Reklamlar
Tag archive

mardin

Mezopotamya Rallisi sona erdi.

15/11/2010 in Mahalli Ralliler

Dört farklı etabın üçer kez geçilmesi ile 85,65 km. lik özel etap uzunluğu ve 233,90 km.lik normal etap uzunluğu bulunan III. Mezopotamya Rallisi Pazar günü saat 11:45’te ilk arabanın Cumhuriyet Meydanı’ndaki finiş podyumundan geçmesi ile son buldu. Genel klasmanda birinciliği 1:01:06,3 derecesi ile Tok Sport adına yarışan Menderes Okur Aras Dinçer ikilisi alırken onları Bonus Parkur Racing’ten 1:01:48,1’lik derecesi ile Özen Özer ve Burak Söğüt takip etti. III. Mezopotamya Rallisi’nin genel klasmandaki üçüncüsü ise Nebil Erbil ve Oğuz Bozkurt ikilisi oldu. Grup H’ta birinciliği Opel Kadett ile yarışan Tan Uydaş ve Yıldıray Öcal aldı. Araçlarında yaşadıkları sorunlardan dolayı Pazar günü Süper Ralli yapan pilotlarımızdan Mahmut Ayverdi ve Doğan Ekmekçi teşvik kupası almaya hak kazandılar. Kupa almaya hak kazanan pilotlarımıza kupalarını Mardin Valisi Sn. Hasan Duruer takdim etti. Federasyon Başkanı’mız Sn. Mümtaz Tahincioğlu, Mardin Otomobil Sporları Kulübü ile birlikte 3.’sü yapılan bu organizasyon sonucunda teşekkür plaketlerini ödül töreni esnasında Mardin protokolüne sundu.

Bayram öncesi muhteşem bir hava eşliğinde yapılan bu organizasyonda, tüm katılımcılar Mezopotamya Rallisi vesilesi ile Mardin’de bulundukları için sportif ve kültürel anlamda duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Suriye Federasyonu’ndan gelen delegeler, önümüzdeki seneler için Suriye – Türkiye işbirliği ile ilgili planlama ve çalışmaları gerçekleştirilirken önümüzdeki yıl sportif takvim oluşturulurken Mezopotamya Rallisi’nin uluslararası yapılması ile ilgili çalışmaları tamamladılar.

Bu yıl 3. kez düzenlenen Mezopotamya Rallisi’nde görevli olarak yer alan isimlerin çoğunluğunun Mardin bölgesinden olması dikkat çekiciydi. Ayrıca katılımcılar arasında yer alan Ömür Yıldırım’ın Co-pilot’ u  Ercan Kerelti’ninde Mardinli olması  otomobil sporlarının bu bölgede daha da ileriye gideceğinin sinyallerini verdi.

Reklamlar

Aras Dinçer: Bir karar verin yahu…

08/11/2010 in Aras Dinçer/Türkiye Ralli Şampiyonası

Bu yazıyı büyük bir keyif içinde yazıyorum. Her ne kadar bu bir canlı yayın olmasa da, şu an Moto 2 yarışında Kenan’ı izliyorum. İlk kez start aldığı bu seride 2. gidiyor. Hepimizi O’nunla gurur duyuyoruz. Yetenekli alçakgönüllü, şampiyon hamurlu Kenan kardeşimizin, Superbike’dan sonra Moto 2’de ve zamanı geldiğinde Moto GP’de de bayrağımızı göndere çektireceğinden hiç kuşkum yok. Keşke bu ülke, şampiyonuna daha fazla sahip çıksa, desteklese… Ama nerede…

Evet burası Türkiye… Bırakın Dünya Şampiyonuna sahip çıkmayı, desteklemeyi, daha bir rallinin yapılıp yapılamayacağı bile, starta 6 gün kala belli olmuyor bu ülkede. Öyle son anda meydana çıkmış bir ralli değil, takvimde yeri belli olan, ertelenen, ama tarihi aylar öncesinden belirlenmiş, üstelik Türkiye Ralli Şampiyonası’na puan veren, ve bazı ünvan ve dereceleri etkileyebilecek bir ralliden bahsediyoruz. Bu  nasıl bir spor atmosferidir, nasıl bir zihniyettir, bu konuya nasıl kimse sahip çıkmaz, böyle ciddi bir durum nasıl netleştirilmez, anlamıyorum diyeceğim, ama demiyorum. Bu ülkede bu iş ancak bu kadar oluyor, bunu yıllardır anlamış olmamız gerekir. Üzülmek ve hatta gidişata isyan etmek mümkün, fakat bu gidişatı değiştirmek maalesef mümkün değil. Belirsizlik, çıkarlar, entrikalar, saklambaç, tiyatro, bu sporun bir parçası olmuş artık Türkiye’de. Hani Bosphorus Rally yazısının başlığında demiştim ya, “Devlet Şehir Tiyatroları sunar” diye… Helal olsun, iyi çalışıyor aktörler-aktristler. Komedi, dram hatta bazen polisiye, ne arasanız var. Bravo yahu, valla bravo…

Bravo sayın büyüklerimiz… Şurada gidip 2 km yarışacağız alt tarafı. Bütün derdimiz buydu. Hem oraları görmüş olacaktık, daha önce görenler tekrar göreceklerdi, hem de sporumuzu yapacaktık. Ama olmayacaksa, yapılamayacaksa, dünyanın sonu da değildi. Dünya’da ilk defa bir ralli iptal edilmeyecekti. Yani iptal edilmesi gerekiyorsa, edilebilirdi, bu da sorun değildi. 5 arabayla, 8 arabayla ralli yapmak, traji komik bir ortam yaratacağı gibi, o bölgede spora duyulan saygıyı da geri götüreceği kesin. Yarışın yapılması veya iptal edilmesi hiç dert değil, başka yarışlar yapılacak, onlara gireriz. Veya yapılırsa, seve seve gidip yarışırız Mardin’de. Buraya kadar sorun yok. Sorun, startına 6 gün kala, bir yarışın yapılıp yapılmayacağını belli olmaması, bir kayıt listesinin dahi açıklanmaması, sürekli değişen kayıtlar, yarışı yaptırmaya çalışanlar, yaptırmamaya çalışanlar vesaire… Neden böyle oldu ki? Bir yarış bu alt tarafı… Yapılsa ne olur, yapılmasa ne olur. Yapılıyorsa neden köstek olunuyor, yapılmayacaksa neden zorlanıyor bu kadar? Ve her şeyden önemlisi, bunca takım, yarışmacı, görevli, odun mu kardeşim??? Bir açıklama yapılmaz mı? Ulusal otorite bir netlik getiremez mi konuya, starta 6 gün kalmışken? “Yapmıyorum çünkü şöyle şöyle, kusura bakmayın” veya “Yapıyoruz, planlarınızı bozmayın” denecek alt tarafı. Bir açıklama yahu…

Evet, bu açıklamayı Muazzez Abacı yapacak değil, TOSFED tarafından yapılmalı. Bunca kaos-karmaşa da bu açıklamanın bir türlü gelmemesinden ortaya çıkıyor zaten. Tamam, Metin Abi, gerçekten büyük gayret gösteriyordur kuşkusuz yarış yapılsın diye. TOSFED adına, spor aşkına, hatta varsa –ki vardır, olabilir, kimsenin gözü yok- TOSFED’in çıkarları için, büyük mücadele veriyordur orada. Metin Abi’nin gayretleri her zamanki gibi maksimumdadır mutlaka. Her şeyin sorumululğunu Metin Abi’ye yüklemek doğru değil. Fakat, “olmayınca olmuyor” demek lazım bazen. Ve bunu açıklamak lazım. 3-5 araba ile ralli yapmak, spora da, sporcuya da, izleyene de saygısızlık olur, spora zarar verir. Yok eğer varsa 10’dan fazla araba, tamam, bilelim, öğrenelim, herkes işini, gücünü, parasını, planını ona göre ayarlasın. Bir açıklama hepi topu… “Yapıyoruz, şu kadar kayıt var” veya “Yapamıyoruz, bu kadar kayıt alabildik”. Bu açıklama bu kadar gecikmeseydi, bu yarış yapılırdı gibime geliyor. Mesela Ford takımı girmeyecek şimdi… Kayıtları yapılmıştı, arabaları hazırdı ama “bu saatten sonra biz yokuz” dediler. Şu andan itibaren kim “ben de girmiyorum” dese, haklı olacaktır. Neye gireceğiz biz? Ortada hiçbir şey yokken, insanları, arabaları oraya gitmek için nasıl örgütleyeceksiniz? Biz de hazırız, diğer katılacak ekipler de hazır, uçak, otel, kiralık araba, yarış arabası hepsi hazır, maymun gibi bekliyoruz… Bu işin sonu ralli fest gibi olacak korkarım… O harika fikri de vurdum duymazlık ile çarçur etmiştik. Şimdi de bu güzel yarışı ettik. Bravo Türk motorsporları camiası, bravo bizlere… Hepimize aferin…

Epeydir WRC’den bahsetmedik, Auto Show fuarındaki Citroen standında yeni DS3 WRC’yi görünce, kanım kaynadı, zaten Katalunya Rallisi’nin etkisinde kalmıştım, dikkatimi çekenleri paylaşmak istedim.

Daha biraz evvelki satırlarda bahsettiğim gibi, biz kendine Müslüman bir camiayız. “Ben yarışayım, ben yapayım, ben kullanayım, gerisi ipimle kuşağım” mantalitesinde olduğumuz için başımıza geliyor bunlar. Kendi arabamızdan başka araba, kendimizden başka yarışmacı umrumuzda değil. WRC bile değil. Forumlara bakıyorum, belli bazı isimler hariç, Katalunya Rallisi’nden bahseden bile yok… Şu an Türkiye’de sadece TRT yayınlıyor WRC’yi, berbat bir dublaj ile bile olsa, buna da şükür. Kaç kişi seyretti acaba… Kaç kişi müthiş Katalunya Rallisi’ni takip etti… Son yıllarda verilen en güzel parkuru kim gördü? C4 WRC gibi bir otomobil, asfaltlara veda etti, kim ilgilendi bununla? Citroen bir otomobil yaptı, bu otomobil 4 yıl boyunca girdiği bütün asfalt WRC yarışlarını kazandı, bunu yapabilen başka bir otomobil yok, bunun kimler farkında? Baylas firması, -eminim büyük bir fedakarlık ve zorlukla- DS3 WRC’yi almış, fuara getirmiş, insanlar görsün diye. Aramızdan kaç kişi akıl edip de, Baylas’a bir mail attı “Teşekkür ederiz, biz ralliyi seviyoruz, bu otomobili bize getirdiniz” diye acaba? Bunun geri dönüşü olmazsa, bu adamlar bir daha fuara yarış otomobili getirmek için bu kadar yırtınırlar mı?

Bizler de de kabahat var… Bencil düşünen bir camianın yönetimi de ona göre olur, kaderi de…

Katalunya’da bir kere daha gördük ki, “Loeb kaymadan gidiyor” diye ahkam kesenler yine ve hala yanılıyorlar. Kayıyor, hem de ne kayıyor… Hatta Katalunya’da hiç görmediğim kadar yan gördüm Loeb’ü. Planını milimi milimine uyguladı. İlk asfalt günü önde bitirdi, belirli bir fark koydu. İkinci gün toprağın nemli olmasından dolayı, süpürücülük yapmayacağının da farkındaydı bence. Citroen ekibi, yarışı yarıştan önce yaşıyor. Onun için stratejileri asla yanılmıyor, çünkü ihtimaller üzerine strateji kurmuyorlar. Neyin gerçekleşeceğini bilir gibiler. Latvala’yı bu sezonun ikinci yarısında kendisini ne kadar geliştirdiğini gördük. Asfaltta Hirvonen’den daha hızlı bir görüntü çiziyor. Dani Sordo’ya ise üzüldüm. Takımdan gönderildikten sonra ne kadar tükendiği çok belliydi. İkinci bir Carlos Sainz olabilirdi Sordo. Ama bir türlü kıramadı zinciri. Bundan sonra toparlayabilir mi bilmiyorum. Belki IRC ile devam eder. C4 WRC’ye gelince. Ben eminim ki, şu an dünya üzerinde kaç tane C4 WRC varsa, değerleri her yıl binlerce pound artacaktır. Gelmiş geçmiş en iyi ralli otomobillerden biri oldu ve daha şimdiden bir klasik haline geldi. Peugeot 205 Turbo 16 kadar değerli bir otomobil olacak çok yakında. Hiçbir otomobil C4 WRC’nin yaptığını yapamadı. WRC seviyesinde 4 yılda girdiği bütün asfalt yarışları kazanan tek otomobil… Neslinin de son örneği Citroen için… Artık JWRC de yok. Loeb, Sola, Sordo, Ogier, Sandell gibi üst düzey pilotlar yetiştirdikten sonra, Burkart gibi bir kabiliyetsiz şampiyon olduktan sonra, zaten misyonunu tamamlamıştı JWRC. Super 1600’ler de tarih oldu, vay be…

Bu yazının sonu burada geliyor. Kenan düştü. Ama seneye Moto 2’nin şampiyonluk adayıdır, bunu bütün Dünya gördü…

Ek Bülten:

1- Aramıza iki minik sporcu katıldı. Sevgili Cem Ağabey’in oğlu Can Bakançocukları ve kadim dostum Osman Tüter’in oğlu Rüzgar’a uzun, sağlıklı ve mutlu birer hayat dilerim.

II. Mezopotamya Rallisi tamamlandı

02/11/2009 in Mahalli Ralliler

M Oil ve Reysaş sponsorluğu ve Mardin Valiliği ile Mardin Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen II. Mezopotamya Rallisi 30 Ekim–1 Kasım tarihleri arasında Mardin’de gerçekleştirildi

Cumhuriyetimizin ilanının 86’ncı yıldönümü haftasında koşulan rallide Mitsubishi Lancer EVO 9’la Parkur Racing adına yarışan ve 2009 Türkiye Ralli Şampiyonası’nda da lider durumda bulunan Yağız Avcı ve Ersan Alkır ikilisi toplamda 59 dk 39,9 sn’lik derecesiyle birinci olurken Güven ve Vedat Bostancı kardeşler 1 saat 03 dk 22,3 sn ile ikinci, Mustafa Söylemez- Cem  Bakançocukları ikilisi 1 saat 04dk 29,9 sn ile üçüncü oldular.

Cumhuriyet Meydanı’ndan 30 Ekim Cumartesi günü start alan ralliye 7’i Historik Kategorisi’nde olmak üzere toplam 22 araç katıldı. Mardin halkının yoğun ilgisiyle başlayan rallinin startını Mardin Valisi Hasan Duruer verdi.

Genç pilot Yağız Avcı ralliye hızlı bir başlangıç yaptı. Avcı ilk günkü 7 etabın tamamında en iyi zamana imza atarken, Mustafa Söylemez ilk günü ikinci sırada tamamladı. Güven Bostancı ise ilk gün Söylemez’in 4 saniye gerisinde üçüncü sırada yer aldığı klasmanda ikinci gün rakibini geride bırakıp genel klasmanda 2’nci sırada finiş gördü.

Historik Kategori’de ise yine Parkur Racing adına yarışan Kemal Gamgam ve Birol Otag 1 saat 19 dk 50.1 sn’lik derecesiyle birinciliği alırken, ikinciliği Refik Can Eroskay ve Doğuş Gökay ikilisi 1 saat 22dk 08.8 sn ile aldı. Yarışa baba-oğul katılan Demir Berberoğlu ve Ateş Berberoğlu ikilisi ise 1 saat 23 dk 34.2 sn’lik derecesi ile üçüncü oldu.

Đki kategoride gerçekleştirilen yarışmada dereceye giren rallicilere Cumhuriyet Alanında düzenlen törenle kupaları verildi. Törende konuşan Mardin Valisi Hasan Duruer, 2’nci Mezopotamya Rallisi’nin Mardin’de yapılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, gelecek yıllarda Mezopotamya Rallisi’ni uluslararası boyuta taşıyacaklarını söyledi.

Ralliyi, Mardin’de gerçekleştiren Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Mümtaz Tahincioğlu’na teşekkür eden Vali Hasan Duruer, ”Gelecek yıl Mezopotamya Rallisi’ni Suriye ile ortak yapma konusunda federasyon başkanımız ile görüş birliğine vardık. Daha sonraki yıllarda ise yarışmayı uluslararası boyuta taşımayı hedefliyoruz. Mezopotamya Rallisi Mardin ile özdeşleşmiştir” dedi.

2.Mezopotamya Rallisi için geri sayım başladı.

19/10/2009 in Mahalli Ralliler

Mezopotamya bugün, doğu Suriye, Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Irak’ı kapsayan coğrafi bölgeyi tarif eden bir isimdir. Mezopotamya Eski Yunanca’da “iki nehir arasındaki yer” demektir. Kastedilen iki nehir Fırat ile Dicle’dir, zira bölge bu iki nehrin arasında kalır. Verimli toprakları ve uygun iklim şartları nedeniyle çok eski zamanlardan beri yoğun göçe sahne olmuş Mezopotamya, birçok farklı kültür ve halkın karıştığı bir bölge olmuştur ve bu nedenle de medeni gelişime sahne olmuştur. Medeniyetler Beşiği olarak da anılan bu bölge bilinen ilk okur yazar topluluklara ev sahipliği yapmış bölgede birçok medeniyet gelişmiştir.

29 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 2.Mezopotamya Rallisi, Moil ana sponsorluğunda ve Reysaş’ın sponsorluğunda düzenleniyor. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED)’in desteğiyle Mardin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Kulübü  tarafından organize edilen 2.Mezopotamya Rallisi’nde bu sene birçok yeniliğe de sahne olacak. Off-Road araçlarının yarışı ile birlikte gerçekleştirilecek rallide, klasik ralli otomobilleri ve her kategoriden ralli aracı da yer alıyor.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Mardin Valiliği, Mardin Belediye Başkanlığı ve çok sayıda resmi kuruluşun desteği ve katılımı ile gerçekleşecek olan organizasyon için kalabalık bir ekip Mardin’i ziyaret edecek. 4 günlük bu tarihi serüvende, teknolojinin son harikası araçlarla ile toprak parkurlarda sporcularımızın mücadelesine tarihi mekanlar tanık olacak. Yarış sırasında ve Pazar günü gerçekleştirilecek olan  Mardin, Midyat ve Hasankeyf gezilerinde ise Mezopotamya Uygarlığı’nı daha yakından tanıma fırsatı duyacağız.

2. Mezopotamya Rallisi için geri sayım başlamışken, ralliciler ve motorsporseverler bir yardım kampanyasına da imza atıyor. TOSFED desteği ile yürütülen kampanyada Mardin’de yerel yetkililerle irtibata geçildi ve ihtiyaçlar belirlendi.Toplanacak kitap,otomobil dergisi, ansiklopedi ve kırtasiye malzemeleri ile bir ilköğretim okulunda kütüphane kurulacak. Ayrıca Ralli Klasik üyeleri de Mardinli çocuklar için kıyafet götürecekler. 21 Ekim 2009 Çarşamba saat 17:00 ye kadar TOSFED’e teslim edebilecek malzemelerler ile Mardinli çocukların biraz olsun ellerinden tutacağımıza inanıyoruz.

Go to Top