Reklamlar
Tag archive

sebastien loeb - page 3

Meksika’da ilk gün Ogier’in

05/03/2011 in Dünya Ralli Şampiyonası

Meksika Rallisi’nin ilk gününde geçilen iki seyirci özel etabının ardından Sebastien Ogier günü lider tamamladı ve ikinci güne 2.3 saniye önde başlayacak. Fransız pilot takım arkadaşı Sebastien Loeb ve Ford pilotu Mikko Hirvonen’i geride bırakmayı başardı.

Ogier bu sonuçla ikinci günde etaba ilk sırada çıkacak ve etapları temizlemek ona kalacak.

“Mutluyum ancak çok mutlu olmam için Pazar gününe de bu şekilde ilk sırada başlamam gerekecek, Cumartesi yolu temizleyerek en az zamanı kaybetmeyi istiyorum. ” diyen Ogier Cuma günü geçilen altı toprak etabın dördünde en iyi zamana imzasını atmayı başardı “Bütün gün Loeb ile zamanlarımız çok yakındı ve Cumartesi liderliği alması için büyük bir avantajı var. Ben yine de zorlamaya devam edeceğim ve elimden gelenin en iyisini yapacağım.”

Son dört Meksika Rallisi’ni de kazanan Sebastien Loeb yeni Citroen DS3 WRC’si ile iki toprak özel etapta en iyi zamana imza attı. “İlk etaptan itibaren çok sıkı bir mücadeleye girdik. Ogier gün boyunca çok hızlıydı ancak ben gün sonunda olduğum yerden memnunum çünkü Cumartesi etaplarında daha avantajlı olacağım çünkü yarın yolları temizlemek zorunda değilim.”

Mikko Hirvonen ilk sırada çıktığı etaplarda yeni Fiesta RS WRC’si ile yolları temizlemek ile uğraşında ilk günü üçüncü sırada tamamlamak zorunda kaldı. “Çok ama çok zordu. Fiesta çok kayıyordu, kullanmak çok zordu. Ancak günü hatasız tamamlamış olmamız güzel. Son iki etapta Fiesta çok kaydı, yarın Citroen’ler ile zor bir mücadele olacak.”

Petter Solberg ilk günü üçüncü sırada tamamlamak üzereydi ancak altıncı özel etapta elektrik arızası ile yedi dakika kaybedince epey gerilere düştü ve zirveden uzaklaştı. Norveçli pilot açıklaması da kısa oldu : “Hayalkırıklığı yaşıyorum”

Jari-Matti Latvala ilk günü dördüncü sırada tamamladı. Latvala lider giderken lastik patlatınca yaklaşık üç dakika kaybetti ve zirveden düştü. Evgeny Novikov da aynı araçla ilk günü ilk beş içinde tamamladı. Bir senelik aradan sonra ilk kez start aldığı WRC yarışındaki yeri onu da şaşırttı : “Beşinci olduğuma şaşırdım, fazla risk de almadım ve araçla aram çok iyi.”

Henning Solberg sabah etaplarında mekanik sorunlarla boğuştuktan sonra öğleden sonra etaplarında daha iyiydi. Günü FERM Tools Ralli Takımı adına Meksika’da ilk kez start alan Dennis Kuipers’in önünde altıncı sırada tamamladı.

Süper 2000 kategorisinde ilk sırada yer alan Nasser Al-Attiyah sekizinci sırada, rakipleri Ott Tanak dokuzuncu, Martin Prokop ise onuncu sırada yer alıyorlar.

İsveç Rallisi’nin kahramanı Mads Ostberg M-Sport Stobart Fiesta’sının lastiğini patlattığı üçüncü etaptan sonra ilk onun dışında kaldı.

Ostberg’den şanssız pilotlar da vardı, takım arkadaşı Matthew Wilson genel klasman dördüncüsü olarak devam ederken etap içinde elektrik arızası yaşayınca onbeşinciliğe kadar geriledi. Perşembe akşamı geçilen özel seyirci etabında elektrik arızası yaşayan Ken Block Cuma günü yaşadığı mekanik arıza ile yarış dışı kaldı.

Meksika Rallisi’nde ilk gün genel klasman ilk on şöyle oluştu:

1. S.OGIER 1:24:04.2
2. S.LOEB +1.6
3. M.HIRVONEN +1:19.6
4. J.LATVALA +2:51.3
5. E.NOVIKOV +2:54.3
6. H.SOLBERG +3:11.7
7. D.KUIPERS +4:55.9
8. N.AL-ATTIYAH +5:01.5
9. O.TANAK +5:25.7
10. M.PROKOP +5:52.1

Reklamlar

İsveç’te son gün heyecan iyice yükselecek

13/02/2011 in Dünya Ralli Şampiyonası

İsveç Rallisi son gününe heyecan dolu girecek, ilk beş sırada yer alan pilotlar son altı etaba 15 saniye içinde giriyorlar.

Ford Fiesta RS WRC ile yarışa katılan Mikko Hirvonen ikinci güne lider başlayan Mads Ostberg’i geride bırakarak ilk sıraya yükseldi. Sezonun ilk yarışında son güne rakibinin 7.4 saniye önünde giriyor.

Hirvonen, Mads Ostberg, Petter Solberg, Jari-Matti Latvala ve Sebastien Ogier 15.8 saniye farkla giriyorlar ancak bu sezon ilk kez uygulanacak “Power Stage” televizyondan canlı yayınlanacak ve en hızlı üç pilota fazladan puan da verecek.

Fin Hirvonen son gün etaba ilk sırada çıkarak zaman kaybedeceğini bildiğini belirtirken ulusal yarışçılara da laf attı : “Belki kazanma şansım bile olmayacak ama kimse bilemez. Yapabileceğim tek şey tam gaz gitmek olacak. İki gün zor geçti çünkü peşimizden gelen ulusal yarışçılar kar üzerindeki çizgiyi bozuyorlardı ama onlar son gün start almayacakları için daha hızlı olabiliriz.”

Ostberg ikinci güne Hirvonen’in 14.8 saniye önünde başlamıştı ancak gün içinde geçilmekten kurtulamadı : “Çok zor bir gün oldu. İkinci geçişlerde etapların daha iyi olmasını bekliyordum ama beklediğimden çok çok kötü çizgiler açılmıştı. Bu canımı çok sıktı ama şartlar herkes için aynı zorluktaydı. Sakin olmam gerekiyordu, aptalca bir şey yapmadan hızımı korumam gerekiyordu.”

Petter Solberg ikinci günü üçüncü sırada tamamladı. Ostberg’in 1.5 saniye gerisinde olsa da onuncu özel etaba geç kalınca aldığı 10 saniyelik cezayı da unutmamak lazım. Solberg herşeyin istediği gibi gittiğini belirtti : “Bizim planımız son güne üçüncü sırada başlamaktı zaten. Gün boyunca canımı sıkan aracın tutunma sorunu oldu geri kalan herşeyden memnunum. Son güne bazı değişiklikler yaparak başlayacağım, daha iyi olacak.”

Onikinci özel etapta hızlı bir bölümde spin atıp zaman kaybedince Hirvonen’in 10.9 saniye gerisinde günü dördüncü sırada tamamlayan Latvala hala yarışı kazanma planları yapıyor.

İsveç Rallisi’nde ikinci kez start alan Sebastien Ogier Citroen Takımı’nın en iyi plotu konumunda yer alıyor. Citroen DS3 WRC pilotu günü liderin 15.8 saniye gerisinde beşinci sırada tamamladı.

Takım arkadaşı Sebastien Loeb ise gün içinde patlak bir lastikle ve kar duvarına çarpınca radyatörün karla dolması sebebi ile güç kaybeden motoru ile uğraştı ve günü ancak altıncı sırada tamamlayabildi. Son şampiyon ikinci gün geçilen sekiz etabın dördünde en iyi zamana imza atarak kar üzerinde mucizeye imza atmaya çalıştı.

Kimi Raikkonen yeni takımı ICE 1 ile kar üzerinde mücadelesinde günü yedinci sırada devam ediyor. PG Andersson ise Cumartesi günü boyunca Ford Fiesta RS WRC’nin direksiyon sorunu ile mücadele de etti ve günü sekizinci sırada tamamladı.

Patrik Sandell Süper 2000 ile katıldığı kendi evindeki rallinin onüçüncü etabında spin atınca zor anlar yaşadı. Kar duvarına çarpınca radyatörü karla dolan Sandell’in kopilotu Staffan Parmander araçtan inip radyatörü temizledi. Yeniden yola koyulan Skoda Fabia dar orman etabında geri dönebilmek için bir süre ters yönde ilerledi ve o anda etapta olan Sebastien Loeb ile çarpışmaktan son anda kurtularak yola devam ederek günü dokuzuncu sırada tamamladı, S2000 kategorisinde ise ilk sırada yer aldı.

İsveç Rallisi’nin son günü yerel saatle 7:51’de start alacak Torntorp etabı ile başlayacak.

İlk gün sonunda Ostberg lider

12/02/2011 in Dünya Ralli Şampiyonası

2011 Dünya Ralli Şampiyonası sezonunun ilk yarışı İsveç Rallisi’nin ilk günü sonunda liderlik koltuğunda yeni ama fazlasıyla yetenekli genç bir pilot var: Mads Ostberg. Ford Fiesta RS WRC ile yarışa katılan Norveçli pilot her ne kadar temizlenmiş karlı etaplarda rakiplerine karşı avantajlı konumda olsa da bu avantaja sahip diğer güçlü rakiplerini de geride bırakmayı başararak ilk günü lider tamamladı.

2011 İsveç Rallisi, İskandinav pilotların hakimiyetinde devam ederken son şampiyon Sebastien Loeb liderin 2 dakika 48.4 saniye gerisinde genel klasman dokuzuncusu oldu.

Gün içinde geçilen altı özel etabın sadece birinde Citroen DS3 WRC en iyi zamanı yaptı o da Citroen’in genç yeteneği Sebastien Ogier idi. Ostberg 2, PG Andersson 2 ve Latvala da bir etapta en iyi zamana imza attılar.

23 yaşındaki Ostberg yarışa durgun başlasa da konumu itibarı ile daha rahat yol aldığı etaplarda iyi zamanlar çıkarttı ancak altıncı özel etapta nispeten az kar olduğundan sıkıntılı anlar da yaşadı. Son etapta da spin attı ancak yerini korumayı başardı.

Ostberg’in ardından günü ikinci sırada tamamlayan Ford takımının pilotu Mikko Hirvonen 14.8 saniyelik farkı sorun etmediğini belirtti. Fabrika destekli kendi takımı ile mücadeleye katılan Petter Solberg ilk günü en iyi sırada tamamlayan DS3 WRC pilotu oldu.

PG Andersson kendi evinde yarışmanın verdiği güven ile yarışa başlasa da patlayan lastikler onu zirveden uzaklaştırdı.

Süper 2000 klasmanında Skoda Fabia pilotu İsveçli Patrik Sandell ve Eyvind Brynildsen sadece 8.4 saniye farkla heyecanın dozunu ikinci günde de yüksek tutacaklar.

Sebastien Loeb: 60. Zafer, 7. Şampiyonluk

04/10/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Fransız pilot Sebastien Loeb Fransa Rallisi’ni ilk sırada tamamlayarak kariyerinin altmışıncı zaferini kazandı ve yedinci Dünya Ralli Şampiyonluğu’nu ilan etti.

Son gün etaplarından Bitche 2, seyirci güvenliğinin sağlanamaması nedeni ile iptal edilince 4.2 kilometrelik son etapta sekizinci zamanı yapsa da Loeb şampiyonluğu bir kez daha kazanmayı başardı.

“Olağanüstü” diyerek sözlerine başlayan Loeb : “Çok etkileyici bir ralli oldu. Çok zordu, bu kadar insanı burada beklemiyordum. Fransa’da şampiyonluğu kazanmak benim için en iyi sonuç oldu.” dedi.

Peşinden gelen pilotlar Loeb’i kutlarken kendi aralarındaki mücadele ile heyecanı yüksek tuttular.

Loeb’in takım arkadaşı Dani Sordo yarışı ikinci sırada tamamlayarak Citroen’in de yeniden markalar şampiyonluğunu kazanmasını sağladı. Sordo yine Loeb’in ardında kalsa da onun şampiyonluğu almasına kendisi almış kadar sevindi : “Sebastien için çok sevindim. Citroen için de sevindim. Yol kenarında da bir çok seyirci vardı, onlar için de iyi bir yarış oldu.”

Yarışı üçüncü sırada tamamlayan Petter Solberg Citroen C4’ünün ilk gün ayarlarındaki yanlışlıktan kaybettiği zamanlara üzülüyordu : “İlk gün çamurda çok zaman kaybettim, o koşullarda test yapmamıştım. Ama yine de mutluyum, podyuma çıkmayı başardım. Şampiyonlukta da Latvala’nın da önünde bitirme şansımı sürdürüyorum.”

Loeb’in şampiyonluğunu ilan ettiği yarışta dört etabın en iyi zamanını elde eden Latvala durumdan memnun gözükse de şampiyoluk ümitlerini suya gömmüş Ford takımı içinde tarzı ile ön plana çıkmayı başardı : “Podyum çok yakındı ama uzun etabın ikinci geçilişi iptal edilince Solberg’i yakalama şansım kalmadı. İlk gün dediğim gibi ilk beş içinde yer almak istiyordum, bunu da başardım. İkinci gün yaptığım hata olmasa belki daha iyi de olabilirdi.” dedi ve rakibini de övmekten geri kalmadı : “Petter’in burada yaptıklarına da saygı duyuyorum, yine çok güzel bir tempoda mücadele etti.”

Latvala’nın takım arkadaşı ve Ford’un şampiyonluk beklediği Mikko Hirvonen ikinci gün yaşadığı mekanik sorunlardan sonra yarışı beşinci tamamlayabildi, Sebastien Ogier ise altıncı oldu.

Patrick Sandell Süper 2000 kategorisini kazanırken, Armindo Araujo ise Grup N’de birinci oldu. Jeremi Ancian Suzuki Swift S1600 ile Gençler’de ilk zaferini elde etti.

Lider Loeb ilk gün sonunda rahatladı.

02/10/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Citroen pilotu Sebastien Loeb Fransa Rallisi’nin ilk günü sonuna rahat bir şekilde ulaştı. Loeb lider ama yerel kahraman için bu hiç de kolay olmadı.

Sabah geçilen ilk dört etabı kazanan Loeb öğleden sonra etaplara çıktığında sabahkinden farklı bir zeminle karşılaştı. Yarışan 67 araç geçtikten sonra viraj içindeki tüm toprak yola serilmiş ve çamura dönüşmüştü bu da sabah ki çizgisinin bozulması anlamına geliyordu.

Koşulların değişmesine rağmen Loeb dört etabın sadece birinde bile olsa en iyi zamanı yapmayı başardı ve gün sonunda farkı altı saniye daha açarak ilk günü en yakın rakibinin 22.7 saniye önünde servis alanına döndü.

“Son etaptan çıkabildiğim için mutluyum” diyerek sözlerine başlayan lider “Güzel bir gündü ama son etap çok tuzaklıydı, çok zordu. Çok dikkatli olmak zorundayız, sanırım 40 saniye kadar zaman kaybettik, arkamızda bizi zorlayan birisi olsaydı sanırım liderliği de kaybetmiştik. Burada olduğum için mutluyum.” dedi.

Günün son etabı startı organizatörler tarafından 58 dakika ertelendi. Etap içindeki seyircilerin daha güvenli noktalara alınması için böyle bir karar alındığı açıklandı.

Öğleden sonranın pilotları Citroen Total Takımı’ndan Loeb’in takım arkadaşı Dani Sordo ve Ford pilotu Jari-Matti Latvala idi.

Sordo öğleden sonra etaplarının ilk üçünde ya en iyi zamanı ya da en iyi ikinci zamanı yaparken altıncı özel etapta Petter Solberg’i, yedinci özel etapta da Sebastien Ogier’i geçmeyi başardı. Sabah etaplarında zorlanan İspanyol pilot öğleden sonra etaplarındaki temposundan oldukça memnundu : “Güzeldi. Çok ilginç bir mücadele oldu, çok yakındı. Sabah etaplar çok zordu ancak öğleden sonra tam benim istediğim gibi oldu.”

Latvala için de aynı koşullar geçerliydi, Ford için etapların dar kısımları daha uygundu. “Araç dar ve kaygan bölümlerde çok güzel gidiyor.” diyerek sözlerine başlayan Latvala öğleden sonra etaplarında herkesi geçebilmek için büyük bir efor sarfetti : “Son etap fazlasıyla kaygandı. Ama görünen o ki araca uygun olan da bu koşullardı, çok güzel uyum sağladı.”

Latvala’nın kaygan etaplardaki temposu ilk günü üçüncü sırada tamamlamasını sağlarken Petter Solberg’i dört saniye fark ile dördüncülüğe itti.

Latvala’nın takım arkadaşı Mikko Hirvonen ise ilk günde sorunlarla boğuştu. Hirvonen ilk günü liderin yaklaşık iki dakika ardında altıncı sırada tamamlayabildi. Herkesin şikayet ettiği günün son etabında da jantlarına hasar veren Fin pilot ilk günü hiç de istemediği altıncılıkta kapattı.

Fransa Rallisi’nde ikinci gününde de dört etap ikişer kez geçilecek. 35.48 Km. ile rallinin  en uzun  Pays d’Ormont etabının da iki kez geçileceği ikinci günde ekipler sabah etaplarından sonra yine öğleden sonra etaplarında kaygan ve farklı zeminde mücadeleye devam edecekler.

Loeb kendi evinde zafer istiyor.

01/10/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun onuncu rallisi 1-3 Ekim tarihlerinde düzenlenen Fransa Rallisi öncesinde Sebastien Loeb basın toplantısında şampiyonluk ve sonrası ile ilgili soruları cevaplandırdı.

Yarış öncesi organizasyon tarafından düzenlenen basın toplantısına katılan Loeb kendi evinde düzenlenecek olan Fransa Rallisi’ni kazanması halinde kariyerinin 60’ncı ralli zaferine ulaşacak ve aynı zamanda yedinci ralli şampiyonluğunu da elde etmiş olacak. Loeb bu konuda üzerlerinde şimdiye kadar hiç olmadığı kadar baskı olduğunu belirtti ancak Pazar akşamını konuşmaya başlamadan önce tamamlaması gereken bir ralli olduğunu ve etapların hiç de o kadar kolay olmadığını vurduladı.

Herkesin ilgisini Loeb’e yöneltmesi Fransız pilotun işini ne kadar zorlaştırdığı da soruldu, Loeb bu soruya her zamankinden fazla ilgi olduğunu kabul etti ama kendisini bu ilgiden koruduğunu ve tüm konsantrasyonunu ralliye vererek hazırlandığını belirterek esprili bir şekilde “herşey yolunda, bir çözüm bulacaklarını” söyledi.

Japonya Rallisi’nde şampiyonluğunu bilerek Fransa’ya bıraktığı söylentileri dolaşırken herkes Loeb’in kendi evinde bildiği etaplarda bu zaferi yaşamak istediğini söylüyordu. Ancak Loeb bu seneki yarışın etaplarından sadece bir tanesini onu da kısmen hatırladığını söyledi. 2001 ve 2003 yıllarında buradaki etapları geçtiğini söyleyen Loeb o zamandan beri etapları geçmediğini özellikle vurguladı. Ve yine esprili bir şekilde “bazen asfaltta iyi olduğunu” söyledi.

2011 sezonu sonunda ralli kariyerini sonlandıracağı söylentilerine karşı Loeb 2011 için imzaların atıldığını, 2012 için ise hala karar vermediğini ancak sezon sonunda planların yapılmaya başlandığı dönemde buna karar vereceğini belirtti.

Fransa Rallisi bugün (1 Ekim 2010) geçilecek özel etaplar ile başlıyor. Üç gün sürecek rallide 20 özel etap geçecekler. Yarış Pazar günü öğleden sonra sona erecek.

Loeb saklandı, Ogier kazandı.

13/09/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Citroen Sport pilotu Sebastien Ogier Japonya Rallisi’ni kazanarak bu sezon ikinci zaferine imza attı. Ogier bu zaferi ile Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) Pilotlar Klasmanı’ndaki ikinciliğini de sağlama aldı.

Yarışı uzun süre önde götüren Petter Solberg süspansiyonu kırınca, ikinci sırada giden Mikko Hirvonen de difransiyel pompasının arızalanması ile gerilere düşünce Ogier son gün bir anda öne fırladı.

“Gerçekten şaşırtıcı ve gerçekten mutluyum” diyerek sözlerine başlayan Ogier : “Buraya ilk geldiğimde bu rallinin zor olacağını biliyordum, çünkü çoğunlukla sevmediğim zorlu etapları vardı. Ama kısa zamanda iyi hissettim ve tempomu buldum.” dedi.

Süspansiyon arızası ile aracının idaresinde zorluklar yaşayan Solberg öğle servisinde bu sorunu gideremeyince ikincilikte tutunmak için son etaplara çıktı. “Bu kadar kötü başlayan bir yarışı bu kadar iyi götürmemize şaşırdım. Yine de iyi hissediyorum sadece araç ile ilgili şanssız bir problem yaşadık.” diyen Solberg şanssızlığından yakındı.

Japonya’da iki kez zafere uzanmış olan Hirvonen ise daha da şanssızdı. Vites kutusunda sorunla çıkan Fin pilot Loeb’e yine geçilmekten kurtulamadı ve yarışı ancak altıncı sırada tamamladı.

Loeb şampiyonluğu evine sakladı
Loeb zirveden uzak kalsa da beşinci sırada tamamladığı yarıştan on puanı cebine koydu ve yedinci şampiyonluk için bir adım daha atmış oldu. Loeb bu sonuçla şampiyonluk şarkılarını kendi evinde düzenlenecek olan Fransa Rallisi’ne bıraktı.

Citroen Junior Takımı’ndan Dani Sordo podyum hesapları yaparken Jari-Matti Latvala’nın gerisinde kalarak yarışı dördüncü sırada tamamladı.

Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun onuncu yarışından sonra sezon yeniden Avrupa kıtasına dönüyor. 30 Eylül – 3 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Fransa Rallisi belki de Sebastien Loeb’in yedinci şampiyonluğunu ilan edeceği yarış olacak. Loeb 201 puan ile şampiyonada lider konumda yer alıyor. İkincilikte ise 158 puan ile Sebastien Ogier bulunuyor. Markalar klasmanında Citroen Total Takımı 345 puan ile lider, BP Ford Abu Dhabi ise 250 puan ile ikinci sırada yer alıyor.

Almanya’da kazanan yine aynı

23/08/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Citroen takım pilotları Sebastien Loeb ve Daniel Elena ikilisi Almanya Rallisi’ni peşpeşe sekizinci kez kazanarak yeni bir rekora imza attılar. Citroen C4 WRC ile katıldıkları asfalt yarışın ilk etabından son etabına kadar birinci sırada yer alan ikili en yakın rakipleri olan takım arkadaşları Dani Sordo ve Diego Vallejo’nun 51.3 saniye önünde finişe ilk sırada geldiler. Podyumun üçüncülük basamağında bir başka Citroen C4 WRC pilotu Sebastien Ogier yer aldı, Ogier kopilotu Julien Ingrassia ile Citroen’in başarısına ortak oldular.

Dünya Ralli Şampiyonası’nda pilotlar klasmanında Sebastien Loeb en yakın rakibi Sebastien Ogier’in 58 puan önünde lider konumda yer alıyor. Almanya Rallisi’ni dördüncü sırada tamamlayan Jari-Matti Latvala üçüncü sırada yer alıyor. Markalar klasmanında ise Citroen, Ford’un 86 puan önünde liderlikte yer alıyor.

İlk gün sorunlarla boğuşan, son günde de debriyaj sıkıntısı yaşayan Petter Solberg yarışı beşinci sırada tamamladı. Matthew Wilson ve Kimi Raikkonen arasındaki altıncılık savaşından İngiliz Wilson zaferle ayrıldı.

BP Ford takımı pilotu Mikko Hirvonen son güne SüpeRally ile başlasa da vites kutusu arızalanınca yarışı tamamlayamadı. Ken Block da alternatör arızası ile yarış dışı kaldı.

Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun bir sonraki yarışı 9-12 Eylül tarihlerinde düzenlenecek Japonya Rallisi olacak.

Aras Dinçer: Sebastien’den iyisi, yine bir Sebastien’dir

08/06/2010 in Aras Dinçer/Dünya Ralli Şampiyonası/IRC/Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Bu yazıda ağırlıklı olarak WRC ve IRC’nin son yarışlarına değineceğiz, biraz da Antalya’ya uzanacağız Tırmanma için. Geçen sene başladığımız Tırmanma PR’ına devam ediyoruz!

Ancak bütün bu gündem maddelerinden öte bazı şeyler görüyorum son zamanlarda sporumuzda. Çok direkt söyleyeceğim… Aramızda “Ay biz bu sporu çok seviyoruz, nasıl seviyoruz anlatamayız, bayılıyoruz vallahi” diye her fırsatta dile getirip, kendilerinin yarışmadıkları yarışlara bırakın gitmeyi, haberleri bile olmayan bay-bayan arkadaşlar var. Bu sporu sevmek, biraz da etrafta olup biteni gözlemlemek, ders çıkarmak, insanlarla ilişkiler kurmaktır. İstisnalar hariç, yeni jenerasyon çoğu arkadaşımız, kendilerinin girmedikleri yarışları gidip izlemek derdinde değiller. Tek dert, ödül törenlerinde ellerine tutuşturulan tenekeden kupalar. Katıldıkları yarışın ek yönetmeliğinde sadece kime ne kupa veriliyor sayfasını okuyan zihniyetteki insanlardan ben şahsen hiç hazzetmiyorum, sizleri bilemem, gocunan gocunsun… Neden “yeni jenerasyon” dedim yukarıda, Abant Tırmanma’ya gittim, izleyenlere bakıyorum, Erdinç-Ergün Yeşilyurt, Gökhan Saraçoğlu, Murat Üçbaşaran, Serkan Yazıcı’ya destek için gelmiş dahi olsa Kaan Özşenler (Ki Kaan fırsat bulduğu her yarışı izlemeye gider), Cem Özdemiroğlu. Sevgili Yağız, Hakan Kargın, Yüksel Özgür üşenmeyip İzmir’e Ege Rallisi’ni izlemeye gelmişlerdi mesela. Burak Çukurova’yı, Kaan Özşenler’i, Yağız Avcı’yı, her İstanbul mahalli rallisinde seyirci olarak görebilirsiniz. Bu isimlerin çoğu, artık yarış izleyerek bir şeyler öğrenme safhasını çoktan geçmiş, belli tecrübede insanlar. Orada olmalarının tek sebebi yarış atmosferi ve muhabbet. Zaten bu yüzden bu yolun hancıları olmuştur bunlar artık… Bu durumu sadece yeni jenerasyona yüklemek haksızlık olur, büyüklerimizden de bu tutum içinde olanlar var… Bazı insanların Pazar günleri çalışmak veya yarışları takip etmeye müsait maddi durumları olmaması gibi mazeretleri olabilir, bu başka bir şeydir ve geçerli bir sebeptir. Ama pazar günü İstanbul’da dalga geçmeyi, yarış seyretmeye tercih eden birçok “spor sever” insan tanıyorum ve üzülüyorum açıkçası geldiğimiz duruma. Bu işi sevmek, sadece forumlarda TOSFED’e, organizatörlere, yarışmacılara eleştiri getirmekten geçmiyor. Elleri taşın altına koymak lazım ki, ülkemizde bu spor yayılsın ve sevilsin. Neredeyse bir yıldır “Tırmanmalar çok keyifli, gelin şu yarışlara” diye yırtınıyorum. Yalan söyleyecek değilim herhalde, her gelen “hakikaten öyleymiş” deyip, yine geliyor sağolsun… Çok basit bir misal, geçen sene Gürsu Tırmanma’da finişten 1.5 km önceki söğüt gölgeli sağ U virajda dönen ağır geyiği videoya çekmediğime hala pişmanım, hayatım boyunca bir yarış esnasında yapılan en uzun, en komik ve en dedikodulu meclisti bu, kimler yoktu ki… Ama tabii ki, bunu kaçırdığına üzülmek ve yenisini yakalamayı istemek için, bu sporu gerçekten sevmek lazım. Yoksa Ari Vatanen gelip anlatsa ne yazar…

Şimdilerde bu ekabirlik daha da ilerletildi. 2-3 sene yarışıp, Mahmut Şevket Paşa’nın yolunu dahi bilmeyenler, “Para yoksa ben de yokum”, “araba N2 mi, hmmmm yok be sağolasın” diye teklif reddetmeye başlamışlar. Adım gibi eminim ki, binilecek otomobil N2 değil de, N4 olsa, etekleri zil çala çala gelecekti bu arkadaşlar… Vay be, Türkiye’miz, profesyonel ralliciler cenneti olmuş, haberimiz yok…

Velhasıl, sporu sevmek, sadece para harcamaktan, para kazanmaktan veya facebook’a tulumlu resim koymaktan geçmiyor. Yeni başlayan insanlara karşılık beklemeden yardımcı oluyorsanız, araba seçmeden sadece yarışma zevki için start alıyorsanız, eve kupa götürme derdinde değilseniz, dünyada ve etrafınızda olup bitenleri izleyip, bir takım çıkarımlar yapabiliyorsanız, ve bu yazıyı buraya kadar okuyabildiyseniz, bundan sonraki satırlar sizler için, Tırmanma, WRC ve IRC’ye geçiyoruz…

Nefes nefese bir Sardunya Rallisi izledik. 2006 yılında gördüğüm Sardunya Rallisi, gerçekten çok sıkı pilotaj isteyen ve en ufak hatayı affetmeyen türden etaplara sahipti. IRC’nin başa güreşen esas oğlanlarının bu yarışı Andreucci’den pek de kolay alamayacaklarını düşünüyordum. Nitekim öyle oldu, Andreucci, yavaş kaldığı için değil, kendi hatasıyla verdi yarışı. Hem de tecrübesinden hiç beklenmeyecek bir set-up hatası ile. Yarışı kazanan Hanninen gerçekten enteresan bir pilot. Belli bir süratin üzerine çok kolay çıkıyor ve o süratte hata yapmadan gidebiliyor. Üstelik bunu sadece hızlı karakterli parkurlarda değil, Sardunya gibi değişken karakterde yollara sahip yarışlarda da yapabiliyor. 2’nci Andreucci oldu, 3’üncü ise Kopecky. Çek pilot da bilindiği gibi, Hanninen’in, Meeke’in tempolarına çıkamıyor ama onlara yakın tempoda gidip, rahatlıkla finiş görebiliyor ve puanları topluyor. Tam bir şampiyona pilotu yani Kopecky. Sardunya etapları yapıları gereği taklaya tumbaya çok elverişli yerler olduğu için, Meeke’in kaza yapmasına pek şaşırmadım. Andreucci ve Hanninen ile uğraşmak yaramadı Meeke’e. Sezonun daha yarısındayız ve sadece 7 yarıştan puan getiriliyor, yani Meeke’in şampiyonluk şansı bitmedi. Ama hata yapma lüksü de kalmadı artık. Bundan sonra o kadar da cesur kullanamayacaktır. Şampiyona puanlarına bakarsak, Skoda pilotları Hanninen ile Kopecky arasında sadece 11 puan var. 3’üncü Guy Wilks ise, bir başka Skoda ile yakın takipte. IRC’nin keyfinin biraz kaçtığını düşünüyordum ama, Avrupa yarışları artık başladı ve, 3 Skoda pilotu arasında güzel bir mücadele izleyeceğiz gibi görünüyor. Belki Peugeot’su ile Meeke de dahil olabilir bu mücadeleye, çünkü ne zaman ne yapabileceğini kendisinin bile bilmediği bir pilot Kris Meeke. Freddy Loix, Ypres Rally’den itibaren devreye giriyor, kalan yedi yarışta sihirli dokunuşlar yaparsa, O bile dahil olabilir şampiyonluk yarışına. Skoda fabrika takımı, iyice asıldı işe, yakında Fabia Super 2000 Evo 2 çıkıyor. PSA grubu ise artık 207 Super 2000’i bırakıp, DS3 Super 2000’e odaklandı. Ancak 207’ler sanırım 2011 sonuna kadar müşterilere hizmet vereceklerdir, 1.6 turbo motorlu DS3 Super 2000’in müşterilere hemen sunulacağını zannetmiyorum. M-Sport SWRC’ye odaklandı, Fiesta Super 2000 ile IRC kovalayan hiç yok. Ama Malcolm Wilson’ın bu pazarı göz ardı edeceğini sanmam. Proton takımı da Ypres’den itibaren boy gösterecek. Bu yılın 2. yarısı ve 2011 enteresan bir dönem olacak IRC için. Monte Carlo heyecanından sonra biraz sönük kalmıştı IRC, ama şimdi ortalık ısınacak gibi.

WRC’de ise, fazlasıyla dramatik bir yarış izledik Portekiz’de. Citroen’lerin Ford’lar karşısında ulaştıkları hız, artık dalga geçer hale gelirken, 2 yıldır bahsettiğim Ogier gerçeği de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Loeb’ü hızı ile geçebileceğini bu sene ispatlayan Ogier, artık sadece hızı ile değil, o hızını finiş takına kadar güvenli bir şekilde taşıyabileceğini de gösterdi. Tamam, “Loeb’ün devri kapandı” demiyorum, ama Loeb’den sonra Hirvonen’in ve Bay Wilson’ın başına kim bela olacak, o belli oldu, Ogier… Loeb bu işi zirvedeyken mi, yoksa Sainz gibi kazanamaz hale gelince mi bırakır bilinmez ama, kesin olan bir şey var ki, şu an dünyada kimse Malcolm Wilson ve Ford pilotlarının yerinde olmak istemez. Yakalayamadıkları Sebastien sayısı ikiye çıkarken, bir de Petter Solberg’le uğraşacaklar. Kötü haberler bununla da bitmiyor Ford’çular için. Kalan 7 yarışın 4’ü asfalt zeminli. Asfaltta Loeb-Ogier-Sordo-Solberg gibi pilotların altında C4 WRC varken, Hirvonen ve Latvala için fazla iyimser olmak mümkün değil. Hatta diyebilirim ki, şu noktadan sonra 2010 Dünya Şampiyonluğu için Loeb’ün tek ve en ciddi rakibi Ogier’dir bence… Ben Malcolm Wilson’ın yerinde olsam, bu yılı pas geçerdim ve önümüzdeki seneye umutla bakabilmek için, Citroen DS3 Super 2000’in kelek çıksın diye dua etmeye başlardım. Ki Citroen Racing sağolsun, kötü bir huyları var, arabayı parkura koyar koymaz yarış kazanıyorlar, rakiplerde ne moral kalıyor ne cesaret doğal olarak… Markalar Şampiyonası’nda her şey hala ortada gibi görünse de, asfalt yarışlar için Citroen’in hanesine en azından 35’er puan banko yazılır diye düşünüyorum. Zor be Malcolm Abi…

SWRC şampiyonasında en büyük şans, Fiesta Super 2000 pilotları Pons ve Ketomaa’nın görünüyor. Ketomaa eskiden daha hızlıydı, ama yine de son iki yarışı kazandı ve formda. Bu noktada, geriden gelecek olan Prokop’un da az da olsa bir şansı var. Ketomaa ve Pons sadece 2 yarışta karşılaşacaklar, ama Prokop girdiği her yarışta bu iki pilotu geçmek zorunda. Özellikle, üçünün de gireceği Fransa ve Galler Ralli’leri çok renkli geçecektir. Aynı zamanda JWRC’ye puan veren Portekiz Rallisi’nde, yetenekli Hollandalı Abring’in zaferini izledik, sonuna kadar hak etti. 100 yıldır utanmadan JWRC kovalayan ama hala şampiyon olamayan ve bu sene inşallah yaş haddinden emekliye ayrılacak olan Aaron Burkart ile aralarında şampiyonluk mücadelesi geçecek. Hafif Super 1600’ü ile eşek ölüsü ağırlığındaki R3’leri geçemeyen Burkart’a karşı, umarım Abring kazanır bu sezonu. Çünkü gerçekten yetenekli bir pilot. Ancak JWRC’de kalan dört yarış asfalt, Super 1600’lerin R3’lere karşı avantajlı oldukları kesin… Portekiz, PWRC’ye puan vermiyordu. Bu klasmanda, hem spektaküler hem de hızlı pilotlar Araujo ve Flodin arasında büyük çekişme izleyeceğiz kalan yarışlarda.

Dünya’dan bu kadar haber yeter, gelelim Antalya Tırmanma’ya. Öncelikle ilk ulusal yarışını organize eden AMK’ya hoş geldin demek lazım. İzlemeye gidemedim, söylenenlere göre, bazı eksikler vardı ama genelde sorunsuz bir yarış oldu deniyor. İleride daha iyi organizasyonlara imza atacaklardır. Zamanlardan gördüğüm kadarıyla, Öğül Ağabey, Ünal’ı sallamış ama yıkamamış. Önümüzdeki çarpışmalarda neler olacağını göreceğiz. Cem Ağabey’in de zamanları sallantıda, “2 Şeker Kupası”nı da zaten Mehmet Pınarbaşı almış. Mustafa Çakal, Doktor T’yi terletmiş ama Doktor birincilik puanlarını indirmiş cebe. Kategori 1’de zirve değişmemiş, Palio’lar arası mücadelede Bay Özaltolmaz çuvallamış, Salih Çağlayan 2’ncilikde muvaffak olmuş. Katılan herkesi tebrik ederiz. Ağabey’ler Kupası’nda Türkiye Şampiyonaları kuralları gereği 3 start olmadığı için, bu yarış puan veremiyoruz maalesef, geçen yazımda belirttiğim puan durumu geçerliliğini koruyor.

Bu haftaki “1 fotoğraf 1 nasihat” köşemizde, bir Türk geleneğini inceliyoruz. Fotoğrafta Sinan ve Gökhan Bey’leri, öldürdükleri Evo 6’nın başında görüyoruz. Nasıl ki avcılar vurdukları domuzun üstüne çıkıp poz verirler, Sinan ve Gökhan da aynı gururla, muzaffer bir poz vermişler. “Bir halt ettik, bari keyfini çıkartalım” demişler. Neymiş: Akacak su, radyatörde durmazmış…

Bu haftanın menüsünde Kocaeli Rallisi var. 2 gündür süren ve dineceği yok diye düşündüğüm sağanaklar devam ederse, parkur enteresan bir hal alacaktır. Bakalım en çok seyirci toplayan yarışlardan biri olan Kocaeli Rallisi’nde yine aynı görüntüleri görebilecekmiyiz…

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Loeb son güne 55 saniye avantaj ile girdi

07/03/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Altı kez Dünya Ralli Şampiyonu olan Sebastien Loeb Meksika Rallisi’nin son gününe en yakın rakibinin 55.5 saniye önünde girmeyi başardı. Meksika Rallisi’nin ikinci gününde geçilen dokuz özel etabın sekizinde en iyi zamanı elde etmeyi başaran Loeb, Meksika Rallisi’ni dördüncü kez kazanmaya bir adım daha yaklaştı.

Citroen C4 WRC pilotu güne üçüncü sırada başlasa da avantajlı konumda başladığını ispatlarcasına henüz ikinci etapta liderliği ele geçirdi.

Daha sonra geçilen her etapta farkı arttıran Loeb son gün geçilecek 51.49 kilometrelik özel etapta ilk sırada başlama dezavantajına rağmen ralliyi kazanma yolunda büyük bir adım attı.

“Mükemmel bir gün oldu.” diyerek sözlerine başlayan Loeb : “Hiç hata yapmadık, her etap limitlerimde gittim ve arayı biraz daha açtım. Şimdi 50 saniyeden fazla fark yaptık, mükemmel bir sonuç, yarışın geri kalanında yolun üstünde kalmamız lazım, planımız bu.” dedi.

Petter Solberg günü ikinci sırada tamamladı. Kendi sahip olduğu takımında Citroen C4 WRC ile mücadeleye katılan Norveçli pilot Cuma günü elde ettiği birinciliği koruyamadı. İkinci güne ilk sırada başlayan Solberg kaygan zemind tutunamadı ve bir ara üçüncülüğe gerilediği yarışta ikinci günü ikinci sırada tamamladı.

“İkinci kez geçişimizde bile inanılmaz kayıyorduk ama yine de iyi idare ettik.” diyen Solberg, zafere yakın olmanın heyecanı ile şunları söyledi : “Evet, Loeb arayı epey açtı ancak ralli henüz bitmedi, son gün de elimizden geleni yapacağız. Bugün araçta farklı ayarlar deneme şansımız da oldu, ufak geliştirmeler yaptık. Zirveye yakın gitmek güzel bir duygu ve zaferin kokusunu yeniden almak da güzel, anlıyor musunuz?”

Citroen Junior Takımı pilotu Sebastien Ogier günü üçüncü sırada tamamlarken rakibi Solberg’in sadece 2.7 saniye gerisinde yer alıyor.  Ogier onaltıncı özel etapta Solberg’in kendisini geçmesini sağlayarak son gün sıralama avantajını kullanmak istiyor. “Son etapların bitiminde biraz yavaşladık ve Solberg’in ikinci olmasını sağladık, böylece son güne üçüncü sırada başlayarak rakibimizi geçmeyi hedefliyoruz. Bunu denemek istedik, planımız bu. Çok güzel bir gün geçirdik. Ufak bir spinimiz oldu ama her şey yolunda. Loeb bugün çok hızlıydı ama hiç bir zaman onunla mücadele etmeyi planlamadık. Onun mücadelesi her zaman Petter ile oldu.”

BP Ford Abu Dhabi pilotları Jari-Matti Latvala ve Mikko Hirvonen yarışı dördüncü ve beşinci sırada götürüyorlar. Citroen üçlüsü ile aralarında 45 saniyeden fazla fark var.

Latvala onaltıncı özel etaptan sonra şunları söyledi : “Zamanlarımızı biraz geliştirdik, en hızlı zaman ile aramızdaki farkı beş saniyeye kadar indirdik. Öğleden sonra etaplarında daha da iyiydik. Öğle servisinde ayarlarda da değişiklik yaptık, sanırım biraz fazla yumuşaktı ayarlarımız şimdi tam istediğimiz gibi oldu.”

Ford takımının iki numaralı pilotu olduğu için son gün Hirvonen ile yer değiştirmesi istenir mi diye sorulduğunda Latvala şunları söyledi : “Bakalım son gün neler olacak ama elbette Hirvonen benim önümde bitirmeli çünkü onun pilotlar şampiyonasında benden daha çok puana ihtiyacı var.”

Hirvonen de zamanlarında gelişme gösterse de kendi halinden pek memnun değildi : “İkinci gün de ilk günden çok iyi değildi. En iyi ayarı tutturmak için çaba sarfettik. Yarışın başından beri araç ile uyum sağlayamadım, güvenimi de kaybedince geri kazanmam zor oldu. Bundan sonrası daha iyi olacak, yarın iyi bir yerde bitireceğiz.”

Stobart Ford Takımı pilotu Henning Solberg günü altıncı sırada, Hirvonen’in 25.3 saniye ardında tamamladı. Norveçli pilot gün içinde ilk beş içinde zamanlar yaptı. Onbirinci özel etapta en iyi ikinci, onikinci özel etapta ise en iyi üçüncü zamanı yaptı ve Ford takımı pilotlarına öğleden sonra etaplarındaki ayarları konusunda örnek oldu. “Çok iyi hissediyorum, araç da iyiydi. Frenler ile sorunumuz oldu, bir kaç kez araç stop etti ama yine de denemeye devam ettim.”

Munchi Ford Takımı’ndan Federico Villagra günü yedinci sırada tamamlarken, gün içinde yarış dışı kalan Dani Sordo, Ken Block ve Matthew Wilson’dan sonra WRC ekiplerinin de sonuncusu oldu.

Meksika Rallisi’nde son gün toplam 51.49 kilometrelik üç özel etap geçilecek. Organizatörler yarış başlamadan 7.05 kilometrelik 20. özel etabı güvenlik sebebi ile iptal etmişlerdi. Ekipler güne rallinin en zor etabı olan 29.13 kilometrelik Guanajuatito özel etabı ile başlayacaklar. Loeb ve Solberg’in arasından zaferi kimin kazanacağını az çok belirleyecek bu etaptan sonra 17.94 kilometrelik bir zorlu etap daha geçen ekipler son olarak 4.42 kilometrelik Özel Seyirci Etabı ile yarışı tamamlayacaklar.

Go to Top