Reklamlar
Tag archive

fabia s2000

Skoda Kocaeli’de Podyumu Hedefliyor

24/07/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Skoda, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. yarışı olan Kocaeli Rallisi’nde Burak Çukurova – Ünal Tezel ve Luca Rosetti – Matteo Chiarcossi ekipleri ile podyumda yer almayı hedefliyor.

Kocaeli Otomobil Sporları Kulübü tarafından düzenlenen, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı olan Kocaeli Rallisi, 28-29 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek. Skoda Yüce Auto desteğiyle Fabia S2000 ile zirve mücadelesi yapan Burak Çukurova – Ünal Tezel ve Luca Rosetti – Matteo Chiarcossi ekiplerinden oluşan Pegasus takımı, Kocaeli Rallisi’nde zirveyi hedefliyor. İki gün boyunca büyük mücadelelere sahne olacak Kocaeli Rallisi, tamamı toprak zeminli, 132 kilometresi özel etap olmak üzere 377,67 km’lik toplam 12 özel etaptan oluşuyor.

Türkiye’nin en istikrarlı pilotlarından olan Burak Çukurova “Kocaeli Rallisi’nin çok sıcak bir havada olacağını, dayananın ve hata yapmayanın başarılı olacağını ve kendilerinin de bu ekiplerden biri olmak istediği amaçlarının podyum oldugunu” söyleyip Skoda’ya en güzel dereceleri hediye etmek istediklerini belirtti.

Avrupa Şampiyonu Luca Rosetti ise Bosphorus Rallisinin ardından yine bir toprak zeminde yarışacaklarını hatırlatarak “Bosphorus’un ardından Kocaeli’de de zirvede yer almak istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Reklamlar

Boğaziçi Rallisi’ne Skoda Fabia S2000 ile Hanninen İmzası

09/07/2012 in Avrupa Ralli Şampiyonası/Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

2012 Avrupa Ralli Şampiyonası (ERC) genel klasmanda ilk sırada yer alan Hanninen-Markkula ikilisi İstanbul’da gerçekleşen Bosphorus Rallisini de kazanarak büyük avantaj elde etti.

Hanninen-Markkula ikilisi, 2012 yılında Fabia S2000 ile katıldıkları 6 yarıştan kazandıkları toplam 3 zafere, İstanbul Bosphorus Rallisini de birinci sırada tamamlayarak yeni bir tane daha ekledi. Avrupa Şampiyonası’nın ilk toprak parkura sahip yarışı olan Bosphorus Rallisi ile ERC’nin ilk yarısı tamamlanmış oldu. Skoda Motorsporları fabrika takımı ekiplerinden Juho Hanninen-Mikko Markkula ikilisi, Skoda Fabia S2000 ile baştan sona sergiledikleri üstün performans ile birincilik kürsüsünde yer almaya hak kazandılar. Böylelikle genel klasmandaki birinciliklerini korurken, yılsonu için de büyük avantaj elde ettiler.

Juho Hanninen İstanbul’da elde ettikleri bu zafer için çok mutlu olduklarını belirterek “Parkur bilinmez ve kaygandı, aynı zaman da teknik olarak zorlu bir yarış oldu. Çok fazla virajı dönmemiz ve atlama yapmamız gerekiyordu. Ancak Miko ve benim toprak parkurdaki tecrübemiz Fabia S2000’in üstün performansı ile birleşince zafere ulaşmak bizim için zor olmadı” açıklamasında bulundu.

Aynı zaman da Türkiye Ralli Şampiyonası’nın da ayağı olan ve 3 gün süren Bosphorus Rallisi’ni Skoda Yüce Auto desteği ile katılan Pegasus takımının diğer ekiplerinden Luca Rosetti 3’ncü, Burak Çukurova ise 8‘nci sırada tamamladı. Avrupa Şampiyonasının bir sonraki yarışı 26-28 Temmuz tarihleri arasında Maderia’da gerçekleşecek.

Burak Çukurova, Eskişehir Rallisi’ni değerlendirdi

04/10/2011 in Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nda Skoda Fabia S2000 ile yarışan Burak Çukurova kendi internet sitesi www.burakcukurova.com ‘da yayınladığı yazıda Eskişehir Rallisi’nin son etabında yaşananları ve duygularını aktardı.

Eskişehir Rallisi hakkında açıklama
Öncelikle Eskişehir Rallisi’nde gerçekten emeği olan başta Nevzat Aslan, Melih Tarhan gibi kişilere böyle etapları hazırladıkları ve bizleri değişik yerlerde yarışma imkanı sağladıkları için teşekkür ederim.

19 yıldan beri bizzat yarışarak ve de tam tamına 13 senedir aralıksız tüm Türkiye Ralli Şampiyonası yarışlarını takip ederek bu sporun içinde kalmaya, başarılı olmaya ve sponsorlarımı en doğru şekilde temsil etmek için elimden gelenin fazlasını maddi manevi yerine getirmeye çalışıyorum.

Geçtiğimiz hafta sonu yapılan 1.Ulusal Eskişehir Rallisi’nde yaşananları tüm motorsporu sevenleri ve meraklılarıyla paylaşmak ve olayı aydınlatmak için yazma gereği duydum.

Eskişehir Rallisi öncesinde 30 km’lik kısa bir testin ardından Cumartesi günü aldığımız startla başladı. İlk etap best time yaparak yarışa başladık ve bu bizi morallendirdi. Daha sonra 2 etapta da Yağız Avcı’nın zaman farkını kapamasıyla

günü 0.5 saniye farkla 2. olarak tamamladık. Pazar günü sabah yanlış bir lastik seçimi yaptıysak da yarışın son 3 etabına girerken Yağız ile aramız 3.3 saniye idi. Daha sonra sırasıyla rakibimizden 4.8 saniye, 1.5 saniye daha iyi zamanlar yaparak son etaba 2.7 saniye farkla lider olarak girdik. Ancak ne olduysa bizim için bu etabın sonunda oldu diyebiliriz…

Biz son özel etap olan BANAZ-3′ün flying finiş noktasını geçtiğimizde, araç içerisinden kronometre tutan co-pilotum Ünal bana 11.24’te geçtiğimizi söyledi. Aynı etabın 2. geçilişinde biz 11.26 Yagız Avcı 11.27 yapmıştı. Bizim de bu yaptığımız zamanın ne kadar iyi, ne kadar yeterli olup olmadığını görmek için stop masasında durduktan sonra heyecanla zamanımızı beklemeye başladık. Fakat ne hikmetse biz flying finişten geçip stop masasında durmamıza, benim arabanın içinde kemerimi çıkarıp inmeme rağmen halen zamanımız gelmemişti. Bu arada dışarıdan bizleri bekleyen yaklaşık 30-35 kişide kol saatlerinden zamana bakarak çok yakın olduğumuzu artı eksı 2 saniye içinde bizim iyi veya Yağızın iyi zaman yapmış olabileceğini söylüyordu. Ayrıca biz flying finişi geçtikten sonra Nejat Avcı’nın kendi iPhone’u ile tuttuğu zamana bakarak babam Rıza Çukurova’ya “Burak kazandı” demesi ve diğer 2-3 kişinin beni tebrik etmesi heyecanımı dindirmeye yetmemişti, zamanımızın ne olduğunu merakla bekliyorduk.

Tüm bunlar olurken, yaklaşık 30 saniye sonra (kamera kayıtlarında vardır bu 30 saniyelik bekleme anı) tabelaya zamanımızın 11.34 olarak yazıldığını gördüğümde gerçekten şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemedim. Bunun üzerine co-pilotum Ünal, Skoda takımımızdan Oğuz Özdener ve babam Rıza Çukurova flying finiş hakeminin yanına koşarak olayı anlamaya çalıştılar. Fakat o noktaya gidildiğinde hakemin durumu anlatmadığı, fakat takımımızdaki Oğuz Özdener arkadaşımızın o kağıtta ‘M’ yazıyor sen manuel tutmuşun demesi üzerine “evet” diyerek, zamanımızı manuel tuttuğunu itiraf etmesi ve bir tek biz geçerken fotoselin kapalı olması ve biz geçtikten sonra tekrar manuelden otomatiğe geçilmesi gerçekten fazlasıyla bizi rahatsız edici bir durum oldu. Ayrıca hakem arkadaşın daha sonra “2-3 saniyeden bişey olmaz” ifadesi ise takımımızı gerçekten de geren bir açıklama oldu. Sonuçta bizler maddi manevi herşeyini koyarak saliselerle yarışan ve bir markayı temsil eden insanlarız. Stop masasında herkesin kendi saatiyle tuttuğu zamanlarla gördüğü gibi artı eksi 2 saniyenin içinde biten bir etap sonunda, bizim zamanımızın rakibimizden tam 11 saniye kötü olmasına imkan olmadığını düşünüyorum. Ne hikmetse bizim araç içinden tuttuğumuz ve dışardan insanların da hem fikir olduğu 11.24 zamanımız 11.34 olarak deklare ediliyor.

Etabın stop masasında yaşanan tüm bu olaylar sonrasında servis alanına geldiğimizde, konu ile ilgili itirazımızı yazdık, komiserler kuruluna itirazımızı yaptık, finiş seremonisine gittik ve sonuç belli olmadığı için kupamızı almadık. Daha sonra beklemeye başladık ve komiserler kurulu bizi ifademiz için çağırdı. Yaklaşık 15 dakika durumu tüm çıplaklığıyla anlattık, ne yaşadıysak ne olduysa -bugüne kadar bilen bilir- tüm açıklığımızla anlattık. Tam 19 senedir bu sporun içinde bi fiil motorsporlarını yapmaktayım ve 1 kişiyle aramda en ufak bir tatsızlık yoktur, bunu bilen çok iyi bilir ama haksızlık yapıyorsa da onun karşısında durmanın en büyük görevim olduğunu biliyorum. Bu doğrultuda her şeyi olduğu gibi anlattıktan sonra, elimizde otomobilin kara kutusunda yer alan tüm datalara baktığımızda geçilen zamanın yine 11.24 olduğunu görüyoruz. Aracın startta kalkış anı ile finişte ayağını gazdan çekme arasındaki zaman 11.24 ! Seyircilerin çektikleri kamera görüntülerinden makinaların saatlerinin değiştirilemeyeceği bilinir ve oraya bakıldığında aradaki zaman farkının 2 saniye olduğu görülüyor. Kaldı ki; Yağız Avcı da bizi 3 saniye geçmiş olabilir ve yarışı kazanmış olabilir ama 11 saniye geçerek olmadığını ve olayın kural hatası olduğunu bilmemiz gerekir.

Bugün dünyada FIA Kurallar Kitabı’na baktığımızda eğer manuel tutulan bir yarışmacı zamanı var ise, etap iptali gerçekleşmesi gerekir yazıyor. Bu bilgilerin hepsini Komiserlere tüm dürüstlüğümüzle anlattık, fakat onların bize verdiği yanıt ise “hakemlerin zamanı elle tuttuğu, 2-3 saniye geç basmış olabilecekleri ama bunu da baskıdan söyledikleri, hepsinin aynı şeyi söylemiş olması ve de komiserlerin sonuçta kendi ekibi olduğu ve hakem arkadaşların söylediklerinin her zaman onlar için bağlayıcı olduğu ve biz ne dersek diyelim sonuçta her zaman hakemlerin ifadelerinin esas olduğu” söylendi ve kararı açıkladılar. Daha sonra bizler temyize gitmek için tüm görüntüleri, otomobilin tüm data bilgilerini ve dilekçemizi hazırladıktan sonra Metin Çeker ağabeyimizle telefonda görüşmemizde bana kendisi “temyize de gitsek durumun değişmeyeceğini, hakemlerin hepsinin aynı şeyi söylediğini ve kurallar kitabında hakemlerin dediğinin esas olduğunu ve boşuna temyize gitmemizin bir manası olmadığını” ifade etti..

Ben şimdi tüm bu yaşananların ardından Burak Çukurova olarak sormak istiyorum:

1. Neden Yağız Avcı geçerken fotosel açık, biz geçerken fotosel kapalı ve biz geçtikten sonra tekrar açılıyor?

2. Neden Yağız Avcı geldiğinde ve diğer kişiler geldiğinde gelir gelmez zamanları tahtaya yazılıyor ama biz geldiğimizde

zamanın gelmesini 30 saniye bekliyoruz? (kamerada görüntüler mevcut)

3. Hakem arkadaşlar 2-3 saniyenin lafı olmaz nasıl diyebiliyorlar?

4. Stop masasında insanlar kollarındaki saatle zamana bakıp bizi tebrik edip ondan sonra 11 saniye kötü bir zaman yapmış olmamız ne kadar ve nasıl mümkün olabilir?

5. Komiserler kuruluna geldiğimizde bu hatayı yapan arkadaşlar bizim yüzümüze bakmadan, yollarını değiştirerek geçiyorlar bunun sebebi nedir?

6. Evet sadece hakem arkadaşların sözleri yeterli oluyorsa bizler pilot-copilot olarak neden dinleniyoruz?

7. Flying finiş masasına gidildiğinde manuel tutulduğunda önce söylenmiyor, sonrasında biz görünce “aa evet manuel tuttuk” deniyor. 2 dakika önce olan olay neden bu şekilde hatırlanmıyor?

8. Aşağıda göreceğiniz fotoğraflara dikkatli baktığınız takdirde, biz geldikten ne kadar sonra “hala zamanın yazılmamış olduğunu” göreceksiniz. Bu sizce normal mi?

9. Ve yarış sonrası tüm basın bültenlerinde neden son etaptaki bu olayın anlatılmıyor ve kupaların verilmediğinden bahsedilmiyor? Bunu da kamuoyuna sormak isterim.

EVET SONUÇTA ÜLKEMİZDE ÇOK İYİ ORGANİZASYONLAR, ÇOK İYİ HAKEMLER, ÇOK İYİ GÖZETMEN ARKADAŞLARIMIZ VAR BUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ. BİZLER DE BU SPORA AŞIK, GÖNÜLDEN YAPAN VE MADDİ MANEVİ HERŞEYİNİ ORTAYA KOYAN İNSANLARIZ. BANA GÖRE BU YARIŞIN 2.Sİ YOKTUR. BU KADAR GÜZEL BİR ÇEKİŞMENIN SONUCUNDA YAĞIZ AVCI-BAHADIR GÜCENMEZ DE 1. OLMUŞTUR, BİZ DE 1.LİĞİ HAKETMİŞİZDİR.

AMA 19 SENELİK MOTORSPORLARI HAYATIMDA KİMSEYLE PROBLEMİM OLMADI, KİMSEYE YANLIŞIM OLMADIĞINI BİLDİĞİM İÇİN BU YAZIYI YAZMAK VE DURUMU AÇIKLAMAK VE MAALESEF HAKLI OLDUĞUMUZ HALDE HAKSIZ GİBİ GÖRÜNMEK BENİ ÇOK ÜZMÜŞTÜR.

SONUÇTA CİDDİ RAKAMLARIN HARCANDIGI BÜYÜK FİRMALARIN YARIŞTIĞI BİR ORGANİZASYONDA SONUCU BU ŞEKİLDE BELİRLENMESİ MAALESEF MOTORSPORLARI ADINA ÜZÜNTÜ VERİCİDİR.

SONUÇTA HATA İNSANLAR İÇİNDİR, DÜZELTMEK DE İNSANLIKTIR. AMA YALAN SÖYLEMEK AHLAKSIZLIKTIR…

www.burakcukurova.com

Eskişehir’de 53 kayıt var

30/09/2011 in Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nda sezonun beşinci rallisi Eskişehir Rallisi 1-2 Ekim tarihlerinde Eskişehir’de asfalt parkurda düzenleniyor. Sezonun altıncı rallisi olmasına rağmen Eylül ayında düzenlenmesi gereken ancak Kasım ayına ertelenen Hitit Rallisi’nin aradan çıkması ile beşinci ralli konumuna gelen Eskişehir Rallisi’ne Historic ve Mahalli klasmanı da dahil olmak üzere toplam 53 kayıt var.

Bu 53 pilot arasında şampiyonlukta 85 puan ile lider konumda yer alan Castrol Ford Team Türkiye pilotu Yağız Avcı ve 60,2 puan ile ikinci sırada takım arkadaşı yer alan Murat Bostancı Ford Fiesta S2000 ile, 51 puan ile üçüncü sırada yer alan Bonus Parkur Racing’den Ercan Kazaz Mitsubishi Evo IX ile, 50 puan ile hemen arkasından gelen takım arkadaşı pilotu Burak Çukurova ise Skoda Fabia S2000 ile Eskişehir’de start alacaklar.

Asfalt yarış olması ve rallilere uzunca bir süre ara verilmesi sebebi ile dengelerin de değişebileceği bir yarış beklentisinin ağır bastığı Eskişehir Rallisi öncesinde podyum kovalayan ekipler asfalt testlerini tamamlayarak 30 Eylül Cuma günü ilk kez etapları görecek ve yol notlarını çıkartacaklar. Uzun yıllar boyu aynı parkurda düzenlenen diğer asfalt rallilerden sonra ekipler ilk kez yeni bir parkurda asfalt zemine çıkacaklar. Yol keşfi sırasında yağmur yağması bekleniyor ancak yarış koşulurken havanın parçalı bulutlu ve yer yer açık olması ihtimali ağır basıyor. İlk kez çıkartılacak yol notlarının bu noktada önemi de artıyor. Takım direktörleri uzun bir zamandan sonra ilk kez hava, zemin şartlarını yanısıra yol notlarını da değişken olarak belirleyecekler.

Kayıt Listesi’ndeki göze çarpan tek değişiklik Emire Cantürk’ün Ercan Kazaz’ın sağ koltuğuna geçmesi olarak görünüyor. Ünal Şenbahar da boşalan sağ koltuğuna genç kopilot Emir Şahin’i almış.

Asfalt ralli olması sebebi ile tırmanma yarışına katılan ekipler de gerek ulusal gerekse de mahalli olarak yarışa ilgi gösterdiler. Alkan Erden bu sene Türkiye Tırmanma Şampiyonası Kategori 3’te şampiyonluğunu garantiledikten sonra Eskişehir’de start alacak. Tırmanma’da mücadele eden Ümit Kemal Coşkun da Alfa Romeo 156 ile mahalli kaydını yaptırdı. Tırmanma’da şampiyonluk yaşadıktan sonra spordan uzak kalan Tunç Tuncer de ayrılamadığı Honda Type-R’ı ile asfalt yarışı kaçırmayıp kaydını tamamlamış.

1 Ekim Cumartesi günü 14:00’da ESPARK Alışveriş Merkezi önünden verilecek start ile başlayacak KYK Eskişehir Rallisi’nde ilk gün KYK, Espark ve Banaz etapları birer kez geçilip araçlar kapalı parka girecek. 2 Ekim Pazar günü aynı etapları ikişer kez geçip yarışı tamamlayan ekipler akşam 15:33’te ESPARK AVM’de finiş töreninde tak’tan geçecekler.

Eskişehir Rallisi’nde canlı etap sonuçları yine rallidergisi.com/sonuc sayfasından anında takip edilebilecek. Sonuçlar sistemine eklenen yeni bir özellik ile artık etap sonuçları PDF olarak da alınabilecek. Cep telefonlarından wap.rallidergisi.com adresinden takip edilebilecek KYK Eskişehir Rallisi’nden flaş gelişmeleri de rallidergisi.com sitesinden ve sosyal paylaşım sitelerinin http://twitter.com/rallidergisi ve http://www.facebook.com/RalliDergisi adreslerinden de takip edebilirsiniz.

KYK Eskişehir Rallisi’nin Kayıt Listesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

Burcu ve Çiçek Yeniden IRC’de

29/09/2011 in Bülten/IRC

Burcu Çetinkaya-Çiçek Güney ikilisi, Gençlik ve Spor Bakanlığı katkıları ile Spor Toto Teşkilatı, Ansell, Red Bull, Sonax, Golden Bay Turizm, Yokohama, Dexter ve Teknotel sponsorluğunda Kıtalararası Ralli Şampiyonası (IRC)’nın son iki yarışında Skoda Fabia S2000 ile mücadele edecek.

Geçtiğimiz sezon kısa adı IRC olan Kıtalararası Ralli Şampiyonası’nda mücadele eden tek bayan ekip olarak dikkat çeken Burcu Çetinkaya-Çiçek Güney, sezonun son iki rallisinde Türk bayrağını yeniden yurt dışında gururla dalgalandırmaya hazırlanıyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı desteğini alan Çetinkaya; Spor Toto Teşkilatı, Ansell, Red Bull, Sonax, Golden Bay Tour, Yokohama, Dexter ve Teknotel’in sponsorluğunda Rene Georges Motorsport tarafından hazırlanan Skoda Fabia S2000 ile IRC’nin 10. ayağı İskoçya Rallisi’ne katılacak. Çetinkaya-Güney ekibinin 25 kapı numarası ile start alacağı organizasyon, 3 gün boyunca canlı ve gün sonu geniş özetler şeklinde Eurosport ekranlarına gelecek.

Türk bayrağı renklerindeki otomobil ile yarışa katılacak olan Burcu Çetinkaya’ya her zaman olduğu gibi co-pilot olarak Çiçek Güney eşlik edecek. Ayrıca Parkur Racing’in desteğini alan Çetinkaya-Güney ekibine, ralli dünyasının iki şampiyon ismi Simon Jean Joseph ile Ercan Kazaz da koçluk yapacak.

Geçtiğimiz sezon İskoçya Rallisi’ni genel klasman 7.si olarak tamamlayarak “IRC tarihinde puan alan ilk bayan ekip” olan Çetinkaya-Güney ekibi, sezonun son IRC yarışı olan 03-05 Kasım tarihlerindeki Güney Kıbrıs Rallisi’ne de start alacak.

Barum Rallisi’nde ilk etap Juho Hanninen’in

27/08/2011 in IRC

Barum Rallisi’nin ilk günündeki tek etabı Juho Hanninen kazandı. Yaklaşık 30.000 seyircinin izlediği Özel Seyirci Etabı’nda Andreas Mikkelsen’i 0.5 saniye geçen Fin pilot Hanninen ilk günü ilk sırada tamamlamış oldu.

Skoda Motorsport adına Fabia S2000 ile yarışa katılan Hanninen “Güzel bir başlangıç oldu, daha da güzel olanı etabı sorunsuz olarak tamamlamamızdı.” dedi.

İkinci sırada yer alan Mikkelsen ise : “En iyi zamanı elde edemeyeceğimi biliyordum çünkü benim vites aralığım diğerlerinden daha uzun.” dedi.

Çek pilot Jan Kopecky ise ilk etabı üçüncü sırada tamamlarken bir kaç yerde daha fazla bastırabileceğini ancak ilk etaptan böylesine bir riske girmenin salaklık olduğunu vurguladı.

Yarış öncesi resmi testlerde kaza yapan Luca Betti ise etapta start almış olmaktan dolayı mutlu olduğunu biraz zaman kaybettiğini ancak o kazadan sonra geri dönmenin kolay olmadığının da altını çizdi.

Yarışın ikinci gününde ilk özel etap 8.89 kilometrelik Biskupice özel etabı, yerel saat ile 09:38’de (+1 Türkiye) start alacak.

1 Juho Hänninen/Mikko Markkula (ŠKODA Fabia S2000) 7:03.4sn
2 Andreas Mikkelsen/Ola Fløene (ŠKODA Fabia S2000) +0.5sn
3 Jan Kopecký/Petr Starý (ŠKODA Fabia S2000) +1.1sn
4 Freddy Loix/Frédéric Miclotte (ŠKODA Fabia S2000) +2.2sn
5 Guy Wilks/Phil Pugh (Peugeot 207 S2000) +2.6sn
6 Thierry Neuville/Nicolas Gilsoul (Peugeot 207 S2000) +5.3sn
7 Bryan Bouffier/Xavier Panseri (Peugeot 207 S2000) +8.0sn
8 Roman Kresta/Petr Gross (ŠKODA Fabia S2000) +10.7sn
9 Václav Pech/Petr Uhel (Ralliart Lancer Evolution IX R4) +12.6sn
10 Pavel Valoušek/Zdeněk Hrůza (Peugeot 207 S2000) +12.6sn

Aras Dinçer: Ne Pirelli’ymiş?

30/05/2011 in Aras Dinçer

Sponsorsuz kalan Ege Rallisi ile sezona merhaba dedik. EOSK, kendi imkanları ile, elinden geldiğince düzgün düzenlemeye çalıştı yarışı. Büyük bir aksaklık oldu denemez, tek aykırılık, sadece idari kontrol için İzmir’in ücra bir köşesindeki EOSK lokaline gitmek zorunda olunmasıydı. Bunun dışında servis alanı, etap güvenliği gibi hayati konularda bir sıkıntı yaşanmadı. Yanlız Ege Rallisi’nin makus talihi olan, masalar arası iletişimsizliğe senelerdir çözüm bulunamıyor ne hikmetse. Fly ve stop masaları konuşamıyor, anlaşamıyor. Onu bırak, start zamanını yazan hakemin söylediği start zamanını, start ışıklarını ayarlayan hakem, “gürültüden” anlayamıyor. Tamam otomobiller gürültülü ama, bu durum bence biraz da eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Arabanın camında kocaman “+2 sticker”ı olduğu halde, o start ışıklarını, 2 dakika sonrasına ayarlaması gerektiğini bilmiyor bazı gözetmen arkadaşlar. Çünkü muhtemelen +2 stickerı ne işe yarar, hatta hangi durumlarda 2 dakika ile start alırsınız, onu da bilmiyorlar. Gerçi masaya gelen arabaya bakmıyor ki görsün, anlasın… Bunlar hep eğitimle ilgili. Önceki senelerde Mazhar Demiralp’in yetiştirdiği gözetmenlerde bu tip durumlar olmuyordu. Yeni arkadaşlara bu hataları ihale etmeden önce, eğitimlerinin tamamlanması gerektiğini de düşünmek lazım. Bütün bu detayları Mazhar Abi en kısa zamanda eğitimler ile düzeltecektir ve eskisi gibi olacaktır gözetmenler.

50’den fazla ekibin katılımıyla hepimiz “Vay be, spor hala ölmemiş, bir kurşun daha sıkmak lazım kafasına” diye düşündük. Bu yıl etaplara mıcır-yama-zift-çakıl karışımı gibi, Türkiye’ye has bir rezil malzeme dökülmediği için hepimiz memnun olduk. Bu dörtlünün oluşturduğu omlet tadındaki zeminden bu sezon kurtulduğumuz için, herkes virajları daha az kesti, yola daha az taş-toprak çıktı. Banketlerin içindeki taşlara fazla muhatap olmak zorunda olmadığımız için, bir Ege Rallisi klasiği olan lastik patlamalarına bu sezon hiç rastlanmadı. Böylesi tabii ki daha güzel, lastik patlatma faktörü olmadan mücadele edilince, ralli daha keyifli oluyor. 8-10 virajda çok toprak vardı ama Katalunya, Almanya gibi rallilerde bile oluyor bu, şikayet etmenin bir anlamı yok. Klasmanın üstünden altına doğru baktığımızda, incarlardan açıkça belli olduğu üzere, Burak ile Ünal çok çabuk uyum sağlamışlar. Pirelli kullanmayan Burak, yarışın son lupuna kadar bu avantajı kullandıktan sonra, adeta birinciliği hediye etmek istermiş gibi yağmur lastikleri ile çıktı son lupa. O lastikler ile yarışı kontrol edebilmiş olmaları büyük başarı ve sinir işi. Buna mukabil, birçok testzede gibi, Yağız da, Pirelli’lerden nasibini aldı. DS ve DH hamurlarının mantıken doğru tercih oldukları luplarda çuvallamaları, daha narin olan ve patlamaya meyilli RX deseni lastiklerin ise hiç patlamamaları, Yağız gibi hepimizi ofsayta düşürdü. Daha riskli RX’ler ile daha iyi zamanlar yapılırken, PWRC’de kullanılan DS ve DH’lar sınıfta kaldı Ege’de, işte Türk asfaltı dediğin böyle olur…

Ercan Abi, Evo 9 ile yapılabilecek ne varsa, gidilebilecek ne varsa gitti, yine çiziksiz, vukuatsız podyum yaptı. Grup N araba kullandığı için, kimse O’nu şampiyonluk adaylarından saymıyor, ama Ercan Kazaz ile sezon mücadelesi verecekseniz, arkanızı iyi kollamanız lazımdır, yoksa aşı yapar… (Bakınız 2005 ve 2007 sezonları). Fatih ve tekrar kavuştuğu Güray’ı, asfaltta Super1600 keyfi yaptılar. İşin enteresan yanı, Fatih’in Evo 9’a tercih ettiği Super1600 ile, Evo 9’a geçilmiş olması. Ölümsüz bir eser olduğunu kanıtladı Evo 9 arabası…

Bu yarışın iyi gideni Ünal Şenbahar ve Dinçer Akgün, çok gideni Vedat Abi, en çok gidenleri ise Sinan Pulat, Murat Bostancı, Yunus Emre Zümrüt oldu bence… Ünal, Fatih’e km’de 1 saniyeden çok daha fazla yaklaşabildi Subaru’su ile. Dinçer, Saxo ile kendisinden çok daha güçlü ve iyi arabaları geride bırakabilmiş. Y.Emre Zümrüt, çekişmeli geçen sınıf 8’i açık fark ile rahat kazandı. Murat ve Sinan’a ayrı bir paragraf açmak lazım. Kullandıkları otomobiller ile bundan daha fazlasını yapmak pek mümkün değil. Sinan, daha önce üç otomobili paramparça ederek tarihe gömdüğü bu etaplarda (Lada, Peugeot ve Evo) Evo 6’nın dibini çıkardı ve arabasına harika bir jübile yaptı. Gerçi son serviste artık motor çalışmaz hale gelmişti ama dert değil. Daha yeni versiyon bir şeyler ile izleyeceğiz Sinan’ı, ama ne zaman izleyeceğiz, onu kendisi biliyor sadece. Murat, Pazar günü boyunca önümüzdeydi, dikkatle izledim onu, normal etaplarda yaptığı hazırlık, arabasına (ve hatta çevre arabalara) gösterdiği dikkat, lastik ısıtması, her şeyi yerli yerindeydi. Boğaziçi Rallisi’nde Super2000 ile yıldızı çabuk barışır umarım…

Yarışta yaşanan büyük kazalara baktığımızda, üçünün de ege Rallisi’nin en beylik yerlerinde olduğunu görüyoruz. Efemçukuru’nda uçan turuncu Palio’nun düştüğü uçuruma, seneler önce bir başka Palio ile Levent uçmuştu. Emre’nin uçtuğu viraj ise, Volkan Işık’ın Punto Super1600 ile uçtuğu aynı viraj, diğer yönde uçmuştu Volkan Abi. Çöplük kavşağından önceki (veya diğer yönde sonraki) ilk sert viraj orası, vukuatlı bir yerdir. Emre’ye yazık oldu, çünkü çok iyi gidiyordu. Biner binmez bu kadar gideceğini tahmin etmiştim, ama bir anlık hatası pahalıya mal oldu. Ayağı çabuk iyileşir umarım ve yine gaza basar sonuna kadar… Serkan Yazıcı’nın kazası ise olacak iş değil gerçekten, böyle bir basiret bağlanmasına sık rastlanmaz. Önceki virajı kestikleri için Evo 9’un altına bir taş dolanıyor, taşa vuran şaftın sesini dinleyip éne oluyor” diye düşünürken, frenajı kaçırıp, 2001 yılında Murat Akdilek’in düştüğü çukura düşüyorlar. İki tecrübeli isim Serkan ve Vedat’ın böyle bir yaş tahtaya basmaları gerçekten enteresan oldu. Son etapta çocukların yola dizdiği taşların kurbanı olan Taner, Saxo ile harikalar yarattığı İzmir parkurunda, bu kez Subaru ile çok can yakar diyorduk. Turbo arızası olduğunu söyledi Taner, ama bizim araba ile denedik, kafa kafaya gidiyordu arabalar, belki başka bir sıkıntısı vardı Subaru’nun. Spoylerine yapılan itiraza Taner neden bu kadar takıldı ve üzüldü bilmiyorum, sonuçta ortada kurallar var ve herkes bu kurallar dahilinde yarışıyor.

Bu yarış bir başka enteresan şey daha oldu. Vedat Diker ve Mithat Diker’i aynı yarışta 4 çeker otomobiller ile en son 1997 yılında Escort Cosworth’lerin direksiyonlarında görmüştük. Bu yarış aralarındaki tatlı rekabet, birbirlerini hızlandırmış gibiydi sanki, ikisi de beklenenin çok üzerinde tempolara çıktılar. Ralli kros ve mahalli ralliler ile ısınma turlarını atan, Serhan Türkkan, Buğra Banaz gibi umut vaad eden gençlerin, ulusal seviyede tecrübeye ihtiyaçları olduğunu gördük, her yarışta biraz daha öğrenip, geliştireceklerdir kendilerini.

Bizim Genel Klasman 12. oluşumuza gelince, Menderes’in toprak sevgisinin ağır basmasından dolayı, asfalt yarışlar ile yıldızı pek barışmaz. Bu da bir yana, bu sene terfi ettiğimiz Evo 10, ancak Perşembe gece yarısı bitirilebilip, Cuma günü tıra konunca, test yapamadık. Arabaya ancak start takında binip, direk Efemçukuru’na çıkıp, 5’in üzerinde gazlamaya başlayınca, pek hoş olmuyor ruh haliniz. Arabaya alışamadan ve doğru süspansiyon set-up’larından çok uzakta yarışa balayınca, “Mendogül’ün suçu ne” diyebiliyorum ancak bu 12’ncilik için… (Hani ben TOK Sport’un kalemşörüydüm ya, kendi yarıştığım takımları hiç eleştirmezmişim ya…)

Mayıs ayının bir güzel, bir de kötü haberi var. Yaklaşık 3 sene önce su kayağı yaparken kaza geçiren ve yüzünden yaralandığı için yarışamayan SJJ, geri döndü ve döndüğü ilk yarışı kazandı. Şampiyona hoş geldin diyoruz lakin, geçen sene mentos sponsorlu Evo 9’u ile Türkiye Rallisi’nde Hallı etabında tüm dünya jump show yapan, mental sorunlu Saliuk arkadaşımız da, aynı şekilde su kayağı yaparken kaza geçirmiş ve bir süre yarışamayacak. Demek ki pilotların sadece karada sürat yapmaları gerekiyormuş, su kayağına hayır…

Bu sezonun büyük bedevisi Serkan yazıcı oldu. Önce Peugeot projesi patlayan, sonra da atlasın jetiyle çakılan Serkan’ı, maalesef Mini ile izleyemeyeceğiz. Motor sporu severler, alışverişlerini yaparlarken, Peugeot ve Atlas firmalarının bu tutumlarını göz alacaklardır şüphesiz.

Değinmemiz gereken başka üzücü konular da var. Örneğin sevgili Cahit Abi’mizin cenazesi oldukça kalabalıktı, ne çok seveni varmış, bir kere daha Allah rahmet eylesin. Ona üzülürken, Yüksel Özgür’ün ve hemen ardından Bahadır Gücenmez’in babalarının vefat haberleri geldi arka arkaya. Onlara da Allahtan rahmet diliyoruz.

Mithat Diker’in “Yolun Yarısında” isimli kitabıyla tanıştık EOSK sayesinde. Aslında yeni çıkmadı kitap, ama tanıtım olarak biraz zayıf kaldıklarını söyledi Mithat Abi. EOSK sayesinde kitapla buluşmuş olduk. Bir solukta okunacak, bu sporun gerçek kimliğini ve “nasıl rallici olunur” klişesini açıklayan bir kitap. “Ben ralliciyim” demenin bugün ne kadar kolaysa, o gün de ne kadar zor olduğunu ve ne olursa olsun o jenerasyona saygı göstermemiz gereketiğini idrak etmemizi sağlayacak satırlar var. Kitabın sayfaları arasında bir şey gördüm: 1981 yılında yapılan, Atatürk’ün 100. yaş günü adına düzenlenen, 100. yıl Atatürk Rallisi… 2011 yılındayız, neden bir “130. Yıl Atatürk Rallisi” yapmıyoruz? ANOK mesela, 29 Ekim’de Cumhuriyet Rallisi adında bir mahalli yarış düzenlemeyi düşünüyor. Bir de 130. yıl Atatürk Rallisi yapsalar, veya başka bir klübümüz yapsa nasıl olur?

Sardunya ve Arjantin Ralli’lerinde koşulan PWRC ve SWRC ayaklarına da göz atalım çünkü gerçekten çok tuhaf iki yarış oldu her iki şampiyona için de. Sardunya SWRC’de Ott Tanak inanılmaz hızlı başladı ve Al-Attiyah, Hanninen gibi SWRC’nin favorilerine ciddi bir fark yaptı daha ilk lupta. Tanak’a ayak uydurabilen tek pilot, bir diğer SWRC favorisi Martin Prokop oldu. Önceki yazımda daha pişmesi lazım dediğim Tanak beni utandırdı, olgun bir pilotaj ile kazadı. Beni bir başka utandıran da, din kardeşim Al-Attiyah oldu. En önemli rakipleri Hanninen ve Prokop’un çok arkasında ancak 4’üncü olabildi. Prokop’u gerçekten tebrik etmek lazım. Defalarca alev alan arabası yüzünden anası ağlasa da, 3’üncü olmayı başardı. Bir başka anneler gününde anası ağlayan isim Karl Kruuda’ydı. Tanak’ın bir fırt hızlısı olarak gördüğüm Kruuda, Skoda Fabia Super2000’i ile önce önündeki arabanın tozunda kaldı, sonra debriyajı bitti, sonra lastiği patladı, sonra da motoru 3 silindire düştü, ve bütün bunlar sadece ilk gün başına gelenlerdi! SuperRally de çare olmadı, 2. gün bir lastik daha patlattı, ve motor problemi yarışın sonuna kadar devam etti. SWRC’de Ott Tanak, enteresan bir şekilde Hanninen ve Prokop’a meydan okur hale geldi.

PWRC Arjantin ise daha da inanılmaz geçti. Bu yılın en büyük bahtsızı ve tartışmasız en hızlı PWRC pilotu olan Patrik Flodin, kem talihine yeni bir halka daha ekledi. Yarışı son lupa kadar lider götürdükten sonra, son lup için refuellinge girdi Flodin. Ama girdiğiyle kaldı, bir daha çıkamadı, çünkü Subaru çalışmadı! Zavallı Flodin kafayı yerken, böylece 2 giden Kosciuszko lider oldu, Haydon Paddon ise 2’nciliğe çıktı. Son etapta da Kosciuzsko da kalınca, kaplumbağa temposuyla Paddon birinci bitirdi yarışı. Pek de hak edilmiş bir zafer olmadı ama Paddon daha önceki PWRC ayağı Portekiz’i de kazanmıştı. İkide iki yaptı ve şu an büyük avantaj kazandı PWRC şampiyonluğu için.

Mini için iyi bir başlangıç oldu Sardunya. Kris Meeke biraz tuhaf şekilde ve şanssızca uçtu. Ama Dani Sordo tecrübesini konuşturarak, takımın ilk puanlarını aldı. Mini’nin ilk yarışı, elbette C4, Fiesta veya DS3 gibi muhteşem ve galibiyetli olmadı. Ama unutulmamalı ki, DS3, C4’ün, Fiesta ise Focus’un mirasçıları. Mini ise yeni doğmuş bir çocuktan farksız şu an. Zamanla daha iyi olacaktır otomobil.

Sebastien Loeb için artık bir şey söyleyemiyorum. Sardunya’da playstation oynar kadar rahat kazandı. Ama Arjantin’de 1 dakika erken cezası alıp da, yarışı kazanması, artık Olivier Quesnell hariç servis alanındaki herkesi canından bezdirdi sanırım. Ogier’in daha 40 fırın ekmek yemesi lazım, Hirvonen şaşkınlık içerisinde ve çaresiz, Latvala hızlı ama bu yıl kem talihli. Loeb, yolu temizlese de, ceza yese de, rakipleri sıkıştırsa da, kendi işini kendisi görüyor… Peter Solberg’in yıllardır süren bahtsızlığı da devam ediyor. Hem Sardunya’da, hem de Arjantin’de hidrolik direksiyon sorunları yaşadı yine. Yazık oluyor Şampiyon’a, bir yarış kazanmayı çoktan hak etti.

Son olarak, Bozhane Tırmanma’daki içler acısı katılıma ve Otokros’daki müthiş mücadeleye değinelim. Yarış diye yırtınan İstanbul’lu amatörler, acaba burunlarının dibindeki yarışa neden katılmazlar, anlamak mümkün değil. Geçtiğimiz yıllarda Öğül Abi ile TOK Sport pilotları arasında geçen şampiyonluk mücadelesi, bu yıl Taner Şengezener ile yine bir TOK Sport pilotu Vedat Diker arasında geçecek. Ümit Kemal ile Bülent de Kategori 2 için kapışıyorlar. Tırmanmalar, muhabbetiyle, mücadelesiyle yine keyifli bu yıl… Oto Kros’lar da öyle. Geçen hafta Kartepe Kros’da Halim Ateş ile Vedat Diker arasında kıyasıya bir çekişme yaşandı. Biz parkur kenarında heyecandan titreyerek zaman tutmaya çalışırken, iki pilot cesurca gazladılar. Sonuçta 20 salise ile Vedat Abi kazandı ve Ulusal Kros Şampiyonası’nda 1-1’e getirdi durumu. Bunda sonraki yarışlar daha da çekişmeli geçecektir. Buğra da Fiesta’sı ile Palio Super1600’lü Alkan’ı geçmeyi başardı. Pilotajını izlerken aferin dedik hepimiz. Yarış bol mangallı, cateringli ve çoluk-çombalak geçti, hatta bir ara aile salonu açmayı düşündük servis alanına. Ben bu kadar yarışçı çocuğunu bir arada görmedim hiçbir yarışta. KOSDER harika bir Kros parkuru yapmış, her çeşit karakteri barındıran, sağlam zeminli bir toprak pist… Ellerine sağlık…

Boğaziçi Rallisi’nde görüşmek dileğiyle, bakalım Travaglia’yı alt edebilecek mi pilotlarımız. Kaçak antrenman seansları başlamış, gitmeyen kalmasın, duyduk duymadık demeyin…

Hatalıysam:
arasdincer@rallidergisi.com

Sandell, Skoda İsveç ile IRC’ye geçti

05/02/2011 in IRC

İsveçli pilot Patrik Sandell bu sezon Kıtalararası Ralli Mücadelesi’nin (IRC) yedi yarışında Skoda İsveç’in desteğinde Skoda Fabia S2000 ile mücadele edecek.

2006 sezonundan beri Dünya Ralli Şampiyonası’nda mücadele eden 28 yaşındaki pilot yeni yarışlarda sürekli gelişen Süper 2000 pilotları ile daha çok mücadele edebilmek için IRC’ye geçtiğini belirtti : “Bu sezon IRC bizim için daha ideal göründü çünkü Süper 2000’deki mücadele gerçekten üst düzeyde. Her yarışta yarışı kazanabilecek 10-15 pilot start alıyor.”

Geçen sezon Dünya Ralli Şampiyonası’nda S2000 kategorisini ikinci sırada tamamlayan İsveçli pilot Staffan Parmander kopilotluğunda yeni aracı Skoda Motorsport destekli JM Racing tarafından servis verilecek Fabia S2000 ile sezona katılacak. Bir başka İsveçli PG Andersson ve eski kopilotu Emil Axelsson da Proton ile Fabia’ya rakip olacak.

Skoda İsveç’in basın sorumlusu Henrik Svensson tanıtım toplantısında Skoda’nın motorsporlarına ilgisinin yeni olmadığını vurguladı : “Skoda bu yıl motorsporlarında 110. senesini kutluyor. Bu önemli senede Patrik ve Staffan’ı destekliyor olmak bize gurur veriyor. Bu sezon başarılı olabilirlerse gelecek bizim için daha ilginç olacak.”

Sandell IRC mücadelesine sezonun üçüncü yarışı olan Tour de Course ile başlayacak. 13-15 Mayıs tarihlerinde Fransa’da gerçekleştirilecek yarışta start alacak İsveçli ikili sezonda altı yarışa daha katılacaklar.

Sandell’in start alacağı yarışlar:
Tour de Course (Fransa) 13-15 Mayıs
Prime Yalta Rallisi (Ukrayna) 2-4 Haziran
Geko Ypres Rallisi (Belçika) 23-25 Haziran
Sata Rallisi Acores (Portekiz) 14-16 Temmuz
Barum Rallisi (Çek Cumh.) 26-28 Ağustos
RACMSA İskoçya Rallisi (İngiltere) 14-16 Ekim
Güney Kıbrıs Rallisi (Güney Kıbrıs) 3-5 Kasım

Loix üçte üç yaptı.

30/08/2010 in IRC

Belçikalı pilot son dört etabında birinciliğin üç kez el değiştirdiği Barum Rallisi birinciliği ile bu sezon katıldığı üçüncü yarıştan da zaferle ayrılmış oldu.

Juho Hanninen yarışı ikinci sırada tamamlasa da pilotlar klasmanında liderliğini sürdürmüş oldu. Podyumun üçüncülük basamağına çıkan yerel pilot Pavel Valousek Skoda’nın ilk üçü bir kez da ambargo altına almasının yanında sezonun bitimine üç yarış kala markalar klasmanında şampiyonluğu ilan etmesine de yardımcı oldu.

Önceki günün lideri Jan Kopecky geçen sene kazandığı Barum Rallisi’ni bir kez daha kazanmak için başladığı son günde yarışın bitimine üç etap kala spin atınca hayalleri suya düştü.

Kopecky daha önce attığı spinde kaybettiği zamanı çıkartmaya çalışırken geç fren ile girdiği virajda tutunamayarak yol dışına çıktı. Skoda’sı fazla zarar görmese de yoldan epey uzaklaşan Kopecky’nin etaba dönmesi imkansızdı. Kopecky ve kopilotu Petr Stary ilk etaptan itibaren önde götürdükleri yarışı da orada bırakmak zorunda kaldılar.

“İlk spinden sonra araçta titreme oluştu, lastik patlattığımızı sandım” diyerek kötü günü özetlemeye başlayan Çek pilot : “Bence bundan dolayı çok geç kaldık ve yoldan çıktık. Skoda’dan ve beni destekleyen insanlardan özür diliyorum çünkü araç mükemmel çalışıyordu ve destekçilerim bana güveniyordu.”

Kopecky’nin şanssızlığı Peugeot 207 pilotu Bryan Bouffier’i lider yaptı. Ama Bouffier de şanssızlığını kurbanı oldu ve sondan bir önceki etapta viraj dışına taşınca arka süspansiyonuna darbe aldı ve Loix’in 3.8 saniye ardında son etaba girdi.

Son etapta da şanssızlığı üzerinden atamayan Fransız pilot önceki kazasından aldığı hasar sonucu borulardan akan su ön lastiğini kayganlaştırınca etabın bitimine beş kilometre kala yol dışına çıktı ve hendeğe düştü. Böylece Fransız pilot için ikincilik de hayal oldu.

Loix ve kopilotu Frederic Miclotte önce Kopecky’nin kalması ile Bouffier’in ardından ikinci sıraya yükseldi. Fransız pilotun da yarış dışı kalması ile son gün öğle servisinden çıkarken akıllarına bile gelmeyen birinciliğin sahibi oldular.

Yağmur ve serin hava şartları Çek Cumhuriyeti’nin güneydoğu’sunda düzenlenen yarışa katılan pilotlara zor anlar yaşattı. Beklenenin aksine ısınmayan hava asfalt zemini daha da kayganlaştırdı. Bir çok pilot etaba çıkmadan önce hava şartlarına uygun lastiği seçebilmek için zorlandılar.

Juho Hanninen de bu pilotların arasında yer alıyordu. Hanninen ilk gün dördüncü etapta yanlış lastikler ile start alınca kayarak aracının arkasını ağaca çarptı ve liderin 0.1 saniye gerisinde giderken bir anda gerilere düşmekten kurtulamadı. Fin pilot yarışın kalanını hata yapmadan tamamlayınca yarışı ikinci sırada tamamlamayı başardı.

Pavel Valousek IRC Şampiyonu Kris Meeke ile girdiği mücadelede Meeke’i 18.4 saniye geride bırakarak podyumun son basamağına çıkmayı başardı. Meeke son etabın iki kilometresini kırık difransiyle ile tamamlamak zorunda kalınca yarışı da dördüncü sırada tamamlayabildi. Meeke son gündeki sekiz etaba çıkarken ikincilik hedefini belirlemişti ancak Kuzey İrlandalı pilot yanlış lastik seçimlerinde bulununca zirveden uzak kaldı. Son etaplarda yaşanan kaostan az hasarlı çıkınca da dördüncülüğe razı oldu.

Yarışın düzenlendiği Zlin’e yakın bir yerde yaşayan Valousek iklim ve zemin şartlarını bilmesinin avantajını son günde fazlası ile yaşadı. Bir çok pilot yağmur yağacağını varsayarak yağmur lastikleri ile etaba çıksa da Çek pilot sert hamurlu kuru hava lastikleri ile start alınca rakiplerini kolaylıkla geride bıraktı.

Andreas Mikkelsen M-Sport Ford Fiesta S2000 ile yarışı beşinci sırada tamamlarken, Vaclav Pech Ralliart Mitsubishi Evo’su ile ilk altıyı tamamladı. Pech, Çek Ralli Şampiyonası’nda büyük rakibi olan Valousek’in gerisinde kalarak sezonu kalanı için şampiyonluk ümitlerinin azalmasına engel olamadı.

Ypres’de kazanan Loix oldu.

27/06/2010 in IRC

Skoda Motorsport ile çıktığı ilk yarışında Loix yarışın ikinci gününde geçilen 13 özel etapta da binlerce hayranının desteği ile yarışı tamamladı.

Belçikalı pilot ikinci güne Peugeot UK adına mücadeleye katılan geçen senenin şampiyonu ve geçen sene burada zafere uzanan Kris Meeke’in 5.8 saniye önünde başladı. İki pilot arasındaki efsanevi mücadele İngiliz pilotun henüz ikinci etapta taklalar atarak yarış dışı kalması ile yarım kaldı.

IRC lideri Juho Hanninen’in ilk gün yarış dışı kalması ile 2010 sezonunda ikinci zaferini kazanmak için mücadelesine devam eden Kris Meeke, ikinci özel etabın ikinci kilometresindeki hızlı sağ virajda yoldan çıkıp taklalar atarak bu sezon dördüncü kez yarış dışı kaldı.

İkinci günün ilk etabında en iyi zamanı yapan Meeke : “Yol notundaki bir hatadan oldu.” diyerek sözlerine başladı ve “Çok erken içeri daldım dolayısı ile hızla dışarı savruldum. Bu kadar zorlarken bu tarz kazaların olması normal.” dedi.

Meeke’in yarış dışı kalması ile üzerindeki baskı azalan Loix yarışın geri kalanında konsantrasyonunu kaybetmemek için temposunu da belirli bir seviyede tuttu. Kalan onbir özel etapta takım arkadaşı Jan Kopecky’nin önünde zafere ulaşan Loix bu zafer ile Skoda Motorsport’u sezonda dördüncü kez podyumun en üst basamağına çıkarttı. Fabia Evo2 ise ilk yarışını kazanma başarısını gösterdi.

Yarışı ikinci sırada tamamlayan Jan Kopecky bu sonuçla lider Juho Hanninen ile arasındaki farkı üç puana indirmiş oldu. Sezonun bitimine altı yarış kala Jopecky, Hanninen’in yokluğunda Ypres Rallisi’ni de ilk sırada tamamlamak istiyordu ancak Belçikalı Loix farkın kapanmasına izin vermedi. Kopecky onbeşinci özel etapta kısa süreliğine yoldan çıkıp etapta 5 saniye kadar daha zaman kaybedince sadece finiş görüp puan almayı hedefledi.

Geko Ypres Rallisi’ni üçüncü sırada tamamlayan pilot Belçikalı Thierry Neuville oldu. Neuville, Kronos Racing tarafından hazırlanan Peugeot Belçika-Lüksemburg ekibi adına mücadeleye katılmıştı. Kariyerinin en iyi derecesini elde eden 22 yaşındaki genç pilot bu zafer ile pilotlar klasmanında altıncı sıraya yükseldi. Podyum başarısı, Kris Meeke ve Pieter Tsjoen’in araçlarına da servis veren Kronos’a da biraz moral vermiş oldu.

Belçikalı Bernd Casier Skoda Fabia’sı ile dördüncü olurken, M-Sport Ford Fiesta ile mücadeleye katılan Andreas Mikkelsen beşinci oldu. Norveçli pilot ilk gün lastik pataltıp gerilere düşse de yarış sonunda IRC puanlarını alabilecek bir noktada yarışı tamamladı.

Eski kurtlardan Patrick Snijers, Bruno Magalhaes ile giriştiği mücadelede altıncıla doğru giderken son etapta mekanik arıza ile yarış dışı kalınca Portekizli pilota da gün doğmuş oldu. Magalhaes vites kutusu sorunu nedeni ile iki kez servisten geç çıkınca toplam 1 dakika 10 saniyelik ceza ile yarışa devem ediyordu. Snijers’in kalması ile altıncılık Magalhaes’e hediye gibi oldu.

Polonyalı Michal Solowow son etabı lastiği patlak tamamlasa da yarışı yedinci sırada tamamlamayı başardı. M-Sport Ford Fiesta ile mücadele eden Solowow’un ardından sekizinci olan Luca Betti de son etabın finiş masasına inik lastik ile geldi.

Alman genç pilot Kevin Abbring IRC İki Çeker Kupası’nda Clio R3 ile zafere ulaşırken pilotlar klasmanında lider durumdaki Korsikalı Pierre Campana’yı geride bıraktı. Aynı araç ile mücadeleye katılan Campana son etapta lastik sorunu yaşayan pilotlar arasında yer aldı.

Geko Ypres Rallisi 2010 Genel Klasman ilk 10:
1 Freddy Loix, 2:35:36.9
2 Jan Kopecky, 21.4
3 Thierry Neuville, 2:05.5
4 Bernd Casier, 4:01.6
5 Andreas Mikkelsen, 5:20.9
6 Bruno Magalhaes, 6:06.2
7 Michal Solowow, 7:24.5
8 Luca Betti, 9:37.6
9 Corrado Fontana, 9:53.0
10 Maciej Oleksowicz, 10:39.0

IRC Pilotlar Şampiyonası
1. Juho Hanninen 42,
2. Jan Kopecky 39,
3. Guy Wilks 25,
4. Bruno Magalhaes 20,
5. Kris Meeke 15.

IRC Markalar Birinciliği
1. Skoda 98,
2. Peugeot 55,
3. M-Sport 21,
4. Subaru 10,
5. Ralliart 8.

IRC İki Çeker Kupası Pilotlar Klasmanı
1. Pierre Campana 16,
2. Marcos Tokarski 10,
= Kris Princen 10,
= Rafael Tulio 10,
= Yeray Lemes 10,
= Kevin Abbring 10,
= Harry Hunt 10.

IRC İki Çeker Kupası Markalar Klasmanı
1. M-Sport 68,
2. Peugeot 36,
3. Abarth 19,
4. Honda 16,
5. Skoda 5.

Go to Top