motor Sporları Kulübü, Otuzdört Spor Kulübü ve Mersin Otomobil Sporları Kulübü’nün 2011 yılında organizatör lisansı olmadığı için Genel Kurul’da temsil hakkı kazanmadığına hüküm verildi.

Delege Listesi’ndeki sayının azalması üzerine SGM Temsilcileri’nden Antalya GHS İl Müdürü de listeden çıkartıldı.

Yapılan değişikliklerden sonra Kesin Delege Listesi’nde 151 kişi kaldı.

Yalçın Arsan’ın Durumu
TOSFED Başkanlığı için aday adayı olduğunu açıklayan Yalçın Arsan, Genel Kurul Delegeleri arasından 25 kişinin kendisini aday gösterdiğini beyan eden dilekçeyi toplayamadığı için seçimde yarışamayacak. Arsan, sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinde kurduğu platformda seçimler ile ilgili tüm açıklamalarına yer veriyordu. Dilekçe toplama sürecinde bir diğer aday Demir Berberoğlu’nun yeterli sayıyı bulmasına rağmen kalan diğer delegelerden de imza toplamaya devam etmesi Arsan’ı zor durumda bıraktı ve Arsan adaylık sürecini tamamlayamamış oldu.

Çiftçi Basın Toplantısı Düzenledi
TOSFED Başkanlığı için seçimde yarışacak Satvet Çiftçi, Yönetim Kurulu’nda yer alacak Burcu Çetinkaya, Erol Hülagü, Hilmi Orbay, Mehmet Besler, Mithat Diker, Muharrem Çelik, Oyman Atabay, Selim Topaloğlu, Tuna Arsay ve Volkan Işık’ın da hazır bulunduğu bir basın toplantısı ile seçim öncesi son bilgilendirme toplantısını gerçekleştirdi.

TSYD Levent Tesisleri’ndeki toplantıda “Büyük TOSFED” olarak belirledikleri yeni oluşumun seçimi kazanması halinde Ana Statü’de adil temsil ilkesine bağlı kalarak değişiklikler yapacaklarını, sporcuların desteklenmesi konusunda yeni şampiyonalar açılacağını, lisans bedellerinin aşağıya çekileceğini, oluşturulacak destek fonu ile yüksek maliyetli ekipmanlar konusunda sporculara destek olunacağını, yarış otomobillerinin nakliyesinin de federasyon tarafından gerçekleştirileceğini açıkladılar. Kulüplere verilecek desteklerin başında organizatör lisans bedelinin düşürülmesinin geleceği, sonrasında yarışlara atanan üst düzey görevlilerin masraflarının da federasyon tarafından karşılanacağı belirtildi. Ayrıca organizasyon yapacak kulüplere ek maddi destek sağlanacağı ve tesisleşme konusunda kulüplere destek olunacağı açıklandı.

Basın toplantısında sporcuların uluslararası başarısını arttırılması konusunda yapacakları çalışmaların sonunda Milli Takım kurularak uluslararası arenada kalıcı başarıların elde edilmesi yönünde adımlar atılacağını, sporun markalaşma sorununu farkında olduklarını ve bunun da üstesinden gelmek için çalışacaklarını, idari yapının iyileştirilmesi amacıyla daha önce açıkladıkları her branştan sorumlu yönetim kurulu üyelerinden sorumlu olacak kişinin Aytaç Kot olacağını açıkladılar.

Off-Road kulüplerinin çoğalması ve kulüp yöneticilerinin eğitimi konusunda hassas olduklarını açıklayan Satvet Çiftçi yeni kurulan Off-Road kulüpleri için federasyon dahilinde bir ekip kurulacağını ve kurulan bu ekibin yeni kulüplerin yarışları organize etme konusunda yaşadığı sıkıntıları gidermek için kulüplere destek olacağını belirtti.

Ercan Kazaz, Demir Berberoğlu’nun Listesi’nde
Kariyerinde 4 kez Türkiye Ralli Şampiyonluğu, 1 kez Balkan Ralli Şampiyonluğu, 1 kez Türkiye Pist Şampiyonluğu ve 1 kez Türkiye Ralli Super 1600 Şampiyonluğu bulunan tecrübeli rallici Ercan Kazaz, 9 Kasım 2012 tarihinde yapılacak olan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu TOSFED 3.Olağan Genel Kurulu öncesinde, başkan adayı Demir Berberoğlu’nun ekibinde yönetim kurulu üyesi adaylığını açıkladı.

Ercan Kazaz yaptığı son açıklama ile Kerem Üstünkaya’ya ait Bonus Parkur Racing’deki danışmanlık ve pilotluk vasıflarına son verdiğini de ilan etti.

9 Kasım 2012 tarihinde gerçekleştirilecek olan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) 3. Olağan Genel Kurulu Ankara Aktif Metropolitan Hotel’de saat 12:00 itibariyle başlayacak.

Ralli Heyecanı Boğaziçi’nde!

04/07/2012 in Avrupa Ralli Şampiyonası/Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Avrupa Ralli Şampiyonası’na dahil Bosphorus Rally, 06-08 Temmuz tarihlerinde Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu tarafından Gençlik Spor Bakanlığı ve Spor Toto katkıları ile 6 ülkeden 66 ekibin katılımı ile gerçekleştirilecek.

40 Yıllık tarihi ile Türkiye’nin en eski uluslararası motorsporu organizasyonu olan Avrupa Ralli Şampiyonası’na dahil Bosphorus Rally, 06-08 Temmuz tarihlerinde İstanbul’da düzenleniyor. Ülkemiz haricinde Finlandiya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Katar ve Bulgaristan’dan toplam 66 ekibin kayıt yaptırdığı bu büyük organizasyon, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu tarafından Gençlik Spor Bakanlığı ve Spor Toto katkıları ile gerçekleştirilecek.

2010 sezonunda Intercontinental Rally Challenge (IRC) Şampiyonu, 2011 sezonunda ise Super 2000 Dünya Ralli (S-WRC) Şampiyonu olan Fin ekip Juho Hanninen-Mikko Markula, bu büyük organizasyonda Skoda Motorsport adına 1 numara ile start alacak. 2008 ve 2010 sezonlarında Bosphorus Rally’yi ilk sırada tamamlayan ve kariyerinde 3 Avrupa Ralli Şampiyonluğu bulunan Luca Rossetti-Matteo Chiarcossi ekibi Pegasus Racing adına Skoda Fabia S2000 ile mücadeleye ortak olurken, bu iki ekibi 3 kapı numarası ile geçen yılın galibi Castrol Ford Team Türkiye’den Yağız Avcı-Bahadır Gücenmez izleyecek. 2007-2008 sezonlarında Avrupa Ralli Şampiyonası’nı takip eden ve bu ralliyi 1997 sezonunda kazanmayı başaran Volkan Işık da Vedat Bostancı ile Team 47 Motorsports adına Skoda Fabia S2000 direksiyonunda bir kez daha Onur Listesi’nde girebilmek için ter dökerken, 2009 sezonunda bu ralliyi kazanan Polonyalı ekip Michal Solowow-Maciek Baran da Peugeot 207 S2000 ile zirve mücadelesinde yer alacak bir diğer ekip olacak. Ayrıca Tok Sport teknik desteği ile Katarlı Abdulaziz Al-Kuwari-Killian Duffy ve Çek Cumhuriyeti’nden Antonin Tlustak-Jan Skaloud Mini Cooper JCW’ler ile podyum mücadelesine ortak olması beklenen isimler olarak dikkat çekiyor. Bonus Parkur Racing’den 4 kez Türkiye Ralli Şampiyonu Ercan Kazaz-Emire Cantürk, Pegasus Racing adına Skoda Fabia S2000 ile Burak Çukurova-Ünal Tezel ve yine aynı takımdan Fiat Punto S2000 ile Fatih Kara-Bilge Ayan, Castrol Ford Team Türkiye’nin genç ve süratli ekibi Murat Bostancı-Onur Vatansever ile Team 47 Motorsports’dan Mini Cooper JCW ile Halim Ateş-Volkan Bacak da ülkemizi podyumda temsil etme hedefi ile start alacak ekipler arasında yer alıyorlar.

Avrupa Ralli Şampiyonası haricinde Türkiye Ralli Şampiyonası ve Türkiye Historic Rally Şampiyonası’na da puan verecek olan Bosphorus Rally’de, servis alanı olarak geçtiğimiz senelerde olduğu gibi Pendik sahil yolundaki açık pazar alanı kullanılırken, The Green Park Pendik Hotel ralli merkezi olarak organizasyona ev sahipliği yapacak.

Yarış 06 Temmuz Cuma günü 15.30’da tarihi Haydarpaşa Tren İstasyonu´nun önünden verilecek olan sembolik start ile başlayacak ve ekipler aynı gün iki özel etaptan oluşan bölümün ardından, Pendik Servis Alanı’nda saat 19.41’den itibaren ilk günü noktalayacaklar.

Bu sene 41. yılını dolduran rallinin güzergahı, yine İstanbul Anadolu yakası ve Kocaeli arasındaki toprak özel etaplardan oluşuyor. Ekipler, 14 özel etaptan oluşan toplam 775 km.lik bu zorlu mücadeleyi 08 Temmuz Pazar günü saat 17.00’den itibaren Pendik Servis Alanı’ndaki finiş podyumunda noktalayacaklar.

Yarışı izlemek isteyenler; organizasyon ile ilgili detaylı bilgiler ve seyirci rehberine www.bogazicirallisi.com adresinden ulaşabilirler.

Volkicar İtalya’da Görücüye Çıktı

12/06/2012 in Bülten/V1 Challenge

İlk Türk yarış Otomobili VOLKICAR, İtalya’nın Bari kentinde 1946’dan bu yana Coppa Selva di Fasano adıyla düzenlenen tırmanma yarışı organizasyonunda, görenleri kendine hayran bıraktı.

İtalya’nın Puglia Bölgesi’nin en önemli motorsporu organizasyonu Coppa Selva di Fasano tırmanma yarışının 55’incisi, 9 – 10 Haziran tarihlerinde Bari’de düzenlendi. Önceki yıllarda 300 otomobilin start aldığı Coppa Selva di Fasano yarışında, İtalya’daki ekonomik krizin etkisi ile katılım 234 otomobil sayısına düşmesine karşın organizasyonu 20 binin üzerinde seyirci izledi.

VOLKICAR’a büyük ilgi
Tasarımından üretimine kadar ünlü ralli pilotu Volkan Işık tarafından gerçekleştirilen ilk Türk yarış otomobili Volkicar, tanıtım amacıyla katıldığı Coppa Selva di Fasano tırmanma yarışında, katılımcıların ilgi odağı oldu. Sevimli duruşuyla dikkat çeken, kullanımıyla kendine hayran bırakan ve ekonomik olmasıyla da kolay ulaşılabilen Volkicar önümüzdeki günlerde İtalya’daki pistlerin tozunu attıracağa benziyor.

75 VOLKICAR’ın 25’i ihraç edildi
Motorsporlarında bir marka yaratmayı kendine amaç edinen ve bu yolda motorsporları tarihinde yepyeni bir sayfa açan Volkicar’ın üretimi, kendisi için tasarlanan Türkiye’nin ilk özgün motorsporları şampiyonası V1 Challenge için kullanılan 29 adedin ardından 75 adet üretim rakamına ulaştı. Türkmenistan’a 13, Moldova’ya 12 adet ihraç edilen Volkicar yurtiçinde de 21 adet satıldı.

Eskişehir Rallisi’nde Zafer Luca Rossetti’nin

30/04/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Eskişehir Otomobil Sporları Kulübü tarafından organize edilen 3.KYK Eskişehir Rallisi Pegasus Racing pilotları Luca ROSSETTI-Mateo CHARCOSSI’nin birinciliği ile sonuçlandı.

2012 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın ikinci ayağı olan 3.KYK Eskişehir Rallisi, 28 Nisan Cumartesi günü Espark AVM önünden verilen sembolik start ile başladı. 47 ulusal, 6 historic ve 8 de mahalli olmak üzere toplam 61 ekibin katılımı ile start alan organizasyonda, 10 ayrı takım mücadele etti.

İki gün boyunca 9 özel etapta devam eden mücadele sonunda Pegasus Racing takımından Luca ROSSETTI/Mateo CHARCOSSI ilk sırada yer alırken, 36 saniye farkla Team 47 Motorsports takımından Volkan IŞIK/Vedat BOSTANCI ikinci ve 56 saniye farkla da Pegasus Racing takımından Fatih KARA/Bilge AYAN üçüncü olarak finişe ulaştılar.

İki Çeker klasmanı ve Sınıf 6’da Castrol Ford Türkiye takımından Orhan AVCIOĞLU/Burçin KORKMAZ birinciliğin sahibi olurken; Sınıf 3‘de TOK Sport’tan Aldulaziz Al-Kuwari/Killian DUFFY, Sınıf 5’te Pegasus Racing’den Berkay Hakkı ŞAVKAY/Can HERGÜNER, Sınıf 8’de PM Sport’tan Selahattin YILMAZ/Emrah ERYILMAZ, Sınıf 9’da Team 47 Motorsports’dan Yiğit TİMUR/Efe ERSOY, Bayan Pilotlar klasmanında Simin BIÇAKÇIOĞLU, Bayan Co-Pilotlar klasmanında Emire CANTÜRK, Genç Pilotlar klasmanında Murat BOSTANCI, Genç Co-Pilotlar klasmanında Sinan KOÇ birincilikleri aldılar.

30 yaş üzeri ralli otomobillerine açık Historic Rally klasmanında Ford Escort MKII otomobilleri ile Engin KAP/Özden YILMAZ birinciliği elde ederken aynı zamanda Kategori 3 birinciliğini de kazandılar. Kategori 2 birinciliğini ise Ford Escort MK1 otomobili ile Erdal TOKCAN/Özlem AKGÜÇ ikilisi elde etti.

Mahalli klasmanda birinci İlhan MUTLUAY/Tolga TEZEKEN olurken, Murat GÜRAY/Hürol MENDERES ikinci Bora ÇANTEPE/Soner ÇEVİK üçüncü oldular.

ESKİŞEHİR RALLİSİ GENEL KLASMANI İLK 5

1. Pegasus Racing … Luca ROSSETTI/Mateo CHAROSSI … Skoda Fabia S2000 … 1:05.20.8
2. Team 47 Motorsport … Volkan IŞIK/Vedat BOSTANCI … Skoda Fabia S2000 … 1:05.57.1
3. Pegasus Racing … Fatih KARA/Bilge AYAN … Fiat Grande Punto S2000 … 1:06.53.1
4. Castrol Ford Team Türkiye … Yağız AVCI/Bahadır GÜCENMEZ … Ford Fiesta S2000 … 1:07.07.3
5. Bonus Parkur Racing … Ercan KAZAZ / Emire CANTÜRK … Skoda Fabia S2000 … 1:07.36.7

SINIF 2 BİRİNCİSİ : Luca ROSSETTI/Mateo CHAROSSI (Pegasus Racing)
SINIF 3 BİRİNCİSİ : Abdulaziz AL-KUWARI/ Killian DUFFY (Tok Sport)
SINIF 5 BİRİNCİSİ : Berkay Hakkı ŞAVKAY/Can HERGÜNER (Pegasus Racing)
SINIF 6 BİRİNCİSİ : Orhan AVCIOĞLU/Burçin KORKMAZ (Castrol Ford Team Türkiye)
SINIF 8 BİRİNCİSİ : Selahattin YILMAZ/ Emrah ERYILMAZ (PM Sport)
SINIF 9 BİRİNCİSİ : Yiğit TİMUR/Efe ERSOY (Team 47 Motorsport)

EN İYİ BAYAN PİLOT : Simin BIÇAKÇIOĞLU (Pegasus Racing)
EN İYİ BAYAN CO-PİLOT : Emire CANTÜRK (Bonus Parkur Racing)
EN İYİ GENÇ PİLOT : Murat BOSTANCI (Castrol Ford Team Türkiye)
EN İYİ GENÇ CO-PİLOT : Sinan KOÇ (Tok Sport)

HISTORIC KLASMANI ve KATEGORİ 3 BİRİNCİSİ : Engin KAP/Özden YILMAZ
KATEGORİ 2 BİRİNCİSİ : Erdal TOKCAN/Özlem AKGÜÇ

Aras Dinçer: Rüya mı Görüyorum, 60 Start?!

13/04/2012 in Aras Dinçer

Herkese hayırlı uğurlu olsun, beklenen, merak edilen, çok konuşulan 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası, Ege Rallisi ile başladı. 2011 sezonunu bir gözetmen arkadaşımızın yaralandığı bir kaza ile kapatmıştık. Yeni sezon da, ne yazık ki, iki değerli gözetmenimizin yaralandıkları bir kaza ile açıldı. Umarım, üzerimizdeki bu uğursuzluklar artık bir son bulur, ve bu güzel sezonun tadını doya doya çıkarırız. Bu üzücü olay dışında, sportif anlamda çok keyifli bir yarış oldu Ege Rallisi. Kendine has ve çok zor bir karakteri olan İzmir’in asfalt etaplarında, ulusalı, mahallisi, historic’i ile toplam 60 otomobil, 120 yarışmacı kozunu paylaştı. 60 start, İstanbul dışında yapılan bir ulusal ralli için, ve sezonun ilk yarışı için harika bir rakam. Umarım bu bir tesadüf değildir ve iyi gelişmelerin habercisidir. Sezonun geri kalanı için yüzde yüz belirleyici olmasa da, kafaya giden pilotların potansiyelleri İzmir’de üç aşağı beş yukarı belli oldu. Toprak rallilerde farklı koşullar, farklı taktikler ve farklı bir rekabet şekli izlenecek olsa dahi, sezonda üç asfalt ralli olması, bu yarışta gösterilen performansların kabaca bir fikir vermesi anlamına geliyordu. Aynı şekilde 10’dan fazla birincilik adayı içeren iki çeker ve Grup N klasmanları ve enteresan bir rekabete sahne olacağını düşündüğüm Gençler Şampiyonası da büyük bir kompetisyon içerisinde başladı sezona.

Ege Rallisi’nin alışılageldik kurgusunun, bu sene biraz daha iyi bir seviyeye çekildiğini gördük. Bu sene etapların yönünün değiştirilmesi, kimilerini memnun etti, kimilerinin ise hoşuna gitmedi. Etapların hep aynı yönde geçilmesi, dünyadaki pek çok klasikleşmiş rallide görülen bir durum. Bunun bir sakıncası yok. Tam tersi, senelerce aynı şekilde geçilen etaplar, pilotları kendini kendisiyle veya eski otomobilleri yeniler ile kıyaslama şansı veriyor. Ama etaplar terse çevrildi diye EOSK’a kabahat bulacak halimiz yok, aldıkları karara saygı duymamız gerekiyor. Yarışın akışı ile ilgili tek bir kritik alındı. O da, Beyler etabının ilk geçilişinin, önden start alan bazı otomobiller start aldıktan sonra etaba ambulans girmesi sebebi ile normale çevrilmesi idi. Mecburen uzun süre startta bekledikten sonra, etabın normale çevrildiği haberini aldık. Ama bu kararın verilmesinden beş dakika sonra, etabın içinde ilerlerken ambulansı yerine dönerken gördük. O kadar zaman bekledikten sonra, ambulans geri gelmişken etabı özel olarak geçebilirdik diye düşünüyorum. Öyle bir anda alındı ki bu karar, mekanik problemi olan bazı ekipler için büyük avantaj oldu, çünkü etabı zamana karşı geçmeden servise ulaştılar. Ne ki, rallide şans faktörüne diyecek söz yoktur. Sonuçta bu karar, organizasyonun insiyatifindeydi, saygı duyuyoruz. Tek aksaklık, etap normale çevrildikten sonra büyük bir hata yapıldı ve hiçbir ekibe start zamanı yazılmadan, tüm otomobiller serbest bırakıldı etabın startında. Bu, tam bir kural hatasıydı işte. Sonuçta, etap normale dahi çevrilse, bir start zamanı yazılması gerekiyordu. Ki, neredeyse hepimiz, bunun yanlış olduğunu, zaman yazılması istediğimizi gözetmenlere bildirdik ama ralli merkezinden böyle talimat aldıklarını söyledi gözetmenler. Kimseye start zamanı yazılmadığı için, bazı ekipler otomatikman ceza yemiş oldular, bazıları ise yemeleri gereken cezayı yemediler. Her ne kadar alınan zaman cezaları iptal edildiyse de, bu durum servis girişindeki toplamada da büyük karışıklığa yol açtı. Çünkü geride kalan bütün ekipler, aynı anda toplama girişi masasına çullandılar haklı olarak. Beyler start’ta ekiplere start zamanı yazılmamasını söyleyen her kim ise, engin bilgisi sebebiyle kendisini tebrik ediyorum ben… O kişi yatsın kalksın, direktör yardımcısı İlkay’ın ve toplama çıkışı masasındaki gözetmen arkadaşın sakin ve doğru yönetimleriyle durumu düzeltmiş olduklarına dua etsin. Yoksa pazar akşamı bir çuval itiraz dilekçesi ile uğraşacaktı komiserler.

Start takında meydana gelen olay konusunda söyleyecek fazla birşey yok. Tek emin olduğum şey, Mithat Abi’nin, bazıları gibi bu sporu bir hava atma mecrası olarak gören bir insan olmadığıdır. Sporu gönülden seven, ve kendisinin değil, sporun ilgi çekmesini isteyen, sporun içinde yer almaya çalışan amatörlere yardımcı olan birinin, bu duruma bilerek yol açtığını düşünmek, gaflettir. Tamam ortada iki büyük hata var: Birincisi start takının zemine iyi sabitlenmiş olmaması, ikincisi ise Mithat Abi’nin bunu düşünemeyerek, yaptığı çıkış ile takın devrilmesine sebep olması… Bunlar bahanesi olmayan hatalar ve herkes bu iki hatadan ders çıkarmalıdır elbette. Fakat bu durumun şahsi bir tatmin için kasten yapılmış olduğunu düşünenler bilsinler ki, suçladıkları kişi, böyle bir insan değildir. Yarıştan diskalifiye edilmesinin sebebi de, yaşanan olay değil, zaman karnesinde yapılan prosedürel bir hatadır. Bu vesile ile, camianın en müstesna simalarından Levent Bey ve Birsen Hanım’a acil şifalar diliyorum ve en kısa zamanda Onları tekrar etaplarda görev başında görmeyi umuyorum.

Yarışın sportif tarafına gelirsek, İzmir etapları çok kaygan, çok tuzaklı ve çok satıcı olmuştur her zaman. Çok yüksek lokal tecrübe ve sürüş tekniği gerektiren etaplardır. Herkesin bir kötü anısı vardır bu zorlu etaplarda. Ama ne olursa olsun, her iki yönde de yarışması korkunç keyifli ve sevilen etaplardır bu etaplar. Bu seneki yönde geçildiğinde, diğer yöne göre çok daha zor ve daha fazla tuzak içeren etaplarda, bu sene son anda yapılan yamalar olmaması, işleri kolaylaştırdı. Yama malzemesi, virajların içinden yola sürüklenen topraktan çok daha beter bir şey çünkü. Virajın girişinde yamaya yakalanınca, otomobilin kafası kesinlikle içeri girmiyor. Yola sürüklenen toprak, hiç olmazsa virajın ortasında oluyor. Risk yaratsa da, viraj girişindeki yama malzemesi kadar zorlaştırmıyor hayatı. Bunun dışında, Beyler etabı bu yönde biraz daha risk içeren bir hal aldı. Çatalca etabını iniş yönünde geçmek ise, gerçekten çok çok zor oldu. Tabii bunlar bir şikayet konusu değil, sadece tespit. Sonuçta herkes aynı yollardan geçiyor…

Değerlendirmelere küçükten büyüğe doğru gidersek, öncelikle tek sıfır çıkan Ahmet Abi’yi ve sesini çok özlediğimiz 3.25ix’ini tekrar etaplarda gazlarken görmek, çok güzeldi. Zamanında Lancia ile yarışan İskender Atakan’a kafa tutan bu ikiliye, kopilot koltuğunda Erol Hülagü eşlik ediyordu. 1 kapı numarasını taşıyan Luca Rossetti-Matteo Chiarcossi, ise hayatlarında ilk defa böyle bir asfalt gördüklerinden ötürü şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Adamlar ne desinler, 3 kere avrupa şampiyonu olmuşlar, halı gibi asfaltlarda yarışmaya alışkınlar. Bizim Çatalca etabının erimiş asfalt üstü az topraklı zeminini görünce, allak bullak oldular. Volkan Abi, kendisi için bir 5 sene daha “yaşlı” kelimesinin kullanılamayacağını ispatlarcasına çekişti Rossetti ile. Sert lastikler ile yarışan Yağız, birkaç spin atan Burak ve Grande Punto Super2000 ile harikalar yaratan Fatih, ilk gün sonuna kadar zirvedeki ikiliye yakındılar. Ercan Abi ise gerilerinde kalmıştı. Bu arada, atlanmaması gereken bir konu vardı: Gödence etabının startındaki tırmanma bölümünü çıplak göz ile seyredebiliyorduk ve Yağız’ın yeni spec Fiesta Super2000’inin, Skoda’lara kıyasla inanılmaz bir güç üstünlüğüne sahip olduğu açıkça belli oluyordu. Pegasus-Team 47 Skoda’larının 97 oktan benzin ile yarışmak zorunda kalmalarının bunda ne kadar etkisi var bilmiyorum ama, Murat’ın Fiesta’sı da dahil, hiçbir otomobil, Yağız’ınki kadar yürümüyordu yokuş yukarı. Burak ve Ünal’ın başına gelenler ise, parkurlarda ender görülen cinsten bir olay idi. Benzin regülatörüne giden hortum yerine iyi sabitlenmediği için, etabın içinde Fabia’nın içini benzin basınca fenalaşan ikili, yarışı bırakmak zorunda kaldılar. Ciddi bir bilinç kaybı yaşamış olmaları, çok daha kötü bir durumdan kurtulmuş olduklarını gösteriyor. Benzinin tadını alan Ünal’ı, artık rakı filan kesmez bence…

Fiesta demişken, kaderin cilvesine bakın ki, Ford takımı’nın ikinci Fiesta Super2000’i, ikinci kez girdiği Ege Rallisi’nde bir kez daha kendini yoldan dışarı attı. Aynı otomobil ile, geçen sene Emre uçmuştu Ege’de. Bu sene de Murat uçtu. Sanırım bu otomobil, kaza yapmak için hep Ege Rallisi’ni seçiyor. Zirve rekabetinde ikinci gün olanlar malum. Volkan ve Luca arayı açıp, kendi oyunlarını oynamaya başladılar. 2002 yılında en büyük rakibi Nejat Avcı’yı, Beyler etabında yaptığı ölümcül atağı ile geçen Volkan Abi, 10 yıl sonra yine bir ölümcül Beyler atağı ile, bu defa da Rossetti’yi alt etti. Gördük ki, Luca Rossetti öcü değilmiş. Bir Türk, Luca Rossetti’yi geçebiliyormuş. At binenin, yol gidenin, diğerleri neden geçemesin ki…

Yağız-Bahadır ile Fatih-Bilge’nin çekişmesinde, direksiyon pompası arızası yaşayan Ford ekibi, çok gerilere düşerek, puansız ayrıldı İzmir’den. Fatih ise, rakiplerininkinden çok daha yavaş bir otomobil olan Grande Punto ile, harika bir podyum çıkardı Ege Rallisi’nden. Eskişehir’de daha da hızlanacaktır Fatih. Gurmelik alanında emin adımlarla ilerleyen Ercan Abi ve Emire, yine pasta keserek başladıkları yarışta, aradıklarını pek bulamadılar. Tüm Skoda’lar Evo 3 iken, O’nlarınki Evo 2 diye mi böyle oldu, yoksa pastayı yiyince ağırlık mı çöktü bilmiyoruz tabii ama ikisinin de doğumgünlerinin, Türkiye’deki rallilere denk gelmesi çok neşeli oluyor. Takvime baktım, benim doğumgünüm San Remo Rallisi’ne denk geliyor =( Dışarıdan puan getirme bahanesiyle Mendo’yu kandırmaya çalışacağım… İlk 5’i bilin bakalım kimler tamamladı… Evo 9’a terfi eden OMS pilotu sayın Nebil Erbil ve kopilotu Onur Ahıskalı. Bu yarış resmen döktürdü Nebil. Kendilerini bu üstün performanslarından ötürü tebrik ediyoruz. OMS’nin diğer ekibi Sabri-Ufuk ikilisi de, Grup N’de dördüncülük puanlarını istiflediler. Takım direktörü Oğuz Bozkurt’a da, taş gibi iki otomobil hazırladığı için kocaman bir bravo! Grup N’de ikinciliği kazanan Alpaslan Abi ve Sinan da, gösterdikleri hız ile herkesi şaşırttılar. Bu sezon yola Kaan ile çıkan Burak Büyükpınar, yeni Evo 9’u ile şeytanın bacağını kırdı ve değerli puanlar kazandı.Motorsporlarında 40’ıncı yılını kutlayan Levent Abi ve değişmez kopilotu Savaş da, iyi puanlar almışlar sınıflarında. İstanbul Rallisi’nde özel bir kutlama stili düşünüyorum Levent Abi için. Becerebilirsek, motorsporları tarihine geçeriz… Historic klasmanında Escort MK2’ler ile Kemal TwinGam-Birol Otağ ve Engin Cup-Başar Yavuz’un mücadelesi, hem kendilerine, hem de izleyenlere müthiş keyif vermiş. Historic’de de bu sene fena kompetisyon var. Yağmur Bostancı da aralarına katıldığında, daha da keyifli olacak.

Gelgelelim, bu yarışın yıldızı, Punto Super1600’ü ile Şimşek Hoca oldu. Çıkma lastiklerle ve önden çekişli eski spec bir otomobille yarışmasına rağmen, determinasyonunu hiç kaybetmeyen Ünal ve Emir, çok iyi iş çıkardılar. Yarıştan önce kendisine ilk 8’de bitireceğini söylediğimde, kendisi bile inanmayan Ünal, kıran kırana geçecek iki çeker klasmanında söz sahibi olacaktır. İki çekerin diğer favorilerinden Emre ve Erdener, motor problemlerine rağmen, ilk 10’da bitirdiler yarışı. Orhan ve Ali Gülan ise yoldan çıkarak çok zaman kaybettiler. Zayıf otomobilleri ile, kendilerinden daha güçlü araçlara sahip birçok ekibi geride bırakan Tezcan ile Yiğit’in, ve tecrübeli rakiplerinin arasından sıyrılan Murat Soyçopur’un klasmandaki yerleri dikkat çekici. Son etapta yoldan çıkan Ferhat ile Burak’ı görünce üzüldük. İyi gidiyorlardı ama Beyler’in meşhur kapanan virajlarından birinde bedavadan yoldan çıkmışlar. Mendo ile bizim Ege Ralli’miz ise, daha cumartesi günü ilk etabın startında mundar oldu. Hakemin “çık” demesiyle, kırılan ön diferansiyel, bizi arkadan itişli hale getirdi. İlk etabın sonuna doğru 2. vitesi, ikinci etapta ise 3. ve 4. vitesleri de kaybettik. Çatalca etabının ortalarında 5. vitesi de kaybedince, boşa atıp etabı bitirdik ve Çatalca göletinden servise kadar, 30 km yolu birinci vites ile gelmek zorunda kaldık. Akşam servisinde de 8 dakika ceza yiyince, 42’nciliğe kadar düşen Menderes Okur-Aras Dinçer ekibi, ikinci gün parkura spor olsun diye çıktılar ve etapları gezerek, çevreyi tanıdılar, doğayı keşfettiler… İlk günü normal etap gibi geçtik, ikinci gün de Beyler normal verilince, yarışın yaklaşık yarısını normal etap olarak geçmiş olduk. Bir halt anlamadık yaptığımız yarıştan.Uzun bir süredir üzerimize yapışan bu bahtsızlık travmalarına bir son vermek için, biz de artık her yarışa birşeyler keserek başlama kararı aldık. Eskişehir Rallisi’nde takta horoz keserek başlıyoruz bu uygulamaya. Bizim gibi talihsizlikten yakınan başka ekipler varsa, benimle irtibata geçsinler. Aramızda para toplayıp, Boğaziçi Rallisi’nde 5 ortak danaya girelim. Otomobilimiz yarışa sadece son birkaç günde hazırlandığı için her virajda tavandan üstümüze, ağzımıza, burnumuza kum yağması, açılıp kapanmayan camlar, çalmayan korna gibi enteresan tecrübeler yaşamamızı sağlayan TOK Sport’a da, bu vesile ile teşekkürü bir borç biliriz. Takımımızın diğer otomobili olan Evo 8’i kullanan Orçun, daha ilk etaba bile ulaşamadan yolda kalırken, Vedat Abi’nin kullandığı Grande Punto Super2000 ise, transmisyon problemi ile yarış dışı kaldı. “Başka takımları eleştiriyorsun, kendi takımını hiç eleştirmiyorsun” diyenlere selamlarımı iletin lütfen.

Bundan sonra ne olur? Farklı tezler üretebiliriz. Asfaltçı bir pilot olarak bilinen Luca Rossetti’yi, asfaltçı olmayan Volkan Işık, asfaltta geçiyorsa, toprakda kim bilir ne yapar diye düşünebiliriz. Ege’nin asfaltı Rossetti’ye ters geldi, O’nu bir de Eskişehir’de görelim diyebiliriz. Toprak yarışlar başlayınca, Yağız’ın ve Ercan Kazaz’ın da söyleyecek sözü olacaktır diye tahmin yürütebiliriz. Fatih, Burak ve Murat da elbette sürpriz çıkışlar yapacaklardır. Birşey söylemek için henüz erken ama ViaPort İstanbul Rallisi sonunda ya işler iyice karışır, ya da şampiyon kendini iyice belli eder diye düşünüyorum. İki çeker ve sınıflarda da büyük çekişme olacağı aşikar… Ege’de bu kadar katılım bir araya geldiyse, İstanbul ve çevresindeki yarışlar 75 katılımı zorlar diye düşünüyorum. Güzel oldu bu sezon…

Federasyonun basın ve tanıtım işine el atıp, işi Atıl’a ihale etmesi de iyi oldu. Bu sayede bu kadar çaba ve kaynağın boşa gitmemesini umuyorum. Ama bu iş sadece tanıtım ile bitmez. Bunu fdefalarca söylüyoruz. Otomobil ve motorsporları kültürü yaratmamız lazım. Kültürel olarak yerleşmemiş bir sporun etkinliklerini bir değil 10 tane Atıl tanıtsa, taşıma su ile değirmen bir yere kadar döner ancak. Sporu bir kültür, düstur haline getirip özendirici ve değerli bir hale sokmamız gerek. Geçen hafta Onur Aslan ile Etiler’de yürüyorduk. “Say bakalım kaç tane Range Rover geçecek, kaç tane ralli homologasyonu olan araba geçecek” dedim. Yaklaşık 300 metre yürüdük, tam 17 tane Range Rover gördük. Homologasyonu olan kaç araba geçti peki? Hiç, sıfır… Demek ki bizim insanımız Range Rover’a veya benzerlerine hevesleniyor. Bu hevesi motorsporları lehine çevirmek lazım. Bunun için de, sadece basın tanıtımı yetmez. Otomobil markaları için motorsporlarını cazip hale getirmek, sporu tüm yurtta yaymak, anlatmak, özendirmek gerek. Umarım o günleri de görebiliriz…

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Ege Rallisi’ni Volkan Işık – Vedat Bostancı Kazandı

09/04/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Kısa adı EOSK olan Ege Otomobil Sporları Kulübü tarafından Forum Bornova desteği ile organize edilen 2012 sezonunun ilk yarışı Ege Rallisi’ni, Team 47 Motorsport adına Skoda Fabia S2000 ile mücadele eden Volkan IŞIK-Vedat BOSTANCI ekibi 1:31:14.0 toplam zamanı ile ilk sırada tamamladı.

Yarışın son özel etabına kadar liderlik için büyük bir mücadele sergileyen Pegasus Racing ekibi Luca ROSETTI-Matteo CHIARCOSSI Skoda Fabia S2000 ile 5,6 saniye farkla podyumun ikinci basamağında yer aldı. Yine Pegasus Racing adına Fiat Abarth Punto S2000 ile Fatih KARA-Bilge AYAN ikilisi de takım arkadaşlarının 1 dakika 41 saniye arkasından genel klasman üçüncülüğünün sahibi oldu.

Pegasus Racing’ten Burak ÇUKUROVA-Ünal TEZEL araçlarında meydana gelen benzin sızıntısı nedeni ile zehirlenerek 7.özel etapta yarışı bırakmak zorunda kalırken, Castrol Ford Team Türkiye ekibinden Murat BOSTANCI-Onur VATANSEVER de ilk gün yoldan çıkarak yarışı tamamlayamayan bir diğer iddialı ekip oldu. Yine aynı takımdan son 3 yılın Türkiye Ralli Şampiyonu Yağız AVCI-Bahadır GÜCENMEZ 8. özel etapta meydana gelen direksiyon arızası ile oldukça zaman kaybederek genel klasmanda 14.lüğe kadar geriledi.

Sınıflarda da büyük mücadelelerin yaşandığı Ege Rallisi’nde Sınıf 3 Birincisi Nebil ERBİL-Onur AHISKALI olurken, Sınıf 5 birincisi Pegasus Racing’den Ünal ŞENBAHAR-Emir ŞAHİN Sınıf 6 Birincisi Castrol Ford Team Türkiye’den Emre YURDAKUL-Burak ERDENER, Sınıf 8 Birincisi Neo Motorspor’dan Tezcan DALFİDAN-Eda ÖZER, Sınıf 9 Birincisi de Team 47 Motorsport’tan Yiğit
Alparlan TİMUR- Efe ERSOY ikilisi oldu. 30 yaş üzeri ralli otomobillerine açık historic klasmanını ise 1976 model Ford Escort MK2 ile Kemal GAMGAM-Birol OTAĞ ikilisi kazandı. Bayan Pilotlar Birincisi Pegasus Racing’den Simin BIÇAKÇIOĞLU olurken, Bayan Co-Pilotlar Birinciliği’ni de Bonus Parkur Racing’den Emire CANTÜRK elde etti. Yarışın 2 Çeker Klasmanında birincilik de Pegasus Racing’den Ünal ŞENBAHAR-Emir ŞAHİN ikilisinin oldu.

İnciraltı Kent Ormanı Otoparkı’nın servis alanı olarak kullanıldığı yarışta ekipler, toplam 408,71 km. boyunca ter döktüler. 10 takım ve 60 ekibin start aldığı Ege Rallisi, pazar günü saat 17:14’de yine İnciraltı’nda yer alan finiş podyumunda son buldu.

Ege Rallisi Start Aldı

08/04/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

2012 Türkiye Ralli Şampiyonası, İzmir’de düzenlenen Ege Rallisi ile başladı. 10 ayrı takım ve 60 ekibin mücadele edeceği 2 günlük organizasyonda ilk 3 özel etap sonunda İtalyan pilot Luca Rosetti lider durumda.

2012 sezonunun ilk rallisi olan Ege Rallisi, Ege Otomobil Sporları Kulübü (EOSK) tarafından Forum Bornova desteği ile 7-8 Nisan tarihleri arasında İzmir’de organize ediliyor.

10 takım ve 60 ekibin start aldığı organizasyon Türkiye Ralli Şampiyonası’nın yanı sıra Historic Ralli Şampiyonası ve Mahalli Ralli Şampiyonası’na da puan veriyor.

7 Nisan Cumartesi günü 14:30’da Forum Bornova’dan gerçekleştirilen seramonik start ile başlayan Ege Rallisi’nde Mithat Diker-Cengiz Alpsoy ekibinin çok hızlı bir çıkış yapması sonucu start platformu devrildi. Kazada start gözetmenleri Birsen ve Levent Akdil çifti yaralanırken, Ege Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak kontrol altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı.

Rallide ilk 2 özel etap sonunda; Pegasus Racing adına yarışan Luca ROSSETTI-Matteo CHIARCOSSI 19:20.7 toplam zamanı ile ilk sırada yer alırken, Team 47 Motorsport adına Volkan IŞIK-Vedat BOSTANCI ikilisi 6.5 saniye farkla ikinci ve Castrol Ford Team Türkiye adına Yağız AVCI-Bahadır GÜCENMEZ de 8.6 saniye farkla üçüncü sırada yer alıyor.

İnciraltı Kent Ormanı Otoparkı’nın servis alanı olarak kullanıldığı yarışta ekipler, toplam 408,71 km. boyunca ter dökecekler. Ege Rallisi, pazar günü saat 17:14’de yine İnciraltı’nda yer alan finiş podyumunda noktalanacak.

NOT: 2012 Ege Rallisi ile ilgili detaylı bilgi ve dökümanlara www.eosk.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Hitit Rallisi, Kemer’de tozu dumana katacak

04/11/2011 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın son ayağı olan 38. Hitit Rallisi 19 – 20 Kasım 2011 tarihlerinde Antalya Kemer’de organize edilecek.
Ankara Otomobil Sporları Kulübü tarafından düzenlenen yarış, Türkiye’nin en eski rallisi olma özelliğini taşıyor. 38 yıldır toprak zemine sahip olan ralli, bu yıl da Antalya Kemer bölgesinde Dünya Ralli Şampiyonası’na ev sahipliği yapan eşsiz parkurda koşulacak.

Bu sezon Eylül ayında düzenlenecek olan yarış, ANOK yönetim kurulu kararı ve TOSFED onayı ile Kasım ayına tehir edilmişti. Mevsim ve iklim şarları göz önüne alınarak Bolu’dan Antalya’ya deplase olan 38. Hitit Rallisi’nin Dünya Ralli Şampiyonası etaplarında ve standartlarında gerçekleşmesi için yoğun bir emek harcanıyor. ANOK yetkililerinin yanı sıra tüm otomobil sporları camiasının ve üst düzey görevlilerinin ortak emeği ile hedeflenen başarı oldukça yüksek.

Organizasyon çalışmalarının yanı sıra rallinin katılımcıları da göz dolduruyor. Türkiye Ralli Şampiyonu’nun Yeşil Bursa Rallisi’nde belirlenmesinin ardından diğer sınıf ve gruplardaki mücadelede kazananlar Hitit Rallisi’nde belirlenecek. 3 kez Avrupa Ralli Şampiyonu olma başarısı gösteren tek pilot Luca ROSETTI, İtalyan Fiat takımının kurmayları ile Pegasus Racing takımı desteği ve bünyesinde Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun özel izni ile start alacak. Türk otomobil sporlarının yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan Volkan IŞIK ise Peugeot 207 Super 2000 ile yıllar sonra tekrar ulusal bir yarışta mücadele edecek. Bonus Parkur Racing takımının başarılı pilotu Burak Çukurova ise Skoda Fabia Super 2000’i ile yine zirve mücadelesinde yerini alacak. Kariyerinde Balkan ve Türkiye Şampiyonlukları bulunan başka bir efsane Ercan KAZAZ ise kendisinden sonraki jenerasyon ile rekabette yer alacaklardan başka biri olacak. Ülkemizi uluslar arası arenada başarıyla temsil eden bayan pilotumuz Burcu ÇETİNKAYA da bir diğer sürpriz isim.

Şampiyonların rekabeti 38. Hitit Rallisi’nde Tırmanma ve Rallikros gibi branşlarda dahil olmak üzere çok sayıda Türkiye Şampiyonu’nun start alması bekleniyor. Ankaralı şampiyon Vedat DİKER, Bursalı şampiyon Ünal ŞENBAHAR, Pegasus Racing takım patronu ve Luca ROSETTI’nin katılımında büyük desteği olan bir diğer şampiyon Cem ACAR ve Halim ATEŞ yarışa renk katacak önemli isimler.

ANOK Başkanı Meriç DEMİRALP yarış ile ilgili yaptığı açıklamada “38. Hitit Rallisi, otomobil sporlarında tecrübe ve söz sahibi çok değerli insanların büyük özverilerle görev yaptığı bir yarış oluyor. Efsaneleşmiş şampiyonlarımızla birlikte çok sayıda sporcumuzun start alma isteği ise çalışmalarımızda bizleri teşvik eden önemli bir unsur. Yarışın Kasım ayına tehir edilmesi ile birlikte iklim ve lojistik şartlar nedeniyle bu organizasyonu Bolu’da yapma şansımız kalmadı.
Tarihin yanı sıra Antalya Kemer bölgesi Dünya Ralli Şampiyonası’na başarıyla ev sahipliği yapmış olan ralli alt yapısı çok kuvvetli ve eşi bulunmayan bir coğrafya. Bizler de ANOK olarak, yarışma parkurunu değiştirirken en iyiyi hedefleyerek bu bölgeyi tercih ettik. Kemer Belediye Başkanı Sayın Mustafa GÜL’ün büyük desteği ile hazırlıklarımıza tüm hızıyla devam ediyoruz. Babam, otomobil sporlarının ağabeyi M. Mazhar DEMİRALP’e ithaf etmekte olduğumuz 38. Hitit Rallisi’nde bu sporu seven herkesi aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim.” dedi.

Volkan Işık, Volkicar’ı ‘yol’a Nahum’la çıkartmak istiyor

15/08/2011 in V1 Challenge

Volkan Işık, kendi adını taşıyan yarış otomobilinin iki kişilik yol versiyonunu üretmeye hazırlanıyor. Bunun için, otomotivin duayen ismi Jan Nahum’la görüşüyor.

Yıllarca parkurlarda edindiği tecrübeyle kendi adını taşıyan “Volkicar”ı yarış aracını üreten Volkan Işık, aracın iki kişilik “yol versiyonu”nu üretmek için kolları sıvadı. Işık, bunun için Karsan Murahhas Azası Jan Nahum’un kapısını çaldı.

Volkicar’a bugüne kadar gösterilen ilgiden cesaret alıp, devamını getirmeye karar verdiğini söyleyen ünlü rallici, “Zaten kafamda böyle bir fikir vardı. Ancak ilgiyi görünce hayata geçirmek için çalışmaları hızlandırdık. Volkicar’ın iki kişilik yol versiyonu üzerinde çalışıyoruz” dedi. Bunun için en doğru kişinin Jan Nahum olduğunu ve kendisiyle görüşmelere başladığını kaydeden Işık, “1.5 yıldır görüşüyoruz. En son geçen hafta biraraya geldik. Projeye başından beri sıcak bakan bir isimdi. Belirli aşamalar kaydettik, ancak somut bir sonuca vardığımızı söylemek için daha çok erken” ifadesini kullandı.

Bir potansiyel olduğunu, bu yüzden de projeyi mutlaka gerçekleştirmeyi istediğini kaydeden Volkan Işık, “Ancak işi iyi bilen insanlarla yapmayı arzu ediyorum. Nahum, bu konuda gerçekten de çok önemli bir isim. Projenin yatırıma dönüşebilmesi için sürecin, tecrübeli ellerde şekillenmesi gerek” diye konuştu.

Kanadalılar ile olmuyor
İlk etapta dış finansmanla kendi başına yürümeyi de düşündüğünü anlatan Işık, “Ancak bu maliyetli bir iş. Maliyetten üretim tekniğine kadar sürecin iyi hesaplanması gerek. Bunu da ancak Nahum gibi tecrübeli insanlar yapabilir. Vizyon da çok önemli ve Nahum’un otomotiv vizyonu çok geniş” dedi. Kanadalı yatırımcılarla da görüşmeler yaptığını, ancak onların bu işten hemen kar sağlama düşünceleri olduğu için anlaşamadıklarını kaydeden Işık, “Benim projemden çok, kendi kafalarındaki projeyi gerçekleştirmek istediler. Sonuçta mantıklı bulmadım” dedi.

“İnsanlar tipini sevdi”
Volkicar’ın yeni versiyonu hakkında ayrıntı vermekten kaçınan Işık, V1’in şehir içinde kullanılabilecek iki kişilik yeni bir versiyonu olacağını söyledi. “Piyasada olmayan, pratik ve pahalı olmayan bir araç üretmek istiyorum” diyen Işık, tasarımda radikal bir değişiklik yapmayı düşünmediğine de dikkat çekiyor. Işık, “İnsanlar aracın bu tasarımını, tipini çok sevdi. Onu böyle benimsediler. Dolayısıyla radikal bir tasarım değişikliği düşünmüyorum” diye konuştu.

Işık’la Nahum’un ortak kodları V1!
Yeni proje için sık sık biraraya gelen ünlü rallici Volkan Işık ile Karsan Murahhas Azası Jan Nahum’un önemli bir ortak yönleri var. Bu, ikilinin Tofaş zamanında, motorsporları konusunda gerçekleştirdikleri ortak çalışmalar değil! Işık’ın ürettiği Volkicar’ın adı “V1” olarak geçiyor. “V1”, aynı zamanda Nahum’un gözbebeği olan ve New York ihalesi için geliştirilen taksi projesinin kod adı.

Dominik’ten bile talep geldi
Volkicar’ı ortaya çıkartırken konuştuğu insanların kendisine pek de inanmadığını, burun kıvırdıklarını söyleyen Volkan Işık, “Şimdi, kısa zamanda katettiğimiz yolu görüp daha ciddi yaklaşıyorlar. Çok yol aldık. Ancak elbette gönlüm, işin daha iyi yerlere gelmesini istiyor” dedi.

Şu ana kadar Türkmenistan’a 11 adet satış gerçekleştirdiklerini, Moldova’nın yanı sıra Dominik’ten bile talep geldiğini hatırlatan Işık, “Yurt içinden gelen taleplerle şu an üretimimiz 37 adede ulaşacak. Yıl sonuna kadar da planladığımız gibi toplamda 50-60 adetlik kapasiteyi yakalayacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

Gösterilen ilgiye bazen kendisinin bile şaşırdığını itiraf eden Işık, “Beni yolda durdurup Volkicar’ı anlattıranlar, hatta her gün garaja gelip ‘Bu satılık mı?’ diye soranlar var. Bu, projeyi daha ileri götürmek için cesaret veriyor” ifadesini kullandı.

Levent Köprülü – Milliyet

Go to Top