Reklamlar
Tag archive

türkiye rallisi

2011 Dünya Ralli Şampiyonası Takvimi açıklandı

28/04/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Uluslararası Otomobil Federasyonu’na (FIA) bağlı çalışan Dünya Motor Sporları Konseyi (WMSC) 2011 Dünya Ralli Şampiyonası Takvimi’ni açıkladı. Buna göre 2011 sezonu İsveç Rallisi ile başlayıp İngiltere Rallisi ile sona erecek.

Türkiye Rallisi için hala bir ümit var
Onüç yarıştan oluşan takvime hala bir yarışın eklenmesi muhtemel görünüyor. 23 Haziran tarihindeki toplantıda kesinleşecek ondördüncü yarışın Türkiye Rallisi olma ihtimali de var. 2003 sezonundan beri Antalya’da düzenlendikten sonra 2010 sezonunda İstanbul’a alınan Türkiye Rallisi, 2011 için hazırlanan taslak takvimde yer almıştı ancak kararın yarış sonrası verileceği belirtilmişti. 2011 Sezonu için yeniden İstanbul’da düzenlenmesi planlanan Türkiye Rallisi, 23 Haziran 2010’daki toplantı sonrası takvimdeki yerini korumayı başarabilir.

2011 Sezon Takvimi’nde bir sezon aradan sonra geri gelen İtalya, Arjantin ve Yunanistan rallilerinin yanısıra hiç yeni ralli eklenmemiş durumda. Sezon 2010’da olduğu gibi İsveç Rallisi ile başlayacak ve İngiltere Rallisi ile sona erecek.

Toplam 13 rallinin dokuzu toprak, üçü ise asfalt yarış olacak. Tek kar rallisi ise İsveç Rallisi olacak. Şubat’tan Kasım’a dek her ay en az bir yarışın yer aldığı takvim, yeni kurallarla geliştirilecek WRC araçların ilk kez kullanılacağı ilk sezon olacak.

2011 Dünya Ralli Şampiyonası Takvimi

13 Şubat: İsveç
06 Mart: Meksika
27 Mart: Portekiz
17 Nisan: Ürdün
08 Mayıs: İtalya
29 Mayıs: Arjantin
19 Haziran: Yunanistan
31 Temmuz: Finlandiya
21 Ağustos: Almanya
11 Eylül: Avustralya
02 Ekim: Fransa
23 Ekim: İspanya
13 Kasım: İngiltere

Reklamlar

Aras Dinçer: Kenny bize drift atsana…

20/04/2010 in Aras Dinçer/Dünya Ralli Şampiyonası

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba! Şimdi baktım da, en son mahalli ralliden bu yana hiç ses soluk çıkmamış benden. Tabii bunda iş-güç yoğunluğunun etkisi de vardı ama, hem biraz tembelliğim tuttu, hem de çok sık yazarak kafa şişirmek istemedim. Ne ki, patronlarım Çağlar ve Sait Bey’lerin telkinleri artıp, çok şanssız ama keyifli bir Türkiye Rallisi geçirmiş olmanın ruh hali de eklenince, ilham perilerim harekete geçtiler… Yazacak malzemeler de birikmişti zaten, yeni sezona başlıyoruz o halde…

Bu yazıyı, aslında yarışın değerlendirmesi ve hikayesi olarak ikiye ayırmam lazım, ama bu defa, değerlendirmenin içine hikayeleri sıkıştırmayı deneyeceğim. Yarışmacı gözüyle değerlendirme ile başlarsak, her organizasyonda olduğu gibi artılar ve eksiler vardı. Ben yarışmacı olsam da, objektif yaklaşım adına, eleştirilerimi kendimi organizatörün yerine de koyarak yapmaya çalışacağım. Öncelikle, Sultanahmet’deki start ve feribot gezisi muhteşemdi diyebilirim. İnanılmaz bir promosyon oldu. Gerçi feribotta saz heyetinin dolaştığını gördüğümüzde şoka girdik ama olsun. FIA delegelerinin masasına dansöz çıkartarak Türk olduğumuzu bir kez daha hafızlara kazıdık… Etapların karakterine diyecek yoktu, müthiş keyif aldık. Bozgoca, Hallı, gibi yeni ve yarışana zevk veren etaplara, Darlık, Ulupelit, Ballıca, Mudarlı gibi bildiğimiz ve sevdiğimiz etaplar eklenince, tadına doyulmaz bir parkur çıkmış ortaya. Hatta yağmur yağarken Bozhane’nin asfaltına toprak set up ve lastikleri ile çıkmak, kuru havada bile yeterince korkunç olan Bozhane’nin cirit gibi kayan asfaltında yusuf yusuf drift atmak bile inanılmaz bir keyif ve değişik bir tecrübe oldu. Bozhane’nin toprak kısmı ile Riva da, çok keyifli karakterde etaplardı ama yollara dökülen inanılmaz miktarda taş, maalesef çok keyif kaçırdı ve çok iş açtı yarışanların başına. Riva etabından o taşlar olmadan geçmek isterdim mesela, müthiş bir etap çıkarılmış. Ama zemine dökülen binlerce ton taş, güzelim etabı korku filmine çevirdi, kuzu gibi yol kabusa dönüştü. Bu durum doğal olarak antrenman sonrası tepki gördü. Bu sefer bir başka son dakika operasyonu ile antremandan sonra taşlar dozer ile temizlendi. Bu durumda  çıkarılan yol notları da bir anlamda çöpe gitti. WRC pilotları da bundan dem vurdular zaten ki, belki de organizasyon anlamında notumuzu en çok kıran da, bu yol düzeltme ve düzeltmeye çalışırken işi daha da karıştırma işleri oldu. Tamam, zemin çalışması yapılmasaydı ve yoğun bir yağmur yağsaydı, belki o yollar dayanmayacaktı. Ama zemine o koskoca taşları dökmek, hem yer yer 180 km/s hızlara ulaşılan Riva etabında yarışmacı güvenliğini büyük riske attı, hem de otomobillere çok büyük zarar verdi. Ogier’nin 170 km/s ile giderken lastiği patladı, neyse ki büyük bir kaza olmadan durabildi. Keza bizim de lastiğimiz patladı hızlı bir düzlükte, allahtan arka patladı, önün patladığını düşünmek bile istemiyorum o hızda. Kısacası, şu yarış vakti yol düzeltmesi huyumuzdan artık vazgeçmemiz lazım, kaş yapalım derken göz çıkarıyoruz, birilerinin canı yanacak bu düzeltme işlerinden. Ege Rallisi yaklaşıyor, adım gibi eminim, Beyler ve Efemçukuru yollarına yine yama yapılacak, kamyonlarca mıcır ve zift atılacak. Lütfen yolları olduğu gibi bırakın, bir sürü gevşek malzemenin üzerinde yüzmektense, çukurlardan geçmek çok daha iyidir.

Deniz etabına yazık oldu, ilk geçişte yağmurun, ikinci geçişte ise Dani Sordo’nun azizliği, etabı geçmemize izin vermedi. Sordo’nun C4 WRC’sine çarpan çarpana imiş, güvenlik sebebiyle biz geri çevrildik etaptan. Acaba Sordo yoldan çıktığında start durdurulup, C4’ün yanına bir 4×4 bir Rescue aracı gönderilseydi, otomobil güvenli bir yere hızlıca çekilseydi, biz etap olarak geçemezmiydik Deniz’i? Bunu bir yarışmacı olarak soruyorum elbette, etap sorumlusu, güvenlik sorumlusu, Yücel ve Metin Ağabey’ler o an için konuya daha vakıf idiler, biz anlayamadıysak da, etabı iptal etmek için mutlaka bir mantıklı sebepleri vardır diye tahmin ediyorum. Benzer bir durum, Pirelli’nin Mitsubishi’sinin yandığı noktada  yaşandı. Yarım saate yakın bekledik ki, aslında cayır cayır yanan bir otomobili söndürmek için yarım saat hiç de fena bir zaman sayılmaz. Evo 10 söndürüldükten sonra etap, normal etaba çevrildi. Buraya kadar her şey normaldi ama bu noktada görevliler denizi geçip, derede boğuldular. İtfaiye ve çekicinin yolu tıkaması nedeniyle, oradan uzun süre geçemedik. En sonunda aramızdaki en korkunç insan olan Ercan Ağabey gelip, bağırıp çağırıp yolu açtırdı da, yolumuza devam edebildik. 5 sene önce Citroen ile start alıp, ambulans ile finish’inden geçtiğim Ballıca etabında yine bir kaza yaşandı, yine ambulans etaba girdi, yine ambulans yolunu şaşırdı, acil bir durumda yine ellerin ayakların çarşafa dolaştığını gördük. Yine bir Evo 10 sizlere ömür idi. Zaten Türk’ler olarak, şu Pirelli Star Driver’lardan çektiğimizi, hiç kimseden çekmedik diyebilirim. Biri çakar arabayı yakar, öteki yamaca patlar, pert eder… Çok mu aramışlar acaba bunları, adamlar devamlı kaza yaptılar. İşi gücü bıraktık, Pirelli’nin Pop Star Alaturka’larının enkaz kaldırma çalışmalarını bekledik bütün yarış. Önümüzdeki ay Pirelli liste fiyatlarına sıkı bir zam bekliyorum ben, adamlar masraflı, 3 günde 500bin euro’yu çöp ettiler…

Su bariyerlerinden oluşan özel seyirci etabı, şeklen pek parlak görünmese de, gece ambiansında ve tribünler seyirci ile dolduğunda, ve sevgili Serhan’ın sunumuyla daha bir ümit verici göründü. İskender Atakan’ı Lancia ile etaba çıkarmak iyi fikir idi. Hatta keşke dedik, Cem Acar da diğer Deltona ile gelseydi de, çift kalkış yapsalardı… Seyirci ilgisi, Türkiye standartlarına göre iyiydi denebilir. Biz arkalardan start aldığımız için seyircinin tamamını göremedik, önden start alan ekipler eminim daha fazla seyirci görmüştür yollarda. Yarışmacıların rahatı için birçok şey düşünülmüştü aslında. Her servis girişinde Beyza Abla hepimizi karşıladı sonuçları hemen dağıttı. Yalnız Türk yarışmacılar olarak, bir türlü Türk’lerin genel klasmanına ulaşamadık. Malum, WRC klasmanında NP olarak yarışan Türk’ler ile, klasman dışı yarışan Türk’ler, tek klasman gibi birleşip, ona göre puan aldıkları için, yarışın gidişatını takip edemedik. Klasman dışı yarışan Türk’ler ile WRC kaydı yapan Türk’ler ayrı listelerde tutuldukları için, sürekli “acaba öbür klasmanda kim kaç yaptı”, “kimin toplam zamanı kaç oldu?” diye kehanetlerde bulunup, hesaplar yapmak zorunda kaldık. Bununla beraber, servis alanının düzeni, servisteki görevlilerin titiz çalışmaları, takdire şayan idi. Tüm gözcü ve gözetmenler belli ki çok iyi hazırlanmışlar, yönlendirmeleri, bilgileri, olaya hakimiyetleri gayet başarılı idi.

Özellikle 3. gün, iptal olan etaplar arasında yarış otomobillerini dolaştırırken, kendimizi sabahları köpeklerini Caddebostan’da gezdirmeye çıkarmış kız çocukları gibi hissettik. Önümüzde start alan Jacque ve Leman, arkamızda start alan Cem ve Ufuk ile bol bol geyik yapma fırsatımız oldu. Hatta bir ara o kadar uzun bekledik ki, muhabbete Mert, Kenan ve Alptekin de katıldılar, Ercan Ağabey ile mini zirve yaparak, ne yazsak diye istişarelerde bulunduk filan, boş vaktimiz çoktu yani… Bu boş zamanlarımızı etap sonunda yol verme kavgası ayırma, iptal edilen etaplar için yaptığımız set up’ları düzeltme gibi atraksiyonlarla değerlendirdik. Başka bir enteresan konu, Yağız da dahil bütün eski Ford pilotlarının bu yarış Super 2000 kullanıyor olması idi. Ukrayna’lı arkadaşın uzaya giden ilk Evo 9 ekibi olma yolundaki gayretlerini önce etraftan duyduk, sonra resimlerini hayretle izledik. Beyin fukarası bu adam, Bozhane’de pert etti zaten zavallı arabayı. Demek ki neymiş, her tepe ile şakalaşabilirsin, ama Bozhane ile şaka olmaz… Drift videolarında çok erkek raconlar kesen Ken Block kardeşimiz, Focus WRC’yi derelere tepelere vurdukça kediye döndü. Burası Los Angeles limanı’na benzemez Ken’cim, Meydey müptelası olursun, al sana chicken translate tadında bir mektup:

“Dear Kenny,

What happened??? How was Darlık? Did you like Riva? I guess they shouldn’t seem like Los Angeles Harbour? This is Turkey dude… Meet our Arif Ağabey   –the owner of Meydey- He does the same gymkhana you do, with his truck…

Cheers”

Bu sezon ile birlikte, birçok sevilen ve spektaküler isim tekrar parkurlara döndü. Fatih müthiş bir geri dönüş yaptı. Gerek araç  parkı, gerek pilotaj olarak Türkiye Ralli Şampiyonası’nda üst düzey bir mücadele izleyeceğiz bu sezon. Gerçi vıcık vıcık PR atraksiyonları da görüyoruz artık bol bol, “1 euro daha nereden bulurum” telaşı, insanları saçmalamaya götürüyor. Sporumuzdan tuhaf insan manzaralarına gerekirse değineceğiz ilerleyen yazılarda, bizden kaçmaz… Bu arada, yarış sonrası bazı takım yetkililerinin Asmalımescid’de bol rakı eşliğinde gizli kapaklı toplantılar yaptıklarının duyumlarını aldım. KOSDER mahalli rallisini unuttum sanmayın. El emeği bu ralliye de en kısa zamanda değineceğim.

Bu haftaki bir fotoğraf, bir nasihat köşemizin konuğu sevgili Ömer. Yarışın 2. günü, O’nun aramızdan ayrılışının da 5. yıl dönümüydü. Çok az kişi hatırladı… Çünkü herkes Loeb’le resim çektirme, PR yapma, WRC pilotlarıyla arkadaş olma mücadelesindeydi, kolay değil tabii !!… Anlayana…

Ek bülten:

1- Yarışın son günü  doğum gününü kutlayan sevgili ağabeyimiz Cem Bakançocukları’na tekrardan mutlu yıllar,

2- Antrenmanlar sırasında baba olan sevgili Burak Akçay’ın kızı Nehir’e de uzun ömürler dileriz…

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

WRC Türkiye Rallisi’nde ilk gün sona erdi

17/04/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası/Türkiye Ralli Şampiyonası

Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) 6. Türkiye Rallisi’nin ilk günü sona erdi. Citroen Junior ekibi pilotu Sebastien Ogier, genel klasman lideri olarak günü tamamladı.

WRC Türkiye Rallisi’nin ilk günüde ekipler 9 ayrı etapta yarışırlarken, 9 etabın 3’ünde en hızlı olan Citroen Junior pilotu Sebastien Ogier genel klasman lideri oldu.

Kadıköy İspark alanında özel hazırlanan pistte gerçekleştirilen, 9. etap olan Kadıköy Özel Seyirci Etabı’nda ise Citroen Total ekibinin pilotu Sebastien Loeb, elde ettiği 1.55.9’luk zamanla bu bölümün en hızlısı oldu. Bu etapta Sebastien Loeb’in ardından, genel klasman lideri Sebastien Ogier 1.56.3’lük derecesiyle ikinci, Petter Solberg ise 1.56.5’lik derecesiyle 3. en iyi zamanı yaptılar. Yarışın bu bölümünde en iyi zamanı yapan Türk ekibi ise Ford Fiesta R2’yle mücadele eden ve 02.11.6’lık derece yapan Emre Yurdakul-Burak Erdener ikilisi oldular.

Rallide mücadele eden Türk pilotlar içinde günü en iyi zamanla bitiren ekip Serhat Öztemir-Ünal Tezel ikilisi oldu. Mitsubishi Lancer EVO 9’la mücadele eden ikili, gün sonunda 1.03.34.6’lık bir zaman yapıp, genel klasmanda 16. sırada yer alırken, Burcu Çetinkaya-Çiçek Güney çifti ise günü 1.04.25.2’lik zamanla genel klasmanda 18. durumda tamamladılar. Diğer yandan, günün en şanssız isimlerinden birisi ise Burak Çukurova-Aykan Alakoç ikilisi oldu. Günün ilk 7 etabında başarılı bir sürüş sergileyen ve genel klasmanda 12. sıraya kadar yükselen ikili, Hallı 2 etabını tamamlayamayınca, son iki etapta aldığı ceza zamanlarıyla birlikte genel klasmanda ancak 26. olarak bitirebildi.

WRC Türkiye Rallisi ile birlikte koşulan ulusal seri Türkiye Şampiyonası’nda günü Serkan Yazıcı lider olarak tamamladı. Serkan Yazıcı-Kaan Özşenler ikilisi günü 9 etap sonunda 56.13.1’lik zamanla tamamlayarak zirvede yer alırken, bu ekibi 56.33.9’luk süreyle Fatih Kara-Bilge Ayan, 57.37.6’lık süreyle de Ercan Kazaz-Özden Yılmaz ikilileri takip etti.

WRC Türkiye Rallisi’nin ikinci gününde ekipler 8 ayrı etapta mücadele edecekler. Güne Göçbeyli etabıyla başlayacak pilotlar, bu bölümle birlikte Ulupelit, Bozhane ve Riva etaplarını ikişer kez geçecekler.

WRC Türkile Rallisi’nde ilk günün ardından genel klasmanın ilk 10’u şöyle:

1-Sebastien Ogier Citroen Junior 55.32.7
2-Dani Sordo Citroen Total 55.38.2
3-Mikko Hirvonen BP Ford Abu Dhabi 55.44.9
4-Petter Solberg Petter Solberg 55.51.2
5-Sebastien Loeb Citroen Total 55.57.6
6-Jari Matti Latvala BP Ford Abu Dhabi 56.00.2
7-Federico Villagra Muchi’s Ford 57.15.6
8-Kimi Raikkonen Citroen Junior 57.23.3
9-Matthew Wilson Stobart M-Sport Ford 57.37.3
10-Ott Tanak Pirelli Star Driver 1.00.31.8

Yazıcı, Kara ve Kazaz geri döndü, zirveyi ele geçirdi.

in Dünya Ralli Şampiyonası/Türkiye Ralli Şampiyonası

Dünya Ralli Şampiyonası’nın dördüncü yarışı olarak düzenlenen Türkiye Rallisi aynı zamanda Türkiye Ralli Şampiyonası’na üç günü üç ayrı yarış olarak puan veriyor. Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) kaydı yaptıran Türk ekipler aynı zamanda WRC klasmanında görünürken, Ulusal Seri olarak adlandırılan üç yarışlık seriye katılan ekipler ile beraber Türkiye Ralli Şampiyonası klasmanında da listeleniyorlar.

Ulusal Seri’nin ilk yarışını bu sezon yeniden Türkiye’de yarışmaya başlayan Serkan Yazıcı kazandı. Atlasjet ve Ströer sponsorluğunda ve ST Racing garajında Fiat Grande Punto Süper 2000 ile yarışlara katılan Yazıcı’nın kopilotuğunu Kaan Özşenler yapıyor. Ulusal Seri’nin ilk yarışında ikinciliği yine bir sezon aradan sonra etaplara dönen bir başka pilot Fatih Kara elde etti. Kara üçüncü etapta yol dışına çıkınca kaybettiği zamanı geri alamadı ve yarışı liderin sadece 20.8 saniye gerisinde ikinci sırada tamamladı. Kara askerlik nedeni ile verdiği aradan sonra temposunu yüksek tutarak sezonun ilk yarışından ikincilik puanı aldı. Ulusal Seri’nin ilk yarışında üçüncülük bir başka eski şampiyon Ercan Kazaz’ın oldu. Böylece Ulusal Seri’nin ilk yarışının ilk üç basamağını “eli soğuk” olarak nitelenen ancak tempolarından hiç bir şey kaybetmemiş üç pilot paylaşmış oldu. Kazaz gün boyunca istikrarlı bir tempoda götürdüğü yarışı üçüncü sırada tamamlayarak sezona güzel bir başlangıç yapmış oldu. Bonus Parkur takımı ilk günü klasmanda iki pilot ile tamamlarken üçüncü pilotları Burak Çukurova şanssız bir şekilde sekizinci etapta benzin pompası arızası ile yarış dışı kalmak zorunda kaldı. Çukurova gün içinde WRC klasmanında onikinciliğe kadar yükselmeyi başarmıştı. Çukurova son serviste onarılan aracı ile Ulusal Seri’nin ikinci yarışındaki ve WRC klasmanındaki mücadelesine devam edecek.

İnci Akü desteği ile etaplarda Mitsubishi Evo IX ile mücadele eden Serhat Öztemir WRC klasmanında en iyi Türk pilot olarak yarışın ilk gününü 16. sırada tamamladı. Öztemir, Ulusal Seri’nin ilk yarışını ise dördüncü sırada tamamlamayı başardı. Sorunsuz bir gün geçiren genç pilot WRC’deki ve Ulusal Seri’deki mücadelesine yüksek tempoda devam etmeyi planlıyor.

WRC kaydı yaptıran Castrol Ford Team Türkiye pilotları Yağız Avcı Fiesta S2000 ile mücadeleye katılırken Emre Yurdakul ve Orhan Avcıoğlu ise Fiesta R2’ler ile yarışıyorlar. Geçen senenin Türkiye Ralli Şampiyonu olan genç pilot Yağız Avcı sezonun ilk yarışının henüz ilk etabında yoldan çıkarak sol arka lastiğine zarar verince ilk gün yarışından da puan alamamış oldu. Yağız’ın yoldan çıktığı yerde babası Nejat Avcı da vardı ve eski pilotlardan Nejat Avcı oğlu Yağız’ın yola dönerek etabı tamamlaması için çaba sarfederken bir yandan da giden puanlara üzüldü. 2008 Fiesta Sportin Trophy International Şampiyonu olan Emre Yurdakul ise ilk etabın henüz üçüncü kilometresinde lastik patlatınca gerilere düşmekten kurtulamadı. Emre özel seyirci etabından önceki son etapta da lastik patlatarak epey zaman kaybetti. Emre ilk günü WRC klasmanında 27. sırada, Ulusal yarışın ilkini ise 14. sırada tamamladı. Orhan Avcıoğlu ise ilk günü WRC klasmanında 22. sırada, Ulusal yarışın ilkini ise 7. sırada tamamladı.

Geçen sezon Ralli, Tırmanma ve Kros’da topladığı kupalar ile dikkatleri üzerine çeken Bursalı Ünal Şenbahar dört çeker aracı Mitsubishi Evo IX ile temposunu fazla yükseltmeden mücadelesine devam ediyor. Ulusal Seri’de Toksport servisi ile mücadeleye katılan Şenbahar ilk yarışı onuncu sırada tamamlasa da Cumartesi etaplarında “yeni yarış, yeni strateji” parolası ile start alacak.

Bu sezon Kıtalararası Ralli Mücadelesi (IRC) takvimini Peugeot 207 S2000 ile takip edecek olan Burcu Çetinkaya WRC klasmanında günü 18. sırada tamamlarken, Ulusal Seri’nin ilk yarışını beşinci sırada tamamladı. Çetinkaya son toprak etapta biraz yoldan çıksa da etabı tamamladı ve mücadelesine devam ediyor. Gördüğü ilgiden oldukça memnun olan Burcu Çetinkaya / Çiçek Güney ikilisi ikinci günde de tempolarını koruyarak yarışı tamamlamak istiyorlar.

Türkiye’de düzenlendiği 2003 yılından beri ilk kez İstanbul’da organize edilen Türkiye Rallisi’nin ilk gün etapları daha önce düzenlendiği Antalya’daki yarışlardaki kadar zorladığı görüldü. İlk gün sonunda Mustafa Söylemez yol dışına çıkarak, Mehmet Besler kaza yaparak, Vedat Diker mekanik arıza ile, Ahmet İskender Kaya ilk etapta aks taşıyıcısı kırılınca, Halim Ateş önünden start alan aracın yoldan çıkarak kenardan söktüğü kayaya çarparak, Bülent Gürkan ise özel seyirci etabının startında aks keserek yarış dışı kaldılar. Ulusal seride mücadele eden Söylemez ikinci yarışta start alacak, Besler, Diker ve Ateş ise araçlarındaki hasar giderilemediği için devam edemeyecekler. Gürkan ise son servise çekici ile gelen aracını ikinci güne yetiştirmeye çalışacak. Kaya ise ilk etapta kalıp aracını servise yetiştirdi ve tamir edilen Corsa ikinci yarışta start alacak duruma getirildi. Gün içinde sorun yaşayan ancak aracını son servise getirmeyi başaran Menderes Okur son etapları sadece önden çekiş olarak tamamlayabildi.

Türkiye Rallisi’nde ekipler ikinci güne Pendik’teki Servis Alanı’ndan başlayacaklar. Gün içinde Göçbeyli, Ulupelit, Bozhane ve Riva özel etaplarını ikişer kez geçecek ekipler toplamda 145,82 kilometrelik sekiz özel etap geçecekler. Özellikle yarışın en uzun etabı olan Riva’da zorlanacak ekipler en güzel pozları da bu etapta verecekler. Karadeniz kıyısını takip eden manzarası ile unutulmaz anılar bırakacak Riva özel etabının ilk geçilişi 12:00’da, ikinci geçilişi ise 17:10’da start alacak.

Türkiye Rallisi’nde heyecan artıyor.

12/04/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası/Türkiye Ralli Şampiyonası

Nisan ayı’nın başında düzenlenen ve yaşattığı heyecan henüz dinmeyen Ürdün Rallisi’nden sonra ekipler bir başka heyecan fırtınası için Türkiye’ye ulaştılar. 15-18 Nisan tarihlerinde İstanbul’un Pendik ilçesinden düzenlenecek olan Türkiye Rallisi pilotlara, takım elemanlarına ve özellikle de seyircilere inanılmaz görüntüler sunacak.

İstanbul’un Asya kıtasındaki ilçelerinden Pendik merkezli düzenlecek yarışın start töreni Perşembe akşamı Sultanahmet Camisi ve Aya Sofya’nın yer aldığı Sultanahmet Meydanı’nda organize ediliyor. Avrupa kıtasında start alacak ekipler feribot ile İstanbul Boğazı’nı geçerek ralli merkezinin bulunduğu Pendik’e ulaşacaklar.

Dünya Ralli Şampiyonası takvimine girdiği 2003 yılından beri Antalya’nın Kemer ilçesindeki dağlık ve zorlu toprak etaplarda düzenlenen Türkiye Rallisi yaklaşık 700 kilometre kuzeye İstanbul’a taşındı. Rotasyonlu takvim uygulaması nedeni ile bir sezon aradan sonra yeniden takvime giren Türkiye Rallisi’nde ekipler Antalya’ya nazaran daha az kırıcı toprak etaplarda mücadele edecekler, hatta etapların ’lik kısmı asfalt bölümleri de içeriyor.

WRC için yeni olan 23 etap daha önceki senelerde Avrupa Ralli Şampiyonası ve Kıtalararası Ralli Mücadelesi için de kullanılmıştı. Genel özellikleri geniş, hızlı ve yumuşak olarak belirtilen etapların bazılarında asfalt geçişleri de yer alıyor.

Antalya’da daha değişken hava şartları altında düzenlenen Türkiye Rallisi, yeni merkezi İstanbul’da daha dengeli hava şartları altında düzenlenecek. Son haftalarda yoğun yağış alsa da yarış esnasında etapları durumunu zorlaştıracak bir yağış beklenmiyor. Ortalama sıcaklığın 15 derece olması pilotları da fazlası ile memnun edecek. Antalya etaplarında üşüyen Kemer’e inince sıcak yaz şartlarında kalan pilotlar dengeli hava şartları içinde mücadele edecekler.

Altı kez Dünya Ralli Şampiyonu olan Sebastien Loeb, Meksika ve Ürdün rallilerinde zafere ulaştıktan sonra şampiyonada lider konumda yer alıyor. Yeni puan sistemi ile en yakın rakibine 25 puan fark atan Loeb, daha önce kötü anılarla ayrıldığı Türkiye Rallisi’nden yine puansız ayrılsa bile zirvedeki yerini koruyor olabilir.

2004 ve 2005 yıllarında zafere ulaştıktan sonra 2006 sezonunda omzunu kırdığı için burada start alamamıştı. 2008 sezonunda ise yola ilk çıkarak zaman kaybetmiş ve Ford’un taktikleri sonrasında yarışı üçüncü sırada tamamlamıştı.

Loeb’in takım arkadaşı Dani Sordo ise Meksika’da puan alamadıktan sonra Ürdün’de dördüncü olarak takımına puan katkısı yapmaya devam etmişti. Sordo Meksika kabusundan sonra Ürdün’den puan ile dönerek eski günlerine dönmenin sinyallerini verdi.

Ford pilotu Mikko Hirvonen Türkiye’den puan ile ayrılmak zorunda olduğunu biliyor. Hirvonen, Ürdün’de kaza yaparak puan alamadıktan sonra Loeb’in epey gerisine düştü. 2008 Sezonunda Türkiye’de zafere uzanan Fin pilot yine podyumun ilk basamağında olmak istiyor. Hirvonen, Loeb’i yakalamak istiyor ancak takım arkadaşı Jari-Matti Latvala’nın da altı puan gerisinde olduğunu unutmamak lazım.

Bir hafta öncesinden gelip testlere başlayan Petter Solberg de iyice ısındığı ilk üç içinden zirveye ulaşmak istiyor. Citroen’in genç pilotları Sebastien Ogier ve Kimi Raikkonen de herkesin ilk defa yarışacağı etaplarda sürpriz yapmak için mücadele edecekler. Amerikalı Ken Block da İstanbul’da yeniden etaplara dönüyor. En son podyum başarısını Türkiye’de yaşayan Henning Solberg de uzun bir aradan sonra şansını zorlamak istiyor.

Türkiye Rallisi efsanevi pilot Colin McRae’nin son yarışı olarak da hafızalarda yerini almış durumda. Helikopter kazası ile aramızdan ayrılmadan 12 ay önce Türkiye’de Citroen Xsara ile start alan McRae, sakatlanan Sebastien Loeb’in yerine takıma dahil olmuş ancak alternatör arızası ile yarışı tamamlayamamıştı.

Türkiye Rallisi 15 Nisan Perşembe akşamı Sultanahmet Meydanı’ndan verilecek start ile başlayacak. Pendik’de kurulacak servis alanı ve ralli merkezi seyircilerin de uğrak yeri olacak. Cuma günü toprak etaplarda mücadele ettikten sonra akşam Kadıköy İspark Otoparkı’nda düzenlenecek çift kalkışlı özel seyirci etabında Dünyanın En Hızlı Pilotları nefesleri kesecekler. Cumartesi ve Pazar günü de Şile-Ağva-Pendik üçgeninde devam edecek etaplar sonrasında kazanan pilot Pazar akşamı Pendik’te podyuma çıkacak.

Türkiye Rallisi’nde geri sayım başladı!

09/03/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası/Türkiye Ralli Şampiyonası

2003 yılından bu yana düzenlenen Türkiye Rallisi, 2010 Dünya Ralli Şampiyonası takviminin dördüncü yarışı olarak 15-18 Nisan tarihlerinde İstanbul’da ilk kez organize edilecek.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından gerçekleştirilecek şampiyona heyecanı, Asya ve Avrupa kıtalarında yaşanacak. 15 Nisan Perşembe günü Sultanahmet Meydanı’nda açılış seremonisi yapılacak yarışta otomobiller ve sürücüleri, daha sonra Yenikapı’ya inerek buradan İDO tarafından Türkiye Rallisi için özel tahsis edilen feribot ile boğaz turu yapacaklar.

Türkiye’nin birçok farklı ilinden gelen gönüllü görevliler ile resmi kurumlardan alınan destek sonucunda 2 bin kişinin görev yapacağı ve 4 gün sürecek rallinin 358 kilometresi özel etap, 746 kilometresi normal etap olarak koşulacak. Toplam bin 104 kilometre sürecek yarışta Türkiye Rallisi’nde geçilecek özel etaplar Anadolu yakasında yapılacak.

Dünyanın en iyi ralli sürücüleri için özenle hazırlanan etapların yanı sıra Kadıköy’de 16 Nisan Cuma gününden itibaren koşulacak Kadıköy Özel Seyirci Etabı’nda da İstanbullular ralli deneyimi yaşama fırsatı bulacaklar. Kadıköy Rıhtım’daki İSPARK otoparkında düzenlenecek parkurda yarışmacılar, zamana karşı mücadele ederken, seyirciler iki otomobilin hem birbirlerine hem de zamana karşı olan yarışlarını nefeslerini tutarak izleyecekler.

Dünya Ralli Şampiyonası’nın destek serilerinden Junior WRC, Pirelli Star Driver ve Ford Fiesta Sporting Trophy’nin (FSTi) 2010 takvimindeki ilk yarışları da Türkiye Rallisi ile start alacak.

Bu önemli yarış öncesinde Feriye Lokantaları’nda Devlet Bakanı Faruk Özak’ın katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısında konuşan Faruk Özak, bakanlık olarak Türkiye Rallisi’ne tam destek vereceklerini belirterek, sadece 13 ülkenin evsahipliği yaptığı şampiyonanın önemine değindi.

Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Mümtaz Tahincioğlu ise ülkenin tanıtımı açısından büyük önem taşıyan Türkiye Rallisi’ne sadece devletin değil, özel sektörün de destek vermesi gerektiğini söyledi.

Türkiye Rallisi İstanbul’a taşınıyor

11/11/2009 in Dünya Ralli Şampiyonası/Türkiye Ralli Şampiyonası

İki sezon aday yarış olarak İzmir’de düzenlenen Türkiye Rallisi, şampiyona takvimine girdiğinden beri ülkenin güney-batısındaki tatil şehri Antalya’nın Kemer ilçesinde organize ediliyordu. Ancak organizatörler şampiyona takvimindeki yerlerini sağlamlaştırabilmek için yarışı 12 milyonluk nüfusu ile Dünyanın En Kalabalık 5. Kenti İstanbul’a almayı uygun gördüler. Yepyeni etaplarda organize edilecek olan Türkiye Rallisi 2010 sezonunda Nisan ayında koşulacak.

Dünya Ralli Şampiyonası organizatörlerinden Simon Long yarışın iki kıtayı buluşturan büyük bir kente alınmasından dolayı memnun olduğunu belirtti : “Türkiye Rallisi organizatörlerinin bu kararını beğendik. Mümtaz (Tahinciğlu – Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı) sportif ve ticari açıdan güzel bir yaklaşım sergiliyor. Onun da uluslararası organizatörlerden birisi olmak istediğini biliyoruz ve İstanbul fikrini çok beğendik.”

Gelecek yıl İstanbul için önemli bir sene olacak çünkü şehir 2010 Avrupa Kültür Başkenti olacak ve WRC de buna ayrı bir renk katacak.

“Organizatörler de İstanbul’da düzenlenecek yarış fikrini büyük resmin bir parçası olarak görüyorlar. Avrupa yakasında servis alıp, Asya kıtasında etaplarda mücadele etme fikri insana çok fantastik geliyor.”

Uluslararası yarışlar açısından İstanbul o kadar da yabancı bir kent değil, İstanbul’daki  ilk uluslararası yarış 1972 yılında organize edilmişti. Türkiye Rallisi ilk olarak 2003 yılında düzenlenmişti ve ilk olarak 2007 sezonunda takvimden geçici olarak çıkmışlardı.

Go to Top