Reklamlar
Tag archive

ds3 wrc

Citroen 2014 Kadrosunu İlan Etti

10/12/2013 in Dünya Ralli Şampiyonası

Citroen Takımı, 2014 Dünya Ralli Şampiyonası’nda Kris Meeke/Paul Nagle ile Mads Ostberg/Jonas Andersson ikililerinin sezon boyunca Citroen DS3 WRC’ler ile takım adına mücadele edeceklerini açıkladı.

2003 ve 2012 yılları arasında sekiz kez Dünya Ralli Şampiyonası Takımlar Birinciliği’ni elde eden Citroen 2014 sezonuna kazanma potansiyeli yüksek iki genç pilot ile devam etme kararı aldı.

Kris Meeke kariyerinde yükselirken aşina olduğu Citroen teknolojilerinin zirvesinde yer alan DS3 WRC ile tüm sezon yarışacak. 2009 yılında IRC (Kıtalararası Ralli Mücadelesi) şampiyonu olan Kuzey İrlandalı 2013 sezonunda DS3 WRC ile tanışma şansını elde etmişti. Meeke, 2003 sezonunda Colin McRae’den sonra Citroen ile tam sezon WRC kovalayacak ilk İngiliz pilot olacak.

“Bu inanılmaz bir olanak. Son yıllarda Citroen’e hep yakın olmuştum. Bu kadar ünvanı ve deneyimi olan bir takımda mücadeleye katılmak benim için büyük bir şans.

Ben sadece 10 WRC yarışında WRC otomobili kullandım. Potansiyelim olduğunu düşünüyorum ancak daha çok tecrübe kazanmam lazım. DS3 de inanılmaz bir otomobil, takımım bana onu en iyi şekilde kullanma konusunda yardımcı olacaktır. Sezonun ilk yarısında sabırlı olup daha önce start almadığım yarışlar hakkında tecrübe kazanacağım.”

26 yaşındaki Mads Ostberg kariyerinde ilk WRC zaferini 2012 Portekiz Rallisi’nde yaşayan, 65 WRC startı, 4 Norveç Ralli Şampiyonluğu, yedi podyum başarısı yer alan deneyimli bir pilot.

“Citroen takımına katıldığım için mutlu ve gururluyum. Takım pilotu olmak için çok çalıştık. Yıllardır Citroen’i kazanırken dışardan izliyorduk şimdi kazanan takımın bir parçası olmak gurur verici.

Mücadele en önemli şey. Takımı ve otomobili tanımasam da çalışanların ve DS3 WRC’nin değerini biliyorum. Buraya iyi sonuçlar almaya ve yarış kazanmaya geldik. Hızlı olabileceğimi gösterdim. Dünya Ralli Şampiyonası’nda standartlar biraz yüksek ama ben mücadeleci olmak istiyorum.”

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Khalid Al Qassimi sezon içindeki bazı yarışlarda start alacak. Abu Dhabi’li pilot İsveç, Portekiz, İtalya ve İspanya’da start alırken ayrıca Orta Doğu Ralli Şampiyonası’nda da mücadele edecek.

“2014 takım pilotlarımız bu spora olan heyecanımızı yansıtıyor” diyerek sözlerine başlayan Citroen takım direktörü “Kris Meeke ve Mads Ostberg farklı kariyer rotalarından gelip burada buluştular. İkisi de üst sınıf pilotlar. Takımı, otomobillerini ve birbirlerini tanıdıkça takım için daha iyi sonuçlar elde edeceklerdir.”

Reklamlar

Aras Dinçer: Asa Kimdeyse, Musa Odur

21/12/2011 in Aras Dinçer

Mahalli’nin ikinci raundunu da geride bıraktık. Hemen bu haftasonu bir yarış daha yapacağımız için, adeta iki günlük bir ralliye girmişiz gibi oldu. Herhalde katılan herkes hayatında ilk defa bir hafta arayla iki yarış yapmış olacak. Bence bu son yarışta tüm pilot ve kopilotlar kendilerini daha iyi ve gelişmiş hissedeceklerdir. Elleri sıcakken, bir yarışın hemen akabinde bir yarış daha yapınca, eminim ki, “yarışlar çok yakın” diye yakınanlar bile mutlu olacaklar günün sonunda.

Madem iki yarış arası kısa, biz de lafı kısa tutalım, sonra da dünyada olup bitenleri bir gözden geçirelim…

İstanbul Ralli Kupası’nın ikinci ayağı bir dejavu ile açıldı. Klasman dışı yarışan Ercan Kazaz, 2003’ten beri ilk kez yine Serkan Duru tarafından hazırlanan ve yarıştırılan bir otomobil kullandı. Ercan Abi, Serkan ile en son eski pembe Subaru’suna binerken aynı çadırdaydı. Ama bir farkla: Geçen hafta kullandığı Mini JCW’nin ruhsatında TOK Sport yazıyordu, yani mal sahibi değişmişti. Hatta kaderin işine bakın ki, tıpkı o pembe Subaru gibi, Mini’yi de hazırlayan Prodrive’dı…

Yarışın ilgi odağı Mini oldu, yeni kurallara göre hazırlanmış yepyeni bir otomobil görmüş olduk, herkes kendine göre bir fikir yürüttü, son yarışta Mini yine etaplarda olacak. Değişen etaplar, tüm ekipleri zorladı. Gerek Yeşilvadi’nin önce kırıcı sonra hızlı kısımları, gerekse Esenceli’nin tuzaklarla dolu ve 3 farklı zemini birleştiren değişken karakteri, tecrübeyi ve biraz da şans faktörünü ön plana çıkardı. İki etapta da yer yer lastiklerin patlamasına çok müsait bölümler olunca, ekipler tempo belirlemekte zorlandılar. Ek olarak yarış öncesi ve yarış esnasında yağan yoğun yağmur ve sabah lupunda gördüğümüz sis, gerçekten de zor bir ralli haline getirdi yarışı. Bu hava ve yol şartlarına offroad yarışlarından fazlasıyla alışkın olan Hakkı, özellikle hızlı bölümlerdeki cesur pilotajıyla yarışı kontrol etti ve kazandı. Bu performansında, ilk kez Lassa yerine Michelin kullanmasının da etkisi vardır şüphesiz. Hakan’la da iyi bir uyum yakaladılar gibi görünüyor. “Emanet malın canı burnundadır” diye söylenen Osman ise, bu yarış ikincilikte bekleyip, son zarları Riva ve Cumhuriyet’de atmayı tercih etti. Yine böyle manyak gibi yağmur yağarsa, Hakkı bir fırt daha avantajlı olacak gibi görünüyor. Son yarış, “atan alır” hale geldi. Umarım bir kaza bela veya arabalarda-lastiklerde bir sorun yaşanmaz ve gerçekten hızlı olan kazanır, biz de alkışlarız. Kazanan daima haklıdır, asa kimdeyse, Musa odur sonuçta… Hem Hakkı hem Osman kalırsa, Berkay, Ferhat, Mehmet ve Tezcan’ın bile matematiksel şansları var. Bu yarışın bir başka çok gideni, Doktor T oldu. Çok ilginç adam bu doktor… Aylarca yarışmayıp, arabaya bindiği gibi gidebilenlerden O da. Genel Klasman 6’ncılığını Kuşadası’na götürdü. Arabasının kondüsyonunu ve rakip arabalara göre dezavantajlarını düşünürsek, iki çekerde bu yarışın en hızlı pilotu, şüphesiz Doktor’du. Berkay ve Ferhat iki çeker birinciliği için yine fena kapışmışlar, hatta ikisinin de arabaları arkadan hasarlıydı finiş takından geçerken. Berkay iki çeker klasmanını yine kazandı ve birincilik için avantaj yakaladı. Ama esas önemlisi, yıllardır ilk kez mahalli ralli podyumunda iki çeker bir otomobil gördük. Berkay’a ve copilotu Can’a tebrikler. Tezcan iki çeker klsmanında Gr.N araba kullanmasının dezavantajıyla geride kalsa da, yine de bazı dört çekerleri arkasına dizebilmiş. Sezon boyunca en yakın rakibi olan Eytan, bu kez biraz daha yakın bitirmiş Tezcan’a. Ancak esas sürpriz, İlhan ve Sedat’tan gelmiş. Eytan’ın hemen dibinde, Tezcan’dan da km’de 1 saniye yavaş bitirmişler yarışı. İlhan gibi seyrek yarışan ve Fiesta’ya ilk defa binen bir pilot için iyi sonuç.

Yarışta hayalkırıklığı yaşayanlardan biri de Mendo ve ben olduk. Çok güvendiğimiz ve sevdiğimiz BF lastiklerimiz, maalesef iki etabın henüz başlarında patlayınca, bütün yarışımız berbat oldu. İkinci lastiği durup değiştirmek zorunda kaldık, ve makitaya sıkışan bijon yüzünden bijon anahtarını kullanmak zorunda kaldık. Hayatımda ilk defa genel klasman 28’incisi oldum, bu da gelecekmiş başıma demek ki. Bir başka lastik mağduru da Murat Günarslan olmuş. İlk yarıştaki kadar hızlı olmasa da, patlayan iki lastik, genel klasmanda aşağılara itmiş Murat’ı. Direksiyondan kalan Özen’in Evo 9’undan gelen tuhaf sesleri Özden’e dinlettiğimde artık çok geç idi. Onlar’a da geçmiş olsun.

Bu arada yarışı seyreden Burak Çukurova’ya isabet eden bir taş, bileğinin çatlamasına sebep olmuş. Gerçekten akılalmaz bir şanssızlık, Burak’a geçmiş olsun. Burak, Yağız, Orhan, Emre, Murat, Volkan Işık, Kerem Üstünkaya gibi isimleri, etaplarda seyrederken görüyoruz. Sadece kendi girdikleri yarışlara gelen bazı arkadaşlara örnek olsunlar diyelim…

Bu yarış yine bir araba dolusu saçmalık gördük. Günün en önemli olayı, Yeşilvadi etabının içinde sabahlayıp, arabasıyla yola fırlayan avcı idi. Bize denk gelmedi ama Osman ve Hakkı burun buruna gelmişler bu sersem adamla. Neyse ki bir kaza olmamış ama tüm sapaklara jandarma koymak lazım demek ki. Sayın Yücel Akseki’ye duyurulur.

Hadi avcı kuş beyinli… Peki ya antrenmanda tersten gelenlere ne demeli? Şu yarışların hazırlığını adam gibi yapsanız, haritaya bir göz atıp alternatif yolları bulsanız, beceremiyorsanız bulanlara sorsanız da, antrenman günü etabı tersten geçmeseniz, şeytan şapalağı gibi karşımıza çıkmasanız olmaz mı? Esenceli etabının başına dönen yol varken, etabın bütün asfalt bölümünü tersten gelenler vardı. Kulübün de hatası var, reglamana ters yönde araç kullanmak yasaktır diye yazılıyor ama denetleyen yok?! Son normal etabı yanlış giden kopilot arkadaşlar, hadi pilotlarınız herşeyden bihaber. Sizler ne iş yaparsınız elinizdeki roadbook ile? Normal etap değiştirildi, o geldiğiniz yol artık kullanılmıyor… Yaptığınız hata külliyen diskalifikasyon, ama organizatörler görmezden geliyor, dua edin… Bir başka konu da, antrenman sırasında bir zahmet dikiz aynalarına bakmayı akıl edemeyen ahali… Sevgili Cihat (Gürkan) Abi’mizin o meşhur lafında söylediği gibi, “bu kadar ahmak olmak için, özel tahsil yapmak gerekir”. Standart lastikli, arka amortisörleri patlak arabasıyla antrenman yapan, ama arkasına araba geldiğinde ne hikmetse gazlamaya başlayan tuhaf tipler var aramızda.

Antrenman demişken, son yarışın etapları herkesçe malum. Geleneksel kaçak antrenman işlerini hadi yeni etaplarda çoğu ekip yapıyor. Yahu bari daha geçen sene otuz kere geçtiğiniz bu etaplarda yapmayın. Unutmayın, boş bardak tokuşturmak, uğursuzluk getirir.

Gelelim gezegenimizde neler oluyor faslına. Nasıl olsa bir mahalli kupamız var ya, herkes buna giriyor ya, yine bütün ahali kafasını devekuşu gibi toprağa gömdü yine. Olan bitenden kimsenin haberi yok. Dani Sordo’nun Mini’ye, geçmesinden sonra, Citroen kullanan diğer önde gelen pilotlar’dan Sebastien Ogier’yi Volkswagen, Petter Solberg’i de Ford havada kaptı. Aslında genç pilot denemeleri, sözleşme uzatma süreçleri vs. gibi sudan sebeplerle Ogier ve Solberg’i havada kapmamışlar gibi gösteriliyor ama bir gerçek var ki, her takım Citroen’den işi bilen pilot alıyor. Çünkü merak ediyorlar “acaba ne anlatacak” diye. Büyük takımlar, bu transferler ile, Citroen’de olup bitenleri kendi bünyelerine aplike edebilme umudu içindeler diye tahmin ediyorum. Yine de WRC’nin Petter Solberg gibi bir ismi ve Ford gibi bir markayı kaybetmemiş olması çok iyi bir gelişme. Umarım Ford, Abu Dhabi’nin sponsorluğunu kaybedince, bütçesinde sıkıntı yaşamaz. Çünkü bütçe sıkıntısı çeken Mini takımında bazı dertler olduğu çok belli.

Bir başka iyi haber ise, ralli çevrelerince çok beğenilen ve gelecek vaadeden Thierry Neuville’in yeni kontratı oldu. Skoda’nın teklifini reddeden Neuville, Quesnel amcasından süper bir kontrat kopardı ve önümüzdeki sene hem 207 Super2000 ile IRC’de tam sezon, hem de DS3 WRC ile Dünya Şampiyonası’nın büyük bir bölümünde yarışmak için kendisini PSA grubuna bağladı. Bence yırttı artık Neuville, bu güne kadarki performansını devam ettirirse, buradan Loeb’ün koltuğuna kadar yürür. Şu an sadece 23 yaşında ve altında bir DS3 WRC’si ve bir 207 Super2000’i var. Kemerinin altında San Remo ve Korsika gibi iki efsane rallinin birincilikleri var. Çok tecrübeli bir kopilotu var ve artık kendi tecrübesi de belli bir noktaya geldi. Ve bu adamın ilk yarışı 2008 Finlandiya Rallisi… Bir Türk’ün rüyasında bile göremeyeceği kadar hızlı gelişen bir kariyerden bahsediyoruz. Ben Hirvonen’in, Neuville’e karşı gelecekte işinin kolay olmayacağını düşünüyorum. İki yıl sonra Loeb bırakırsa, koltuğu için Neuville ile Hirvonen karşı karşıya gelecektir. Nasser Al Attiyah’ın da katılımıyla, şu anki DS3 WRC pilotları, dünyanın en formda pilotları diyebiliriz. Çok güçlü bir dörtlüsü oldu Citroen’in. Dördü de fabrika arabası koltuğuna oturacak kalitede. Fakat Attiyah müslüman olduğu için, muhtemelen asla fabrika pilotu olamayacaktır. Zaten Katar’dan para getirmese, ne kadar hızlı bir pilot olursa olsun, takımın 3. arabasını Attiyah’a yar etmezlerdi bence. Hem Neuville’den hem Attiyah’dan sürpriz başarılar ve etap zamanları görebiliriz bu sezon. Monte Carlo’ya birşey kalmadı. Attiyah, Dakar’a girdiği için Monte’de start almayacak.

İstanbul Ralli Kupası’nın son ayağında görüşmek üzere…

Uyarı: Bu yazıyı çocukların erişemeyecekleri yerlerde okuyunuz.
Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Citroen DS3 WRC’yi tanıttı

01/10/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Yarıştığı bir çok yarışta podyuma çıkma başarısı gösteren, Dünya Ralli Şampiyonası’nda şampiyonluklar elde eden Citroen C4 WRC, Citroen Racing’deki tahtını Citroen DS3 WRC’ye teslim ediyor. 2010 Paris Otomobil Fuarı’nda görücüye çıkan Citroen Racing’in yeni yüzü Citroen DS3 WRC, FIA’nın (Uluslararası Otomobil Federasyonu) geliştirdiği yeni teknik düzenlemelere göre hazırlanarak 2011 DÜnya Ralli Şampiyonası’nda mücadele etmeye hazır hale getirildi.

C4 WRC’den daha kompakt bir yapıya sahip olan DS3 WRC standart DS3 araçların bantından çıksa da onun için geliştirilen soğutma kanalları ve aerodinamik parçalar aracın yüksek hızlarda yere tutunmasını daha da arttıracak. Kaputunun altındaki 300 beygir güç üreten 1.6 litrelik turbo motoru aracın yarışın başından sonuna kadar önde olmasını sağlayacak. Dört tekerden çekişi olan DS3 WRC sıralı altı vitesi ve ön-arka mekanik difransiyeli ile Citroen Racing’i rakiplerinin korkulu rüyası olarak tutmaya devam edecek.

DS3 WRC düşük maliyetlerde yarışabilmek için tasarlandı. Yeni FIA kuralları gittikçe artan maliyetlerin yarışmak isteyen pilotların önünden büyük bir engel olduğunu görmesi ile araçlarda kullanılan titanyum ve karbonfiber gibi yüksek maliyetli parçaların kullanımına da sınırlama getirdi. Ayrıca turbo parçalarının ve limit değişikliklerinin standarda bağlanması ile aracın ömrü boyunca geliştirmelerin mümkün olmasını sağladı. Ralli her zaman olduğu gibi yine yeni teknolojilerin deneneceği ve geliştirileceği bir alan olmaya devam edecek.

İsveç Rallisi’nin buzlu ve karlı etapları DS3 WRC’nin ilk resmi yarış etapları olacak. 2011 Dünya Ralli Şampiyonası için Citroen Racing adına Sebastien Loeb – Daniel Elena ve Sebastien Ogier – Julien Ingrassia ikilileri etaplarda DS3 WRC ile start alacaklar.

Ford ve Citroen 2011 için harıl harıl çalışıyor.

16/06/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Citroen ve Ford takımları önümüzdeki sezon Dünya Ralli Şampiyonası’nda yeni kurallara uygun hazırlanacak en az dört otomobille yarışacaklarını açıkladılar.

Her iki marka da yeni araçlarını tamamlamamış olsa da Ford’un Fiesta RS WRC ve Citroen’in de DS3 WRC üzerindeki çalışmalarına devam ettikleri ve en geç Eylül ayında araçların yarışabilecek duruma gelecekleri tahmin ediliyor. İki marka da 2011 sezon açılış rallisi olan İsveç Rallisi’ne iki tane kendi takımlarına ikişer tane de müşterilerine araç yetiştirmeyi planlıyorlar.

İki marka da yeni araçların şasi denemelerini tamamladılar. Aracın motoru üzerindeki çalışmalar ise devam ediyor. Yeni sezonda geçerli olacak kurallara göre araçların 1.6 litre turbo motor olması gerekiyor. Motorla ilgili geliştirmeler tamamlandıktan sonra homologasyon başvuruları tamamlanacak ve aracın son testlerine başlanacak.

BP Ford Abu Dhabi takım direktörü Malcolm Wilson : “Sezon açılışı için iki müşteri aracımızı yetiştirmeye çalışıyoruz, bizim araçlarımız zaten hazır olacak. Bizim için önemli olan önce fabrika takımının araçlarını yetiştirmek olacak.

Zamanımızın kısa olduğu da bir gerçek ama kurduğumuz sistem ile zamana karşı mücadelemizi de kazanacağız. Yetiştiremeyeceğimizi düşünmüyorum bile. Herşey düzen içinde ilerliyor. Motor testlerine başladık bile, testler devam ederken motorun geliştirmeleri de devam ediyor. Son aşamaya gelmedik ancak yaz sonuna kadar işin büyük kısmı tamamlanmış olacak.”

Wilson’un Citroen’deki rakibi Olivier Quesnel ise şunları söyledi : “Sanırım en fazla dört araç hazırlayabileceğiz. Şu an telaş içindeyiz ancak Citroen’de işler genelde böyle işlemez. Önceki araçlarda yeterince zamanımız vardı ve fazlası ile test yapma imkanı bulmuştuk. Şu anda fazla test imkanımız yok. Sezonun ilk yarışına en azından dört araç yetiştirmeyi planlıyoruz.”

Loeb ve Sordo yeni Citroen DS3 WRC’yi test ettiler.

20/01/2010 in Dünya Ralli Şampiyonası

Citroen takımı Fransa’nın güneyinde organize edilen beş günlük testte yeni WRC aracı DS3’ü pilotları Sebastien Loeb ve Dani Sordo ile tanıştırma imkanı buldu. Toprak etapta gerçekleşen testten takımlar ve pilotlar memnun olarak ayrıldılar.

Citroen takımının yarışan Dünya Ralli Şampiyonası’nda yarışan pilotları Sebastien Loeb ve Dani Sordo’nun yanısıra deneyimli pilot Philippe Bugalski’nin de katıldığı testte C4 motoru üzerine inşa edilen yeni DS3 modeli kullanıldı. DS3 WRC 1.6 litrelik turbo motora sahip ve FIA’nın 2011’den itibaren uygulayacağı kurallara göre hazırlanıyor.

Bugalski’nin bir gününe katıldığı testin diğer iki gününde de Loeb ve Sordo direksiyon başına geçtiler.

Loeb, DS3 WRC’yi geçen sene bir kere ama çok kısa süre kullanmıştı, geçtiğimiz hafta Fransa’ya gelip gerçek testlerine de katıldı.

Go to Top