Reklamlar
Tag archive

finlandiya

Finlandiya’da Ogier Kazandı

07/08/2013 in Dünya Ralli Şampiyonası

Sebastien Ogier efsanevi Neste Oil Finlandiya Rallisi’ni kazanarak sezondaki beşinci zaferine ulaşmış oldu.

Ogier, kariyerinin 12’nci zaferinde Jyvaskyla merkezinde kurulan finiş tak’ına en yakın rakibine 36.6 saniye fark atarak çıkmayı başardı. Bu sonuçla şampiyona klasmanında da en yakın rakibine 90 puan fark atmış oldu.

Thierry Neuville, peşpeşe ikinci kez podyumun ikincilik basamağına çıkmayı başardı. Belçikalı pilot Ford Fiesta RS ile mücadeleye katılan Mads Ostberg’in 21 saniye önünde yarışı ikinci sırada tamamladı.

“Burada kazanmayı hayal ediyordum” diyerek sözlerine başlayan Ogier bu yarışı kazanan İskandinav olmayan beşinci pilot oldu. Kazandığı puanların yanısıra Finlandiya’da kazanmanın hepsinden değerli olduğunu vurguladı. “Geriye düştüğümüzde atak yapmak zorundaydık ancak aracımızı ve lastiklerimizi de korumak zorundaydık.”

Kalabalık seyirci toplulukları önünde geçilen efsanevi hızlı etaplarında geçilen ilk yedi etap sonunda klasmanda yer alan ilk dört pilot 11 saniye içinde yer alıyordu.

Ancak sonrasında Ogier temposunu yükselterek devam ederken diğer pilotlar onun temposuna yaklaşamadı. Özellikle Fin pilotların kendi evlerinde Fransız pilottan bu kadar yavaş kalmaları Fin seyircileri kederlere saldı. Özellikle efsanevi Ouninpohja etabında rekorları da kırarak en iyi zamanları elde eden Ogier yarışa damgasını vurdu.

Ogier’in ardında ikincilik için mücadele eden Neuville ve Ostberg son gün boyunca heyecanı yüksek tutan pilotlar oldular. Ostberg ilk etaplarda avantajını korusa da Ouninpohja etabında yoldan çıkıp zaman kaybedince ikincilik Neuville’e gitti.

“İnanılmaz bir duygu” diyerek sözlerine başlayan Neuville “Dün lastik patlatmamıza rağmen iyi bir iş çıkarttık. Son gün de avantaj elimize gelince tempomuzu koruduk. Ralliden önce bu sonucu hayal bile edemezdim.” dedi.

Sezonun ilk yarısında hayal kırıklıkları ile mücadele eden Ostberg için bu üçüncülük iyi geldi.

“Tüm yarış boyunca sorun yaşamadan podyum mücadelesi vermek çok güzeldi. Lider gidiyorduk, ikinciliğe düştük, yerimizi koruyamadık ama yarışı üçüncü sırada tamamlamayı başardık. Zafer için mücadele etmek kendime olan güvenimi geri getirdi.”

Mikko Hirvonen yarışın ilk bölümlerinde zirveye yakın olsa da Perşembe günü yağan yağmur Fin pilotun tüm planlarını alt üst etti. Hirvonen iki kez yol dışına çıkıp takla atmaktan zor kurtulduktan sonra temposunu yükseltemedi. Hirvonen yarışı Ogier’in 1 dakika 21.6 saniye gerisinde dördüncü sırada tamamladı.

Kris Meeke beşinci sırada giderken ilk defa bindiği DS3’ü sondan bir önceki etapta takla atarak yarışı tamamlayamadı. Jarkko Nikara için de yarış umutsuz bir şekilde sona erdi. Nikara sağ ön süspansiyonunu kırınca yarışı da tamamlamayadı.

Tüm bu kazalar Dani Sordo’yu beşinciliğe çıkarttı ve İspanyol pilot pek de başarılı olamadığı yarıştan kendinci iyi bir sonuçla ayrılmış oldu.

WRC2’de kazanan Jari Ketomaa Fiesta R5 ile çıktığı ilk yarışı da yedinci sırada tamamlamış oldu. İsveçli P-G Andersson’un ardından klasmanın onuncu basamağında yer alan Robert Kubica WRC2’de de ikinciliği almış oldu.

FIA Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun dokuzuncu rallisi 22-25 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek olan Almanya Rallisi olacak.

Reklamlar

Aras Dinçer: Şimşek Hoca İle Lunaparka İlk Adım!

02/08/2011 in Aras Dinçer

Çok çok çok sıcak bir yarışı geride bıraktık. Haftasonu güneş, hepimizi cezalandırdı, sıcaktan anamız ağladı, üç kuruşluk beyinlerimiz sulandı, arabaların da iflahları kesildi, sapır sapır döküldü garibim makinalar… Cehennem sıcaklarına alışkın olan ben bile bu kadar bunaldığıma göre, diğer pilotlar, co-pilotlar perişan olmuş olmalı. Hele ki gözetmenler ve basın mensupları, Allah onlara kolaylık versin… Etaplarda inanılmaz bir toz kütlesi vardı, sıcak ve sıcağın yarattığı terleme ile o tozlar da üzerlerine yapışmıştır elbette. Çok zor şartlarda görev yapan etapçılara ve basın mensuplarına teşekkür borçluyuz hepimiz.

Yarışları kimin, nasıl kazandığıyla ilgilenmek yerine, ralli sporunun başka faydalarına eğilmiş bir toplumun mensubu olarak, ben de bu sefer Kocaeli Rallisi’nin gerçek analizi yerine, mavrasını yapmayı tercih edeceğim. Beğenmeyenler kusura bakmasın, memnuniyetinizi dostlarınıza, şikayetlerinizi bize iletiniz (!)

Antrenmanların gün ve saatlerinin devamlı değiştirildiği kaotik bir yarış öncesi hazırlık safhasından sonra, ertesi gün, işini harika yapan sunucu Yiğit Top’un doyumsuz sunumlarıyla, Cumartesi günkü kısa lupun startını aldık. İlk etapta çok sayın pilotum Menderes Bey’in tüm telkinlerime rağmen, sıcağın etkisi ve euro’nun yükselmesi sebebiyle olsa gerek, gaza pek basmaması ile, çok da parlak bir zaman yapamadık. Günün kalan etaplarında Mendo biraz kendine geldi ve son olarak seyirci etabında sanırım iyi bir şov ortaya koyduk. Yeri gelmişken, seyirci etabının karakteri ve yarattığı kalabalık yine muhteşemdi. Türkiye’deki en iyi seyirci etabıdır Interteks…

Neyse, akşam servisi için çadırımıza sığındığımızda baktık ki, ilk etaptaki facia bizi 15’inciliğe atmış… Yarışı izlemeye gelen Osman Tüter ve Vedat Bostancı’yı bizim yerimize de rakı içmeleri için meyhaneye yolladıktan sonra, süklüm püklüm otele gittik. Ve birden bire Şimşek Hoca’mız Ünal Şenbahar, günün değil, yarışın değil, sezonun en parlak fikrini attı ortaya: “Gidip duş alalım, sonra da lunaparka gidelim…” Esasında yarışı seyretmeye gelen oğlu Asrın’ın sıkılmaması için yaptığı bu cabbar plana beni de dahil eden Ünal, ilk günkü hayal kırıklığını üzerimden atmam için elinden geleni yaptı. Önce dönmedolaba bindik, hatta binmeden önce bir torba dolusu su ve kağıthelva aldık, havadayken yedik içtik onları sepetimizde… Oradan korku tüneline girdik ve hiç korkmadık, berbattı… Sonra çarpışan arabalara binmeye çalıştık, 3 kere teşebbüs ettik, hiçbirinde başarılı olamadık… Yorulduk, dondurma aldık, neye binsek diye karar veremedik, düşünürken karnımız acıktı, döner aldık… Hepimiz başka birşeye binmek istediğimiz için, cebimizde kalan son biletleri harcayamadık. En sonunda Asrın, uçaklardan oluşan bir tren buldu. İlk başta gözümüze çok yavaş geldi ama en çok o trende eğlendik, çünkü baya hızlı dönüyordu virajları. Cebimde kalan son bileti Asrın’a verdim, O bir loop daha bindi trene, rayların üzerinde dönüp dururken Asrın’ın telefonunun pili uçtu, onu aradık bulamadık filan, ama tüm bunlar olup biterken farkında olmadan ilk etaptaki hayal kırıklığımızı unuttum ben… Ertesi gün başlarken herkese tavsiye ettim Şimşek Hoca ile Lunapark’a İlk Adım’a katılmalarını, sizlere de ederim…

Geyikçiler için bu kadar hikaye yeter herhalde… Biraz gerçeklere bakalım şimdi. Yarıştan hemen önce BOSSEK’in öncü isimlerinden Selçuk Özsevinç’i kaybettiğimizi duyduğumuzda, tabii ki tüm neşemiz kaçtı. Zor günlerde iyi işlere imza atmış, önemli bir isimdi Selçuk Özsevinç. Yokluğu çok hissedilecektir BOSSEK’te. Yakın zamanda kaybettiğimiz bir başka çok sevilen büyüğümüz Cahit Alkan’ın kocaman resmini sekreteryada görünce, hem içimiz bir daha burkuldu, hem de tebessüm ettik, sanki O’nu hiç kaybetmemişiz gibi…

Yarış üst sıralar için biraz monoton geçti, sanki İstanbul Rallisi’nin bir kopyasını yaşadık: Murat birkaç best yaptı, sonra Yağız kontrolü eline aldı ve yarışı lider götürecek bir tempo bularak devam etti, Burak ise iki Ford’a yakın kalmaya çalışarak şans aradı ve podyumu tamamladı.Üç pilottan da bir hata gelmedi, ama özellikle Murat’ın Ören finishindeki atlayışı çok konuşuldu…Grup N ise, bu yarış tam bir aksiyon filmine sahne oldu. Olayların ardı arkası kesilmedi: Önce yeni Evo’su ile Nebil kaldı. Sonra “gel gel” oyunuyla Ercan Abi sahne aldı. Geçirdiği ciddi trafik kazası sonrası iki ayağı da sakat olan Ercan Abi, çok yüksek tempo yapmadan, ikinci giden Uğur’u az farkla peşine taktı ve en sonunda takla attırdı. Yeni Evo 9’una ve Tibet’ine kavuşan Sinan, kendini imha etti, ilk 5 içinde giden Hakkı’nın arabası pes etti, Şimşek Hoca ve Hakan Kargın giderek yükselirken, biz de arkadan saldırıyorduk ilk üçe girebilmek için. Sonra başka olaylar patlak verdi: Bizim lastiğimiz patladı, jant üzerinde giderken etabın bitimine üç viraj kala rot kolumuz pes etti ve koptu. Kayalarla dolu Ören etabında patlak lastik üzerinde gitmek biraz büyük bir risk idi ve maalesef aldığımız bu risk bize pahalıya patladı. Daha sonra 2. giden Şimşek Hoca lastik patlattı ve lunapark’da gösterdiği performansı lastik değiştirmede gösteremeyince, ikinciliği Hakan devraldı ve podyumu böylece tamamladılar Ercan Abi’nin arkasında.

2 çeker mücadelesinde Emre ve Orhan müthiş tempolarıyla hem birbirlerini hızlandırdılar, hem de bazı Grup N’leri geride bıraktılar. Fatih ise kesilmiş lastiklerin kurbanı oldu. Gördüğüm kadarıyla, traksiyon kazanmak için kesilen lastikler, sıcak havada aşırı ısınınca, Fatih’in Punto Super 1600’ü virajları dönemez oldu. Performanslarıyla göze batan diğer 2 çeker pilotları, ilk 10’a girmeyi başaran Tezcan Dalfidan ve Yunus Emre Zümrüt oldu. İlk 10 demişken, yarışı sadece 23 arabanın bitirdiğini söylemekte fayda var. Özellikle Ören etabındaki dev boyutlu taşlar, birçok otomobilin ağır hasar almasına ve lastiklerinin patlamasına sebep oldu.

İdari olarak yarışta bir problem olmadı, senelerdir belli bir organizasyon kalitesini tutturuyor Otosan Kocaeli Rallisi. Tek dert, etapların isimleri beklendiği gibi kaosa sebep oldu… Ancak hakem masalarında yine akıl almaz hatalar gördük. Geçen sene de yine seyirci etabı öncesinde birçok ceza yazılmamıştı karnelere. Bu sene de ZK masaları atlandı, geyiğe dalıp karneyi işletmeyi unutanlara göz yumuldu vesaire…

Bizler Kocaeli’nin tepelerinde debelenirken, Finladiya’da bir ralli klasiği olan 1000 Göller Rallisi koşuldu. Kendi derdimizden başımızı alabildiğimiz sıralarda, internetten yarışı takip etmeye çalıştık. Bugüne kadar kusursuzlukları sebebiyle büyük saygı duyduğum Citroen takımına, bu yarışta Sebastien Loeb’e reva gördükleri muamele sebebiyle tüm saygımı yitirdim. Takım Direktörü Olivier Quesnel sezon başında ısrarla “Pilotlarımız eşittir ve aynı şartlarda mücadele edecekler” demesine rağmen, son birkaç yarışta saf köylü Loeb’e Fransız oyunları oynuyordu. Ogier’yi öne çıkarıp, Loeb’ü köstekleme oyunları bu yarış artık iyice ayyuka çıktı. Utanmadan 3 gün boyunca Loeb’e yolu temizleten Quesnel, yeni prensi Ogier yarışı kazansın diye elinden geleni yaptı. Ama Ogier kazanamadığı gibi, ikinciliği de Latvala’ya kaptırdı. Loeb’ yapılanlar çok yanlış, hatta ayıp… Ama Muhteşem Loeb yine inanılmazı başardı, bütün yarış yolları süpürmesine rağmen birinci geldi. Hirvonen’e çok yazık oldu çünkü daha ikinci etapta, bir virajı dönerken Fiesta RS WRC’nin motoru O’na ihanet etti ve kesiklik yaptı. Tam virajın içinde motoru kaybeden Hirvonen, doğal olarak yoldan çıktı ve bir ağaca vurarak, hem freni kaybetti hem de sağ arkadan ağır mekanik hasar aldı. Bu da O’nun birincilik hayalinin sonu oldu. SWRC’de beklendiği gibi, kimse Juho Hanninen’e yaklaşamadı ama, PWRC’de olanlara hayret etmemek elde değildi gerçekten. Onca İskandinav pilot, birbirleriyle çekişirken, kendilerini imha edince, allahın Yeni Zellanda’lı yavaş insanı Hayden Paddon, bir kere daha birinci geldi. Daha önce de hep yavaş giden ve öndekilerin dökülmesiyle 2 PWRC yarışı kazanan şanslı ve yavaş Paddon’a, bu sene şampiyonluğu el birliği ile hediye ettiler PWRC kovalayan arkadaşlar. Mini’lerin Finlandiya macerası maalesef madara ile son buldu. İddialı Matti Rantanen daha ikinci etapta kendini yoldan dışarı attı. Dani Sordo ile Kris Meeke ise, finishe çok az kala, bir etap arayla mekanikten yolda kaldılar.

Sırada Bolu’daki Hitit Rallisi var. Türkiye’nin en kalabalık startlarına imza atan şehir Bolu’nun dağlarında, çok zor bir yarış bizi bekliyor olacak. Çünkü özel etap kilometresi 150’ye yakın. Herkes gazlıyor, herkes iyice form tuttu, herkesin kendine göre hedefleri var, rekabet giderek daha keskinleşiyor Türkiye Ralli Şampiyonası’nda. Bizim de Mendo ile hedefimiz, Boğaziçi ve İstanbul Rallileri’nde tırmandığımız Grup N podyumuna yeniden çıkmak. Ünal ile koyduğumuz hedef ise, Bolu’daki seyirci etabının hemen yanında kurulu lunaparkta, arkadan itişli çarpışan arabalar ile “Lunapark’a 2. adım”ı gerçekleştirmek…

Yazılarla ilgili gelen maillere teşekkür ediyorum, aklı başında insanlardan olumlu-olumsuz eleştiri almak güzel oluyor. Düşüncelerini ismiyle bildirmek yerine başka ortamlarda paylaşmayı tercih eden arkadşlara da ürkmemelerini, bir diyecekleri varsa, direkt olarak bana söylemelerini tavsiye ediyorum.

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Ralli dünyası Finlandiya’ya kilitlendi

29/07/2011 in Bülten/Dünya Ralli Şampiyonası

Dünya Ralli Şampiyonası tüm hızıyla devam ederken ralli severlerin gözü 28 – 30 Temmuz’da rallinin anayurdu Finlandiya’da koşulacak Neste Oil Rallisi’ne çevrildi.

Haziran ayında çok sıcak bir havada koşulan Yunanistan Rallisi’nde hem birbirlerine, hem de zorlu hava şartlarına karşı yarışan takımları, şampiyonanın en keyifli parkurlarından biri olan Finlandiya Neste Oil Rallisi’nde rekabetin iyice kızışacağı müthiş bir mücadele bekliyor.
Finlandiya’nın hemen öncesinde Dünya Ralli Şampiyonası’nın 7. ayağı olan Yunanistan Acropolis Rallisi Citroen’in genç Fransız pilotu Sebastien Ogier’in zaferiyle sonuçlanmıştı. Sebastian Loeb yarışı ikinci sırada bitirirken, Castrol EDGE’in desteklediği Ford Abu Dhabi Dünya Ralli Takımı pilotu Mikko Hirvonen, Ford Fiesta RS ile Sebastien Loeb’un 3 saniye, yarışı kazanan Sebastien Ogier’in ise 13 saniye arkasında tamamlayarak üçüncülüğü elde etmişti.

Şampiyonanın bugüne kadarki 7 yarışının ardından, Finlandiya öncesinde Takımlar Klasmanında ilk üç şöyle sıralanıyor: Citroen Total Word Rally Team (250 puan), Ford Abu Dhabi Word Rally Team (195 puan), M-Sport Stobart Ford Rally Team (87 puan).
Şampiyonanın tamamlanmasına son 5 yarış kala Genel Klasmanda Sebastien Loeb 146 puanla birinci, Mikko Hirvonen 129 puanla ikinci, son şampiyon Sebastien Ogier 124 puanla üçüncü sırada, Jari-Matti Latvala 76 puanla dördüncü ve Petter Solberg ise 73 puanla beşinci sırada yer alıyor.

Dünyada en çok kişi tarafından izlenen sayılı yarışlardan Finlandiya Rallisi’nin Citroen takımı ile Castrol EDGE destekli Ford Abu Dhabi takımı arasında başa baş bir mücadeleye tanık olması bekleniyor.

Go to Top