Tag archive

loeb - page 2

Loeb, Meksika’da yine zirveye kondu

10/03/2012 Kategori : Dünya Ralli Şampiyonası

Leon’da düzenlenen iki Özel Seyirci Etabı geçişi ile tamamlanan gün sonunda Meksika Rallisi’nin ilk gününü Citroen pilotu Sebastien Loeb lider tamamladı.

Loeb 2006 sezonundan beri Meksika Rallisi’ni kaybetmiyor. Yüksek irfitada düzenlenen Meksika Rallisi’nde Loeb ilk günü takım arkadaşı Mikko Hirvonen’in 11.2 saniye önünde lider bitirmeyi başardı.

Loeb yine de temkinli konuşarak sezonun üçüncü rallisinde zafer sarhoşluğuna erken girmeyeceğini belirtti. İlk gün bir çok rakibi zaman kaybeden Loeb her an herşeyin kendisi için de kötü gidebileceğini bilerek konuştu : “Aradaki fark çok az ve Mikko da çok zorluyor. Latvala da çok hızlı, bu nedenle biz rahat değiliz. Önümüzde çok uzun yol var.”

Latvala beşinci özel etaba lider girdi ancak onikinci kilometresinde bir kayaya çarparak sol ön süspansiyonu kırınca 23.69 kilometrelik özel etabın sonuna gelene kadar epey zaman kaybetti. “Altıncı vitesde giderken oldu. Tepe üstü kör sol virajda kayayı gördüm ama altıncı vitesdeydim ve ondan kaçacak durumum yoktu.

Yaşadığı aksilik sonucunda sekizinciliğe düşen ancak ilk günü dördüncü tamamlayan Latvala düşürmediği temposu ile rakiplerine de gözdağı vermiş oldu.

Latvala’nın takım arkadaşı Petter Solberg de sorunlu bir gün yaşadı. Cuma sabahına lider başlayan Norveçli patlayan lastikleri yüzünden günü beşinci sırada tamamlayabildi. M-Sport takım arkadaşları Ott Tanak ve Evgeny Novikov altıncı ve yedinci sıradalar.

Şubat 2009’dan beri ilk kez WRC’de mücadele eden Chris Atkinson günü sekizinci sırada tamamladı. Patlayan lastiği yüzünden zirveden uzak kaldığını belirten Avustralyalı pilot bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirtti.

Qatar WRT pilotu Nasser Al-Attiyah ilk günü dokuzuncu sırada tamamlarken onunculukta WRC MINI Portekiz takım pilotu Armindo Araujo yer alıyor.

Beşinci özel etaba kadar ilk on içinde yer alan Ken Block, bu etapta yoldan çıkarak hendeğe düştü, Amerikalı pilotu hendekten patlak lastik ve kırık şaft ile çıktı. Block arkasından gelen takım arkadaşı Atkinson’un hızını kesmemek için etap içinde kenarda bekledi ancak takım arkadaşı da patlayan lastiği yüzünden zaten yavaş gidiyordu.

Thierry Neuville podyum için mücadele ederken altıncı özel etapta kaldırıma çarparak ön tekerleğini kopartınca yarışı da orada bırakmak zorunda kaldı. WRC MINI Portekiz takımının ikinci pilotu Paulo Nobre da beşinci etapta takla atarak yarış dışı kaldı. İki pilot da Cumartesi etaplarına SüpeRally ile geri dönecekler.

Kevin Abbring ilk beş etapta Süper 2000 araçlar arasında ilk sıradaydı ancak Volkswagen Motorsport pilotu benzin ile alakalı bir sorun yaşadı ve öğlen servisine gelemedi. Takım arkadaşı Sebastien Ogier günü onbirinci sırada klasman lideri olarak tamamlarken Meksikalı Benito Guerra günü onikinci sırada PWRC klasmanında lider tamamladı.

Meksika’da ilk etap Petter Solberg’in

09/03/2012 Kategori : Dünya Ralli Şampiyonası

Dünya Ralli Şampiyonası’nın üçüncü yarışı Meksika Rallisi’nin Guanajuato’nun caddelerinde düzenlenen ilk etabında Petter Solberg en hızlı pilot oldu.

Binlerce ralliseverin toplandığı caddelerde 1.05 kilometrelik özel etapta Solberg son sekiz senenin şampiyonu Sebastien Loeb’i 0.4 saniye geçmeyi başardı. Adapta takımından Mads Ostberg üçüncü olurken Citroen’in diğer pilotu Mikko Hirvonen dördüncü oldu.

“Çok ama çok zor bir etaptı, bazı bölümler çok fazla kaygandı.” diyerek sözlerine başlayan Solberg : “Çok fazla çılgın bir atak yapmadım. Bu benim ve takımım için çok anlamlı.” dedi.

Jari-Matti Latvala ve Ott Tanak etapta aynı zamanı elde ederek beşinci oldular. Latvala etap içinde “çok küçük” bir hata yaptığını da kabul etti.

Ken Block etabı Monster Ralli Takımı’nın Fiesta’sının sol önünde bir hasar ile tamamladı : “Tünel içinin o kadar kaygan olabileceğini düşünmemiştim. Araç hiç tutunmadı ve doğrudan kaldırıma çarptı. İstemeden oldu ancak çok da kötü olmadı.”

Block’un takım arkadaşı Chris Atkinson uzun zaman sonra çıktığı ilk yarışta kaygan zemin karşısında fazla temkinli gitse de takım arkadaşını 5.3 saniye geçmeyi başardı ve ilk etabı yedinci sırada tamamladı.

Thierry Neuville de ilk sağ virajda fazla açıldığını itiraf edenler arasındaydı, Fransız pilot en iyi dokuzuncu zamanı yapabildi.

Perşembe sabahı geçilen Sıralam Etabı’nda elektrik arızası ile sonuncu olan Armindo Araujo yeni kurallar gereği etabı ilk çıkan pilot oldu. Evgeny Novikov da etap içinde interkom arızası yaşayınca zaman kaybetti.

İlk etabı tamamlayan ekipler gece Leon’da kalacaklar ve yerel saat ile 8:08’de ilk etabın startında olacaklar.

Hirvonen Citroen ile ilk podyumuna çıktı

13/02/2012 Kategori : Bülten/Dünya Ralli Şampiyonası

İsveç Rallisi’nde podyumun ikinci basamağına çıkan Mikko Hirvonen ve Jarmo Lehtinen ikilisi Citroen takımı ile çıktıkları ikinci yarışta podyuma çıkmayı başardılar. Sebastien Loeb ve Daniel Elena ise yarışı altıncı sırada tamamlayıp, Power Stage’i de ilk sırada tamamlayınca şampiyona klasmanındaki liderliklerini sürdürdüler. Citroen de markalar klasmanında ilk sıradaki yerini korudu.

Yarışı altıncı tamamlasa da son etaptan aldığı ekstra puanlar ile liderliğini sürdüren Loeb sonuçtan pek memnun değildi : “Her ne kadar sonuçtan memnun olmasak da elimizden geleni yaptık ve alabileceğimiz en yüksek puanları aldık. Şampiyonada ilk sıradaki yerimizi koruyoruz ve bundan sonra toprak ralliler başlıyor. Meksika Rallisi’nde iyi sonuçlar alıyorum, orada yarışmak için sabırsızlanıyorum.”

Yarışı ikinci sırada tamamlayan Hirvonen şampiyona klasmanında da ikinciliğe yükseldi. “Tam anlamı ile kendime güvenemediğimdem kazanamadım ama yine de gelişmeler olumlu. Takım ve araç ile uyumumuz gün geçtikçe artıyor. Önümüzdeki ralliler zemin şartları değişse de burada öğrendiklerimiz sonraki rallilerde de işimize yarayacaktır.”

“Loeb ve Hirvonen şampiyonada ilk iki sırada yer alıyor, Citroen de markalar klasmanında lider, sanırım İsveç Rallisi’nde başarı ile ayrılıyoruz.” diyerek sözlerine başlayan Yves Matton “DS3 WRC pilotlara zorluk çıkartmayan bir araç olduğunu bir kez daha gösterdi. Şartlar pek uygun olmasa da yarışan beş aracımızın da mekanik bir sorun yaşamadan yarışı tamamlamış olması bizim açımızdan iyi bir sonuç.” dedi.

Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun üçüncü yarışı 8-11 Mart tarihlerinde düzenlenecek olan Meksika Rallisi olacak.

Loeb “mükemmeliyete” yaklaştı

23/01/2012 Kategori : Dünya Ralli Şampiyonası

Sebastien Loeb 2012 Dünya Ralli Şampiyonası’nın açılış yarışı Monte Carlo Rallisi’ni kazanırken, bu yarışı altıncı kez kazanmış oldu hem de 2 dakika 45.5 saniye gibi büyük bir farkla, ayrıca son etap olan Power Stage’de de en iyi zamanı elde ederek ilk yarıştan 28 puan çıkartmış oldu.

İlk yarıştan tam puan alan Loeb en büyük rakibi olarak görünen Ford’dan Jari-Matti Latvala’nın ilk gün kalmasından sonra rakibine karşı da büyük bir avantaj elde etmiş oldu. Lider ile benel klasman onuncusu arasında 16 dakika olduğu düşünülürse Latvala’nın SupeRally olmamasından dolayı göstermiş olduğu tepkiyi de anlamak mümkün olur. Fin pilot aldığı cezaya rağmen geri dönebilseydi rakibi ile arasındaki fark bu kadar açılmayacaktı.

Dani Sordo yarışı ikinci sırada tamamlasa da son etaptan fazladan puan alamadı. Ford’un “yeni” pilotu Petter Solberg de son etaba kullanılmış kış lastikleri ile çıkınca seyircileri coşturmayı başardı ancak fazladan puan almayı başaramadı.

Yarışı dördüncü sırada tamamlayan Mikko Hirvonen ve beşinci sıradaki Evgeny Novikov yarışı tamamlayarak kendileri için büüyk bir kutlamayı hakettiler. Hirvonen ve Novikov Power Stage’deki ekstra puanları da toplamayı başardılar.

Power Stage’in kahramanı ise François Delecour’un kopilotu Dominique Savignoni oldu. Kariyerinin son yarışına çıkan Savignoni için en büyük sürpriz Delecour’dan geldi, Fransız pilot son etapta direksiyonu kopilotuna teslim etti. Loeb’den bir dakika kadar kötü bir zaman yapsa da Savignoni genel klasmandaki yerlerini korudu ve ikili yarışı genel klasman altıncısı olarak tamamladı.

Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun ikinci yarışı 9-12 Şubat tarihlerinde düzenlenecek İsveç Rallisi olacak.

Kar ve Buz da Loeb’i Durduramadı

21/01/2012 Kategori : Dünya Ralli Şampiyonası

Sebastien Loeb’in rakipleri değişken hava koşullarının şampiyon pilotu zor durumda bırakacağını umuyorlardı ancak kar ve buz etaba indiğinde Loeb’in tüm tahminleri tuttu ve şampiyon zirvedeki yerini iyice sağlamlaştırdı.

Onbirinci özel etaptaki ıslak zemin onikinci etaptaki fırtına öncesi sessizlik gibiydi. Startında yağmur ve sis olan etabın ortalarında yoğun kar, bazı yerlerinde ise siyah buz vardı, bu da lastik seçimini oldukçe etkiledi.

Geçen sene koşulan IRC (Kıtalararası Ralli Mücadelesi) rallisinde sakin geçen bu etaba kar yağınca herşey değişti ve lastik seçiminin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Dört çivili lastikle etaba giren Citroen pilotları ve Campana ile Prokop çok iyi zamanlar çıkarttılar.

Dani Sordo çivisiz kış lastikleri ile girdiği etapta yaklaşık 30 saniye kaybederek çıktı. Öğle servisine yaklaşık iki dakikalık farkla gelen Loeb günün son etabının kuru zemininde bu farka bir kaç saniye daha ekledi.

“Son etap tamamen asfalt etap gibiydi” diyerek sözlerine başlayan Loeb : “Risk almadım, sadece çizgimde kullandım, bir çok virajın içinde toprak vardı, dikkatli sürdüm. Bu akşam Monaco’ya gitmek istediğimden hata yapmadım.” dedi.

Sordo, onikinci özel etaba arkada asfalt lastikleri ile çıkan Solberg’in yaklaşık bir dakika kaybetmesi ile ikincilikte rahat konuma geldi. Son etapta direksiyon pimi arızalanan ve etabın sonlarında lastik patlatan Solberg’in önünde iyice rahatladı.

Solberg’in yaşadığı bu sorunlar Ford’u Hirvonen’in av sahasına soktu. Fin pilot günün üç etabından ikisinde en iyi zamanı yaparak podyumu ne kadar arzuladığını da göstermiş oldu.

Hirvonen’in Solberg’i yakalaması en heyecanlı mücadele değildi tabii ki. Novikov’un Hirvonen’in ardındaki mücadelesi de kaydadeğer. Francois Delecour’un geçen sene iyi kullandığı kar piyangosu bu sene işine pek yaramasa da uzun aradan sonra yeniden boy gösterdiği WRC yarışında genel klasman altıncılığı hiç de yabana atılacak bir konum değil.

Campana ve Tanak güne tedirgin başladılar, Campana’nın 12’nci etaptaki doğru seçimi onu bir adım öne çıkarttı. Campana günü yedinci tamamlarken, Tanak ise sekizinci sırada.

SWRC’de P-G Andersson klasman liderliğinde açık ara önde gidiyor, genel klasmanda dokuzuncu sırada mücadelesine devam ediyor.Yanlış lastik kurbanı Kevin Abbring klasmanın onuncu sırasında yer alıyor. Volkswagen takımından gelen emirle yarışı sorunsuz tamamlaması istenen Abbring bundan sonra yarışı bitirmeye odaklandığını belirtti.

Onikinci etaptan sonra Valence’deki servis alanı yaklaşık 5 saatlik bir yolculuktan sonra Monaco’ya taşındı. Cumartesi günü dört etap geçilecek. Öğlen geçilecek iki etap servis arasından sonra karanlıkta bir kez daha geçilecek ve gün sona erecek. Pazar günü ise sadece Özel Seyirci Etabı geçilecek ve sezonun ilk yarışı tamamlanacak.

Monte Carlo Rallisi 3’üncü gün sonu Genel Klasman ilk 10:

1.Loeb, Citroen DS3 WRC, 3:31:25.2
2.Sordo, Mini Cooper WRC +2:12.4
3.Solberg P., Ford Fiesta RS WRC +3:19.2
4.Hirvonen, Citroen DS3 WRC +3:43.0
5.Novikov, Ford Fiesta RS WRC +4:28.2
6.Delecour, Ford Fiesta RS WRC +6:39.1
7.Campana, Mini Cooper WRC +7:45.1
8.Tänak, Ford Fiesta RS WRC +8:44.8
9.Andersson, Proton Satria Neo S2000 +13:20.8
10.Araújo, Mini Cooper WRC +14:40.7

Monte Carlo’da Loeb’in keyfi yerinde

20/01/2012 Kategori : Dünya Ralli Şampiyonası

Sebastien Loeb sezonun açılış rallisi Monte Carlo Rallisi’nin ikinci gününde kendisinden bekleneni yaptı ve günü baştan sona önde götürerek ikinci günü lider tamamladı. Dani Sordo ve Petter Solberg ikincilik için sıkı bir mücadeleye girerken ikinci günün kurbanı son etapta Skoda’sını paramparça eden Sebastien Ogier oldu.

Jari-Matti Latvala’nın ilk gün yaklaşık bir buçuk dakika farkla lider giderken kaza yapması sadece Ford’un canını sıkmadı Loeb’in önünde iyi bir iş çıkarmasını bekleyen bir çok ralli hayranının da omuzlarının düşmesine neden oldu.

Beş kez Monte Carlo birinciliği, sekiz kez de Dünya Şampiyonluğu kazanmış Loeb zirvede yalnız kalınca kalan günler için aradaki farkı açmak için de rahat bir konum elde etmiş oldu. Loeb ikinci gün geçilen altı etabın beşinde en iyi zamana imza atarak üçüncü gün beklenen kötü hava şartlarında zor anlar yaşayabileceğini göz önüne alarak aradaki farkı 1 dakika 37 saniyeye kadar çıkarttı.

“Bugün dünden daha kolay oldu, neredeyse asfalt bir ralli gibiydi” diyerek sözlerine başlayan Loeb : “Ama hala tuzaklar var ama iyi hissediyorum, zorlamak zorundaydım çünkü yarın ne olacağını bilmiyorum.

Bugünün şartları aracıma çok uygundu bu nedenle alabileceğim kadar zaman almaya baktım. Bize gelen bilgilere göre yarın hava kötü olabilirmiş, yağmur yağacakmış belki dağlara kar da yağabilir. Göreceğiz.” dedi.

Loeb zirvede klasını konuştururken ikincilik mücadelesine giren Sordo ve Solberg de seyircilere heyecanlı anlar yaşattılar. Ne lastik seçerlerse seçsinler, hangi modda olurlarsa olsunlar iki pilotu birbirinden ayrı tutmak mümkün değil. Sordo ve Solberg gün içinde dört kez yer değiştirdiler ve son servise Sordo sadece 3 saniye avantajla gelebildi.

İki pilot için de podyum çok iyi bir sonuç olacak. Yeniden Ford’a dönen Solberg, Latvala’nın yokluğunda ilk yarışından puan alarak ne kadar iyi bir seçim olduğunu ispatlayacak. Sordo ise MINI’nin Monte Carlo’nun romantizmine kattığı duygusallıktaki yerini biraz daha pekiştirecek ve sezon devamında takımı için iyi şeyler olmasını sağlayabilecek. İki takımda araçlarını çekici üzerinde görmektense podyum üzerinde görmeyi tercih edeceklerdir.

Ogier’in kalması Hirvonen’in işini daha da kolaylaştıracak. Geçen sene Citroen’de zirve mücadelesi yapmış rakibinin arkasında ondan daha iyi bir araç ile yarışı tamamlamak Hirvonen’in motivasyonunu da fazlası ile etkileyecek bir durumdu. Fin pilot hala DS3’e alışma evresinde dördüncü gün sonunda ne kadar gelişme gösterdiğini hep beraber görebileceğiz.

“Bir ritm bulmak üzereyiz ancak hala herşey aynı, biraz kaygan olunca kazanmış olduğum tüm güveni kaybediyorum.” itirafı ile söze başlayan Hirvonen “Ama herşey yolunda, ne kadar fazla kilometre yaparsam o kadar güven kazanacağım.” dedi.

Hirvonen hala Novikov’dan kurtulmuş değil. Novikov’dan beklenen ilk üç etap sonunda Fiesta’yı tepe taklak etap kenarında bırakması idi ancak Rus pilot ikinci gün sonunda tutarlı ve inatçı sürüşünü devam ettiriyor. İkinci gün sonunda Hirvonen ile arasında 11.1 saniye var.

Intercom sorunu yaşayan Francois Delecour takım arkadaşı Novikov’un yaklaşık bir buçuk dakika arkasında Campana – Tanak çekişmesinin de yaklaşık bir buçuk dakika önünde ikinci günü gelen klasman altıncısı olarak tamamladı.

Bryan Bouffier, Sebastien Ogier ve Mathieu Arzeno’nun kalmasından sonra mücadeleye devam eden iki S2000 araç var. P-G Andersson Proton’un gelişiminin meyvelerini ikinci günü klasman lideri ve genel klasman dokuzuncusu olarak alıyor. SWRC klasmanında olmasa da Volkswagen adına Fabia S2000 ile mücadeleye katılan Kevin Abbring genel klasmanda onuncu sırada yer alıyor.

Monte Carlo Rallisi’nde üçüncü gün toplam 77 kilometrelik üç özel etap geçilecek. Gün sonunda Valence’deki servis alanı Monaco’ya taşınacak. Yarış kalan iki günde Monaco’dan start alacak. Ekipler Cumartesi gece etapları geçecekler.

Thierry Neuville 2012’de Citroen ile WRC’de yarışacak

20/12/2011 Kategori : Bülten/Dünya Ralli Şampiyonası

Geçen sezonun dikkat çeken isimlerinden Belçikalı Thierry Neuville 2012 Dünya Ralli Şampiyonası’nın en az dokuz rallisinde Citroen DS3 WRC ile start alacak.

Citroen Racing genç pilotlara vermiş olduğu desteği 22 yaşındaki Belçikalı pilota Citroen DS3 WRC emanet ederek 2012 sezonunda da devam ettiriyor.

Thierry Neuville vatandaşı Nicolas Gilsoul ile 2012 sezonunda koşulacak 13 yarıştan dokuzunda kesin olarak start alacak. Monte Carlo, İsveç, Meksika, Portekiz, Yunanistan, Arjantin, Finlandiya, Almanya ve İngiltere rallilerinde start alacak ve gidişata göre Fransa ve İspanya rallilerinde de start alabilecek.

Neuville ilk olarak 2009 yılında Belçika Citroen Racing Trophy’de zafere uzanarak adını duyurdu. 2010 sezonunda Citroen C2 S1600 ile Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nda mücadele eden Belçikalı aynı sezonda IRC (Kıtalararası Ralli Mücadelesi)’nde ilk yarışına da Peugeot 207 S2000 ile çıktı. 2011 sezonunda ise Korsika Rallisi ve San Remo Rallisi’nde zafere ulaşarak IRC’de sezonun son yarışına kadar şampiyonluk şansını devam ettirmeyi de başardı.

Citroen Racing Takım Müdürü Olivier Quesnel anlaşma sonrası şunları söyledi : “Citroen Racing son bir kaç yıldır Neuville’in gelişimini takip ediyordu. Artık ona en üst düzeyde yarışma şansını vermenin zamanının geldiğini düşünüyoruz. Sebastien Loeb, ve son olarak da Sebastien Ogier gibi onunda takım içinde yer alarak eğitimine devam etmesi ve yarış sonuçları ile kendisini daha da yukarı taşımasını bekliyoruz. Bundan sonra ulaşacakları nokta Thierry ve Nicolas’a kalmış durumda.”

Thierry Neuville ise hayallerinin gerçek olduğunu belirtti : “Citroen DS3 WRC ile test yaptığım günden beri onunla yarışabilmenin hayalini kuruyordum. Monte Carlo Rallisi’nde bunu gerçekleştireceğim, bunu kabullenmenin ne kadar zor olduğunu da biliyorum. 2011 sezonu çok olumlu geçmişti, Korsika ve San Remo gibi iki önemli rallide zafere ulaşmayı başarmıştık. Artık bir basamak daha yukarı çıktım ve Citroen Racing ile 2012 sezonunu kovalayacağım. Bana olan güvenlerini boşa çıkarmamak için tüm gücümle mücadele edeceğim. Görevim bundan sonra hiç bir etabı kaçırmayacak, takım içinde bana söylenen her tavsiyeye uyacak ve takım ile aracın nasıl işlediğini anlayacağım.”

Aras Dinçer:Zeki Çevik ve Ahlaklı

12/11/2011 Kategori : Aras Dinçer

Ne güzel… Bu yazıyı yazmak için pazar akşamını beklemek zorundaydım, gerek kalmadı. Beklenen son, farklı bir şekilde geldi. Yazının içeriği biraz değişti, ama esas mevzu aynı kaldı…

Geride bıraktığımız 10 Kasım’da yine saygı ile andığımız Atatürk’ün, hedef gösterdiği üç sporcu meziyetini hepimiz biliriz. Peki sizce bu başlık kime ithaf edilmiş olabilir? Tabii ki Sebastien Loeb’den -ve tabii yıllardır sadece tek bir rallide (2003 Rally Of Turkey) hata yapan Daniel Elena’dan- bahsediyorum. Loeb’ün zeki ve çevik olduğunu biliyorduk zaten. Ama bu sezon ne kadar ahlaklı olduğunu da gördük. Şımarık büyük şehir çocuğu Ogier’nin ve kol kırılsa yen içinde kalan Citroen takımının itibarını iki paralık eden Olivier Quesnel’in tüm baltalama, saçmalama ve kurcalamalarına rağmen, Şampiyon sadece sustu. Bir köylü olduğu için veya büyük şehir çocuğuna ve koruyucusu olan patronuna laf yetiştiremeyeceği için susmadı. Ahlaklı olduğu için, takımına, tulumuna saygısı olduğu için sustu. Kendisine yakışanı yaptı ve gerekeni etaplarda söyledi. Sebastien Loeb zaten en başarılı idi. Kağıt üstünde en iyi O idi. Ama artık sadece en iyi değil. O artık, Colin McRae’in ve Henri Toivonen’in kurucusu oldukları, yönetim kurulunda Carlos Sainz’ın, Walter Rohrl’ün, Timo Salonen’in, Juha Kankkunen’in, Ari Vatanen’in, Tommi Makinen’in, Jean Ragnotti’nin bulundukları “efsane ralli pilotları” klübünün bir üyesi. İtirazı olan var mıdır ki?

Guy Frequelin, bugünlerde herhalde Olivier Quesnel’e bakıp bakıp, “bula bula sersemi mi bulduk dükkanın başına koyacak…” diye hayıflanıyordur muhtemelen… Çünkü Quesnel bu sezon yaptıkları ve söyledikleri ile, Sebastien Loeb markasının, Citroen markasının önüne geçmesini sağladı. Yeni yetme bir pilota “höt” demeyi beceremeyen Quesnel, Loeb’ü kahraman, temsil ettiği markayı da iki paralık yaptı şimdi. İyi de oldu. Loeb takdir ediliyor ama kahramanlaştırılmıyordu.

Ford cephesine bakarsak, yine hayalkırıklığından ibaret bir sezon geçirdiler. Ari Vatanen’den beri hala, Ford kullanan bir pilot, Dünya Ralli Şampiyonu olamadı. Bu acaip durumun, Ford firmasında ve sponsorlarında bir travma yaratmaması, ralli sporu adına bir şans. Hangi marka olsa, şimdiye kadar çoktan terkederdi sporu. Durum onu gösteriyor ki, 3 yıldır Mikko Hirvonen’e verilen destek ve birinci pilot muamelesi, önümüzdeki sene Jari Matti Latvala’ya gösterilecek. Patron Malcolm Wilson’ın beyanatları bunu işaret ediyor. Yine de Ford’un iki pilotunun yeteneğini, karakterini ve olgunluklarını toplasan, bir Loeb eder mi, bilmiyorum.

WRC’deki beklenen sonun aksine, IRC’de yine müthiş bir yarış, unutulmaz bir final ve beklenmeyen bir şampiyon vardı. Güney Kıbrıs’daki son duelloda karmaşık puan hesapları hepimizi merak içinde yarışa kilitledi. Ama tüm tahminlerin aksine, son iki yarıştaki müthiş atağı ve rakiplerinin hataları sayesinde Andreas Mikkelsen, kötü başladığı sezonu zirvede bitirmeyi başardı. Monte-Carlo’daki acemice kazadan sonra, Mikkelsen sanki başka bir pilot oldu. Gamsız, sadece gazlayan Mikkelsen gitti, kendini gelişirmeye yönelik, çok daha olgun bir pilotaja sahip bir Mikkelsen geldi. Son iki yarışa kadar en fazla şampiyonluk şansına sahip olan diğer Skoda pilotları Hanninen, Kopecky ve Loix, küçük hatalarıyla şanslarını kaybetseler de, bu kadar çekişmeli bir sezon izlettikleri için, takdiri hakediyorlar. Ancak, Avrupa ralli çevrelerine bakıldığında, ve göründüğü kadarı ile, en büyük takdir, bir Skoda pilotuna değil, Peugeot 207 Super2000 ile, Skoda’lara karşı neredeyse tek başına savaşan Thierry Neuville’e gidiyor. Geçtiğimiz sene Citroen C2 Super1600 ile JWRC’de dikkatleri çeken Neuville, bir dizi şanssızlık ile Aaron Burkart’a kaptırmıştı şampiyonluğu. Thierry Neuville’i bu sezon seyretmek ise, tam anlamıyla bir keyfe dönüştü. Bir kere, Korsika ve San Remo gibi, uzmanlık isteyen ve çaylakların asla kazanamadıkları iki yarışı kazandı. Hem asfaltta hem toprakta, hatta Monte Carlo’nun buzlu yollarında bile, saf süratten de, olgun pilotajdan da örnekler verdi. Ama Güney Kıbrıs Rallisi’ndeki Golden Stage sürüşü, Neuville’in doktora tezi oldu. Böyle bir tempo, böyle bir risk alış, ve 3 büyük kaza tehlikesine rağmen, hem ayağını gazdan çekmeyip, hem de konsantrasyonunu kaybetmemesi müthişti… Helikopter çekimlerinde Super2000 otomobillerin gaz, fren ve manevra anlarını çok net görebiliyorsunuz. Çünkü çok hassas süspansiyonları var, en ufak bir etkiye tepki veriyorlar. Neuville’in helikopter çekimlerini iyi analiz etmek gerek. Notunun da, otomobili hissedişinin de, kabiliyetinin de yaşıtlarına göre çok ileride olduğu kesin. Belçika’lı artık genç pilot değil, baba pilottur benim gözümde.

IRC’ye bakıyorum, WRC’ye göre çok daha dinamik, istekli ve cesur pilotlar var. WRC’de de genç pilotlar izliyoruz ama, IRC pilotlarının vizyonuna sahip değil gibiler. WRC’de sadece 3 fabrika takımının pilotları ile Petter Solberg heyecan veriyor. Biraz da Mads Ostberg umut verici. WRC kullanan gençlere bakıyorum, Kuipers’de, Markstein JR’da, Novikov’da şampiyon adayı potansiyeli yok. Son kullanma tarihi geçen Henning Solberg, Federico Villagra, Ken Block ve bir halt gidemeyen Mathew Wilson gibilerinin yerine, SWRC, PWRC ve IRC’de potansiyel gösteren Kruuda, Tanakk, Prokop, Mikkelsen, Sandell, Hanninen, Neuville, Andersson gibi isimleri tam sezon WRC arabalar ile görebilsek (Paddon olmaz)… Hatta maalesef unutulan Urmo Aava ve Chris Atkinson’ı da ekleyebiliriz bu listeye. Dikkat ettiyseniz, McRae ve Burns’ü yetiştiren Britanya’dan tek bir yükselen isim bile yok rallide. Barry Clark ve Harry Hunt dikkat çekiyorlar son yıllarda ama yukarıda saydığım listeye girebilecekler mi, göreceğiz zamanla.

Sezonun sonuna doğru gelen en güzel haber, Volkswagen’in Polo R WRC’yi iyice ayaklandırmış olması ve Petter Solberg ile anlaşma yapması oldu. Hem yeni ve farklı bir ülkeye ait bir üretici sahne alacak, hem de Petter Solberg hayranları, Norveç’li idollerini tekrar bir fabrika arabasında görebilecekler. 1.6 turbo şarjlı yeni motoruna henüz yeni kavuşan Polo R WRC, henüz hala biraz Fabia Super2000 durumunda. Aktarmayla ilgili geliştirme hala devam ediyor. Motorda da bazı geliştirmeler olacaktır. Carlos Sainz’in test görüntüleri umut verici. Ama tabii otomobilin gerçek potansiyelini etap zamanları ortaya çıkaracaktır. WRC için, dört üreticinin hala yetersiz olduğunu düşünüyorum. Şu anki 6 fabrika aracı koltuğundan sadece Kris Meeke’inki sallanıyor. Oysa ki, yukarıda saydığımız 10 pilot da, fabrika koltuğu şansını hakediyorlar. Mitsubishi, Subaru, Fiat, Renault gibi genlerinde ralli taşıyan markalar tez zamanda geri dönseler keşke…

Son olarak, geçen yazımda bir eşeklik ettim… Ruhu şad olsun, Marco Simoncelli’nin ölümüne değinmeyi unuttum. Sadece kabiliyetiyle değil, karakteriyle de Moto GP arenasına kendini genç yaşta kabul ettirmiş ve sevdirmişti bu gladyatör… Ölümüyle sonuçlanan kaza sonrası, sadece Moto GP değil, motorsporlarıyla ucundan bucağından ilgilenen herkes üzüldü, anısına büyük törenler düzenlendi. Bunlardan en etkileyicisi, Valencia Pistindeki yarış öncesi, efsane pilot Kevin Schwantz’ın liderliğiyle atılan tur idi. Schwantz, Marco’nun kaskını taktı, tulumunu giydi, O’nun motoruna bindi ve onlarca pilotu arkasına alıp, pistte bir tur yaptı. Simoncelli’nin ölümü, şüphesiz herkesi üzdü. Ancak anısı daima saygı ile konuşulacaktır. Super Sic, seni asla unutmayacağız…

Önümüzdeki hafta Hitit Rallisi’nde görüşmek üzere!

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

WRC Almanya Haber Özetleri

21/08/2011 Kategori : Dünya Ralli Şampiyonası

MINI Motorsport servis çadırında son etabı bekliyoruz, Sordo 3.lüğünü korumak için mücadele ediyor #wrc #almanya

Kris Meeke 18. etap içinde durdu, Meeke GK 6. sıradaydı. #wrc #almanya

Ogier son uzun etabı da tamamladı, Loeb sadece 4 saniye aldı.. Ogier için zafer 4.37km uzakta.. #wrc #almanya

Sondan bir önceki etap Moselwein 2, 15.12km.. Ogier 13:12’de start alıyor.. Son etap sadece 4.37km. Ogier ile Loeb arasında 45.8 sn fark var

Latvala yine patlattı.. Ford pilotu 17. özel etapta lastik patlattı.. #wrc #almanya

Loeb : “Şartlar güzeldi, mesele Ogier üzerinde biraz baskı uygulamaktı. Yaklaşık bir dakika gerideyim, takım emrine ihtiyacımız yok” #wrc

Almanya’da son üç etaba girildi.. Loeb ilkinde 15.5 saniye birden geri aldı.. #wrc #almanya

Almanya’da Servis Alanı’nda yoğun yağış var.. Ferm WRT çadırından bir kare <

Almanya’da Öğle Servisi: Ogier önde, Loeb ikinci, Sordo üçüncü sırada, Hirvonen dördüncü, P.Solberg beşinciliğe çıktı #wrc #almanya

Panzerplatte kimseye acımadı, Loeb de dahil olmak üzere bir çok pilot lastik patlattı,Loeb 5 yıl sonra asfaltta kaybedebilir #wrc #almanya

Loeb de lastik patlattı, Ogier lider, fark 1:11.3, Sordo 3. sırada Loeb ile arasında 58.9 saniye fark var. #wrc #almanya

Almanya’da Uğursuz 13: Latvala, P.Solberg, Meeke, Ostberg 13. özel etapta lastik patlattı.. #wrc #almanya

Latvala 13 özel etapta lastik patlattı, Fiesta WRC yol dışında kaldı ve stop etti #wrc #almanya

Zirvede değişen bir şey yok, üçüncülük mücadelesinde Hirvonen, Meeke ile arasındaki farkı kapatıyor

Almanya’da 11. etap bitti, Citroen’ler ilk iki sırayı koruyor, Sordo zirveden 2 dakika geride..

Almanya WRC’de Öğle Servisi: Loeb yine zafere doğru gidiyor, Ogier ikinci, MINI pilotu Sordo üçüncü sırada #wrc #almanya

Loeb bir kavşakta yanlış yola girdiği için zaman kaybetse de 2,3 saniye ile Ogier arkasında etabı bitirip liderliğini korudu #wrc #almanya

Hirvonen lastik patlattı ve 1’05 zaman kaybetti. Sordo öne geçti. Meeke sadece 2,4 saniye arkasında. #wrc #almanya

Solberg lastik patlattı, Kris Meeke’in arkasına düştü #wrc #almanya

Loeb, Panzerplatte etabına lider gidiyor, Ogier ile fark 7.7 saniye, Hirvonen 1:30.3 geride.. #wrc #almanya

Latvala: Aracın ayarlarında bazı değişiklikler yaptık, şimdilik iyi görünüyor. #wrc #rallydeutschland

Almanya WRC’de Latvala ikinci güne hızlı başladı, Loeb genel klasmanda lider, Ogier ikinci, Hirvonen üçüncü

Aras Dinçer: Şimşek Hoca İle Lunaparka İlk Adım!

02/08/2011 Kategori : Aras Dinçer

Çok çok çok sıcak bir yarışı geride bıraktık. Haftasonu güneş, hepimizi cezalandırdı, sıcaktan anamız ağladı, üç kuruşluk beyinlerimiz sulandı, arabaların da iflahları kesildi, sapır sapır döküldü garibim makinalar… Cehennem sıcaklarına alışkın olan ben bile bu kadar bunaldığıma göre, diğer pilotlar, co-pilotlar perişan olmuş olmalı. Hele ki gözetmenler ve basın mensupları, Allah onlara kolaylık versin… Etaplarda inanılmaz bir toz kütlesi vardı, sıcak ve sıcağın yarattığı terleme ile o tozlar da üzerlerine yapışmıştır elbette. Çok zor şartlarda görev yapan etapçılara ve basın mensuplarına teşekkür borçluyuz hepimiz.

Yarışları kimin, nasıl kazandığıyla ilgilenmek yerine, ralli sporunun başka faydalarına eğilmiş bir toplumun mensubu olarak, ben de bu sefer Kocaeli Rallisi’nin gerçek analizi yerine, mavrasını yapmayı tercih edeceğim. Beğenmeyenler kusura bakmasın, memnuniyetinizi dostlarınıza, şikayetlerinizi bize iletiniz (!)

Antrenmanların gün ve saatlerinin devamlı değiştirildiği kaotik bir yarış öncesi hazırlık safhasından sonra, ertesi gün, işini harika yapan sunucu Yiğit Top’un doyumsuz sunumlarıyla, Cumartesi günkü kısa lupun startını aldık. İlk etapta çok sayın pilotum Menderes Bey’in tüm telkinlerime rağmen, sıcağın etkisi ve euro’nun yükselmesi sebebiyle olsa gerek, gaza pek basmaması ile, çok da parlak bir zaman yapamadık. Günün kalan etaplarında Mendo biraz kendine geldi ve son olarak seyirci etabında sanırım iyi bir şov ortaya koyduk. Yeri gelmişken, seyirci etabının karakteri ve yarattığı kalabalık yine muhteşemdi. Türkiye’deki en iyi seyirci etabıdır Interteks…

Neyse, akşam servisi için çadırımıza sığındığımızda baktık ki, ilk etaptaki facia bizi 15’inciliğe atmış… Yarışı izlemeye gelen Osman Tüter ve Vedat Bostancı’yı bizim yerimize de rakı içmeleri için meyhaneye yolladıktan sonra, süklüm püklüm otele gittik. Ve birden bire Şimşek Hoca’mız Ünal Şenbahar, günün değil, yarışın değil, sezonun en parlak fikrini attı ortaya: “Gidip duş alalım, sonra da lunaparka gidelim…” Esasında yarışı seyretmeye gelen oğlu Asrın’ın sıkılmaması için yaptığı bu cabbar plana beni de dahil eden Ünal, ilk günkü hayal kırıklığını üzerimden atmam için elinden geleni yaptı. Önce dönmedolaba bindik, hatta binmeden önce bir torba dolusu su ve kağıthelva aldık, havadayken yedik içtik onları sepetimizde… Oradan korku tüneline girdik ve hiç korkmadık, berbattı… Sonra çarpışan arabalara binmeye çalıştık, 3 kere teşebbüs ettik, hiçbirinde başarılı olamadık… Yorulduk, dondurma aldık, neye binsek diye karar veremedik, düşünürken karnımız acıktı, döner aldık… Hepimiz başka birşeye binmek istediğimiz için, cebimizde kalan son biletleri harcayamadık. En sonunda Asrın, uçaklardan oluşan bir tren buldu. İlk başta gözümüze çok yavaş geldi ama en çok o trende eğlendik, çünkü baya hızlı dönüyordu virajları. Cebimde kalan son bileti Asrın’a verdim, O bir loop daha bindi trene, rayların üzerinde dönüp dururken Asrın’ın telefonunun pili uçtu, onu aradık bulamadık filan, ama tüm bunlar olup biterken farkında olmadan ilk etaptaki hayal kırıklığımızı unuttum ben… Ertesi gün başlarken herkese tavsiye ettim Şimşek Hoca ile Lunapark’a İlk Adım’a katılmalarını, sizlere de ederim…

Geyikçiler için bu kadar hikaye yeter herhalde… Biraz gerçeklere bakalım şimdi. Yarıştan hemen önce BOSSEK’in öncü isimlerinden Selçuk Özsevinç’i kaybettiğimizi duyduğumuzda, tabii ki tüm neşemiz kaçtı. Zor günlerde iyi işlere imza atmış, önemli bir isimdi Selçuk Özsevinç. Yokluğu çok hissedilecektir BOSSEK’te. Yakın zamanda kaybettiğimiz bir başka çok sevilen büyüğümüz Cahit Alkan’ın kocaman resmini sekreteryada görünce, hem içimiz bir daha burkuldu, hem de tebessüm ettik, sanki O’nu hiç kaybetmemişiz gibi…

Yarış üst sıralar için biraz monoton geçti, sanki İstanbul Rallisi’nin bir kopyasını yaşadık: Murat birkaç best yaptı, sonra Yağız kontrolü eline aldı ve yarışı lider götürecek bir tempo bularak devam etti, Burak ise iki Ford’a yakın kalmaya çalışarak şans aradı ve podyumu tamamladı.Üç pilottan da bir hata gelmedi, ama özellikle Murat’ın Ören finishindeki atlayışı çok konuşuldu…Grup N ise, bu yarış tam bir aksiyon filmine sahne oldu. Olayların ardı arkası kesilmedi: Önce yeni Evo’su ile Nebil kaldı. Sonra “gel gel” oyunuyla Ercan Abi sahne aldı. Geçirdiği ciddi trafik kazası sonrası iki ayağı da sakat olan Ercan Abi, çok yüksek tempo yapmadan, ikinci giden Uğur’u az farkla peşine taktı ve en sonunda takla attırdı. Yeni Evo 9’una ve Tibet’ine kavuşan Sinan, kendini imha etti, ilk 5 içinde giden Hakkı’nın arabası pes etti, Şimşek Hoca ve Hakan Kargın giderek yükselirken, biz de arkadan saldırıyorduk ilk üçe girebilmek için. Sonra başka olaylar patlak verdi: Bizim lastiğimiz patladı, jant üzerinde giderken etabın bitimine üç viraj kala rot kolumuz pes etti ve koptu. Kayalarla dolu Ören etabında patlak lastik üzerinde gitmek biraz büyük bir risk idi ve maalesef aldığımız bu risk bize pahalıya patladı. Daha sonra 2. giden Şimşek Hoca lastik patlattı ve lunapark’da gösterdiği performansı lastik değiştirmede gösteremeyince, ikinciliği Hakan devraldı ve podyumu böylece tamamladılar Ercan Abi’nin arkasında.

2 çeker mücadelesinde Emre ve Orhan müthiş tempolarıyla hem birbirlerini hızlandırdılar, hem de bazı Grup N’leri geride bıraktılar. Fatih ise kesilmiş lastiklerin kurbanı oldu. Gördüğüm kadarıyla, traksiyon kazanmak için kesilen lastikler, sıcak havada aşırı ısınınca, Fatih’in Punto Super 1600’ü virajları dönemez oldu. Performanslarıyla göze batan diğer 2 çeker pilotları, ilk 10’a girmeyi başaran Tezcan Dalfidan ve Yunus Emre Zümrüt oldu. İlk 10 demişken, yarışı sadece 23 arabanın bitirdiğini söylemekte fayda var. Özellikle Ören etabındaki dev boyutlu taşlar, birçok otomobilin ağır hasar almasına ve lastiklerinin patlamasına sebep oldu.

İdari olarak yarışta bir problem olmadı, senelerdir belli bir organizasyon kalitesini tutturuyor Otosan Kocaeli Rallisi. Tek dert, etapların isimleri beklendiği gibi kaosa sebep oldu… Ancak hakem masalarında yine akıl almaz hatalar gördük. Geçen sene de yine seyirci etabı öncesinde birçok ceza yazılmamıştı karnelere. Bu sene de ZK masaları atlandı, geyiğe dalıp karneyi işletmeyi unutanlara göz yumuldu vesaire…

Bizler Kocaeli’nin tepelerinde debelenirken, Finladiya’da bir ralli klasiği olan 1000 Göller Rallisi koşuldu. Kendi derdimizden başımızı alabildiğimiz sıralarda, internetten yarışı takip etmeye çalıştık. Bugüne kadar kusursuzlukları sebebiyle büyük saygı duyduğum Citroen takımına, bu yarışta Sebastien Loeb’e reva gördükleri muamele sebebiyle tüm saygımı yitirdim. Takım Direktörü Olivier Quesnel sezon başında ısrarla “Pilotlarımız eşittir ve aynı şartlarda mücadele edecekler” demesine rağmen, son birkaç yarışta saf köylü Loeb’e Fransız oyunları oynuyordu. Ogier’yi öne çıkarıp, Loeb’ü köstekleme oyunları bu yarış artık iyice ayyuka çıktı. Utanmadan 3 gün boyunca Loeb’e yolu temizleten Quesnel, yeni prensi Ogier yarışı kazansın diye elinden geleni yaptı. Ama Ogier kazanamadığı gibi, ikinciliği de Latvala’ya kaptırdı. Loeb’ yapılanlar çok yanlış, hatta ayıp… Ama Muhteşem Loeb yine inanılmazı başardı, bütün yarış yolları süpürmesine rağmen birinci geldi. Hirvonen’e çok yazık oldu çünkü daha ikinci etapta, bir virajı dönerken Fiesta RS WRC’nin motoru O’na ihanet etti ve kesiklik yaptı. Tam virajın içinde motoru kaybeden Hirvonen, doğal olarak yoldan çıktı ve bir ağaca vurarak, hem freni kaybetti hem de sağ arkadan ağır mekanik hasar aldı. Bu da O’nun birincilik hayalinin sonu oldu. SWRC’de beklendiği gibi, kimse Juho Hanninen’e yaklaşamadı ama, PWRC’de olanlara hayret etmemek elde değildi gerçekten. Onca İskandinav pilot, birbirleriyle çekişirken, kendilerini imha edince, allahın Yeni Zellanda’lı yavaş insanı Hayden Paddon, bir kere daha birinci geldi. Daha önce de hep yavaş giden ve öndekilerin dökülmesiyle 2 PWRC yarışı kazanan şanslı ve yavaş Paddon’a, bu sene şampiyonluğu el birliği ile hediye ettiler PWRC kovalayan arkadaşlar. Mini’lerin Finlandiya macerası maalesef madara ile son buldu. İddialı Matti Rantanen daha ikinci etapta kendini yoldan dışarı attı. Dani Sordo ile Kris Meeke ise, finishe çok az kala, bir etap arayla mekanikten yolda kaldılar.

Sırada Bolu’daki Hitit Rallisi var. Türkiye’nin en kalabalık startlarına imza atan şehir Bolu’nun dağlarında, çok zor bir yarış bizi bekliyor olacak. Çünkü özel etap kilometresi 150’ye yakın. Herkes gazlıyor, herkes iyice form tuttu, herkesin kendine göre hedefleri var, rekabet giderek daha keskinleşiyor Türkiye Ralli Şampiyonası’nda. Bizim de Mendo ile hedefimiz, Boğaziçi ve İstanbul Rallileri’nde tırmandığımız Grup N podyumuna yeniden çıkmak. Ünal ile koyduğumuz hedef ise, Bolu’daki seyirci etabının hemen yanında kurulu lunaparkta, arkadan itişli çarpışan arabalar ile “Lunapark’a 2. adım”ı gerçekleştirmek…

Yazılarla ilgili gelen maillere teşekkür ediyorum, aklı başında insanlardan olumlu-olumsuz eleştiri almak güzel oluyor. Düşüncelerini ismiyle bildirmek yerine başka ortamlarda paylaşmayı tercih eden arkadşlara da ürkmemelerini, bir diyecekleri varsa, direkt olarak bana söylemelerini tavsiye ediyorum.

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Yukarı Git