Reklamlar
Tag archive

eosk - page 3

Aras Dinçer: Ne Pirelli’ymiş?

30/05/2011 in Aras Dinçer

Sponsorsuz kalan Ege Rallisi ile sezona merhaba dedik. EOSK, kendi imkanları ile, elinden geldiğince düzgün düzenlemeye çalıştı yarışı. Büyük bir aksaklık oldu denemez, tek aykırılık, sadece idari kontrol için İzmir’in ücra bir köşesindeki EOSK lokaline gitmek zorunda olunmasıydı. Bunun dışında servis alanı, etap güvenliği gibi hayati konularda bir sıkıntı yaşanmadı. Yanlız Ege Rallisi’nin makus talihi olan, masalar arası iletişimsizliğe senelerdir çözüm bulunamıyor ne hikmetse. Fly ve stop masaları konuşamıyor, anlaşamıyor. Onu bırak, start zamanını yazan hakemin söylediği start zamanını, start ışıklarını ayarlayan hakem, “gürültüden” anlayamıyor. Tamam otomobiller gürültülü ama, bu durum bence biraz da eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Arabanın camında kocaman “+2 sticker”ı olduğu halde, o start ışıklarını, 2 dakika sonrasına ayarlaması gerektiğini bilmiyor bazı gözetmen arkadaşlar. Çünkü muhtemelen +2 stickerı ne işe yarar, hatta hangi durumlarda 2 dakika ile start alırsınız, onu da bilmiyorlar. Gerçi masaya gelen arabaya bakmıyor ki görsün, anlasın… Bunlar hep eğitimle ilgili. Önceki senelerde Mazhar Demiralp’in yetiştirdiği gözetmenlerde bu tip durumlar olmuyordu. Yeni arkadaşlara bu hataları ihale etmeden önce, eğitimlerinin tamamlanması gerektiğini de düşünmek lazım. Bütün bu detayları Mazhar Abi en kısa zamanda eğitimler ile düzeltecektir ve eskisi gibi olacaktır gözetmenler.

50’den fazla ekibin katılımıyla hepimiz “Vay be, spor hala ölmemiş, bir kurşun daha sıkmak lazım kafasına” diye düşündük. Bu yıl etaplara mıcır-yama-zift-çakıl karışımı gibi, Türkiye’ye has bir rezil malzeme dökülmediği için hepimiz memnun olduk. Bu dörtlünün oluşturduğu omlet tadındaki zeminden bu sezon kurtulduğumuz için, herkes virajları daha az kesti, yola daha az taş-toprak çıktı. Banketlerin içindeki taşlara fazla muhatap olmak zorunda olmadığımız için, bir Ege Rallisi klasiği olan lastik patlamalarına bu sezon hiç rastlanmadı. Böylesi tabii ki daha güzel, lastik patlatma faktörü olmadan mücadele edilince, ralli daha keyifli oluyor. 8-10 virajda çok toprak vardı ama Katalunya, Almanya gibi rallilerde bile oluyor bu, şikayet etmenin bir anlamı yok. Klasmanın üstünden altına doğru baktığımızda, incarlardan açıkça belli olduğu üzere, Burak ile Ünal çok çabuk uyum sağlamışlar. Pirelli kullanmayan Burak, yarışın son lupuna kadar bu avantajı kullandıktan sonra, adeta birinciliği hediye etmek istermiş gibi yağmur lastikleri ile çıktı son lupa. O lastikler ile yarışı kontrol edebilmiş olmaları büyük başarı ve sinir işi. Buna mukabil, birçok testzede gibi, Yağız da, Pirelli’lerden nasibini aldı. DS ve DH hamurlarının mantıken doğru tercih oldukları luplarda çuvallamaları, daha narin olan ve patlamaya meyilli RX deseni lastiklerin ise hiç patlamamaları, Yağız gibi hepimizi ofsayta düşürdü. Daha riskli RX’ler ile daha iyi zamanlar yapılırken, PWRC’de kullanılan DS ve DH’lar sınıfta kaldı Ege’de, işte Türk asfaltı dediğin böyle olur…

Ercan Abi, Evo 9 ile yapılabilecek ne varsa, gidilebilecek ne varsa gitti, yine çiziksiz, vukuatsız podyum yaptı. Grup N araba kullandığı için, kimse O’nu şampiyonluk adaylarından saymıyor, ama Ercan Kazaz ile sezon mücadelesi verecekseniz, arkanızı iyi kollamanız lazımdır, yoksa aşı yapar… (Bakınız 2005 ve 2007 sezonları). Fatih ve tekrar kavuştuğu Güray’ı, asfaltta Super1600 keyfi yaptılar. İşin enteresan yanı, Fatih’in Evo 9’a tercih ettiği Super1600 ile, Evo 9’a geçilmiş olması. Ölümsüz bir eser olduğunu kanıtladı Evo 9 arabası…

Bu yarışın iyi gideni Ünal Şenbahar ve Dinçer Akgün, çok gideni Vedat Abi, en çok gidenleri ise Sinan Pulat, Murat Bostancı, Yunus Emre Zümrüt oldu bence… Ünal, Fatih’e km’de 1 saniyeden çok daha fazla yaklaşabildi Subaru’su ile. Dinçer, Saxo ile kendisinden çok daha güçlü ve iyi arabaları geride bırakabilmiş. Y.Emre Zümrüt, çekişmeli geçen sınıf 8’i açık fark ile rahat kazandı. Murat ve Sinan’a ayrı bir paragraf açmak lazım. Kullandıkları otomobiller ile bundan daha fazlasını yapmak pek mümkün değil. Sinan, daha önce üç otomobili paramparça ederek tarihe gömdüğü bu etaplarda (Lada, Peugeot ve Evo) Evo 6’nın dibini çıkardı ve arabasına harika bir jübile yaptı. Gerçi son serviste artık motor çalışmaz hale gelmişti ama dert değil. Daha yeni versiyon bir şeyler ile izleyeceğiz Sinan’ı, ama ne zaman izleyeceğiz, onu kendisi biliyor sadece. Murat, Pazar günü boyunca önümüzdeydi, dikkatle izledim onu, normal etaplarda yaptığı hazırlık, arabasına (ve hatta çevre arabalara) gösterdiği dikkat, lastik ısıtması, her şeyi yerli yerindeydi. Boğaziçi Rallisi’nde Super2000 ile yıldızı çabuk barışır umarım…

Yarışta yaşanan büyük kazalara baktığımızda, üçünün de ege Rallisi’nin en beylik yerlerinde olduğunu görüyoruz. Efemçukuru’nda uçan turuncu Palio’nun düştüğü uçuruma, seneler önce bir başka Palio ile Levent uçmuştu. Emre’nin uçtuğu viraj ise, Volkan Işık’ın Punto Super1600 ile uçtuğu aynı viraj, diğer yönde uçmuştu Volkan Abi. Çöplük kavşağından önceki (veya diğer yönde sonraki) ilk sert viraj orası, vukuatlı bir yerdir. Emre’ye yazık oldu, çünkü çok iyi gidiyordu. Biner binmez bu kadar gideceğini tahmin etmiştim, ama bir anlık hatası pahalıya mal oldu. Ayağı çabuk iyileşir umarım ve yine gaza basar sonuna kadar… Serkan Yazıcı’nın kazası ise olacak iş değil gerçekten, böyle bir basiret bağlanmasına sık rastlanmaz. Önceki virajı kestikleri için Evo 9’un altına bir taş dolanıyor, taşa vuran şaftın sesini dinleyip éne oluyor” diye düşünürken, frenajı kaçırıp, 2001 yılında Murat Akdilek’in düştüğü çukura düşüyorlar. İki tecrübeli isim Serkan ve Vedat’ın böyle bir yaş tahtaya basmaları gerçekten enteresan oldu. Son etapta çocukların yola dizdiği taşların kurbanı olan Taner, Saxo ile harikalar yarattığı İzmir parkurunda, bu kez Subaru ile çok can yakar diyorduk. Turbo arızası olduğunu söyledi Taner, ama bizim araba ile denedik, kafa kafaya gidiyordu arabalar, belki başka bir sıkıntısı vardı Subaru’nun. Spoylerine yapılan itiraza Taner neden bu kadar takıldı ve üzüldü bilmiyorum, sonuçta ortada kurallar var ve herkes bu kurallar dahilinde yarışıyor.

Bu yarış bir başka enteresan şey daha oldu. Vedat Diker ve Mithat Diker’i aynı yarışta 4 çeker otomobiller ile en son 1997 yılında Escort Cosworth’lerin direksiyonlarında görmüştük. Bu yarış aralarındaki tatlı rekabet, birbirlerini hızlandırmış gibiydi sanki, ikisi de beklenenin çok üzerinde tempolara çıktılar. Ralli kros ve mahalli ralliler ile ısınma turlarını atan, Serhan Türkkan, Buğra Banaz gibi umut vaad eden gençlerin, ulusal seviyede tecrübeye ihtiyaçları olduğunu gördük, her yarışta biraz daha öğrenip, geliştireceklerdir kendilerini.

Bizim Genel Klasman 12. oluşumuza gelince, Menderes’in toprak sevgisinin ağır basmasından dolayı, asfalt yarışlar ile yıldızı pek barışmaz. Bu da bir yana, bu sene terfi ettiğimiz Evo 10, ancak Perşembe gece yarısı bitirilebilip, Cuma günü tıra konunca, test yapamadık. Arabaya ancak start takında binip, direk Efemçukuru’na çıkıp, 5’in üzerinde gazlamaya başlayınca, pek hoş olmuyor ruh haliniz. Arabaya alışamadan ve doğru süspansiyon set-up’larından çok uzakta yarışa balayınca, “Mendogül’ün suçu ne” diyebiliyorum ancak bu 12’ncilik için… (Hani ben TOK Sport’un kalemşörüydüm ya, kendi yarıştığım takımları hiç eleştirmezmişim ya…)

Mayıs ayının bir güzel, bir de kötü haberi var. Yaklaşık 3 sene önce su kayağı yaparken kaza geçiren ve yüzünden yaralandığı için yarışamayan SJJ, geri döndü ve döndüğü ilk yarışı kazandı. Şampiyona hoş geldin diyoruz lakin, geçen sene mentos sponsorlu Evo 9’u ile Türkiye Rallisi’nde Hallı etabında tüm dünya jump show yapan, mental sorunlu Saliuk arkadaşımız da, aynı şekilde su kayağı yaparken kaza geçirmiş ve bir süre yarışamayacak. Demek ki pilotların sadece karada sürat yapmaları gerekiyormuş, su kayağına hayır…

Bu sezonun büyük bedevisi Serkan yazıcı oldu. Önce Peugeot projesi patlayan, sonra da atlasın jetiyle çakılan Serkan’ı, maalesef Mini ile izleyemeyeceğiz. Motor sporu severler, alışverişlerini yaparlarken, Peugeot ve Atlas firmalarının bu tutumlarını göz alacaklardır şüphesiz.

Değinmemiz gereken başka üzücü konular da var. Örneğin sevgili Cahit Abi’mizin cenazesi oldukça kalabalıktı, ne çok seveni varmış, bir kere daha Allah rahmet eylesin. Ona üzülürken, Yüksel Özgür’ün ve hemen ardından Bahadır Gücenmez’in babalarının vefat haberleri geldi arka arkaya. Onlara da Allahtan rahmet diliyoruz.

Mithat Diker’in “Yolun Yarısında” isimli kitabıyla tanıştık EOSK sayesinde. Aslında yeni çıkmadı kitap, ama tanıtım olarak biraz zayıf kaldıklarını söyledi Mithat Abi. EOSK sayesinde kitapla buluşmuş olduk. Bir solukta okunacak, bu sporun gerçek kimliğini ve “nasıl rallici olunur” klişesini açıklayan bir kitap. “Ben ralliciyim” demenin bugün ne kadar kolaysa, o gün de ne kadar zor olduğunu ve ne olursa olsun o jenerasyona saygı göstermemiz gereketiğini idrak etmemizi sağlayacak satırlar var. Kitabın sayfaları arasında bir şey gördüm: 1981 yılında yapılan, Atatürk’ün 100. yaş günü adına düzenlenen, 100. yıl Atatürk Rallisi… 2011 yılındayız, neden bir “130. Yıl Atatürk Rallisi” yapmıyoruz? ANOK mesela, 29 Ekim’de Cumhuriyet Rallisi adında bir mahalli yarış düzenlemeyi düşünüyor. Bir de 130. yıl Atatürk Rallisi yapsalar, veya başka bir klübümüz yapsa nasıl olur?

Sardunya ve Arjantin Ralli’lerinde koşulan PWRC ve SWRC ayaklarına da göz atalım çünkü gerçekten çok tuhaf iki yarış oldu her iki şampiyona için de. Sardunya SWRC’de Ott Tanak inanılmaz hızlı başladı ve Al-Attiyah, Hanninen gibi SWRC’nin favorilerine ciddi bir fark yaptı daha ilk lupta. Tanak’a ayak uydurabilen tek pilot, bir diğer SWRC favorisi Martin Prokop oldu. Önceki yazımda daha pişmesi lazım dediğim Tanak beni utandırdı, olgun bir pilotaj ile kazadı. Beni bir başka utandıran da, din kardeşim Al-Attiyah oldu. En önemli rakipleri Hanninen ve Prokop’un çok arkasında ancak 4’üncü olabildi. Prokop’u gerçekten tebrik etmek lazım. Defalarca alev alan arabası yüzünden anası ağlasa da, 3’üncü olmayı başardı. Bir başka anneler gününde anası ağlayan isim Karl Kruuda’ydı. Tanak’ın bir fırt hızlısı olarak gördüğüm Kruuda, Skoda Fabia Super2000’i ile önce önündeki arabanın tozunda kaldı, sonra debriyajı bitti, sonra lastiği patladı, sonra da motoru 3 silindire düştü, ve bütün bunlar sadece ilk gün başına gelenlerdi! SuperRally de çare olmadı, 2. gün bir lastik daha patlattı, ve motor problemi yarışın sonuna kadar devam etti. SWRC’de Ott Tanak, enteresan bir şekilde Hanninen ve Prokop’a meydan okur hale geldi.

PWRC Arjantin ise daha da inanılmaz geçti. Bu yılın en büyük bahtsızı ve tartışmasız en hızlı PWRC pilotu olan Patrik Flodin, kem talihine yeni bir halka daha ekledi. Yarışı son lupa kadar lider götürdükten sonra, son lup için refuellinge girdi Flodin. Ama girdiğiyle kaldı, bir daha çıkamadı, çünkü Subaru çalışmadı! Zavallı Flodin kafayı yerken, böylece 2 giden Kosciuszko lider oldu, Haydon Paddon ise 2’nciliğe çıktı. Son etapta da Kosciuzsko da kalınca, kaplumbağa temposuyla Paddon birinci bitirdi yarışı. Pek de hak edilmiş bir zafer olmadı ama Paddon daha önceki PWRC ayağı Portekiz’i de kazanmıştı. İkide iki yaptı ve şu an büyük avantaj kazandı PWRC şampiyonluğu için.

Mini için iyi bir başlangıç oldu Sardunya. Kris Meeke biraz tuhaf şekilde ve şanssızca uçtu. Ama Dani Sordo tecrübesini konuşturarak, takımın ilk puanlarını aldı. Mini’nin ilk yarışı, elbette C4, Fiesta veya DS3 gibi muhteşem ve galibiyetli olmadı. Ama unutulmamalı ki, DS3, C4’ün, Fiesta ise Focus’un mirasçıları. Mini ise yeni doğmuş bir çocuktan farksız şu an. Zamanla daha iyi olacaktır otomobil.

Sebastien Loeb için artık bir şey söyleyemiyorum. Sardunya’da playstation oynar kadar rahat kazandı. Ama Arjantin’de 1 dakika erken cezası alıp da, yarışı kazanması, artık Olivier Quesnell hariç servis alanındaki herkesi canından bezdirdi sanırım. Ogier’in daha 40 fırın ekmek yemesi lazım, Hirvonen şaşkınlık içerisinde ve çaresiz, Latvala hızlı ama bu yıl kem talihli. Loeb, yolu temizlese de, ceza yese de, rakipleri sıkıştırsa da, kendi işini kendisi görüyor… Peter Solberg’in yıllardır süren bahtsızlığı da devam ediyor. Hem Sardunya’da, hem de Arjantin’de hidrolik direksiyon sorunları yaşadı yine. Yazık oluyor Şampiyon’a, bir yarış kazanmayı çoktan hak etti.

Son olarak, Bozhane Tırmanma’daki içler acısı katılıma ve Otokros’daki müthiş mücadeleye değinelim. Yarış diye yırtınan İstanbul’lu amatörler, acaba burunlarının dibindeki yarışa neden katılmazlar, anlamak mümkün değil. Geçtiğimiz yıllarda Öğül Abi ile TOK Sport pilotları arasında geçen şampiyonluk mücadelesi, bu yıl Taner Şengezener ile yine bir TOK Sport pilotu Vedat Diker arasında geçecek. Ümit Kemal ile Bülent de Kategori 2 için kapışıyorlar. Tırmanmalar, muhabbetiyle, mücadelesiyle yine keyifli bu yıl… Oto Kros’lar da öyle. Geçen hafta Kartepe Kros’da Halim Ateş ile Vedat Diker arasında kıyasıya bir çekişme yaşandı. Biz parkur kenarında heyecandan titreyerek zaman tutmaya çalışırken, iki pilot cesurca gazladılar. Sonuçta 20 salise ile Vedat Abi kazandı ve Ulusal Kros Şampiyonası’nda 1-1’e getirdi durumu. Bunda sonraki yarışlar daha da çekişmeli geçecektir. Buğra da Fiesta’sı ile Palio Super1600’lü Alkan’ı geçmeyi başardı. Pilotajını izlerken aferin dedik hepimiz. Yarış bol mangallı, cateringli ve çoluk-çombalak geçti, hatta bir ara aile salonu açmayı düşündük servis alanına. Ben bu kadar yarışçı çocuğunu bir arada görmedim hiçbir yarışta. KOSDER harika bir Kros parkuru yapmış, her çeşit karakteri barındıran, sağlam zeminli bir toprak pist… Ellerine sağlık…

Boğaziçi Rallisi’nde görüşmek dileğiyle, bakalım Travaglia’yı alt edebilecek mi pilotlarımız. Kaçak antrenman seansları başlamış, gitmeyen kalmasın, duyduk duymadık demeyin…

Hatalıysam:
arasdincer@rallidergisi.com

Reklamlar

Mert Dalkıran’dan ilk galibiyet İzmir’de geldi.

24/05/2011 in Bülten

Türkiye Karting Şampiyonası´nda 2011 sezonunun ikinci ayak yarışları olarak 21–22 Mayıs tarihlerinde, İzmir Ülkü Karting Pisti’nde gerçekleştirildi.

Dört kategoride toplam 25 sporcunun kıyasıya yarıştığı hafta sonunu Mini kategoride Yiğit Çetin, KF3 kategoride Efe Eryalaz, 125cc Açık kategoride ise Gün Taşdelen lider olarak tamamladı. Şampiyonanın ikinci ayağında cumartesi günü serbest antrenmanlar, resmi antrenmanlar ve sıralama turları; pazar günü ise yine resmi antrenmanlar ve yarışlar gerçekleştirildi. Türkiye Şampiyonası’nda Mini, KF3 ve 125cc yarışlarının koşulduğu hafta sonunda havanın sıcak olması pilotları ve takımları zorlarken, pist üzerindeki mücadele her zamankinden daha sıcak geçti.

Mini kategorinin birinci yarışında favori isimler Yiğit Çetin ve Can Luca Ünsal, liderlik mücadelesi verirlerken yaşadıkları temas sonucu büyük bir avantajı kaçırmış oldular. Çok gerilere düşen ikili damalı bayrağa kadar yeniden grubu yakalamayı başardı. Bu kazadan en kârlı çıkan isim ise Mert Dalkıran oldu. Liderliği eline geçiren genç sporcu finişe kadar rahat bir yarış çıkardı ve kariyerinin ilk yarış birinciliğine ulaştı. Genç bayan sporcularımızdan Zeynep Şen de yarışı ikinci sırada tamamladı. Yarış sonunda Yiğit Çetin üçüncü sıraya kadar tırmanmayı başarırken, Can Luca Ünsal kategorinin ilk yarışını altıncı sırada tamamladı.

İkinci yarışta ise Yiğit Çetin ve Can Luca Ünsal, birinci yarışın telafisini ilk iki sırayı alarak yaptılar. Yiğit Çetin’in galibiyete uzandığı yarışın üçüncülüğünü ise ilk yarışın galibi Mert Dalkıran aldı.

KF3 kategorisinin iki yarışının da galibi Efe Eryalaz oldu. Birinci yarışta Berk Durak ve Can Toprak Candan sırasıyla ilk üçü tamamlayan isimler olurken, ikinci yarışta Batuhan Ünlü ve genç bayan sporcularımızdan İdil Gökmen ilk üçte yer almayı başardı.

Bir diğer kategori olan 125cc Açık’ta, iki yarış da Gün Taşdelen, Berat Türker, Kerem Zengin sıralamasıyla sona erdi.

Türkiye Karting Şampiyonası yarışlarıyla aynı hafta sonunda koşulan Rotax Max Junior yarışında hafta sonunun podyumu Emre Şantürk, Yiğit Çetin ve Orçun Aydemir sıralamasıyla sona erdi.

Türkiye Karting Şampiyonası’nda tamamlanan iki ayağın ardından Mini kategoride Yiğit Çetin 69 puanla lider durumda bulunurken, Can Luca Ünsal 67 puanla ikinci, Mert Dalkıran 65 puanla üçüncü sırada yer alıyor.

KF3 kategorisinde Efe Eryalaz 74 puanla tablonun zirvesinde yer alırken, Batuhan Ünlü 67 puanla ikinci, Berk Durak 58 puanla üçüncü sırada İzmir Ülkü Pisti´nde ayrıldı.

125 cc Açık’ta Gün Taşdelen’in 80, Berat Türker’in 68, Kerem Zengin’in 58 puanı var.

Türkiye Karting Şampiyonası’nda sezonun üçüncü ayak yarışı 25-26 Haziran tarihlerinde İzmit Körfez Pisti’nde yapılacak.

Ege Rallisi’ni Burak Çukurova kazandı

03/05/2011 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Ege Otomobil Sporları Kulübü tarafından düzenlenen Ege Rallisi, Bonus Parkur Racing adına yarışan Burak Çukurova-Ünal Tezel ekibinin birinciliği ile sonuçlandı. 10 özel etap üzerinden koşulan rallide pilotlar iki ayrı günde toplam 382 km yol kat ettiler.İki gün boyunca değişken hava ve yol koşulları tüm ekipleri lastik seçiminde zorlarken motorsporlarında doğa şartlarının da mücadelenin bir parçası olduğunu hatırlattı.

Forum Bornova’dan verilen startla başlayan, 40’ı ulusal, 9’u mahalli olmak üzere 49 yarışmacının katıldığı mücadelede ilk günü lider tamamlayan Burak Çukurova-Ünal Tezel ikilisi, ikinci günde liderliği rakiplerine kaptırmadı ve rallide genel klasmanda birinciliği elde etti. Rakipleri ile dişe diş bir mücadele sergileyen Çukurova, 10 özel etabın 6’sında en iyi zamanı kaydederek Yağız Avcı-Bahadır Gücenmez ekibinin 37,9 saniye önünde zirvenin sahibi oldu.

Yarışın ilk günü sonunda sıralamada yedinciliğe kadar düşen Castrol Ford Team Türkiye ekibinden Yağız Avcı / Bahadır Gücenmez ikilisi, güçlü rakipleri karşısında mücadeleyi bırakmayarak 2011 sezonuna genel klasman 2’ncilikle başlamış oldu. İki gün süren ve 10 zorlu özel etaptan uluşan rallide üçüncülüğü ise Ercan Kazaz-Serdar Kurbanzade kazandı.

Genç pilotlar klasmanında Murat Bostancı Co-pilotu Onur Vatansever ile birlikte yarışı genel klasmanda 8’inci sırada bitirerek, Ege Rallisi’nde Genç Sürücüler ve Sınıf 6 Birinciliği elde etti.

Ege Rallisi’nde 51 kayıt var

29/04/2011 in Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın ilk yarışı Ege Rallisi’nin kayıt listesinde 11’i mahalli olmak üzere toplam 51 kayıt var. Asfalt zeminde koşulacak Ege Rallisi’nin startı 30 Nisan Cumartesi günü 15:00’da Forum Bornova’dan verilecek. Cumartesi 2, Pazar günü 8 olmak üzere 10 özel etap geçecek pilotlar Pazar günü 15:30’da Servis Alanı’nda kurulacak taktan geçerek yarışı tamamlamak için mücadele edecekler.

Geçen sezonun şampiyonu Yağız Avcı bu sezon da Ford Fiesta S2000 ile mücadeleye katılıyor. Castrol Ford Team Türkiye takımının ikinci Ford Fiesta S2000’ini bu yarışta Emre Yurdakul kullanacak. Yarıştaki üçüncü S2000 Burak Çukurova’nın bu yarışta ilk kez kullanacağı Skoda Fabia S2000 olacak.

Grup-Sınıf kalktı, araçlar 10 sınıfa ayrıldı
Yeni oluşturulan sınıf sistemi ile geçmiş sezonlarda kullanılan Grup N ve Grup A kavramları da ortadan kalktı. Süper 2000 araçlar Sınıf 2 olarak mücadeleye katılırken, eski Grup N araçlar Sınıf 3 olarak mücadeleye katılacaklar. Sınıf 3 içinde yer alan Mitsubsihi Evo IX araç ile yarışa katılacak pilotlar Serkan Yazıcı bu sezon da Atlas Jet – Ströer takımı adına, Ercan Kazaz ise Bonus Parkur Racing adına yarışa katılacak. Diker kardeşler Mithat Diker ve Vedat Diker de Toksport’un Evo IX’ları ile start alacaklar. Mitsubishi Evo X ile yarışa katılacak tek pilot Menderes Okur olacak. Toksport’a ortak olduktan sonra bütün Evo IX’ların kiralanmasından sonra Menderes Okur da Evo X ile mücadeleye katılacak.

Şenbahar Subaru ile Kara S1600 ile start alıyor
Prodrive’ın Türkiye’deki yetkili garajı olan Toksport, Ünal Şenbahar’a Subaru Impreza N16 getirince uzun zamandır etaplarımızdan uzak kalan Subaru’ya da özlemimiz sona erecek. İzmir’de T-max garajındaki Subaru’lar da yarışa girince Sınıf 3’te Evo’lar ile mücadele edecek Subaru’lar gözlerimizin pasını silecek. Geçen sezon Bonus Parkur Racing takımında Mitsubishi Evo IX ile yarışlara katılan Fatih Kara bu sezonun ilk yarışına Fiat Palio S1600 ile start alacak.

Yazıcı yine hızlı
Serkan Yazıcı’nın sezon başında Peugeot ile anlaştığı Burcu Çetinkaya ile Türkiye Ralli Şampiyonası ve Kıtalararası Ralli Mücadelesi (IRC)’de start alacağı konuşulurken resmi kaynaklara göre bütçe kesintisi, dedikodu gazetesine göre ise siyasi sebeplerden Peugeot tüm operasyonu iptal etti. Serkan Yazıcı ve yeni kopilotu Fransa’daki testlere de katılmışken tüm operasyonun durdurulması dedikodu gazetesinin haklı olduğunu düşündürüyor. Serkan tüm bu karmaşada sakin kalarak etaplardaki hızının sadece bilekten değil aynı zamanda operasyon hızından da kaynaklandığını ispatlarcasına Ege Rallisi’nde Toksport’un Mitsubishi Evo IX’un direksiyonuna geçiverdi. Kendi sponsoru ile operasyonunu devam ettiren Bursalı pilot sezonun diğer yarışlarında da Toksport’un yeni gözbebeği MINI JCW Süper Production yani Sınıf 1 olarak start alacak.

İki Çeker Kupası da başlıyor
Ege Rallisi ile başlayan sezonda yeni bir kupa da başlıyor. Zirve mücadelesi veren pilotların gerisinde kalan iki çeker araçlar için düzenlenen bu kupa ile yarışlara ayrı bir heyecan gelecek. Yeni başlayan kupada ilk yarışın zirve mücadelesinde Fatih Kara, Murat Bostancı, Mehmet Pınarbaşı, Orhan Avcıoğlu yer alacak.

Sonuçlar yine rallidergisi.com’da
Ege Rallisi sonuçlarını internet üzerinden canlı takip etmek isteyenler yine rallidergisi.com/sonuc sayfasını ziyaret edecekler. Ralli Merkezi’nden canlı olarak girilecek sonuçlar anında internet sayfasında yer alacak. Cep telefonları üzerinden daha hızlı ve daha tasarruflu görüntüleme için wap.rallidergisi.com adresinden de takip edilebilecek sonuçlar sayfasında her etabın sonunda yer alan görevlilerin vereceği flaş haberler de takip edilebilecek. Flaş haberler sonuçlar sayfasındaki Haberler linkinden takip edilebilecek.

Ege Rallisi 2011 Kayıt Listesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

Şenbahar-Cantürk Yeni Sezona Hazır

in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

2009 sezonunda otokros, tırmanma ve ralli olmak üzere 3 ayrı branşta birden şampiyon olarak bu alanda bir “ilk” gerçekleştiren Ünal Şenbahar, tecrübeli co-pilotu Emire Cantürk ile yeni sezonun ilk startını bu hafta sonu İzmir’de düzenlenecek Ege Rallisi ile alacak…

Son dönemin başarılı pilotlarından birisi olarak dikkat çeken Bursalı sporcu Ünal Şenbahar, 2011 sezonuna 30 Nisan-01 Mayıs tarihleri arasında İzmir’de düzenlenecek olan Ege Rallisi ile start veriyor.

TOK SPORT adına yarışan Şenbahar, son 5 sezondur olduğu gibi yine 2010 Türkiye Ralli Bayanlar Co-pilot Şampiyonu Emire Cantürk ile yarışacak. Şenbahar-Cantürk ikilisi, bu sezon yeni kurallar çerçevesinde artık SINIF 3 olarak adlandırılan Grup N klasmanında sezona iddialı bir giriş yapmayı hedefliyor.

İngiltere’de Prodrive garajında yeni hazırlanan otomobilleri Subaru Impreza STi N16 ile Ege Rallisi’nde start almaya hazırlanan ikili, yeni STi’ın ülkemiz parkurlarında ilk kez yarışacak olmasının avantajını da kullanarak, bu sezon geniş bir fan kitlesi edinmeyi hedefliyor. Türk Impreza kullanıcılarının oluşturduğu www.subaruimpreza.org fan kulüp üyeleri de, Ege Rallisi’nde kendi Impreza’ları ile sembolik startta konvoy olarak Şenbahar-Cantürk ekibine eşlik edecekler…

27 Nisan Çarşamba günü İstanbul’da Tok Sport’un özel test organizasyonunda otomobili ilk kez kullanma şansı bulan Şenbahar, Impreza STi’ın asfalt performansının oldukça etkileyici olduğunu ve Ege Rallisi’nde öncelikle finişe ulaşmayı, yarış sırasındaki stratejiye göre de Sınıf 3’ü ilk sırada bitirmek için atak yapabileceklerini açıkladı.

İsabeyli’de yağmur engeli

04/04/2011 in Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nın ilk ayağı Cumartesi günü OTOFEST kapsamında yapılan aktivitelerle başladı. Yarışın teknik kontrolü sırasında yağan şiddetli yağmur programa bir süre ara verilmesine neden oldu. Pazar günü yapılan ilk antrenman çıkışında 14 araç start aldı ancak finişe 12 sürücü ulaşabildi. Mithat Diker ve Egemen Çivicioğlu’nun sağ ön aksları koptuğu için yarış dışı kaldılar.

Şiddetli yağış ve sis altında gerçekleşen ilk antrenman çıkışında en iyi zamanı Taner Şengezener elde etti. İkinci çıkışta şanzuman sorunu yaşayan Taner liderliği Kuvvet Erim’e devretti.

Yarışın startına yakın yağmur biraz hafiflerken parkurun üst kesiminde oluşan sis bazı yarışmacıları oldukça zorladı. Otomobilindeki sorunu gideremeyen Taner yarışın ilk çıkışında kategorisinde son sırada yer aldı. Kuvvet Erim ikinci en iyi zamanın sahibi olurken Vedat Diker 4.14.30 luk zamanı ile Kategori 4 de liderliğe oturdu. Kategori 3 de uzunca bir aradan sonra parkurlara dönen Sanver İmrahor ilk çıkışta İzmirli rakibi Şahap Besci’nin önünde yer aldı. İlk çıkışların sonunda Kategori 2 de Ümit Kemal Coşkun, Kategori 1 de ise Dinçer Akgün birinci sırada yer aldı.

Yağmura rağmen izleyici rekoru kırılan yarışta ikinci çıkışlarda hava şartları biraz düzelince zamanlarda aşağı çekildi. Kuvvet Erim bu çıkışında iki kez spin atarak yaklaşık 25 saniye zaman kaybedince kategorisinde 3. oldu. Vedat Diker ikinci çıkışında günün en iyi zamanını elde etti ve kategorisinin birincisi oldu. Yağmura rağmen seyircinin yoğun olduğu yarışta kategori 3 de Sanver İmrahor, kategori 2 de Ümit Kemal Coşkun ve kategori 1 de Dinçer Akgün birinci oldu.

2011 İsabeyli Tırmanma Yarışı Neticeleri

2011 İsabeyli Tırmanma Yarışı Antreman Neticeleri

İLÇE, Şırlan Tırmanma Yarışı’nın taşıma sponsoru oldu.

18/02/2011 in Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nın ilk ayağı Ege Otomobil Sporları Kulübü tarafından 3 Nisan Pazar günü, İsabeyli’de organize edilecek. 2 Nisan Cumartesi günü OTOFEST (Otomobil, Offroad ve Motor Sporları Festivali) kapsamında yapılacak aktivitelerde yarışmaya ayrı bir renk katacak. İlk kez düzenlenecek olan OTOFEST’de, 7’den 70’e otomobil ve motorsporları aşıkları, tüm gün boyunca sürecek, çeşitli animasyonlar, yarışmalar, araç sergileri, amatör ve profesyonel müzik gösterileri ile unutulmaz bir gün yaşayacak.

Yarışın teknik kontrolü 2 Nisan Cumartesi günü saat 15:00 – 17:00 saatleri arası Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İsabeyli Yerleşkesinde gerçekleştirilecek. 6 kilometrelik asfalt parkurda iki çıkış üzerinden yapılacak İsabeyli Şırlan Tırmanma Yarışı’nın antrenmanları 3 Nisan Pazar günü saat 9:30-11:00 arasında yapılacak. İki çıkış olarak düzenlenen yarışın startı ise aynı gün saat 13:00′da verilecek. Organizasyon ile ilgili çalışmaları Nazilli Kaymakamı Caner Yıldız da yakından takip ediyor.

İsabeyli’nin eşsiz doğal güzelliğinde koşulacak, şampiyonanın ilk ayağında yarış otomobillerinin İsabeyli’ye ulaşımı İlçe Taşımacılık tarafından yapılacak. İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Ankara’dan yarışa katılacak sporcuların otomobilleri İlçe’nin TIR’ları ile İsabeyli’ye taşınacak. Ücretsiz olan bu taşımadan yararlanmak isteyen sporcuların yarışmaya kayıtlarını yaptırarak Ege Otomobil Sporları Kulübüne müracaat etmeleri gerekiyor.

İsabeyli Belediye Başkanı Kuvvet Erim yaptığı açıklamada altıncı kez düzenlenecek Tırmanma Yarışı ve ilk kez düzenlenecek OTOFEST’i izlemek için tüm otomobil tutkunlarını beldeye beklediklerini söyledi.

Aras Dinçer: Acil Kutup Ayısı Aranıyor!

15/05/2010 in Aras Dinçer/Türkiye Ralli Şampiyonası

Ege Rallisi için İzmir’de Menderes ile buluştuğumuzda, aklımızda yine o aynı soru vardı: “Acaba bu yarışta başımıza neler gelecek, ne tür bahtsızlıklar bizi bekliyor??” Geçtiğimiz sezon sonu İstanbul Ralli Şampiyonası’nda kırdığımız lastik patlatma rekorlarından sonra, birinci olma ümitleriyle başladığımız Kocaeli Mahalli Rallisi, “Ralliye frensiz ilk adım” seminerine dönüşmüştü. Bitmek bilmeyen aksilikler sonrasında Rally Of Turkey için “adam gibi gidelim, şu yarışı tulumumuzu kirletmeden bitirelim” diye düşünürken, her markadan lastiği patlatabilme başarısı göstermiş, sadece lastikleri değil, arka diferansiyelimizi de patlatmış, aldığımız benzinler zehir zıkkım olup, motorumuzu 3 silindir bırakmıştık. Bunca atraksiyonu kim yaşasa, spordan soğur tabii. Biz de haliyle pek istekli değildik Ege Rallisi için uçağa binerken. Hatta test sırasında arka diferansiyel yine kırıldığında “Etrafta kutup ayısı da var mıdır acaba” diye çevremize bakınmadık da değil… Arkasından, son etap öncesi lastiklerimizi ön-arka yaptıktan sonra etabın içinde stepnemiz ve krikomuz yerinden kurtulunca, Beyler’in 22 km’si bitmek bilmedi… Araya iki de spin sıkıştırdık, biri ilk etapta, diğeri son etapta. Tüm bu kötü şans, dönüş uçağı için otelden çıkarken cüzdanımın bir süre için kaybolmasına dek sürerken, yine de bunca uğursuzluğa rağmen, bu yarıştan umabileceğimiz en iyi sonuçla dönmek, bize tekrar moral kazandırdı. Gelelim Ege Rallisi’nin bu seneki falına…

Ege Rallisi’nde bazı şeyler çok değişmiş, bazı şeylerse hiç değişmemiş. Öncelikle, asfalt ralli – toprak ralli ayrımlarına girmek istemiyorum, dünyada zaten üç tip zemin var, bence iyi pilot her zeminde gidebilmelidir. Sonuçta Ege Rallisi de, herhangi bir ralli; ister asfaltta, ister toprakta, isterse Ege adı altında şubat ayında İsveç’te düzenler EOSK. Gelgelelim, geçen yazımda söylediğim “yine yamalar başımıza iş açacak” tahminimde yanılmadığımı da gördüm maalesef. Duymayan kalmasın: Artık yukarıda saydığım ve herkesçe bilinen 3 zemine ek olarak, yeni bir zemin türü geliştirilmiş bulunuyor: Mıcır Rallisi! Antrenmandan birkaç gün önce yapılan “yol düzeltme” çalışmalarının meyvelerini, daha ilk virajda yoldan çıkma tehlikesi yaşayarak topladık. Diğer arkadaşlar da birçok yerde 3.5 rakamının, bir yol notundan ibaret olmadığını düşünmüşlerdir eminim. Artık tekrar tekrar yazmanın anlamı yok, ama bu yola yama yapmak zihniyetinin kime ait olduğunu çok merak ediyorum ve tanışmak istiyorum bizzat… Değişimlere gelince, ilk akla gelen ve dikkat çeken nokta, “Geleneksel Ege Rallisi zamanları birbirine karıştırma şenlikleri” bu sene düzenlenmedi. Gözetmenler dikkatliydiler, kimsenin zamanlardan yana şikayeti olmadı… Yalnız cumartesi akşamı seyirci etabı öncesi servis girişi masası ile, etap öncesi ZK masasının çok acayip bir şekilde düzenlenmiş olması, Burak’ın baya canını sıktı, kafaların karışmasına yol açtı. Zira, güzergaha göre, ilk önce varılması gereken masa, seyirci özel etabının ZK masası olmasına rağmen, yarışmacıların karşısına ilk çıkan masa, bir sonraki masa olan servis giriş masası idi. Bu durum biraz kaosa yol açtıysa da, sonuçta kimseye bir zararı olmadan düzeltildi. Bunun dışında ciddi bir sorun yoktu organizasyonda, herkes işini doğru biçimde yapmaya gayret ediyordu. Ege Rallisi son yıllardaki en yüksek notlarından birini almıştır sanırım…

Parkurdaki mücadeleye baktığımızda, ilk lupta Serkan Yazıcı’nın, ikinci lupta ise Burak Çukurova’nın performansları dikkat çekiyor. İşin ilginç yanı, 1 numara ile yarışan Burak, parkur temizken Serkan Yazıcı’nın 10 saniye gerisinde kalırken, ikinci luptaki bozulmuş yollarda bu farkı Beyler öncesi kapattı. Serkan Ağabey’in lastiğinin patlaması, büyük şanssızlık oldu ama iki Super 2000 pilotunun bu mücadelesi kesinlikle müthişti. Bir diğer Super 2000’in direksiyonundaki Mehmet, “çalışmamız lazım” derken, Evo 9 ile bu şartlarda yine olabildiğince hızlı ve temiz giden Fatih, Super 2000’lerden tırtıkladığı bu bonusları, ikinci olmak için kullandı. Askerden geldiği gibi, direk gazlamaya başlayan Fatih, eski formunu buldu bence. İlk dört kendi arasında uzayıp giderken, Serhat, okey masasına uzak kaldığı bu yarışta, yancı olarak 5. geldi. Ünal ve Mustafa Söylemez’in, asfalt dürtüleriyle kaydettikleri performanslar, kaçınılmaz lastik patlamalarıyla hüsrana dönüştü. Oysa, klasmandaki yerleri rahattı lastik patlattıkları noktaya kadar. Bir başka asfaltçı Ali Gülan da, Saxo’su ile harika zamanlar çıkarmış.

Bu yarışta da, yine yurduma özgü bazı insan davranış şekillerine şahit oldum. İlk hatırladıklarım, durup durup yarışa girecekleri gün ladese tutuşan ve lastik değiştirirken birbirlerine devamlı “aklımdaaa” diye bağıran renkli ekip; bu işi çok iyi biliyoruz diye ortada dolaşan ama asfalt rallide frenlerin, jantların hatta bijonların ne kadar ısındığını düşünemeyip, eldivensiz yola çıkan, sonra da bijonları tutamadığı için maymun gibi elinde hoplatıp duran insancıklar…

Memleketten diğer manzaralara gelince, biz 2011 WRC takvimine alındık gibi bir laf çıktı ortaya, afişler filan… Sonra baktık ki, yokuz takvimde? Başka bir takvime mi aldı bizi acaba Jean Todt ağabey, saatli marif veya Pirelli takvimi filan? Bu arada, biz bütün sezon, dörder etaptan iki lup mu yarışacağız? Koskoca ralliyi neredeyse tek servis ile geçiştiriyoruz, en ufak sorun yaşayan ekip, yarıştaki iddiasını kaybediyor. Şu formata bir el atılsa olmaz mı? KOSDER’in düzenlediği mahalli ralliye değinememiştik. Kısıtlı imkanlarla ama olabildiğince iyi düzenlenen bu rallide gördük ki, “daha çok yarış yapılsın, arabalarımız çürüyor, memleket elden gidiyor, amatörler amortisör oldu” gibi yaygaralarla ortalıklarda dolaşanların, bırakın katılmayı, evlerinden çıkıp seyretmeye bile gelmediklerini gördük. Haklı olarak Kocaeli’liler gönül koydular tabii. Oysa ki, gayet keyifli ve zaman karneleri haricinde oldukça düzgün bir organizasyondu mahalli Kocaeli Rallisi. KOSDER emek vermiş, para harcamış, Outlet Center’ı sponsor yapmış, ama 10 küsür start. Bu mahçubiyet KOSDER’in değil, “yarış yapılsın” diye ortada dolaşanlarındır. Basın da sınıfta kaldı bu konuda, kimse kusura bakmasın. Ne olursa olsun bir ralli yapılıyor, kayıtsız kalmamak lazım. İğneyi kendimize batıralım, Çağlar Bey ve Sait Bey’ler de teşrif etmediler Kocaeli’ye. Başta Şeref Akgün olmak üzere, Kocaeli’liler ne deseler haklılar, zaten kimse de gıkını çıkaramadı o demeçlerden sonra. Umarım seneye bu güzel yarış yine bu tarihlerde yapılabilir de, yine yarışabiliriz.

Biz kendi çöplüğümüzde bunları yaşarken, gezegenin öbür ucunda WRC pilotları, müthiş bir Yeni Zelanda Rallisi’ne imza attılar ve prematüre Fin Jari-Matti Latvala, feleğin çarkını tersine döndürerek, Loeb’ün hataları sonucu bir yarış kazandı. Şimdiye dek hep arabayı kafasına geçirenin kendisi olduğu ve Loeb’ün şampanya banyolarına seyirci kalan Latvala, kendisi bile şaşırdı bu zafere. Bu arada ortada bir iddia var: Ford, 75. ralli birinciliğini alarak, “rallide en başarılı üretici” ünvanını devraldığını ilan etti. Etti de… Bunun ölçütü salt birincilik sayısı mı, yoksa “kaç yılda kaç birincilik” alınmış, onun ortalaması mı? Ari Vatanen’in lise yıllarından beri WRC’de üretici olarak bulunan, ne olursa olsun bu spora dünya kadar kaynak aktarmasıyla takdire layık olan Ford, kaç yıl fabrika takımı olarak kovalamış WRC’yi? Şampiyonanın kurulduğu 77 yılından beri… Yani 33 yıldır… Bu 33 yılda bir tek pilotunu Dünya Şampiyonu yapabilmiş mi? Yapamamış mı? Hakikaten yapamamış. Ford ile yarışıp Dünya Şampiyonu olabilen yok. “Geride bıraktıkları” Lancia takımı, bu 75 birinciliği kaç yılda kazanmış? Yine 77 yılından, kazanmaktan bıktıkları ve Delta’nın üretimi bittiği için bıraktıkları 93 yılına kadar. Yani 16 yılda… Ford’un 33 yılda yaptığını 16 yılda yapan, ve 5 pilotlar şampiyonluğu, 6’sı üst üste olmak üzere 10 adet markalar şampiyonluğunu, 16 yıla sığdıran Lancia şimdi, 2. en başarılı marka mı oldu yani? (Ford’un 3 markalar şampiyonluğu var) Ne diyeyim ki, hayallerin son kullanma tarihi yoktur, durmak yok M-Sport, siz çalışmaya devam edin…

IRC’de heyecan, geçen seneye göre oldukça düştü. Peugeot Belux takımının bırakması, fabrika takımı olarak sadece Skoda’nın kalması, geçen seneye kadar üst düzey pilot olarak 7-8 katılımcı varken, bu sene Meeke, Wilks, ve düşük performansıyla Nicolas Vouilloz ile idare eden IRC, bu sene tat vermiyor pek. Fabrika Peugeot’ları, hatta zayıf kalan Grande Punto Super 2000’ler olmayınca, gözler tekrar WRC’ye döndü bu sezon. Birşeyler yapılmazsa, IRC ivmesini kaybeder. Şöyle birkaç flaş pilot, yeni homologe otomobillerin gelişmesi lazım. Gösterişli lansmanlar filan… Aaah ah, paramız sponsorumuz yok ki, bir araba da biz tutalım uygun fiyatlılardan şöyle… Çok şey de istemiyorum, az arabalı ama Fransız şıtandartlarında bir takım kursam, direktörü olsam… Birinci pilotum hızlı profiliyle Fatih, ikinci pilotum ultra yüksek finish yüzdesiyle Kutlu Demiriz veya Tolga Çilingir filan olsa şöyle… Lansmanı Savarona’da yapsak, arabaları helikopterler indirse tekneye, bir şampanya tufanı, bir alkış fırtınası derken, teknenin altından neon ışıklar denizi aydınlatsa, pilot ve copilotlar nükleer bir denizaltı’dan su yüzeyine fışkırsalar. Giriş müziği Harvester Of Sarrow, vokalde James Hetfield, lead gitarda Kirk Hammett, köftelerde Osman Tüter… Copilotlar, Nicky Grist ve Luis Moya; parası neyse vermişiz, tutmuşuz… Gravel crew’umuz Markko Martin… Sabunu bol tutalım (temizlik imandan), takımın ismi de Hacı Şakir Motorsport olsun…

Bir fotoğraf bir nasihat köşesinde bu hafta sevgili Berkay Haymana’nın objektifinden bir manzara var. Teyzem yaş itibarı ile herhalde bu kavşakta Ali Sipahi’yi, Ayhan Tokyay’ı filan seyretmiştir, usanmış artık orada yarış beklemekten, ömrü çürümüş… “Size deee, yarışınıza daaa…” şeklinde küfrederken, arka plandan teker teker bizler geçiyoruz. Jandarma da teyzeyi kovalarken, yarışı seyretmeyi de ihmal etmiyor. Bantlarda “No Go” gibi tuhaf bir uyarı yazısı var filan. “Bir yerlerde bir yanlışlık var” diyeceğim ama, neresinden tutsan elinde kalıyor fotoğraf. Yanlış olan ülke galiba. Yanlış ülkede mi yapıyoruz bu işleri biz acaba?

Ek Bülten:

1-   Bir baba haberi daha: Vedat Bostancı da beşik sallamaya başlamış. Allah analı babalı büyütsün…

2-   Haftaya Pazar Abant Tırmanma var. ANOK ekibi kasmış, daha da iddialılar. Çok uzak değil, gidip göreceğim, bu sene servis alanı da göl başındaymış (Ankara’daki Gölbaşı değil aman! Abant gölü…) Bu hafta şefin tavsiyesi Abant Tırmanma…

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Burak Çukurova ilk zaferini Ege’de kazandı.

09/05/2010 in Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 2010 sezonundaki dördüncü rallisi olarak Ege Otomobil Sporları Kulübü (EOSK) tarafından 8-9 Mayıs 2010 tarihlerinde İzmir’de düzenlenen 20.Ege Rallisi’ni Bonus Parkur Racing Takımı’ndan Burak Çukurova – Aykan Alakoç ikilisi kazandı. Peugeot 207 S2000 ile mücadeleye katılan Çukurova-Alakoç ikilisi geçilen on özel etabın beşinde en iyi zamana imza atarak takım arkadaşları Fatih Kara – Bilge Ayan ikilisinin 1 dakika 3.7 saniye önünde zafere ulaştılar. Son etaba Çukurova’nın 0.1 saniye gerisinde giren Serkan Yazıcı-Kaan Özşenler ikilisi son etapta lastik patlatarak yaklaşık 1,5 dakika kaybedince yarışı da üçüncü sırada tamamladı.

Fiat Abarth Grande Punto S2000 ile mücadeleye katılan ve ST Racing’in servis verdiği Serkan Yazıcı – Kaan Özşenler ikilisinin ardından aynı araç ve aynı takımdan Mehmet Besler – Cihan Özdamar ikilisi yarışı dördüncü sırada tamamladılar.

Deltasport takımında İnci Akü desteği ile yarışan Serhat Öztemir – Ünal Tezel ikilisi yarışı beşinci sırada tamamlarken takım arkadaşı Menderes Okur – Aras Dinçer ise Ege Rallisi’nin altıncısı oldular.

EOSK üyesi İzmirli pilot Taner Şengezener – Bora Yılmaz ikilisi ilk defa kullandıkları Mitsubishi Evo XIII ile katıldıkları Ege Rallisi’ni genel klasman yedincisi olarak tamamladılar.

Bursalı ikili Ünal Şenbahar – Emire Cantürk ise dokuzuncu olurken özellikle beşinci özel etapta patlattıkları lastikten sonra etabı onsekizinci sırada tamamlasalar da genel klasmanda yedincilikten onbirinciliğe kadar düşmekten kurtulamadılar. Kalan etaplarda tempolarını koruyan ikili yarışı da genel klasman sekizincisi olarak bitirdiler.

İlk on içindeki en iyi iki çeker araç olan ve Citroen Saxo ile yarışı tamamlayan Ali Gülan – Ahmet Yörük ikilisi de yarış içindeki performansları ile göz doldurdular. İlk on içindeki diğer iki çeker Mustafa Çakal – Mehmet Köleoğlu ikilisi Ford Fiesta ST ile katıldıkları mücadeleyi genel klasman onuncusu olarak tamamladılar.

Bu sonuçlardan sonra Fatih Kara şampiyona liderliğini sürdürürken Burak Çukurova elde ettiği zafer ile ikinciliğe yükselmiş oldu. Serkan Yazıcı ise bu yarıştan aldığı puanlardan sonra şampiyonada üçüncü sırada yer alıyor.

Türkiye Ralli Şampiyonası’nda sezonun beşinci rallisi Kocaeli Otomobil Sporları Kulübü (KOSDER) tarafından 12-13 Haziran tarihlerinde Kocaeli’de düzenlenecek.

Ege Rallisi Genel Klasman ilk 10;
(Sıra. Pilot, Araç, Zaman/Fark)
1. Burak Çukurova, Peugeot 207 S2000, 1:19:47.6
2. Fatih Kara, Mitsubishi Evo IX, 1:03.7
3. Serkan Yazıcı, Fiat Abarth Grande Punto S2000, 1:27.5
4. Mehmet Besler, Fiat Abarth Grande Punto S2000, 1:40.1
5. Serhat Öztemir, Mitsubishi Evo IX, 4:02.4
6. Menderes Okur, Mitsubishi Evo IX, 7:39.5
7. Taner Şengezener, Mitsubishi Evo VIII, 8:14.7
8. Ünal Şenbahar, Mitsubishi Evo IX, 8:39.2
9. Ali Gülan, Citroen Saxo, 11:07.7
10. Mustafa Çakal, Ford Fiesta ST, 11:41.5

Ege Rallisi’nin tüm etap ve genel klasman sonuçlarına http://www.rallidergisi.com/sonuc sayfalarından ulaşabilirsiniz.

Ege’de ilk günün tek etabını Mehmet Besler aldı.

08/05/2010 in Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın dördüncü yarışı olan Ege Rallisi 8 Mayıs Cumartesi günü Forum Bornova’dan verilen start ile başladı. Toplam 29 ekibin kayıt yaptırdığı rallide iki klasik, dört de mahalli yarışçı yer alıyor. Forum Bornova’dan start alan ekipler 18:30’da Pınarbaşı Ülkü Yarış Pisti’nde AGT Özel Seyirci Etabı’nda mücadeleye başladılar.

Asfalt zeminli yarışın ilk özel etabı olarak geçilen AGT Özel Seyirci Etabı’nda en iyi zamanı St Racing adına yarışa katılan Mehmet Besler – Cihan Özdamar ikilisi gerçekleştirdi. Fiat Abarth Grande Punto S2000 ile mücadeleye katılan ikili 1 dakika 48.2 saniyelik zamanı ile Pazar gününe rakibi ve aynı zamanda aynı garajdan servis alan Serkan Yazıcı – Kaan Özşenler ikilisinin sadece 0.6 saniye önünde başlayacaklar.

Temkinli sürüşlere sahne olan AGT Özel Seyirci Etabı’nda en iyi üçüncü zamanı Bonus Parkur Racing Takımı’ndan Burak Çukurova – Aykan Alakoç ikilisi elde ederken takım arkadaşları ve şampiyona lideri Fatih Kara – Bilge Ayan ikilisi ise ilk etabı dördüncü sırada tamamladılar.

Bir çok taraftarının önünde göze hitap eden sürüşü ile tribünleri coşturan Serhat Öztemir – Ünal Tezel ikilisi liderden 8.3 saniye geriden gelerek ilk etabı ancak dokuzuncu sırada tamamladılar. İnci Akü renklerindeki araçları ile sevenlerinin gönlünü alan Öztemir-Tezel ikilisi Pazar sabah 8:30’da başlayacak Çatalca özel etabı ile farkı kapatıp zirveye ortak olmak istiyor.

İzmirli pilot Taner Şengezener de seyircileri coşturan hareketlerinden sonra Serhat Öztemir’in sadece 0.3 saniye önünde yer aldı. Şengezener daha önceki Ege Rallilerinde iki çeker otomobiller ile zirveye yakın zamanlar yapmıştı, bu sezon ilk defa dört çeker Mitsubishi Evo VIII ile etaplara çıkacak Şengezener avucunun içi gibi bildiği etaplarda bu sefer podyum için mücadele edecek.

Bu yıl 20.si düzenlenen Ege Rallisi’nde ikinci gün etapları sabah 8:30’da Çatalca ile başlayacak. Ekipler daha sonra sırası ile Efemçukuru, Gödence ve Beyler özel etaplarını geçerek Pınarbaşı Ülkü Yarış Pisti’ndeki Servis Alanı’na gelecekler. Servislerini aldıktan sonra ikinci kez AGT Özel Seyirci Etabı’nı geçecek ekipler dört etap daha geçerek yarışı tamamlamak için mücadele edecekler. Seyirciler için ideal seyirci noktaları Gödence özel etabının içindeki Seferihisar’ın Eski Çöplük civarı ve Beyler özel etabının içindeki seyirci noktası olarak belirlendi. Ayrıca Pınarbaşı Ülkü Yarış Pisti’ndeki AGT Özel Seyirci Etabı da seyircilerin kolayca izleyebilmesi için düzenlendi.

Ege Rallisi’nin etap sonuçlarına canlı olarak rallidergisi.com’un Sonuçlar ( http://www.rallidergisi.com/sonuc )sayfasından ulaşabilirsiniz. Ayrıca cep telefonlarınızdan da http://wap.rallidergisi.com adresinden takip edebilirsiniz.

Go to Top