Tag archive

asfalt

Burak Çukurova Fabia S2000 ile Bursa’da zirveye ulaştı

24/10/2011 Kategori : Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Bursa Otomobil Sporları Kulübü tarafından organize edilen 36.Yeşil Bursa Rallisinde Burak Çukurova, sergilediği muhteşem performansıyla birinciliği elde etti.

Türkiye Ralli Şampiyonası heyecanı, 22-23 Ekim tarihleri arasında Bursa’da gerçekleşen Yeşil Bursa yarışı ile devam etti. Toplam 482 kilometrelik rallide Yüce Auto Skoda desteğiyle Skoda Fabia S2000 ile yarışan Burak Çukurova, sergilediği üstün performans ile zirvede yer alarak adeta Eskişehir rallisine nazire yaptı.

Yeşil Bursa Rallisi’nde Yüce Auto Skoda desteği yarışan başarılı pilot Burak Çukurova ve co-pilotu Ünal Tezel ile 144 km’si özel etap olmak üzere toplam 482 km asfalt zemin olmak üzere 12 etaptan oluşan yarışın, 4 etabını birinci olarak tamladı.
Çukurova-Tezel ikilisi, ikinci gün birbirini takip eden Soğukpınar, Hüseyinalan, Dağgüney ve Harmanalan etaplarının tümünde en iyi zamanı yaparak 1.inci olma başarısı göstererek adeta Yeşil Bursa Rallisinin sonucu hakkında sinyaller vermişti.

Yarış sonrası bir açıklama yapan Çukurova “Çok güzel bir yarış oldu ve hakkettiğimiz 1.inciliği elde ettik. Asfalt zeminde Skoda Fabia S2000’in gerçek gücünü ve yüksek potansiyeli gösterme şansı elde ettik. Eskişehir’de yaşanan talihsizliğin ardından bizi mutlu eden bir sonuç oldu. Her etap öncesinde bize moral desteği veren ve bir takım olduğumuzu gösteren tüm Yüce Auto Skoda ekibimize tekrar teşekkür ederiz. Kalan yarışları da iyi derecelerle tamamlayarak Türkiye Şampiyonasını en iyi yerde tamamlamak istiyoruz” dedi.

Toplam 7 yarıştan oluşan 2011 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın ilk ayağı olan Ege Rallisini zaferle sonuçlandırarak 1.cilik kürsüsünde yer alan Çukurova, Bursa’da kazanılan zaferin ardından, sezonun son yarışı olan ANOK’un düzenleyeceği Antalya yarışında da en iyi dereceye ulaşarak Türkiye Ralli Şampiyonası’nı ikinci olarak tamamlamak istiyor.

Yiğit Akü, Yeşil Bursa’ya Hazır

20/10/2011 Kategori : Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6.ayağı olan 36.Yeşil Bursa Rallisi, Bursa Otomobil Sporları Kulübü (BOSSEK) tarafından 22-23 Ekim tarihlerinde düzenlenecek. 1972 yılında kurulan ve Türkiye’nin en köklü otomobil sporları kulüplerinden birisi olan Bursa Otomobil Sporları Kulübü (BOSSEK), geleneksel Yeşil Bursa Rallisi’ni bu yıl 36. kez düzenliyor.

Yeşil Bursa Rallisi’nde, Yiğit Akü’nün ana sponsorluğunda, SolarGard, Yokohama, TurAssist, Ağaoğlu, Birlas Motorsport ve Demir Bükey Akademi’nin co-sponsorluğunda mücadele edecek olan Alptekin Işıkalp – Orkun Demir ikilisi, Citroen C2 ile Sınıf 6’da kürsüyü hedefliyor.

Bir önceki yarış Eskişehir Rallisi’nde, asfalt zemindeki ustalığını sergileyen Alptekin Işıkalp; Yeşil Bursa’da da aynı performansı tekrarlamak istiyor.

Yarış öncesi durumu değerlendiren tecrübeli pilot Alptekin Işıkalp; “Eskişehir’in ardından bir kez daha asfalt zeminde mücadele edeceğiz. Eskişehir bizim için başarılı veriler elde ettiğimiz bir yarış oldu. Bu tecrübeyi Bursa’da daha iyi kullanarak, daha iyi bir yerde finişe ulaşmak istiyoruz. Yokohama lastiklerimizden son derece memnunuz.” dedi.

Orhaneli-Keles bölgesinde yer alan 133,21 km.si özel etap toplam 482.96 km. uzunluğundaki parkurda gerçekleştirilecek olan organizasyonda; Mavi Cin, Dağgüney, Harmanalan, Soğukpınar, Hüseyinalan etaplarını kat edecek olan ekipler, Pazar günü saat 17:18’den itibaren Holiday Inn Bursa’daki finiş tagına ulaşabilmek için mücadele edecekler.

Neo Motorspor, Bursa’da Podyumu Hedefliyor

Kategori : Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6.ayağı olan 36.Yeşil Bursa Rallisi, Bursa Otomobil Sporları Kulübü (BOSSEK) tarafından 22-23 Ekim tarihlerinde düzenlenecek. 1972 yılında kurulan ve Türkiye’nin en köklü otomobil sporları kulüplerinden birisi olan Bursa Otomobil Sporları Kulübü (BOSSEK), geleneksel Yeşil Bursa Rallisi’ni bu yıl 36. kez düzenliyor.

Hayaller Gerçektir ve Liqui Moly’nin ana sponsorluğunda yarışan NEO MOTORSPOR; 36. Yeşil Bursa Rallisi’nde şampiyon pilotu Tezcan Dalfidan’la zaferini pekiştirecek.

Geçtiğimiz yarış Eskişehir Rallisi sonrası Sınıf 8 Birinciliği’ni sezonun bitmesine 2 yarış kala ilan eden NEO MOTORSPOR ekibi Tezcan Dalfidan – Eda Özer, Bursa’da kendi evlerinde zaferlerini perçinleyecek. Kendi seyircisi önünde zafer isteyen ikili, asfalt zeminde tecrübesine güveniyor.

NEO MOTORSPOR’un Sınıf 8’de Ford Fiesta ST ile mücadele eden bir diğer ekibi Simin Bıçakçıoğlu – Afşin Baydar ikilisi, Yeşil Bursa’da kürsünün ve puanın peşinde olacak.

NEO MOTORSPOR’un Alfacu ekibi, Ümit Kemal Çoşkun – Özlem Akgüç, Alfa Romeo 156 ile Sınıf 8’deki mücadelede en iyi yerde olmak için ter dökecek.

Can Altınok – Gökay Gökşen ikilisi, Fiat Palio ile Sınıf 9’da NEO MOTORSPOR’u temsil eden son ekip olacak.

NEO MOTORSPOR Takım Direktörü Adil Küçüksarı; “Sezonun son asfalt rallisi için bu kez Bursa’ya gidiyoruz. Uzun ve yorucu bir yarış olacağını şimdiden biliyoruz. Süratli ve yeni etapları sahip bir Yeşil Bursa Rallisi bu kez daha da zorlu olacak. Yağmur ihtimali yarışın tüm stratejilerini değiştirebilir. Hava durumunu yakından takip edeceğimiz bir yarış olacak.” dedi.

Orhaneli-Keles bölgesinde yer alan 133,21 km.si özel etap toplam 482.96 km. uzunluğundaki parkurda gerçekleştirilecek olan organizasyonda; Mavi Cin, Dağgüney, Harmanalan, Soğukpınar, Hüseyinalanm etaplarını kat edecek olan ekipler, Pazar günü saat 17:18’den itibaren Holiday Inn Bursa’daki finiş tagına ulaşabilmek için mücadele edecekler.

Aras Dinçer: Türk Tipi Ralli; “2-3 saniyeden bir şey olmaz”

19/10/2011 Kategori : Aras Dinçer

Eskişehir’in ilk ulusal sınavı geride kaldı. Geçen seneki mahalli rallinin tadı damağımızda kalmıştı. Bu sene gördük ki, şehrin asfalt etapları da, en az topraklar kadar keyifliymiş. Her üç etabın da kendine has karakterleri vardı. Birinci etap, maçası yiyenlere çok uyuyordu. İnce işçilik gerektiren hızlı tepe arkaları ve uzun hızlı virajlar gördük. İkinci etabın başları da hızlıydı ama kısa bir mesafe sonra çok keyifli bir iniş etabına dönüşüyordu. Yolun geniş olması, inişlerde risk alabilmenizi sağlarken, pilotların frenaj yeteneklerini de sınadı bu etap. Üçüncü etap ise, önce dar yollar ile başlayıp, birkaç kilometre sonra tırmanmaya dönüşüyordu. Güçlü otomobillerin bile soluğunu kesen bu tırmanış, yine geniş yollar ile etabın sonuna kadar devam ediyordu. Kısaca her tür yol karakterinden birşeyler bulduk Eskişehir etaplarında. Rakımın 1000 metrenin bile oldukça üzerinde olması, otomobillerin motor gücünü çok aşağılara çekince, zaman çıkarmak için herkes gaza daha bir yüklendi. Etrafta “aman yine çok çakıl vardı yollarda” diye sızlanan arkadaşlar vardı ama, İzmir etaplarına göre çok daha düzgündü zemin. O kadar çakıl dünyanın heryerindeki çoğu rallide oluyor, sızlanmanın anlamı yok. Ama yine de şikayeti olanlar varsa, Madeira veya Antibes rallilerine filan girsinler bence, orada hiç çakıl yok… (Şimdiye kadar hep Fransa’da yarıştı ya arkadaşlar, beğenmiyorlar bizim asfaltı. Sanki çakıl olmasa, Yağız’ı geçecekler)

Yarışın akışıyla ilgili en ufak bir sorun yaşanmadı. Sadece, antrenmanda ikinci etabın gözetmenleri zamanında starta getirilemediği için, yarım saat boş yere beklemiş olduk. İşin komik yanı, gözetmenler gelmeyince, etabın antrenman karnelerini, oraya ulaşan Murat Kaya doldurdu, Murat için de nostalji olmuştur… Sonuç olarak ESOK’un yarışmacılara sunduğu tüm olanaklar ve kolaylıklar, yarışın tanıtımı, güvenliği, hepsi güzeldi. Servis alanı ve start, düzenli ve ferahtı. Türkiye standartlarının üzerinde bir seyirci vardı. Belki etaplara giden yollara tabela konulsa iyi olurdu. Normal etaplarda giderken, çoğu seyirci bizlerden yol tarifi almak zorunda kaldı, biz tabii seve seve tarif ettik yolları. Kısaca organizasyonun ESOK tarafında çoğu şey doğru ve güzeldi diyebiliriz. Ama total olarak bakıldığında, ralli sporunun en önemli unsuru olan, neticelerle ilgili yaşanan hatalar ve karışıklıklar, yarışın tüm pozitif havasına gölge düşürdü. Bu noktada bir es verip, sap ile samanı ayırmamız lazım. Çok net bir şekilde görünüyor ki, burada iki farklı kurumdan kaynaklanan iki büyük sorun var.

Bunlardan ilki, klasmandaki bir çok ekibin derecelerinin karıştırılmış veya yanlış yazılmış olması idi. ESOK’un dereceler için daha tecrübeli bir ekip görevlendirmesi, veya gerekiyorsa dışarıdan getirmesi iyi olurdu. Hepimiz otomobilin içinden zaman tutuyoruz ve hatalı derece verilenler doğal olarak itiraz ettiler. Sonuç olarak, kulübün neticeler ekibinin hatası ile derecelerinde yanlışa maruz kalanların hepsinin itirazları alındı ve bildiğim kadarı ile herkesin dereceleri düzeltildi.

İkinci büyük sorun, elbette Burak ve Ünal’ın maruz kaldıkları son etap olayı. Aslında bu olaya tek maruz kalan Burak ve Ünal olmadılar. Yaşanan bu büyük ahmaklığın etkisi, doğal olarak Yağız ve Bahadır’a da yapıştı. Yaşananlar, Burak’ın kendi ağzından verdiği ifadeler ile ihtisas basınına ve forumlara yansıdı, benim tekrar anlatmama gerek yok. Bu saatten sonra anlatılması gereken, bu olayın sebepleri ve tekrar yaşanmaması için yapılması gerekenler… Çok net biçimde söylenmesi gerekir ki, yaşanan gözetmen hatasını, ESOK’a mal etmek büyük hata ve haksızlık olur. Çünkü bu ülkede, gözetmenleri federasyon eğitiyor, kulüpler ise onlara ücret ve görev veriyorlar. Dolayısı ile, ortada bir insan hatası varsa, TOSFED kurumunun da, kaliteli insan gücü yetiştirmediği için, en az o kadar hatası var. Bugüne dek yazılarımda, benim ve başkalarının birçok gözetmen hatasına şahit olduğumuzu, bu işe bir an önce el atılması ve eski nesil gözetmenlerin aldığı türden eğitimler düzenlenmesi gerektiğini, yoksa bu ciddi hataların birgün birilerinin başına dert olacağını birkaç defa dile getirdim. Ve en sonunda oldu… Rahmetli Mazhar Abi’nin “zamanla düzelteceğiz” dediği ama vaktinin yetmediği bu önemli konuya daha ne kadar seyirci kalınacağını merak ediyorum. TOSFED eğitim komitesi ne iş yapar, gözetmenleri ne zaman nasıl denetler, bir bilen varsa, beni aydınlatsın lütfen. Burak, asla yalan söyleyecek bir sporcu değil. Burak’ın “2-3 saniyeden birşey olmaz” cevabını aldığı gözetmeni yetiştiren ise TOSFED. Hedef göstermek gibi olmasın, ama maalesef doğruları kabul etmemiz lazım. 2012 sezonu başlayana kadar, gözetmenlerin çok ciddi biçimde sınanmaları, elenmeleri ve eğitilmeleri gerekiyor. Hatta bu eğitim ve elemelere, gözetmenlerin hatalarını görmekten aciz olan BAZI direktör yardımcılarının, etap sorumlularının da katılması gerek.

Burada kurunun yanında yaşı da yakmayalım, Eskişehir gözetmen ekibi, son birkaç sezondur birçok yarışta görev aldı. Başlarında işlerini ciddiye alan arkadaşlar olduğunu ve geçmiş yarışlarda iyi iş çıkardıklarını bizzat biliyorum. Ama yarışanlar kadar, gözetmenler de, bir takım oyununun parçaları ve bir kişinin hatası, takımın başarısını işte böyle gölgeleyebiliyor. Gözetmenler analarının karnından Metin Çeker olarak çıkamayacaklarına göre, esas onları eğitenlerin kulaklarını çınlatmak lazım.

Tabii bunca tantanadan sonra, hem Burak ve Ünal, hem de Yağız ve Bahadır’ın tüm emekleri de heba oldu gitti. Onca virajda, onca tepe üstünde aldıkları o riskler, o stres, hepsi boş yere tüketildi. Burak’ın olaylarla ilgili açıklamasını iyi okumak lazım, çok metanetli dile getirmiş olan biteni. “Biz kaybetmiş de olabiliriz, kazanmış da” diyor. İşin bu kısmında bir iddiası yok Burak’ın. Manuel kronometreden kaynaklanan hataya veryansın ediyor, haklı olarak. Hem Yağız, hem de Burak “keşke zaman fotosel ile tutulsaydı da, birinciliğe de, ikinciliğe de razı olsaydık” diyorlar. Onlar böylesine gösterirken, elde ettikleri tek şey belirsizlik. Kimse iki pilotu olan bitenden dolayı suçlayamaz ama, biliyorum ki, Burak ne kadar hayalkırıklığı içindeyse, Yağız da bir o kadar mahcubiyet yaşamak zorunda kalıyor şimdi. Belki geçti Burak’ı, belki geçemedi… Ama bu şekilde kazanmak da, kaybetmek de, insanı kötü etkiler mutlaka…

Yarıştaki mücadeleye gelirsek, bazı gedikli ekiplerin bu yarışta start almadıklarını gördük. Yeni pilot-copilot-araba kombinasyonlarına şahit olduk. Kabul etmek gerekir ki, her şartta gidebileceğini bir kez daha gösteren Ercan Kazaz’ı bir kenara koyarsak, bu yarışın kamikazeleri, Orhan ve Sinan oldular. Sinan, Ercan’ı atak menzilinden kaçırmamak için uğraşırken, önce bir lastik talihsizliği yaşadı ve klasmandaki yerini kaybetti. Sonra da o hırs ile bariyerlere vurdu yeni Evo 9’unu. Arabası arkadan ağır hasar aldı ama Sinan hiç istifini bozmadı, finişe getirdi Mitsubishi’yi. Orhan ve Burçin ise, bu sezonki zirve performanslarını yaptılar. Özellikle iniş etabında otomobillerinin hafiflik avantajını, yüksek seviye bir pilotaj ile birleştiren Orhan, Super2000’lerden biri öksürse, ilk 5’e girecekti. Topraklara Bilge ile, asfaltlara ise, Güray ile giren Fatih, çok sevdiği asfaltta Super1600’ü konuşturdu yine. Son etapta motordan kalması yazık oldu çünkü Murat ile yakın bir mücadele içindeydi. Mahalli klasmanda Ahmet ile Doktor T arasında büyük savaş olmuş. Corsa’sının potansiyometresi su koyuverince motor problemi yaşayan Ahmet, Doktor T’ye boyun eğdi, ama izleyenler, ikisinin de iyi gittiğini söylüyorlar. Bunların dışında, her yarışta gördüğümüz gibi, Burak ve Yağız’ın çok yakın gittiğini gördük. Bu defa abarttılar ve yaşanan kronometre hatasını gözardı edersek, neredeyse aynı bitirdiler yarışı. Ortaya koydukları mücadele, IRC yarışı gibiydi. 130 km bu seviyede ve hatasız yarışmak kolay değil, tebrik etmek lazım. Yarışın uçak kazasını Orçun-Sinan ikilisi yaptı ve Evo 6’yı öldürdüler. 34 SLJ 22’ye elveda diyoruz. Engin Kap haricinde, neden hiçbir historic arabanın start almadığını anlayamadım? Historic araçlar, dünyanın her yerinde asfalt üzerinde çatır çatır yarışıyorlar oysa ki!

Menderes ile benim yarışımız biraz tutuk geçti. Bunda, daha ilk gün patlayan lastik yüzünden oyundan düşmemizin de büyük etkisi oldu. Henüz üçüncü etapta, akıl almaz bir şekilde kendiliğinden infilak eden Pirelli, bizi 7 km jant üzerinde gitmeye zorladı ve dakikalar kaybedip, 19’unculuğa kadar düştük. İkinci gün ancak 10’unculuğa kadar toparlayabildik, buna da şükür diyoruz. Yarışın ilk etabındaki 5. vites ile geçilen tepe arkalarından birinde, yolun ortasında gezinen bir gözetmen gördüğümüzde, “allah” dedik ama neyse ki, arkadaşı ezmeden yırttık pozisyondan…

Rallide asfalt heyecanı Bursa ile devam edecek. Bu defa sanırım zemin de ıslak olacak ve büzük sensörlerine çok iş düşecek. Drift ve özel seyirci etabı gibi farklı atraksiyonlar hazırlamış BOSSEK. Umarım geçen senelerde olduğu gibi, atraksiyon peşindeyken yarışın kendisinde çuvallamazlar… Bursa’nın ardından, 29 Ekim’de, sadece iki çeker araçlara açık olan Cumhuriyet Rallisi’ni izleyeceğiz. Çok uzun yıllar sonra, EOSK ilk defa mahalli ralli düzenliyor…

Geçtiğimiz haftalarda Kartepe Tırmanma’daydım ama, Katar’da olduğum için bu haftaki Pamukova’ya gidemedim. Tırmanma sezonu sona erdi, herkes kupalarına kavuştu. Bu sezondan akıllarda kalanlar, kelle koltuk giden Ümit ve Clio’su ile Porsche’yi geçen, ama kopan rot koluna boyun eğen sevgili Arslan Acar oldu. Hakikaten ismiyle müstesna, aslan gibi bir pilotaj gösterdi bu sezon Arslan Abi. Volkicar’lar da Suadiye mesaisindeydi bu haftasonu. Motorsporlarını şehrin bu kadar içinde görmek, hepimizi memnun ediyor.

Bursa’da görüşmek dileğiyle…

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Takım emri demiri kesti: Avustralya Rallisi Hirvonen’e kazandırıldı.

12/09/2011 Kategori : Dünya Ralli Şampiyonası

Dünya Ralli Şampiyonası’nın onuncu rallisi Avustralya Rallisi’ni kazanan Ford pilotu Mikko Hirvonen 212 gün sonra ilk kez Citroen’lerin önünde finişe gelmeyi başardı. En son Şubat ayındaki İsveç Rallisi’ni kazanan Hirvonen, takım arkadaşı Jari-Matti Latvala’nın sondan bir etap önce yavaşlaması ile podyumun ilk basamağına çıkarak Avustralya’da üçüncü kez kazandı.

Üç gün süren rallinin ikinciliğini Jari-Matti Latvala alırken bireysel katılımcı Petter Solberg Citroen DS3 WRC’si ile üçüncülük basamağında yer aldı.

Hirvonen yarış sonunda “Bu olağanüstü bir duygu, benim ve takımımın şampiyonluğu için çok değerli puanlar kazandık.” diyerek sözlerine başladı ve birincilik kupasını kendisine armağan eden takım arkadaşı Latvala’yı da unutmayarak ona da teşekkür etti : “Takımım ve yavaşlayarak benim öne geçmemi sağlayan Latvala’ya çok çok büyük teşekkürler ediyorum ama asfalt ayarlarımızı çok iyi geliştirmemiz gerekiyor. (bundan sonraki iki yarış asfalt)”

Yarış boyunca dokuz özel etap kazanan Latvala yarışı takım arkadaşının 14.7 saniye ardında yarışı da ikinci sırada tamamlarken takımın kazanmasının önemine değindi : “Elbette kazanmak çok iyi olurdu ancak takımımın elde edeceği başarı daha da önemli.”

Solberg üçüncülük basamağına çıkarak bu sezon ikinci kez podyumda yer bulmuş oldu. “Çok mutluyum çünkü çok uzun zamandır bunu bekliyordum. Takımım çok iyi bir iş başardı ve yeniden podyumda olmak güzel. Takım elemanlarıma teşekkür ediyorum.”

Citroen’de de emir “işledi”
İlk gün yaşadıkları kazadan sonra gerilere düşen Citroen pilotları Sebastien Loeb ve Sebastien Ogier kalan iki gün boyunca ilk ona girmek için mücadele ettiler. Loeb, takım arkadaşı Ogier’den daha geride olduğu için Citroen takım yetkilileri Ogier’in son etaptan önce yavaşlamasını istediler. Ogier de sondan bir etap önce etabın bitimine yakın bir yerde durarak etabı yaklaşık on dakikada bitirmiş oldu ve Loeb’in ilk onda yer almasını sağladı. Onunculuk puanı ve Power Stage’de elde ettiği birincilik ile Loeb, Avustralya Rallisi’nden 4 puanla ayrılmış oldu.

Dünya Ralli Şampiyonası’nda Pilotlar Klasmanı’nda Sebastien Loeb 196 puan ile lider konumda yer alıyor. Hirvonen son yarıştan aldığı 25 puan ile ikinciliğe çıktı. Oiger ise son yarıştan “sıfır” çekince üçüncülüğe düşmüş oldu.

Markalar Klasmanı’nda ise Citroen 347 puan ile lider, Ford Abu-Dhabi ise 285 puan ile ikinci, M-Sport Ford ise 117 puan ile üçüncü sırada yer alıyor.

Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun onbirinci rallisi 29 Eylül – 2 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Fransa Rallisi olacak. Geçtiğimiz sezon Korsika’dan Alsace bölgesine taşınan rallinin son galibi Sebastien Loeb. Asfalt rallinin düzenlendiği Alsace bölgesi zaten Sebastien Loeb’in memleketi. Geçen sene Özel Seyirci Etabı da Loeb’in doğduğu Haguenau şehrinin caddelerinde düzenlenmişti.

Abant Tırmanma hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor

17/06/2011 Kategori : Bülten/Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Türkiye Tırmanma Şampiyonası 4. Ayağı ANOK Abant Tırmanma Yarışı hazırlıkları çerçevesinde Bolu Valisi Sn. İbrahim ÖZÇİMEN’i ziyaret eden ANOK Başkanı Sn. Meriç DEMİRALP, 16 – 17 Temmuz’da Abant’ta düzenlenecek organizasyon hakkında bilgi verdi. Bolu Valisi Sn. İbrahim ÖZÇİMEN, ziyaretlerinden ötürü misafirlerine teşekkür ederken Bolu’nun böyle bir şampiyonaya ev sahipliğini başarıyla yapacağını dile getirdi. 

Geçtiğimiz iki sezon boyunca gözlemci raporlarından aldığı yüksek puanlarla kırılması zor rekorlara imza atan Abant Tırmanma Yarışı’nın bu yıl başarısını arttırması için yoğun bir çalışma yapılıyor. Yarışma öncesi hazırlıklar ve izinlerin alınması sürecinde Bolu Valisi Sn. İbrahim ÖZÇİMEN’in yanı sıra Bolu Vali Yardımcısı Sn. Zeki KARACA, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sn. İsmail YAMANTÜRK, Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürü Sn. Suat ÇELEN, Karayolları Şube Şefi Sn. İlkay AKTUĞ’u ziyaret eden ANOK Başkanı, mülki amirlerin ve yerel idarenin desteğinin organizasyonların başarısında en önemli etken olduğunu dile getirdi.
 
ANOK Başkanı Sn. Meriç DEMİRALP, Bolu’daki ziyaretlerin ardından yaptığı açıklamada uluslar arası bir vizyonda başarı kriterlerini referans alarak yola çıktıkları ve 16 – 17 Temmuz 2011 tarihlerinde üçüncü kez organize edilecek olan Abant Tırmanma Yarışı’nda yine yüksek hedefler belirlediklerini açıkladı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün de desteği ile 5 km’lik parkurun son 1,5 km’sinin  asfaltının yenilendiğini ve zemin iyileştirme çalışmalarının yarış öncesi tamamlanması için yoğun çaba sarf edildiğini söyledi. Önümüzdeki sezon yapılacak yarışmada parkurun tamamının kaliteli bir asfalt zemine sahip olacağını kaydeden DEMİRALP, iki yıl önce belirlediğimiz hedefler doğrultusunda adım adım ilerliyoruz. Son adım ise otoban bariyeri ile parkuru çevrelemek olacak. Her sene üzerine eklemeler yaparak uzun soluklu bir projeye imza atmaya çalıştıklarını belirten ANOK Başkanı, parkurun fiziki yapısı dışında da bu yıl motorsporları tutukunlarını yine yenilikler bekliyor olacak dedi. Seyirci katılımının artması için çalışmalar yaptıklarını ve yoğun bir rekabet içinde geçmesini bekledikleri organizasyona sporcular, medya mensupları ve yarış severleri beklediklerini belirterek sözlerini tamamladı.

TOSFED Asfalt Test Günü Düzenliyor

19/04/2011 Kategori : Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) 2011 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın ilk yarışı Ege Rallisi öncesinde tüm pilotlara açık bir test günü organize ediyor. Test 25 Nisan 2011 Pazartesi günü 10:00 – 18:00 saatleri arasında Bozhane Jandarma Karakolu ve Kılıçlı köyü arasındaki iki kilometrelik asfalt parkurda düzenlenecek.

Testte öncelik lisanslı takımların olacak ancak program dahilinde bireysel sürücülerin de test yapmasına izin verilecek. Katılacak pilot ve kopilotların TOSFED’den 2011 Lisanslarını çıkartmış olmaları da gerekecek. Historic şampiyonayı takip edecek ekiplerin de TOSFED’in şartlarını karşılamaları halinde teste katılabilecekleri açıklandı.

Bozhane köyü meydanına kurulacak servis alanında ekipler gerekli bakımlarını ve ayarlarını yapabilecekler. Test esnasında TOSFED gerekli güvenlik ve sağlık tedbirlerini de alacak.

Test programı 22 Nisan 2011 günü saat 18:00’da kapanacak kayıtların ardından TOSFED tarafından ilan edilecek.

İsabeyli’de S2000 sürprizi

01/04/2011 Kategori : Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Türkiye Tırmanma Sezonu’nun ilk yarışı olan İsabeyli Tırmanma Yarışı’nın kayıt listesinde S2000 sürprizi yer alıyor. Ay sonunda İzmir’de düzenlenecek olan Ege Rallisi’ne hazırlık amacı taşıyan bu proje İsabeyli Tırmanma Yarışı’nın kayıt listelerinin belli olması ile ortaya çıktı. Bu sezon rallilerde sıkı bir mücadeleye girecek olan Ford ve Peugeot ilk mücadelelerine İsabeyli’de başlayacaklar.

Geçen sezon asfalt yarışlara girmeyen Ford ekibinin hem aracın asfalt ayarlarını güncellemek hem de pilotlarının ay sonundaki yarışa hazır olmasını sağlamak için iki Fiesta S2000 ve iki Fiesta R2’sini yarışa kaydettirdi. Süper 2000 araçları Yağız Avcı ve Murat Bostancı kullanırken, R2 araçları yine Emre Yurdakul ve Orhan Avcıoğlu kullanacak.

Ford’un bu atağına karşılık vermek isteyen Peugeot da önceki gün başladıkları hazırlıkları tamamladı ve Serkan Yazıcı ve Burcu Çetinkaya’yı yarışa yetiştirdi.

Cumartesi günü teknik ve idari kontrollerin yapılacağı İsabeyli Tırmanma Yarışı’nda antrenmanlar Pazar günü 9.30’da başlayacak. İki çıkış antreman yapacak ekipler Pazar günü 13:00’da start alıp iki çıkışta yarışacaklar. İki çıkışın ardından yarışın töreni akşam saatlerinde düzenlenecek.

Tırmanma Yarışı ile beraber Otofest de düzenleyen Ege Otomobil Sporları Kulübü (EOSK) yetkilileri S2000 de katılımı ile yarışın daha da fazla ilgi çekeceğini düşünüyor. İsabeyli Belediye Başkanı Kuvvet Erim’in de yoğun çabası ile düzenlenen İsabeyli Tırmanma Yarışı son yıllarda görülmemiş bir izleyici sayısına ulaşabilecek.

Rallidergisi’nin ele geçirdiği resmi olmayan kayıt listesini buradan indirebilirsiniz.

Yukarı Git