Reklamlar
Tag archive

istanbul rallisi - page 2

GÜNARSLAN, Ford Fiesta Cup’ta Start Alıyor

09/06/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

İstanbul Otomobil Sporları Kulübü İSOK tarafından organize edilen 33. İstanbul Rallisi, bu hafta sonu büyük çekişmeye sahne olacak.

2012 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 3. ayağı olan 33. İstanbul Rallisi, 9-10 Haziran tarihlerinde organize ediliyor. Bu yıl büyük bir çekişmeye sahne olan şampiyonada, ekipler ilk kez toprak parkur üzerinde kozlarını paylaşacaklar.

Murat GÜNARSLAN – Bora ARABACI ikilisi de, NEO MOTORSPOR Ralli Takımı’na dahil olarak Ford Fiesta ST ile yarışacak. Bu yıl Ford tarafından organize edilen Fiesta Cup/Fiesta Kupası’na dahil olan ekip, hem Sınıf 8 hem de Fiesta Cup Birinciliği için ter dökecek.

30 yıldan bu yana Ford Yedek Parça işi yapan ve sektörün en büyüklerinden biri olan ÖZOTOFORM’un sponsorluk desteğini alan Murat GÜNARSLAN, 33. İstanbul Rallisi öncesi son durumu şu sözlerle değerlendirdi; ” Öncelikle Fiesta Kupası’nda yarışmam için sponsorluk desteğinin de ötesinde, tüm maddi ve manevi desteğini veren ÖZOTOFORM’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu yarışta, ilk kez direksiyonuna geçeceğim Ford Fiesta ST ile hem yarışan tüm Fiesta’lar arasında en iyi yerde olmak istiyoruz hem de Sınıf 8’de puan ve kupa kazanmak istiyoruz. Tecrübeli co-pilotum Bora Arabacı ile elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Bu kupaya katılmamız için bizi teşvik eden Castrol Ford Team Turkey Direktörü Sn. Serdar Bostancı’yı da çok teşekkür ediyorum.”

9-10 Haziran tarihlerinde düzenlenecek olan 33. İstanbul Rallisi’nde Cumartesi gününü yol keşfi ve teknik kontrol ile geçirecek olan ekipler, Pazar günü 09:30’da Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan start alarak zorlu mücadeleye başlayacaklar.

Göçbeyli (ISG), Yeşilvadi ve Oruçoğlu etaplarını üçer kez geçecek olan ekipler, servis alanı olarak yine Sabiha Gökçen Havaalanı’nı kullanacaklar ve saat 19.00’dan itibaren yine aynı noktadaki finiş podyumuna ulaşabilmek için ter dökecekler.

Yarışın detaylı bilgileri ve canlı sonuçlarına www.isok.org.tr adresinden ulaşmak mümkün. Rallinin online sonuçlarını da; www.rallisonuc.com adresinden takip edebilirsiniz.

2012 Ford Fiesta Kupası Takvimi

1. İstanbul Rallisi / 9-10 Haziran
2. Uluslararası Boğaziçi Rallisi / 7-8 Temmuz
3. Ford Otosan Kocaeli Rallisi / 28-29 Temmuz

Reklamlar

Yağız Avcı, İstanbul Rallisi’ni Değerlendirdi

08/06/2012 in Türkiye Ralli Şampiyonası
Yağız Avcı - Bahadır Gücenmez Ford Fiesta S2000
Yağız Avcı - Bahadır Gücenmez Ford Fiesta S2000

Sezonun ilk toprak rallisi için geri sayım başladı. Arka arkaya 4 toprak ralliden oluşan seri, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın şekillenmesinde de oldukça önemli rol oynayacak. Özellikle ERC Bosphorus Rally yüksek katsayısı sebebiyle büyük önem taşıyor. Önümüzdeki yarış bu hafta sonu yapılacak olan İSOK İstanbul Rallisi ve bir anlamda Bopshorus Rally için antrenman niteliği taşıyor. Yarış tek gün ve 150km özel etaba sahip.

Biz de Castrol Ford Team Türkiye olarak geçtiğimiz haftasonu ilk toprak testimizi sorunsuz tamamladık. Fiesta S2000 ile olan uyumumuz toprak üstünde çok iyi ve uzun bir aradan sonra çok çabuk adapte olduk. Otomobilimizden ve Pirelli lastiklerimizden oldukça memnunuz. Süspansiyonla ilgili denediğimiz bazı şeylerle ve yeni benzinimiz ile de hızının artacağını düşünüyorum. Elimizden geleni yapıp hem takımlarda hem de pilotlarda en yüksek puanları almaya çalışacağız. Rakiplerimizle her zaman olduğu gibi yüksek bir mücadele yaşayacağız ve kısa bir yarış olması sebebiyle de hata kaldırmayan bir ralli olacak.

İlk lupta parkura çıkan ilk otomobiller olarak yolu süpürme faktörü göz önüne alındığında, biraz dezavantajlıyız ve mümkün olduğunca az zaman kaybetmeye çalışacağız. Tabi Luca Rossetti bu anlamda yolu süpüren ilk pilot olacak. İlk 3 etap bu sebeple çok önemli. Yarışta daha önce verilmemiş bir etap olduğu söyleniyor ve yarışında en uzun etabı, aynı zamanda da ilk etabı. Bu etabın önemli olacağını düşünüyorum, antrenmanda notlarımızı iyi çıkartmamız gerekiyor.

Castrol Ford Team Türkiye olarak mücadeleye hazırız ve umarım hepimiz için güzel bir yarış olur. Rakiplerimize şimdiden başarılar dilerim, organizasyondakilere de kolay gelsin.

Görüşmek üzere…

Yağız Avcı
www.yagizavci.com

İstanbul Rallisi, Toprak Ralli Özlemini Giderecek

in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

33. İstanbul Rallisi, İstanbul Otomobil Sporları Kulübü tarafından 10 Haziran’da organize ediliyor. Otomobil sporları alanında köklü bir geçmişe sahip olan İSOK’un yeni yönetim kurulu tarafından düzenlenen bu yarış, 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 3. ayağı ve sezonun ilk toprak yarışı. 9 Haziran günü antrenman, idari ve teknik kontrollerin yapılacağı yarışın etapları 10 Haziran Pazar günü koşulacak ve saat 09:30’da Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki servis alanından başlayacak.

Yarış toprak zeminli parkurda İSG, Yeşilvadi ve Oruçoğlu etaplarında organize edilecek. 10 Haziran Pazar günü 147,63 Km’si özel etap olmak üzere düzenlenecek yarışın toplam mesafesi 346,62 Km.

Yarış direktörü Aydın Güpgüpoğlu yarıştan önce şunları söyledi: “ Bu sene Türkiye Ralli Şampiyonası’ndaki yüksek mücadele ve katılım biz organizatörler için de mutluluk verici. Sporcularımızın keyif alacağı, izleyenlerin de beğeneceği bir yarış organize ettik, tüm sporculara başarılar diliyoruz. İstanbul’da ki tüm motorsporları severleri etaplara bekliyoruz.”

Türkiye Ralli Şampiyonası’nda Team 47 adına yarışan Volkan Işık ve Pegasus Racing adına yarışan Luca Rorestti 45 puan ilk iki sırada yer alıyorlar. Pegasus Racing’in diğer pilotu Fatih Kara ise 32 puanla 3.sırada. 33.İstanbul Rallisi’ne 62 sporcu kayıt yaptırdı.

İTO, Fiat, Ford ve ISG Airport Hotel desteği ile gerçekleştirilecek yarışın medya sponsoru Best FM. Yarışla ilgili bilgilere yarışın resmi sitesi www.isok.org.tr ‘den ulaşabilirsiniz.

Ralli Heyecanı Yeditepe Topraklarında

05/06/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Son 3 yılın Türkiye Ralli Şampiyonu Yağız Avcı, 09-10 Haziran tarihlerinde düzenlenecek 33.İstanbul Rallisi’nde hazır. Castrol Ford Team Türkiye adına yarışan Yağız AVCI-Bahadır GÜCENMEZ ekibi, bu zorlu rallide geçen seneki birinciliklerini tekrarlamayı hedefliyor.

2009-2010 ve 2011 sezonlarında Türkiye Ralli Şampiyonu olan son dönemin en başarılı genç pilotlarından Yağız Avcı, 2012 sezonunun üçüncü startını bu hafta sonu İstanbul’da alıyor. Bahadır Gücenmez’in co-pilotluğunu yaptığı genç Avcı, Castrol Ford Team Türkiye adına Edox, Hursan Lojistik ve Mac Team desteğinde Ford Fiesta S2000 ile yarışacak.

09-10 Haziran tarihlerinde düzenlenecek olan 33. İstanbul Rallisi’nde Cumartesi gününü yol keşfi ve teknik kontrol ile geçirecek olan ekipler, Pazar günü 09:30’da Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan start alarak zorlu mücadeleye başlayacaklar. Göçbeyli (ISG), Yeşilvadi ve Oruçoğlu etaplarını üçer kez geçecek olan ekipler, servis alanı olarak yine Sabiha Gökçen Havaalanı’nı kullanacaklar ve saat 19.00’dan itibaren finiş podyumuna ulaşabilmek için ter dökecekler.

Yağız AVCI yarış öncesinde, “Sezonun ilk toprak rallisi için geri sayım başladı. Arka arkaya 4 toprak ralliden oluşan seri, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın şekillenmesinde de oldukça önemli rol oynayacak. Özellikle ERC Bosphorus Rally yüksek katsayısı sebebiyle büyük önem taşıyor. İSOK İstanbul Rallisi bir anlamda Bopshorus Rally için antrenman niteliği taşıyor. Yarış tek gün ve 150km. özel etaba sahip. Biz de Castrol Ford Team Türkiye olarak geçtiğimiz hafta sonu ilk toprak testimizi sorunsuz tamamladık. Fiesta S2000 ile olan uyumumuz toprak üstünde çok iyi ve uzun bir aradan sonra çok çabuk adapte olduk. Otomobilimizden ve Pirelli lastiklerimizden oldukça memnunuz. Süspansiyonla ilgili denediğimiz bazı ayarlar ve yeni benzinimiz ile de hızının artacağını düşünüyorum. Elimizden geleni yapıp hem takımlarda, hem de pilotlarda en yüksek puanları almaya çalışacağız. Rakiplerimizle her zaman olduğu gibi yüksek bir mücadele yaşayacağız ve kısa bir yarış olması sebebiyle de hata kaldırmayan bir ralli olacak. Castrol Ford Team Türkiye olarak mücadeleye hazırız ve umarım hepimiz için güzel bir yarış olur. Rakiplerimize şimdiden başarılar dilerim, organizasyondakilere de kolay gelsin.” açıklamasını yaptı.

İstanbul Rallisinde Burak Çukurova Skoda Fabia S2000 İle 3. Oldu

06/07/2011 in Bülten

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın üçüncü yarışı olan 32. Via/Port İstanbul Rallisi’nde şampiyon pilot Burak Çukurova Skoda Fabia S2000 ile 3.lüğe uzandı! Çukurova Şampiyonanın ilk ayağı olan Ege Rallisi’nde de Skoda Fabia S2000 ile yarışıp birinci olmuştu.

Türkiye Ralli Şampiyonasının 3’ncü ayağı olan Via/Port İstanbul Rallisi’nde Skoda Fabia S2000 ile Burak Çukurova 3.üncü oldu.Şampiyonanın ilk ayağı olan Ege Rallisi’nde birinciliğe uzanan Burak Çukurova Yüce Auto Skoda desteği ile Bonus Parkur Racing adına Skoda Fabia S2000 ile yarıştı. 2 gün süren 9 zorlu etapta Çukurova’ya co-pilot olarak Ünal Tezel eşlik ederken toplam 8 yarıştan oluşan Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 3’ncü ayağı olan Via/Port İstanbul Rallisi Skoda Fabia S2000’in 3.lüğü ile sonuçlandı.

Yarış hayatına 1992 yılında başlayan Çukurova’ya co-pilot olarak Ünal Tezel eşlik ediyor. İstanbul Otomobil Sporları Kulübü (İSOK) tarafından 2-3 Temmuz 2011 tarihleri arasında organize edilen Via/Port İstanbul Ralli’sine bu yıl da VIAPORT ev sahipliği yaptı. Üstün teknolojik ürünler ile otomotiv endüstrisinde fark yaratan Skoda, 110 yıllık motor sporlarındaki başarılı geçmişine Türkiye’de Ege Rallisi’nden sonra Via/Port İstanbul Rallisi ile bir yenisini daha ekledi. 132 kilometresi özel etap olmak üzere yoplam 353 kilometre parkura sahip Via/port İstanbul Rallisi’nde 3.üncü olan Burak Çukurova, Fabia S2000 ile mükemmel bir performans sergiledi.

Çukurova sezonun bu 3. yarışına podyumu hedefleyerek başladıklarını belirterek “İlk günü 2. olarak tamamladıktan sonra 2. gün daha atak olmak istiyorduk ve dediğimiz gibi öyle de oldu günün ilk etabında best time ile başladık fakat yarışın 6. etabında sert bir virajda spin atmamız sırasında otomobilimizi tekrar çalıştırmamız 2.5 dakika gibi bir kayba neden oldu ve yarışı 3. olarak tamamladık. Önümüzdeki Kocaeli rallisinde Skoda Fabiamızla her zaman olduğu gibi podyum için savaşımıza devam edeceğiz. Kocaeli rallisine tüm yarışseverleri bekliyoruz” dedi.

Yağız Emin Adımlarla…

04/07/2011 in Bülten

2011 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 3. ayağı 32. VIA/PORT İstanbul Rallisi’nde zaferin adı Yağız Avcı oldu.İstanbul Otomobil Kulübü İSOK tarafından organize edilen yarışı, baştan sona lider götüren Castrol Ford Team Turkey ekibi Ford Fiesta Super2000 ile en yakın rakiplerinin 1dk 52sn önünde, yarışı tamamlamayı başardı.

Yağız Avcı’nın takım arkadaşı, bir diğer Castrol Ford Team Turkey ekibi, Murat Bostancı – Onur Vatansever de yine Ford Fiesta Super2000 ile ralliyi 2. sırada bitirdi. Rallide üçüncülüğü, Bonus Parkur Racing’ten Burak Çukurova – Ünal Tezel
ikilisi Skoda Fabia Super2000 ile kazandı.

132 km’si özel etap olmak üzere, toplamda 353 km yol kateden yarışmacılar; Oruçoğlu, Ulupelit ve Mudarlı etaplarını 3 kez geçtikten sonra; VIA/PORT Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen finiş seremonisiyle ralli tamamladı.

Şişli Belediyesi ve Mustafa Sarıgül’ün özel desteğini alarak; VIA/PORT, İTO, Ford ve Fiat sponsorluğunda yarışı organize eden İstanbul Otomobil Kulübü İSOK bir kez daha başarılı bir organizasyona imza attı.

Super2000’ler Yarışa Ağırlığını Koydu

32. VIA/PORT Rallisi’nin en favori isimleri, Super2000 pilotlarıydı. Yarış, baştan sona Super2000’lerin kontrolünde devam etti. İlk etapta liderliğe oturan Ford Fiesta Super2000 pilotu Yağız Avcı, yarışın sonuna kadar liderlik koltuğunu kimseye kaptırmadı.
İlk günü, 2. sırada tamamlayan Skoda Fabia Super2000 pilotu Burak Çukurova, 4. etapta kaybettiği zaman sebebiyle ikinciliği diğer Ford Fiesta Super2000 pilotu Murat Bostancı’ya kaptırdı ve ralliyi 3. sırada bitirdi.

Sınıf 3’ün Galibi EVO Oldu

Super2000’lerden sonra en çok merak edilen Sınıf 3’e, EVO’lar damgasını vurdu. Her yarış Impreza’larla mücadele eden EVO’lar, bu yarışta ilk 3’te finişe ulaştı. Yarışın dikkat çeken ismi TokSport pilotu Uğur Soylu, Mitsubishi Lancer EVO9 ile Sınıf 3’ü
kazanırken, aynı zamanda ralliyi Genel Klasman Dördüncüsü olarak tamamladı. Soylu’nun ardından bir başka TokSport pilotu Menderes Okur, Mitsubishi Lancer EVO10 ile Sınıf 3’ü ikinci sırada tamamladı ve ayrıca Genel Klasman altıncılığını da kazandı.
Tecrübeli isim, Ercan Kazaz da yaşadığı şanzıman arızası ve kaybettiği 4 dakikaya rağmen 32. VIA/PORT Rallisi’ni Sınıf 3 Üçüncüsü ve Genel Klasman Yedincisi olarak tamamladı.

İkiÇeker Kupası’nda Sürpriz Olmadı

Bu yıl başlayan, İkiÇeker Kupası da 32. VIA/PORT Rallisi’nin meraklanan beklenen bir diğer mücadelesi oldu. Fiat Palio Super1600 ile yarışan Pegasus Racing ekibi Fatih Kara – Bilge Ayan, hem İkiÇeker Kupası galibi hem de Sınıf 5 Birincisi
olarak çifte kupayla podyuma çıktı. Sezonun ilk iki yarışında olduğu gibi Castrol Ford Team Turkey’in Fiesta R2 pilotları Orhan Avcıoğlu ve Emre Yurdakul Fatih Kara’nın hemen ardından, İkiÇeker Kupası’nın ikincisi ve üçüncüsü olarak ralliyi tamamladı.

Historic Klasmanı’nda Yoğun Çekişme

30 yaş üzeri ralli otomobillerine açık Historic klasmanında ise Parkur Historic adına 1978 model Ford Escort MKII ile yarışan Engin Kap-Başar Yavuz bir kez daha birinciliğin sahibi oldular. TOFAŞ Murat 124 ile yarışan Timur Özkan – Engin Dilben
ikilisi, Historic Kategorisi’nin ikinci sırada tamamlarken; BMW 2002 ile yarışan Haydar Güçlü – Hakan Kanca ikilisi de, üçüncü sırada finişe ulaştı.

Sınıflardaki Mücadele de Kıran Kırana Geçti

Sınıf 9’da Birincilik Kupası, Fiat Palio ile yarışan Ali Murat Pekdemir – Erhan Arıkan ikilisinin oldu. Bodrumlu genç pilot, kariyerinin 2. rallisinde, ikinci birinciliğini kazandı. Pekdemir-Arıkan ikilisi, bu zaferle Sınıf 9
mücadelesinde liderliğini pekiştirdi.

Sınıf 8’de Bursalı ekip Tezcan Dalfidan – Eda Özer ikilisi, Ford Fiesta ST ile zafere uzanan isim oldu. NEO MOTORSPOR ekibi, bu yarıştan aldıkları puanla Sınıf 8 liderliğini sürdürdü.

Sınıf 7’de şampiyonın sempatik “evli” çifti, İsmet Şakir – Damla Şakir ikilisi, Peugeot 106 XSI ile ralliyi birinci sırada tamamladı.

İSOK Bülten

Ralli heyecanı Via/Port İstanbul Rallisi ile devam ediyor

16/06/2011 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

2011 Türkiye Ralli Şampiyonası 3. yarışı İstanbul Otomobil Sporları Kulübü (İSOK) tarafından 2-3 Temmuz tarihlerinde organize edilecek. VIA/PORT, geçen senelerde olduğu gibi, bu sene de İstanbul Rallisi’ne ev sahipliği yapacak.

Cumartesi günü saat 16:00’da VIA/PORT Gençlik Meydanı’ndan başlayacak yarış, 3 etabın 3’er kez geçilmesi ile organize edilecek ve Pazar günü yine VIA/PORT’da tamamlanacak. 132,15 km toprak zeminli Oruçoğlu, Ulupelit ve Mudarlı özel etaplarını geçecek yarışmacılar en hızlı olmak için yarışacaklar.

Servis alanı olarak VIA/PORT’un kullanılacağı yarışa, yoğun bir katılımcının yanı sıra, seyirci ilgisi de bekleniyor.

2011 Türkiye Ralli Şampiyonasi Ege Rallisi ile başlamıştı. İzmir’in ardından İstanbul’da Boğaziçi Rallisi’nde yarışan sporcular üçüncü mücadelelerine İSOK’un organize ettiği VIA/PORT İstanbul Rallisi ile devam edecekler. Şampiyonada Yağız Avcı 45 puan ile birinci sırada. Ford’un pilotunu 95,45 puan ile Bonus Parkur Racing pilotu Ercan Kazaz takip ediyor. Şampiyonada üçüncü sırada VIA/PORT İstanbul Rallisi öncesi 26,20 puandaki genç pilot Murat Bostancı bulunuyor.

İstanbul Otomobil Sporları Kulübü başkanı Hilmi Orbay yarış öncesi şunları söyledi: “İSOK köklü tarihi, birikimi, tecrübesi ve çalışkan ekibi ile yine ismine yakışan güzel bir yarış organizasyonu için çalışıyor. Bize destek veren VIA/PORT, Fiat, Ford, İstanbul Ticaret Odası ve Crowne Plaza’ya teşekkür ederiz.” dedi.

Amatör sporcuları, her zaman destekleyen İSOK, 32. VIAPORT İstanbul Rallisi’nde de amatör sporcuları unutmadı. Ulusal rallinin peşinden koşulacak olan mahalli ralli, 2 loop ve 88.10 km’lik özel etaptan oluşuyor.

Yarış aynı zamanda Historic Rally Şampiyonası’na da puan verecek.

Hafta sonu boyunca VIA/PORT’da spor heyecanı bir an durmayacak. Yarış otomobilleri servis alanında görülebilirken, AVM içinde sergi ve gösteriler yapılacak.

Aras Dinçer: ŞAMPİYONAYA ‘SERKANİZASYON’

12/07/2010 in Aras Dinçer/Türkiye Ralli Şampiyonası

Eğrisiyle doğrusuyla, bir İstanbul Rallisi’ni daha geride bıraktık. Bu yılın günahı, sevabı, yani toptan ihalesi çokça Vedat’a, biraz da Halid’e kaldı. Herkes olanı biteni izledi, şikayetler de oldu, ama çokça keyif aldık. Alamadığımız yerde veryansın ettik, sonra ne oldu? Bir Türkiye gerçeği ile, yarış bitince her şey unutuldu, gitti. Madem ki biz böyle bir toplumuz, o halde buna layık bir toplumuz demektir. Bir şeyden şikayetiniz varsa, o şikayetinizin arkasında duracaksınız. Var mı kimsenin resmi bir şikayet başvurusu? “Burası ne biçim etap” diye söylenenlerden, elinde yazılı bir dilekçe olan var mı? Söylenmek kolay, gerçekten şikayeti olan bir şey yapmalı. Ortada bir şikayet olmadığına göre, kuyruğu dik tutmayı bırakıp, “rallide bu da var” demeliyiz. Daha önce de kırıcı etaplardan, hatta çok çok daha kırıcı etaplardan geçtik. Zamanında Cengiz Yıldız, sırf bu yüzden boykot yaptı, herkes “Helal olsun Cengiz Ağabey, haklısın, biz de girmeyelim be!!” dedi. Sonra fark ettik ki, bizim 40 yıllık Cengiz Ağabey’imiz, meğer Nasreddin Hoca imiş. Bir allahın kulu gitmedi peşinden, kendisi girmediğiyle kaldı yarışa. Buyurun size Türk tipi motorsporları senaryosu…

Diyeceğim o ki, Vedat’a yüklenirken, iğneyi kendimize batıralım biraz. “Avcıkoru çok güzeldi, hep verin bu etabı” demiyorum ben. Elbette eleştiriler olacaktır organizasyona. Vedat antrenmanlarda kendisi gelip bizzat aynen şöyle sordu: “Bana çok küfür ettiniz mi?” Küfür edilecek bir şey yok bunda, şikayeti olan TOSFED’e başvurabilir. Kimisi otomobilini kırmaktan çekinir, kimisi de kaza yapmaktan. Yüksel Özgür magma tabakasına yuvarlandı, kimseye sesini çıkardı mı “niye uçurum kenarı etap veriyorsunuz?” diye. Ben Ballıca etabında canımdan oluyordum, “Rally Of Turkey’de Ballıca verilmesin” diye mızmızlanmadım. Hepsi aynı kapıya çıkıyor, orası verilmesin, burası geçilmesin dersek, halimize köpekler güler. Tamam, daha düzgün etaplar da var o çevrede. Ama kaldır kondur hep aynı etaplarda yarışmak da artık sıkıcı oluyor. Her virajı 5. vitesle döneceğiz diye bir şart yok, biraz da otomobil kollamayı, tempo ayarlamayı, duruma göre strateji-ayar-galeyan gibi faktörleri kullanmayı öğrenelim. Eleştiri eğer kuru kuruya mızmızlanmak durumunu alıyorsa, elbette kimse ciddiye almaz bir noktadan sonra. Ben Vedat’ın yüzüne söylediğimi, yarışmacılarla ilişkiler sorumlusuna da söyledim, ASN gözlemcisi Murat Kaya’ya da söyledim, ilk normal etap süresi, gereksiz sıkışıktı. Hele ki son lupa çıkarken Via Port’un önünden bir TIR dönüyordu, dakikalarca bekledik, saniyelerle girdik ZK’ya. Keza son normal etap güzergahı, Göçbeyli üzerinden verilebilirdi, trafik düşünülerek. Bunlar eleştiri konusu olabilir. Atlanmış, gözden kaçırılmış mevzular bunlar. Şikayetinizi yetkililere yaparsınız, gerekeni yaparlar. Yapmazlarsa Metin Çeker’e, Mümtaz Tahincioğlu’na çıkarsınız, kesmezse Jean Todt’a mektup yazarsınız.

Gelelim yarışa, Serkan Yazıcı, nihayet sihirli değneğini çıkardı tulumunun cebinden. Seyreden herkes “Serkan bambaşka bir Serkan olmuş, dümdüz gidiyor” diyor. Yağız, yarış boyunca tek bir hata yaptı, ondan sonra da teslim bayrağını çekip, ikincilik puanlarına odaklandı doğal olarak. Şu an bence Türkiye’nin en istikrarlı pilotu olan Burak da, yaşadığı problemlere rağmen, alabileceği maksimum puanı aldı ve liderliği ele geçirdi. Bir yarış daha Super 2000 dopingi ile, avantajını sürdürmek isteyecek ve iyice gazlayacaktır Burak. Fatih, yarışın en bariz tuzaklarından birine yakalandı, dışı daralan ve toprak tepesi olan sağ virajda tumba oldu. Sıfır çekmeseydi, büyük ihtimalle lider Fatih olacaktı bugün. O da Burak gibi, süratini arttırmak ve önündekilerin hatalarını çok iyi değerlendirmek zorunda artık. Ercan Ağabey, sadece Uğur’u arkasında tutmaya yetecek kadar gazladı. Bu arada Uğur’a bravo demek lazım. Yüksek temposunu yarışın sonuna kadar hatasız sürdürdü. Bize gelince, ilk lupta doğru ayarları bulmak için uğraştıktan sonra, daha bir hızlı gitmeye başladık. Malum, bizim havucumuz Genel Klasman altıncılığı oldu artık. Yine altıncı bitirmeye odaklandık ve Mustafa Söylemez’le sürekli ataklaştık karşılıklı. Lastikleri patlamasaydı son etaba kadar yüreğimiz ağzımızda olacaktı. Son üç yarışı altıncı bitirdikten sonra, Türkiye altıncılığında en iddialı isim biz olduk artık, kimselere kaptırmayı düşünmüyoruz. Rahmetli Barış Manço’nun tabiri ile, “10-10-10=30 puanla şampiyon” tekerlemesinden feyz alarak, adam olacak çocuk yarışmasından fırlamış gibiyiz. Dağhan’ın temposu da oldukça iyi idi fakat lastik piyangosu bu kez O’na vurdu. Lastiği değiştirdikten sonra, bizim geçmemiz için yola çıkmadan durup beklemesi, büyük centilmenlikti. Hocalar arası rekabette, Serhat ve Ünal hocalar, ilk etap olan dershane’de avantajlarını kullansalar da, başlarını yine derde soktular ve Şimşek Hoca Ünal Şenbahar’a boyun eğdiler. (Bu hoca işi de fıkraya döndü artık) Ünal niyeti bozmuş, İtalyan ekolünün üstünlüğünü kabul etmiş, Japon aracını Abarth Grande Punto Super 2000 ile takas etmiş. Hayırlı uğurlu olsun diyoruz, bastır Şimşek Hoca! 2 şeker Ford’lar ile Emre ve Murat’ın tempoları için yine tebrik koyuyorum. Emre ensemizde bitirdi, Murat da O’nun ensesinde. 2R2’ci Emre ile Orhan’ın araları yarım dakika…

Durumu toparlayacak olursak, bir ara kopar gibi olan şampiyona, bu yarışın sonuçlarıyla iyice sıkıştı, zevkli hale geldi. Puan durumuna “serkanizasyon” gerekiyordu, iyi oldu. Şampiyonlukta gerçekçi iddiası olan dört pilot, yaklaşık 20 puan içinde ilk dörde yerleşti. Artık kimsenin hata yapma lüksü de kalmadı. Önümüzdeki yarışlar, çok daha enteresan olacak. Türkiye Grup N şampiyonluğu için, Fatih işi bitirecek gibi görünüyor, arkasından gelen Ercan Kazaz fazla zorlamayacaktır. Burak ise, Boğaziçi Rallisine de Super 2000 ile giriyor, O da Grup N şampiyonluğunu ikinci planda tutuyor doğal olarak. Burak ve Fatih, Super 2000’lerin aralarına daha fazla burunlarını sokarlarsa, son yarışlar hakikaten lezzetli bir çorba halini alacak. Sınıf 2-6 ve 7’de de işler karışık. Bakalım, nostaljik ismi ile tekrar karşımıza çıkan Boğaziçi Rallisi’nde neler olacak. Bu yarışı en son 1999’da bir Türk kazanmış, Volkan Işık. Ecnebi egemenliği sona erebilecek mi? Bağdat Caddesi’nden start çok cafcaflı olacak, süper fikir, fakat ilk normal etap 24 km-30 dakika verilmiş. O trafikte ceza yemeden gidebilecek miyiz acaba?

Dün Rally Bulgaria da sonuçlandı ve kimsenin şaşırmadığı bir şey oldu. Citroen’ler 1-2-3-4. Raikkonen kaza yapmasaydı, beşi bir yerde takacaklardı Malcolm Wilson’a. Malcolm Ağabey isyanlarda, “dünyanın çevresini dolanacak kadar test yaptık, yine kol böreği oldu” demiş. Hakikaten, açıklamaları durumu ortaya koyuyordu. Yüksek irtifa’da Focus WRC’lerin kediye dönmesi durumu, yine yaşandı. Üstüne bir de, ellerine geçen tek fırsat olan yağmur’da da yanlış lastiklerle yakalanınca, film koptu yine. Bu Ford’un yaşadığı kaçıncı hava durumu faciası. Bir kere bile yağmur ile güneşi ayıramayan istihbaratları yüzünden, yine koca bir yarışı çöpe attılar. Her nedense her seferinde havayı doğru tahmin eden taraf, Citroen oluyor, bu tesadüf olamaz. Peter solberg’e Chris Patterson aşısı iyi tutmuş görünüyor. Rally Of Turkey sonundaki kehanetim galiba doğru çıkacak. Bu sene Sebastien’ler 1-2 olur, ama hangisi önde bitirir bilemem. Ogier eniştemiz fena bastırıyor, Loeb öksürse üzerinden geçecek. Ben esas üçüncüyü merak ediyorum. C4 WRC’nin asfalttaki büyüsünü keşfeden Petter Solberg, üçüncülüğü Hirvonen’den alabilir.

Bir fotoğraf bir nasihat köşesinde yine mütevazilik üzerine Yunus Emre vari bir hayat dersi veriyoruz. Serkan Yazıcı, onca yarış stresine rağmen, kendisine agucuk yapılmasına izin vermiş, her pilotumuzdan göremeyeceğimiz bu kare için sevgili Gürkan Çağlar’a teşekkürler. Serkan Yazıcı’nın yanaklarını sıkan bu kıllı kolların sahibini doğru tahmin edene, Osman Tüter’den üç öğün tam pansiyon yarış günü hediye.

Ek bülten:

1- Babasının vefatı nedeniyle, İstanbul Rallisi’ne giremeyen Bilge Ayan’a başsağlığı diliyoruz. Umarım Bilge en kısa zamanda kendisini toparlayıp aramıza döner.
2- Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nın son ayağında, Ağabey’ler Kategorisi’nde tek yarışmacı start aldı. 10 puanı cebe atan Cem Ağabey, şampiyonada ikinciliğe yükseldi. Güncel puan durumumuz şu şekilde:

Türkiye Tırmanma Şampiyonası Ağabeyler Kategorisi puan durumu:

Şırlan  Abant  Antalya  Pamukova          TOPLAM
Öğül Orhan        10         10         10             –                         30
Cem Acar            –           6            8            10                        24
Vedat Diker        8           8            –              –                         16

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Serkan Yazıcı eski temposunu yakaladı

05/07/2010 in Türkiye Ralli Şampiyonası

2010 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı olan ve İstanbul Otomobil Sporları Kulübü İSOK tarafından 31. kez düzenlenen 2010 VIA/PORT İstanbul Rallisi müthiş bir heyecana sahne oldu.

VIA/PORT Alışveriş Merkezi’nin ana sponsorluğunda ve İstanbul Ticaret Odası, Fiat, Ford,VIA Hotel ve Avis’in de katkılarıyla düzenlenen organizasyonun cumartesi günü VIA/PORT Gençlik Meydanı’nda gerçekleştirilen sembolik startı yüzlerce seyirci tarafından izlendi. Sembolik startın ardından kapalı parka alınan otomobiller, pazar sabahı; toplamda 114 km’lik özel etabın geçileceği zorlu mücadeleye Oruçoğlu etabıyla başladı.

İlk etabın en hızlı ismi Yağız Avcı olurken, Serkan Yazıcı sadece 0,2 saniye geriden  endisini takip etti. Geçilen üç etap sonrasında tamamlanan ilk kısımda ise, Serkan Yazıcı en yakın rakibi Yağız Avcı’nın 35 saniye önünde yer aldı. Yağız Avcı, 2. kısımda geçilen üç etabın tamamında en hızlı isim olmasına rağmen Serkan Yazıcı liderliğini korudu. Otomobillerin servis almasından sonra geçilen 3. kısımda da liderliği kimseye bırakmayan ST Racing pilotları Serkan Yazıcı – Kaan Özşenler ikilisi toplamdaki 1:06:15.6 derecesi ile rallinin galibi oldu. Birçok etapta en iyi dereceyi elde etmesine karşın Castrol Ford Team Türkiye ekibi Yağız Avcı – Bahadır Gücenmez ikilisi ralliyi ikinci sırada tamamladı. VIA/PORT Gençlik Meydanı’nda gerçekleştirilen rallinin finiş seremonisinde, podyumun son basamağında ise Bonus Parkur Racing ekibi Burak Çukurova ve Co-pilotu Aykan Alakoç yer aldı. Yarışan tek bayan ekip olan Serpil Pak – Merve Hasbay ikilisi ralliyi başarıyla tamamlarken, gençler klasmanında yine Castrol Ford Team Türkiye adına yarışan Murat Bostancı – Onur Vatansever ikilisi ilk sırada yer aldı.

Mahalli Şampiyona’da finişe gelen tek isim Ersen Türker- Taner Canbolat olurken Historic Rally şampiyonasında Haydar Güçlü- Hakan Severge BMW otomobilleri ile ilk sırada yer aldılar.

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın bir sonraki yarışı 24-25 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan Avrupa Ralli Şampiyonası’nın da bir ayağı olan Bosphorus Rally.

Aras Dinçer: Pendik’te Gece Yarısı Ekspresi

07/07/2009 in Aras Dinçer/Türkiye Ralli Şampiyonası

Devlet erkânının da kıymetli katılımlarıyla, bir İstanbul Rallisi’nin daha hakkından geldik… Gece yarısı ekspresinde Menajer Can’ın copilotluğunu yapan ve kabinede ne tip bir fonksiyonu olduğunu bilmediğim sayın bakan’a kaskı taktık, fırıl fırıl doughnut yaptırdık, seyirci spesiyaline şanlı siyah Mercedes’i sokup, arka koltuğa oturtarak arkasından el salladık. Can keşke S500 ile gezdirseydi bakanı daha orijinal olurdu? Zaten hızını alamamış belli ki, pazar akşamı TEM’ de Navigator ile gazlarken, arkasından herkes çok selam söyledi…

Yağız ve Ersan -the tamuray-a “bravo”dan başka diyecek bir şey yok. Nasıl gittiklerini herkes gördü. Nejat Abi’yi uzun zamandır bu kadar keyifli görmemiştim (Hala içinde heyecan var O’nun da…) Bu arada, Parkur Racing çadırı altında Yağız’ın Mitsubishi’sini yarıştıran efsane ekip B Service’e de selam olsun. Sevgili Şaban Can da bu yarış onlara katılmıştı, eski ekibi tekrar bir arada görmek güzeldi. Yağız’a en yakın tempoda yine Burak ve Aykan gittiler. Evo 9’un set up’larıyla başı dertteydi Burak’ın. Düzeltmek için uğraştıkça daha da kötüye gitti herhalde, bu set up işi deniz derya, test manyağı olmak lazım…  Finish takından geçmeden hemen önce servis çıkışındaki atmosfer görülmeye değerdi. Eski rallileri hatırlıyorum da, koşa koşa itiraz dilekçesi yetiştirenler, rakibinin açığını kollayanlar, hatta bazen kavga-gürültü normal sayılırdı. Ne ki, pazar akşamı Yağız ve Ersan’ı ilk tebrik edenler, en yakın rakipleri Burak, Aykan, Güven ve Vedat’tı. Parkur Racing’in finish takındaki renkli aile fotoğrafında Güven’in pozuna dikkat. Evo 9’u kendisi icat etmiş gibi duruyor Güven, ama 3. vitesin üstünde yan giderken el sallayıp selam verecek kadar da maharetli. Yarışa bakarsak, ön tarafta Kerem Üstünkaya-Cem Acar hariç pek bir çekişme yoktu, 4 çeker kullanan herkes kendi temposunda gidip stop masalarında zaman tabelalarını kolladı İstanbul Rallisi’nde. Menderes ve Burak, 4. giderken üç kuruşluk bir cıvatanın yalama olması yüzünden yolda kalmasalardı, çok daha iyi olacaktı. Bunun servis çıkışındaki normal etapta olması, en iyimser tabirle “düşündürücü” tabii… Mustafa Söylemez ve Cem Ağabey, bu yarış biraz geriden takip ettiler kompetisyonu. Kerem Ağabey’in son etaplarda Cem Acar’ı yakalamak için yaptığı ataklardan uzak durmayı başardılar ama Mustafa Söylemez bu yarış biraz fazla yordu Evo 9’u. Patlayan lastikler ve serviste değişen parçalar bunun kanıtı gibi…

Peki, 4 çeker olmayanlardan kimler bu yarış çok gitti? Klasmana bakarak değil, çıplak gözle seyrettiklerime istinaden söyleyebilirim ki, Süheyl, Burcu, Halim, sevgili ev sahibim Yüksel Ağabey (yağcılık olsun diye değil, hakikaten) ve sonlara doğru 10 yıl önceki temposuna yaklaşan Levent Erkmen ve Palio Gr.N’in dayanabildiği yere kadar Ekrem Tezel… Süheyl’in isterse ne kadar hızlı olabileceğini zaten biliyorduk. Önünde bitiren ve bu yarış gazın dibini çıkaran Burcu, genelde Türkiye’deki yarışları biraz antrenman havasında geçirir olmuştu ama bu yarış Fiesta’nın motor sesi çok nadir kesildi. R2 speclerine biraz daha yaklaşan C2’si ile Halim her ne kadar Süheyl ile mücadeleye giremediyse de, hemen her yarışta olduğu gibi yine Ünal’la kapıştılar. İkisi de eminim yine çok keyif almıştır… Erdinç Yeşilyurt her defasında özenle hazırladığı Saxo’su ile maalesef yine hayal kırıklığı yaşadı ve yarışı bıraktı. Motor problemi ile yarışı bırakan Ahmet ve Grande Punto’su ile kaza yapan Mehmet’e de geçmişler olsun, kem talihleri tez zamanda mundar olsun… Bu yılki Gençler Şampiyonluğu’nun iki adayından Murat, yaptığı zamanlar ile herkesin takdirini kazandı, ellerine sağlık. Ama kontrollü yarışmayı öğrenmesi lazım. Böyle şuursuz devam ederse, daha istikrarlı giden Özen’e şampiyonluğu kaptırır… Yeni Fiesta R2 ile Emre, pek umduğunu bulamamış gibi görünüyordu. Sağdan direksiyon efektini de unutmamak lazım, bakalım R2 ile yıldızları barışacak mı ilerleyen yarışlarda. N2 mücadelesinde Cem Özdemiroğlu 120’lik Palio ile uçunca, Hakan Kargın liderliğe yükseldi. Klasik’lerin bazı etap zamanları bizleri dumurlara sürükledi, ilk başlarda BMW 2002’li Haydar Güçlü ile kıyasıya çekişen Engin Kap, istikrarlı pilotajı ile Escort’unu zafere sürdü. Normal etaplarda yolun ortasından gidip sürekli gazlayan beyaz Peugeot 106’yı da en son, bir kısmı harap vaziyette çekicinin üstünde gördük, Allah şifa versin…

Gece seyirci etabı, beklediğimden fazla ilgi gördü. Etabı yürüyerek geçmeye üşenen ve “tamam ya, yaz şuraya 300, sol U yaz, dönüş de 300, hebele hübele” diye goy goy yapan pilot zümresinin, startlar verildikçe elleri ayakları birbirine dolandı. Yağız’a yine aferin, 2 gün antrenman yapmış gibi geçti SSS’i. Servis alanı ise ilk başta biraz garip karşılandı ama ona da alıştık… Önce otopark, sonra hafiften yarış merkezi, saat 20.00 gibi kapalı park olarak devamlı kimlik değiştiren saha, pazar sabahı servis alanı oldu. Yeşilvadi etabına yine araç girdi -ne hikmetse o etaba hep araba girer-, bir Türkiye klasiği olarak “tek sıfır” ve diğer sıfırlı arkadaşlar yine yollarda kalıp sefil oldular, yarışın sonunda öncü namına bir psikopat Land Rover ve Serdar Abi’nin imdada yetişerek ödünç verdiği emektar Fiesta kalmıştı.

Son bir mevzu da, gözetmen-seyirci-organizasyon üçgenindeki abukluk. Bu ülkede zaten az olan seyirciyi düşünen, gözetmenleri de buna yönelik davranmaya yöneltecek kimse yok mu? Etabın flying finiş ile stop masaları arasına jüt çekmeye hiçbir sözüm yok. Ama akıl var, mantık var, bu jütleri tutup yolun iki kenarından birer karış mesafe ile çekeceğinize, seyircilerin yürüyebilmesi için, yolun bir kenarından yarım metre mesafe ile çekseniz, o yarım metre kimseye kaza yaptırmaz, ama seyircinin etaptan içeri yürüyebilmesine olanak tanır. Emir kulu gözetmenlere de “yoldan kimse yürümeyecek” diye direktif veriliyor, haydi buyur… O etaba seyirci nasıl girecek, yamaç paraşütüyle mi? O jüt zaten en fazla 50 metre sonra bitiyor, yolun ortasından yürüyüp ezilmeye hevesli olan, 50 metre sonra yine yolun ortasından yürümeye devam edebilir. Ama o 50 metre, aklıselim insanlar için, ağaç dallarının bir taraflarına girip çıkması, toprak tepelerinden kayıp düşme riski veya çalılardaki böceklerle akraba olma durumu şeklinde geçiyor. Jüt dünyanın her yerinde var ama öte yanında yürünecek yer bırakılıyor. Bunu düşünmek için Einstein olmaya gerek yok sevgili büyüklerimiz, yapmayın etmeyin… Seyirci gelmiyor, ilgi düşük diye sızlanacağımıza, bunlara dikkat etsek, bu yarış ilk kez ralli seyretmeye gelen 3 kişiyi, stop masasında durup karne yazdıran otomobilleri seyretmeye mahkûm etmez ve bir daha ralliye gelmeye tövbe ettirmezdik… Maalesef, bu tür bir olaya bu kaçıncı şahit oluşum.

Neyse, cümleten geçmiş olsun. Önümüzdeki haftanın menüsüne baktığımızda, şefin tavsiyesi olarak Abant Tırmanmayı öneriyorum. Efsane köpek Muharrem de bizimle birlikte olacakmış. IRC’nin de Rusya ayağı var ve maalesef Anton Alen yine direksiyonda… Latvala, Alen gibi 2. göbek Finlerin hepsi kelek çıktı, umarım Gronhölm erkek çocuk yapmamıştır…

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Go to Top