Reklamlar
Tag archive

anok

Tırmanma’da Şampiyonlar Belirlendi

19/08/2013 in Türkiye Tırmanma Şampiyonası

2013 Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nın final ayağı, 18 Ağustos Pazar günü 4 ayrı kategoride toplam 11 pilotun katılımı ile Ankara Kazan’da gerçekleştirildi. Kısa adı ANOK olan Ankara Otomobil Sporları Kulübü tarafından düzenlenen Kazan Tırmanma Yarışı, 8,5 kilometrelik asfalt zeminli parkurda iki çıkış üzerinden koşuldu.

Kategori 6’da İzmirli Opel Corsa S1600 sürücüsü Kamil Karataş birinciliğe ulaşırken, Opel Astra GSI ile mücadele eden iki Ankaralı pilottan Cem Şit ikinciliği ve Tansel Tunca da üçüncülüğü elde etti.

Kategori 5’te Antalyalı Subaru Impreza GC8 sürücüsü İbrahim Şendil bir kez daha birinciliği kazanmayı başarırken ayrıca 04.27.770 ile günün en iyi zamanını kaydetti. Bu kategoride Subaru Impreza GC8 ile mücadele eden Ankaralı pilot Yavuzhan Cabbaroğlu ikinciliği ve yarışın tek bayan pilotu VW Polo ile İzmirli Onur Karataş üçüncülüğü kazandı.

Kategori 2’de İzmirli pilot Egemen Çivicioğlu Citroen Saxo VTS ile kategorisinde günün en hızlı ismi olurken, Peugeot 106 GTI ile kariyerinin ilk startını alan Eskişehir’den Uğur Aytaç ikinciliğin sahibi oldu.

Kategori 1’de tek yarışmacı olan Alper Özdemir Fiat Palio ile birincilik kupasını kaldırırken, Kategori 5’te Renault Clio Sport ile mücadele eden İzmirli pilot Erkan Yanıkoğlu antrenmanlarda kaza yaparak, kategori 2 yarışmacılarından Yüksel Sucu da mekanik arıza nedeniyle abandone oldular.

Final yarışının arından 2013 Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nda, Kategori 1’de Ahmet Salih Kandemir, kategori 2’de Egemen Çivicioğlu, Kategori 3’te Tansel Karasu, Kategori 4’te Alkan Erden, Kategori 5’te İbrahim Şendil ve Kategori 6’da da Tansel Tunca şampiyonluklarını matematiksel olarak garantileyen isimler oldular. Kategorilerdeki son puan durumu ve şampiyonluklar, TOSFED tarafından ilan edildikten sonra resmiyet kazanacak.

Reklamlar

Otokrosta Heyecan Doruktaydı

25/09/2012 in Türkiye Otokros Şampiyonası

Türkiye Otokros Şampiyonası 5.yarışı, Ankara Otomobil Sporları Kulübü (ANOK) tarafından Gölbaşı Ballıkpınar’da düzenlenen motorsporları festivali kapsamında gerçekleştirildi.

Türkiye Otokros Şampiyonası’nın 9. ve 10. ayak yarışlarından oluşan 5. yarışı ANOK tarafından, EMC06 organizasyonu Türkiye Motokros Şampiyonası 5. ayak yarışı ile birlikte 22-23 Eylül 2012 tarihlerinde Gölbaşı Ballıkpınar’da organize edildi. Şehir merkezi ve Mogan Gölü’ne yakınlığı ile dikkat çeken Ankara’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Ballıkpınar parkuru, hafta sonu her iki günde de sporseverlerin büyük ilgisine sahne oldu.

Ulusal ve mahalli olmak üzere iki ayrı klasman ve 5 ayrı kategoride toplam 26 yarışmacının katılımına sahne olan organizasyon her iki gün iki farklı yarış olarak koşuldu.

İlk gün yapılan 9. ayak yarışlarında kategori 1’de Team 47 Motorsports’tan Ümit Can Özdemir bir kez daha birincilik kürsüsünde yer alırken Osman Kaya ikinciliği Efe Soykan da üçüncülüğü elde etti. Kategori 2’de Ankaralı Nebil Erbil birinciliğin sahibi olurken, Eskişehirli sporcu Dağhan Yavuz ikincilikte yer aldı. Kategori 3’de Team 47 Motorsports’tan Özgür Gür birinciliğe uzanırken ikinciliği elde eden isim Ufuk Güneştepe oldu. 2 Ankaralı sporcunun yer aldığı Kategori 4’de birinciliği Sinan Saatçi, ikinciliği ise Yavuzhan Cabbaroğlu kazandı. Kategori 5’te tüm sezon olduğu gibi zirvedeki isim Team 47 Motorsports’tan Halim Ateş olurken, O’nu Hakan Kargın ve Tan Uydaş izledi…

İkinci gün gerçekleştirilen 10. ayak yarışlarında kategori 1’de ilk 3 değişmedi ve sıralama Ümit Can Özdemir, Osman Kaya ve Efe Soykan şeklinde oldu. Kategori 2’de Dağhan Yavuz kariyerinin ilk birinciliğine uzanırken ikinciliği Ankaralı sporcu Celalettin Uludağ elde etti. Kategori 3’de Özgür Gür, Kategori 4’te Yavuzhan Cabbaroğlu birincilikleri kazanırken, kategori 5’te de ilk 3 aynı kaldı ve Halim Ateş, Hakan Kargın ve Tan Uydaş podyumu oluşturan isimler oldular…

Mahalli klasmanda ise her iki gün de birincilikler değişmesi ve Kategori 1 birincisi Team 47 Motorsports’tan Ümit Can Özdemir, Kategori 2 birincisi uzun bir aradan sonra parkurlara dönen Ankaralı sporcu Mehmet Emin Çevik, Kategori 3 birincisi Team 47 Motorsports’tan Özgür Gür, Kategori 4 birincisi Yavuzhan Cabbaroğlu, Kategori 5 birincisi de Team 47 Motorsports’tan Halim Ateş oldular.

Mahalli kategoride her iki günü de Kategori 1 üçüncüsü olarak tamamlayan Ankaralı Pegasus Racing pilotu Oya Eren, aynı zamanda her iki gün de Filiz Taşlı’yı geride bırakarak en iyi bayan pilot olmayı başardı.

Aras Dinçer : Frenin Sultanları

10/09/2012 in Aras Dinçer

Ege ve Eskişehir rallilerinde 60’ar kayıt vardı, spor ileri gidiyordu, katılım patlamıştı, oh ne güzeldi değil mi? Eveeet, işte karşınızda gerçekler. Samsun’da takke düştü, kel göründü. Liste yarıya düştü. Şaşırdınız mı..? Hiç şaşırmayın… Ege ve Eskişehir rallileri, birer “kaza” idi. Kabul edelim ki, bu ülkede bırakın amatörleri, şu an kafaya giden bir avuç Super2000 bile, birkaç kişinin üstün gayretleri ile yürüyor. Hani olur da, o birkaç kişi “biz seneye yokuz” deseler, önümüzdeki sezon Alptekin Işıkalp filan Türkiye Ralli Şampiyonu olabilir yani… (Alptekin bir şekilde bulur bir sponsor)

Bu gidişatın Kasım ayında yapılacak seçimler sonrası, nasıl bir şekil alacağını, daha mı iyiye yoksa daha mı kötüye gideceğini göreceğiz. Hadi yeni insanlar kazanmakta beceriksiziz, bari elimizdekileri nasıl kaybetmeyeceğimizi araştırıp, buluruz umarım bu yeni dönemde. Bu ülkede hala bir rallide start alma potansiyeline sahip 60 deli var ise, önce bunu yapmak lazım.

Hitit Rallisi, uzun bir aradan sonra, ilk defa bir ulusal rallide start almadığım bir yarış oldu. Yarışmayıp, rahat rahat seyretmek elbette keyifli geldi. Ta ki, etapta ilk araba önümden geçene kadar. İnsan o an anlıyor ki, tüm stresine, koşuşturmasına, zorluğuna rağmen, seyretmekten daha keyifli birşey varsa, o da yarışmak… Allah hiçbirimizi, sevdiği etaplardan mahrum bırakmasın, hiç kolay değil gerçekten… Düşündüm de, en son 1998 yılında bir Hitit Rallisi seyretmiştim. Bu vesile ile, hem hiç görmediğim Samsun’u görmek, hem ağız tadıyla bir yarış seyretmek, hem de gidişata işin dışından bir bakmak için fırsat buldum. Çağlar ve Sait ile seyahat planlarımızı yapıp, Focus’umuzu cruise control’e alıp, perşembe sabahı düştük yollara. Cağ kebaptan, Çorum leblebisine kadar birçok gıdayı tükettik, Merzifon ana jet üssüne iniş-kallkış yapan F16’ları seyretmek için yolda durduk, yavaş yavaş, yolun keyfini çıkara çıkara Samsun’a vardık. İyi ki de varmışız, harika bir şehir çıktı karşımıza. Samsun ile ilgili aklımda kalan tek tuhaf anı, kaldığımız otelin etrafındaki -herhalde- sekiz camiden ayrı ayrı okunan, anlamadığım bir şekilde biri bitip diğeri başlayan, tepelerde yankılandıkça sanki 25 ayrı yerden okunuyormuş gibi hissedilen sabah ezanı oldu. Bu rallide yarışmacı sıfatı taşımadığım için, yarışmacı gözüyle bir yorumda bulunamayacağım. Ama bunu bir seyirci gözüyle yapabilecek durumdayım. Sıradan bir seyircinin yarışı nasıl tekip ettiğini, neler gördüğünü, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın bir ayağında neler olduğunu, takımlar hakkındaki izlenimlerimi anlatabilirim mesela…

Öncelikle, etaplara bir göz atmak için Cuma günü bir tur attık. Gördüğüm kadarı ile, özellikle zemin kalitesi anlamında, Türkiye’deki en keyifli etaplardan üçü ile karşılaştık. Sert zemin, alışıldık Marmara bölgesi etaplarına göre çok daha kaygandı. Ama en azından herkese eşit şans tanıyordu ve en önemlisi, otomobillere zarar vermiyordu. O kadar kaliteli bir zemin vardı ki, eski Ankara etaplarını hatırlattı bana. Etapların sadece karakteri değil, konumları da mükemmeldi. Hiç zorlanmadan, ilk gün seyirci etabı dahil üç, ikinci gün ise öğlen servisi dahil olmak üzere dört etap seyrettik. Seyirci için daha iyisi olamazdı herhalde. Şehir merkezindeki seyirci etabından hem yarışmacılar keyif aldılar, hem de halktan gösterilen yoğun ilgi ile kendimizi bir an olsun yabancı bir ülkede gibi hissettik. Sanırım 2000 civarı seyirci vardı. Tek tatsız olay, valinin koruması olan polislerin, seyretmek isteyen bazı insanları biraz da kaba kuvvet ile kovalamaları idi. Vali bey göremiyormuşmuş arabaları. Bir diğer artı puanı, seyirci alanı ile kaptı ANOK. Hayatımda ilk defa, metro, teleferik, fayton gibi ulaşım araçları ile gelinebilen bir servis alanı gördüm. Üstelik şehrin bir kısmından panoramik olarak da izlenebiliyordu. Epey seyirci geldi servis alanına. Startta görüntü almaya çalışan, akredite basın mensuplarının önünde duran ve işlerini yapmalarına engel olan bazı kişiler hakkında ise, diyecek birşey bulamıyorum. Türkiye’de kimse kurallara saygılı değil. Orada medya alanı var, adamlar işlerini yapmaya çalışıyorlar, bir takım kişiler, start takının önünde baraj kurmuşlar. Medya mensupları uyarınca da, oradan birisi hönkürüyor: “O kim, sen biliyor musun?” İltihaplı beyinler, her yerdeler maalesef. Kim dediği, ismi lazım olmayan bir derneğin başkanı… Laçkalığın bu kadarı artık…

Biraz da, yarışın kendisinden bahsedelim. Bu yarışın açık ara en bahtsız ekibi olan Team 47’nin başına gelen musibetler, daha perşembe akşamından kendilerini göstermeye başlamışlardı. Takımın pilotlarından Ümitcan ve kopilotlarından Güven, yedikleri bozuk börek yüzünden ishal olmuşlar. İlk duyduğumuzda makaraya vurduk işi, “ikisini bir arabaya koyalım, bolca da bez verelim yanlarına, tamamdır” gibisinden çirkin şakalar yaptık. Ama işin ciddiyetini, Nurdan Abla hastanede serum nöbetine gidince anladık tabii. İki Team 47 üyesi, ishalden bitik halde start aldılar yine de. Ama gel gör ki, Volkan Abi’nin Fabia Super2000’i de ishal olmuştu. Yeni motor yapılan, ama yapılan yeni motora göre bir beyin programı yüklenmesi Skoda İtalya Takımı tarafından akıl edilemeyen Fabia, aksak çalışıyordu. İtalyan’ların nasıl bu kadar ahmak olabileceklerini düşünürken, bir taraftan da “Koskoca Skoda İtalya Takımı bunlar, eşşek değiller herhalde, bir şekilde ya programı alırlar, ya bir beyin getirirler” diye umut ettik Volkan Abi’nin yarışabilmesi için. Perşembe günü “keşfedilen” bu durumdan sonra, önce cuma gününü harcadı İtalyanlar, sonra da start günü geldi çattı. Cumartesi sabahı bir mühendis ile yollanan beyin takıldı. ama bu defa da başka problemler çıktı motorda. Nihayetinde, Skoda İtalya takımının üyelerinin 2.5 gün boyunca aval aval baktıkları Fabia Super2000, start takına kadar bile gidemedi ve şampiyonluk için son defa zarını atacak olan Volkan Işık, start alamadı. Beyinsiz olan Fabia’mıydı, yoksa Fabia’yı yürütmekle sorumlu olan Skoda İtalya takımı çalışanlarımıydı bilmiyorum ama, bu arkadaşlara şahsen, nacizane bir çift lafım olacak: Sizin yapacağınız işin, ben ta …….. Başka da birşey demiyorum… Team 47’nin felaket bulutları bununla da dağılmadılar. Yarışta da türlü musibet ile uğraştı takımın ekipleri. Özgür’ün Fiesta’sı aks, direksiyon kutusu problemleri yaşadıktan sonra, aktarma problemi ile yolda kaldı. Halim, sert bir kaza yaptı. Yıldıray ise daha da sert bir kaza yaptı. Bu vesile ile, kopilotu Mehmet’e de geçmiş olsun diyorum. Bir geçmiş olsun da, debriyajı biten Palio Super1600’ü iterken düşüp, omuzunu kıran Gürkal’a…

Bir taraftan Almanya Rallisi’ni takip ederken, bir taraftan etaplarını seyrettiğimiz Hitit Rallisi’ni, Luca Rosetti kazandı. Tecrübesinin payı bunda çok büyük. Murat yine birinci sınıf bir ham hız gösterisi sundu. Yağız çakınca, markalar şampiyonasını riske atmamak için yavaşladı biraz. Yağız’ın şampiyonluğu oldukça zora girdi şimdi. Gireceği IRC yarışları Yalta ve Sliven rallilerinden birini ve Yeşil Bursa’yı kazanmak zorunda. Yine de motorsporlarında hiçbir şey imkansız değil tabii… Yarışta hayretle izlediğim şey ise, kimsenin lastik patlatmadığı etaplarda, Ercan Abi’nin iki kere lastik patlatması oldu. Önce D-Mack ile çıktı Ercan Abi. “Lastiğin kabahati yok, ben taşa vurdum” diyor, patladı ön lastiği. “D-Mack ki patlıyormuş” dedik, ama bu sefer de Michelin’i patlattı… Çok kızışan ve dört ekibin potada olduğu Grup N klasmanında ise, herkesin şampiyonluğu birbirine altın tepside sunuşuna şahit oluyoruz bu sezon. Yarışa lider başlayan Uğur, bu defa transmisyon arızası ile yarışı bıraktı ve bütün şansını kaybetti. Liderliği devralan Hakkı, Boğaziçi Rallisi’nde çöpe attığı puanları çok arayacak gibi dururken, Uğur’un kalmasıyla şampiyonluk için en önemli adaylardan biri haline gelen Nebil’in yaptığına ise, ne diyeceğimi bilemiyorum… Etap içinde koşan bir köpek ile yarışa tutuşan Nebil, önüne doğru kıran köpekten kaçamadı maalesef. Diğer pilotların da farkettiği köpeğe çarpan Nebil, yağ radyatörü kırılınca yolda kaldı. Tek teselli, arabanın üzerinde köpeğin yaralandığına dair bir iz bulunmayışı idi, umarım yaşıyordur… Böyle olunca, Sabri kıymetli puanları cebe indirdi ve Grup N liderliğini sürdürdü. Yeşil Bursa’da hanyayı konyayı göreceğiz…

Afacanlığıyla ünlü bir kopilot arkadaşımızın, bir başka kopilot arkadaşımıza (kalın bir kopilot arkadaşımız bu, ismi bende saklı) yaptığı şaka ise, Türk motorsporları tarihinde bir ilk değeri taşıyordu. Yarışı seyretmeye gelen bu afacan arkadaş, rahat duramayıp, bir topkek’in içine viagrayı ufalayarak, kalın kopilot arkadaşımıza ikram edince, o etap biraz zor geçmiş tabii. Etapta iftar çadırını kuran kalın kopilotumuz, akşam servisi sırasında bile yerinde duramıyordu. Zaten oldukça aktif bir insandır kendisi…

Bu arada, yurtdışında ülkemizi temsil eden Berke Bayındır ve Kenan Sofuoğlu’nun da başarılarını tebrik edelim. Berke, VW Scirocco Cup’da 5. olurken, Kenan ise bir kez daha SuperSport şampiyonluğuna uzandı.

Usulen, Almanya Rallisi için de birşeyler yazmak lazım ama, bu noktadan sonra ne yazılabilir bilmiyorum açıkçası. Sebastien Loeb’e bazı kısıtlamalar filan mı getirilmesi lazım acaba? Mesela, antrenman otomobili ile yarışsın? Veya arabayı birkaç etapta Daniel Elena mı kullansa acaba? Yarışın görüntülerinde birşey dikkatimi çekti. Bu yarış nedense bolca arkadan çekilmiş görüntü vardı internette. Arkadan derken, otomobillerin viraja girişlerini arka açıdan veren görüntüler. İki pilotun fren lambaları, diğerlerinden biraz farklı yanıyordu. Herkesin fren lambaları viraj öncesi tereddütle bir yanıp bir sönerken, sadece iki Sebastien’in, Loeb ve Ogier’nin fren lambaları, bir kere yanıp, sonra sönüyorlar, bir dahaki frene kadar da yanmıyorlar. Frenin sultanları işte, ne diyeyim… Bir çok kişi, bilhassa asfaltta hızlı gitmenin sırrının, doğru düzgün fren yapmak olduğunu göz ardı ediyor. Şimdi bir de, değişik bir kesim türedi yabancı forumlarda. Bazıları diyor ki, “Ya kardeşim, bu Loeb hayatı boyunca Citroen ile yarıştı. Citroen ile babam da kazanır. Başka arabalarda görelim Loeb’ü..” Tersini düşünelim: Loeb’ü başka arabalarda göremedik ama, başkalarını Loeb’ün arabasında çok gördük??? Sainz, McRae, Duval, Sordo, Ogier… Bunlar Döşovo Kit-Car ile mi yarışıyorlardı? Yoo, bunlar da fabrika arabası kullanıyorlardı. Sanırım Loeb’ün dominasyonunun suçunu otomobillere atmak, biraz haksızlık oluyor makinelere. Çünkü artık motor gücünün değil, lastiklerin ve süspansiyonun limitlerine geldik. Ölümler bunu gösteriyor ve bunun kanıtı çok açık: Petter Solberg’in bazı açıklamaları oldu: Mikko Hirvonen’in, Ouninpohja rekorunu aslında kırmış sayılmadığını, çünkü etabın 2012’de 230 metre kısa olduğunu söylemiş Solberg. 129 km ortalama hız ile hesaplarsak, saniyede yaklaşık 35 metre yol alan bir otomobil ile, 230 metreyi katetmek, yaklaşık 7 saniye alacağı için, Solberg bir yerde haklı sayılır. Ama burada esas çıkarılması gereken ders şu ki, eski nesil, 2 litre motorlu, daha geniş ve uzun olan, dolayısı ile, daha iyi yol tutması beklenen bir WRC ile, yeni nesil, 1.6 litre motorlu ve küçücük bir WRC’nin, bir etapta aynı zamanı yapabiliyor. Otomobillerin fiyatları ve yürütme maliyetleri de aynı olduğuna göre, neden 1.6 otombillere geçildi ki?

Otomobil firmaları, pilotlar, takımlar, hayatta kalmak için birbirlerine sarılmış durumdalar. Şu resme bir bakar mısınız: Mülkiyeti Alman’lara ait bir Çek markasının ürettiği otomobil ile, bir İngiliz takımı adına, Norveçli pilot ve kopilot yarışıyor, altlarında Fransız lastikleri ve İtalyan malı jantlar ile… Böyle birşey, çok değil, 15 yıl önce imkansızdı. Milliyetçiliğin bile süngüsünün düştüğü bu finansal ortamda, birçok marka ve pilot hayatta kalma savaşı verirken, FIA’daki efendiler, dalga geçer gibi hergün kuralları değiştiriyorlar. Bu firmalar, bu takımlar nasıl yatırım yapacaklar, bu pilotlar hangi otomobil ile kazanacaklar, kimse bilmiyor… Lastiklerin ve süspansiyonların limitlerine geldik diyorduk, ama sanırım ve korkarım, artık bütçelerin ve paranın da limitlerine geldik. FIA’nın şu anki ralli uygulamaları, sporu geri götürüyor. Bu yıl onca insan hayatını kaybetti rallilerde. Ne seyirci güvenliği, ne de yarışmacı güvenliği adına bir ses çıkmıyor FIA’dan. Hayret etmemek elde değil…

WRC’den birkaç ilginç gelişme ile sonlandıralım, çok uzattım… Almanya Rallisi’nde bir ilki yaşadık: İlk defa bir ralli otomobiline, normal etaplarda bir polis eskortu eşlik etti. Evet, şaka değil. Araujo’nun Mini takımından gönderilmesinin ardından, yerini alan Atkinson’ın yarışta sabote edileceği haberi üzerine, ADAC, polisten yardım istemiş. Normal etaplarda Atkinson’ın Mini’sini kameralı bir polis motosikleti takip etmiş. Ne günlere kaldık yahu… Bu arada, ralli tarihinde belki de ilk kez bir “zorunlu doughnut” izleyeceğiz Katalunya Rallisi’nde. Riudecanyes etabındaki bir kavşakta, zorunlu bir 360 derece dönüş konulmuş güzergaha. Doughnut meraklıları sevinçten havaya uçmuş. Motorsporları tarihinin ilk olimpiyat madalyalı sporcusu olan, Nasser Al-Attiyah’ın ardından, bir başka motorsporları emekçisi daha, olimpiyat madalyası kazandı. 2001’de bir Champcar yarışında bacakları kopan Alex Zanardi’nin, paralimpik olimpiyatlarında kazandığı iki altın ve bir gümüş madalyayı kutluyorum. Olimpik spor olarak sayılmayan motorsporlarında iki kişinin olimpiyat madalyaları alması, oldukça manidar oldu.

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Yağız Avcı : 39.Hitit Rallisi Ardından

30/08/2012 in Haberler/Türkiye Ralli Şampiyonası

İlk kez Samsun’da düzenlenen Hitit Rallisi ile birlikte maalesef sezonun son toprak rallisi de geride kalmış oldu. Hitit Rallisi bugüne kadar benim için genellikle güzel hatıralarla dolu. Özellikle 2007’de ilk kez Kızılcahamam’da yapıldığında ilk genel klasman birinciliğimizi kazanmıştık ve çok anlamlıydı. 2009 ve 2010’da ise Bolu’da zafere ulaşabilmiştik. Geçen sezon Hitit Rallisi’nde takım olarak yer almadık ve bu sene Samsun’da ilk kez yapılan bu yarışın yine uğurlu geleceğine inanmıştım fakat bu sefer tersi oldu.

Toprak ralliler ile birlikte çok iyi sonuçlar aldık ve şampiyonada istediğimiz pozisyona ulaştık. Bu rallide de hedefimiz en üst basamakta yer almaktı veya en azından şampiyona liderliğini devam ettirmek istiyorduk. Yarış öncesi kısa bir test ile Samsun’un doğasıyla ve karakteriyle tanıştık ve adapte olmaya çalıştık. Fiesta S2000 ile uyumumuz gayet iyiydi ve yarışa hazırdık takım arkadaşlarımla birlikte. Etaplar diğer yarışlara nazaran çok değişken karakterde fakat genelde dar ve sert zemin üstünde çok kaygan bir tabaka barındıran, hızlı sayılabilecek tuzaklı etaplardı. Yol notları çok önemliydi, ilk etaptan itibaren hızlı olabilmek adına. İlk etap iyi bir başlangıç yaptık, fakat ön sağ lastiğimizle ilgili ufak bir problem oldu ve sürüşü biraz etkiledi. Etap sonunda baktığımızda diğer lastiklere oranla havası çok düşüktü ve 2.etaba girmeden değiştirdik. İkinci etap iyi bir ritim tutturduk ve Luca Rossetti’nin 1 saniye önünde ikinciliğe çıktık. Murat-Onur’da güzel bir başlangıç yaptılar ve 3 saniye içinde 3 otomobil olarak sıralandık. İkinci etapta zemin çok gevşekti ve yolu süpürmek önemli bir faktör oldu. Üçüncü etaptan önce ise sol ön lastiğimizi yenisiyle değiştirdik fakat biraz mecburi oldu sağ önü de değiştirmiş olduğumuz için. Bu durumda ön lastikler arkalara göre çok diri kaldı. Üçüncü etapta da zemin genel olarak çok gevşekti ve belki de en kaygan etaptı. Başlarda çok iyi süremedim ve fazla kaydık. Co-pilotum Bahadır Gücenmez ile de 2-3 yerde not uyuşmazlığı yaşayınca istediğimiz gibi olmadı bizim için ve yaklaşık 8 saniye kötü zaman yaptık Luca Rossetti’den. İlk gün böylece geriye sadece seyirci etabı kaldı. Seyirci etabında Samsun’luların ilgisi oldukça iyiydi ve makul düzeyde seyirci vardı. Burada 3 otomobil aynı saniye içinde zamanlar yapınca ilk günü Luca Rossetti’nin 8 saniye arkasında tamamladık ve onlar da Murat-Onur’un 1.8 saniye arkasında..

İkinci gün hedefimiz tabi ki atak yapmaktı ve bu yarışı kazanabileceğimize inanıyorduk. İlk etapta Luca’nın 2 saniye arkasında kaldık ve aramız 10 saniyeye çıktı. Bizim yarışımızın kaderini belirleyen günün ikinci ve yarışın 6.etabı ise zaman kazanabileceğimizi düşündüğümüz bir etaptı ve atak için orayı seçtik. Tabi yüksek mücadele içerisinde anlık hatalar her zaman olabiliyor ve kazanacaklarınız kadar kaybedecekleriniz de büyük olabiliyor. Bu sefer bizim için kaybetme seçeneği geçerli oldu ve henüz 2. Kilometrede hızlı sayılabilecek bir kaza yaptık. Hem bu yarış için hem de şampiyona için çok üzücü oldu tabi. Bizde önemli bir şey olmaması ise sevindirici tarafı. Uzun zaman sonra böyle bir şey oldu ve şimdi bunu nazarlık olarak görüp ileriye bakmamız gerekiyor.

Önümüzde 3 yurtdışı ve bir de Bursa rallisi var. Pilotlar şampiyonluğumuz biraz zora girse de henüz her şey bitmiş değil ve elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Castrol Ford Team Türkiye olarak takımlar şampiyonasında çok iyi bir yerdeyiz ve bu yarışta da takım arkadaşlarım çok iyi sonuçlar aldılar. Önümüzde 2 hafta sonra yapılacak IRC Yalta Rally var ve ekibimizin Fiesta S2000’i bize yine en iyi şekilde teslim edeceğinden şüphemiz yok.

Samsun’da ilk kez yapılan Hitit Rallisi için ANOK ekibine ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederiz. Yarışı bitiren bütün ekipleri tebrik ederim ve şanssızlık yaşayanlara da geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim.

3 Uluslararası yarış ve Türkiye Ralli Şampiyonası’nın son yarışı Bursa Rallisi… Mücadele devam ediyor…

Yağız Avcı
www.yagizavci.com

My Team, Hakkı Ağaoğlu ile Samsun’da Birinci Oldu

29/08/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın altıncı yarışı 39. Hitit Rallisi bu sene ilk kez Samsun’da organize edildi. My Team, yarışa Hakkı Ağaoğlu – Hakan Uçucu (Mitsubishi EVO 9) , Alptekin Işıkalp – Murat Sümer (Citroen C2) ekipleri ile katıldı.

30 ekibin start aldığı zorlu mücadeleyi 19 ekip tamamladı. GP Garage’dan servis alan Hakkı Ağaoğlu ve Alptekin Işıkalp başarılı bir yarış geçirdi. 120,65 Kilometre ve iki gün boyunca yarışan ekipler 10 özel etap geçti. İlk gün Samsun merkezde yapılan özel seyirci etabı Samsun’lu motorspor severlerden büyük ilgi gördü. Seyirci etabını izlemeye gelen binlerce Samsun’luya güzel görüntüler veren Hakkı Ağaoğlu, etapta bir kayaya çarptı. Otomobilinde meydana gelen hasar gün sonu servisinde GP Garage tarafından giderilen Ağaoğlu, ilk günü sınıfında ikinci sırada tamamladı. İkinci gün Demirci, Akgör, Yeralan özel etaplarını ikişer kez geçen ekipler toprak etaplarda büyük bir mücadele verdi. 7. özel etap itibari ile Sınıf 3 birinciliğine yükselen Hakkı Ağaoğlu temposunu düşürdü ve son loopa en yakın rakibinin yaklaşık 4 dakika önünde başladı. Yarışı sınıfında birinci, genel klasmanda beşinci sırada tamamlayan Ağaoğlu, MY Team’e ilk birincilik kupasını kazandırdı.

Alptekin Işıkalp Samsun’da ilk kez düzenlenen 39. Hitit Rallisi’nde Sınıf 6’da podyum hedefliyordu. Yarış başından itibaren üçüncülüğe yerleşen ve temposunu koruyan Işıkalp istediğini aldı ve üçüncülük kupası ile yarışı tamamladı. 39. Hitit Rallisi’nin galibi İtalyan pilot Luca Rosetti – Matteo Chiarcossi olurken MY Team pilotları gösterdikleri performans ile göz doldurdu.

Hakkı Ağaoğlu yarış sonrası şunları söyledi: “Samsun’da ilk kez düzenlenen yarışın ve yeni etapların avantajımıza olacağını biliyorduk. Ancak yarışın başından itibaren limitlerimizi zorlamadık çünkü yeni etaplar hata yapmaya çok müsaitti ve otomobilimizi kollamamız gerekiyordu. Bunun da meyvesini topladık ve sınıfımızı kazandık. Yarışların farklı yörelerde yapılması da memnuniyet verici, gösterilen ilgi bizi çok memnun etti. Organizasyonların yeni şehirlere taşınmasının sporun faydasına olacağına inanıyoruz. ”

Ağaoğlu, Pozitif Dekor ve Shell desteği ile yarışan MY Team pilotları Hakkı Ağaoğlu, Cüneyt Göz ve Alptekin Işıkalp ile ilgili haberlere www.myteam.com.tr ‘den ulaşabilirsiniz. Türkiye Ralli Şampiyonası’nın bir sonraki yarışı Yeşil Bursa Rallisi 20-21 Ekim tarihlerinde koşulacak.

Alptekin Işıkalp, Samsun’da Kürsüye Çıktı

in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı olan 39.Hitit Rallisi, Samsun halkının yoğun ilgisine sahne oldu. Kısa adı ANOK olan Ankara Otomobil Sporları Kulübü tarafından, Samsun Otomobil Yetkili Satıcıları Derneği (SOYS), Grand De Luxe Amisos Otel, Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Mahalli Otomobil Kulübü (SAMOS) katkıları ile organize edilen 39.Hitit Rallisi başarılı organizasyonla geride kaldı.

GP Garage Rally Team adına, Yiğit Akü ve Solargard’ın ana sponsorluğunda; Citroen, Demir Bükey Akademi, Teknokim ve Armetal’in yardımcı sponsorluğunda 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası’nda mücadele eden Alptekin Işıkalp – Murat Sümer ikilisi, Citroen C2 otomobilleriyle Samsun Hitit Rallisi’nde kendi sınıfları olan Sınıf 6’da üçüncü sırada finişe ulaştı. Yarış boyunca dikkat çekici derecelere imza atan Alptekin Işıkalp – Murat Sümer ikilisi, yüksek tempolarıyla ilk kez yarışılan etaplarda tecrübelerini konuşturdu.

Hitit Rallisi sonrası organizasyondan çok memnun olduğunu belirten Alptekin Işıkalp; “Çok keyifli etaplarda yarıştık. Organizasyon çok başarılı bir iş çıkarmış. Özellikle şehir merkezinde düzenlenen özel seyirci etabında yoğun seyirci ilgisi altında yarıştık. Tüm Samsunlular’a ve yerel yöneticilere teşekkür ederim.” dedi.

İki gün süren ve Samsun halkının yoğun ilgisine sahne olan organizasyon; Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, Samsun İl Emniyet Müdürü Hulusi Çelik ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz başta olmak üzere çok sayıda protokolün katıldığı ve Kurtuluş Yolu’nda düzenlenen finiş seremonisi ile son buldu.

Nefes Kesen Hitit Rallisi’nde Zirve Skoda’nın

in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Skoda, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı olan 39’ncu Hitit Rallisi’ni Luca Rosetti – Matteo ve Burak Çukurova – Ünal Tezel ekipleri ile zirveyi kapattı. Rosetti – Chiarcossi ikilisi birincilik kürsüsüne çıkarken, Çukurova – Tezel ikilisi de podyumda 3.ncü olarak yer aldı.

Türkiye Ralli Şampiyonası 6. ayağı olan Hitit Rallisi, 25-26 Ağustos tarihleri arasında Samsun’da gerçekleşti. Skoda Yüce Auto desteğiyle Fabia S2000 ile zirve mücadelesi yapan Pegasus takımında 3 Avrupa Şampiyonluğu bulunan Luca Rosetti – Matteo Chiarcossi ikilisi sergiledikleri muhteşem performans ile birinciliği elde etti. Aynı takımda yer alan Burak Çukurova – Ünal Tezel ikilisi de Fabia S2000 ile toprak zemin tecrübelerini göstererek 3’üncülük kürsüsüne çıktılar.

İki gün boyunca kıyasıya bir mücadeleye sahne olan ve toplam 291.50 km’den oluşan Hitit Rallisi sonunda Luca Rosetti – Matteo Chiarcossi ikilisi birincilik, Burak Çukurova – Ünal Tezel ekibi ise üçüncülük ödüllerini Samsun Valisi Hüseyin Aksoy ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’dan aldılar.

Zorlu mücadeleyi ilk sırada tamamlayan Luca Rosetti “İzleyicilerin de zevk aldığı Hitit Rallisi’nde Fabia S2000’in üstün performansı bizi zirveye taşıdı. Zorlu bir yarış olacağını biliyorduk ve ona göre hazırlandık. Hitit Rallisi’ni zirvede tamamladığımız için çok mutluyuz. Aynı performansımızı önümüzdeki son yarış olan Yeşil Bursa Rallisi’nde de göstermeyi amaçlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Burak Çukurova – Ünal Tezel ikilisi ise 2012 Türkiye Ralli Şampiyonasında bir dizi şansızlık yaşadıklarını hatırlatarak “Hitit Rallisi’nin çıkışımız olacağını düşünüyorum. Sezonun son yarışı olan Yeşil Bursa Rallisi’nde de Fabia S2000 ile kürsüde yer alarak yılı iyi bir yerde bitirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Gençler Fiesta’lar ile iki birinciliği garantiledi

27/08/2012 in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Samsun’da bugüne kadar düzenlenen ilk ulusal ralli olan ve Samsunluların büyük ilgi gösterdiği 39. Hitit Rallisi’ni üç aracı ile ilk 8 sırada tamamlayan Castrol Ford Team Türkiye, 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası Takımlar Şampiyonluğu liderliğini sürdürdü. Standart Fiesta’ya en yakın ralli otomobili Fiesta R2 ile yarışan Orhan Avcıoğlu-Burçin Korkmaz ikilisi, 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası İki Çeker Birinciliği’ni garantilediler.

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 7’nci rallisi Hitit Rallisi, 25-26 Ağustos tarihlerinde koşuldu. Samsun’da gerçekleştirilen ilk ulusal ralli olma özelliğini taşıyan rallinin ilk gününde 4, ikinci gününde de 6 olmak üzere toplam 10 etap koşuldu. Sembolik startı ulu önder Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Milli Mücadele’nin ilk meşalesini yakmak üzere Samsun’a ayak bastığı noktada yapılan Hitit Rallisi’nde üç aracını ilk 8 sırada finişe ulaştıran Castrol Ford Team Türkiye, 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası Takımlar Şampiyonluğu liderliğini sürdürdü. Ralliyi ikinci sırada tamamlayan Murat Bostancı bu sonuçla 2012 Genç Pilotlar Birinciliği’ni garanti ederken ralliyi 8’inci sırada tamamlayan Orhan Avcıoğlu ise 2012 İki Çeker Birinciliği’ni kesinleştirmiş oldu.

Heyecan fırtınası ilk gün zirvedeydi
Samsunlular, ilk gün koşulan dört etapta yaşanan mücadele ile kentlerinde ilk kez koşulan ulusal ralli heyecanını ve keyfini dolu dolu yaşadılar. İlk günün dört etabının üçünde en iyi zamana imza atan Castrol Ford Team Türkiye pilotlarından Murat Bostancı, co-pilotu Onur Vatansever ile birlikte günü lider tamamladı. Yüksek tempoları ile yarışan diğer ekiplerden bir hayli zaman farkıyla uzaklaşan ilk üç pilottan Yağız Avcı ise co-pilotu Bahadır Gücenmez ile bir şampiyona yakışır performansını sürdürdü. Takımın genç ekipleri Orhan Avcıoğlu-Burçin Korkmaz ve Emre Yurdakul-Burak Erdener ikilileri, sezon boyunca gösterdikleri performansı Samsun’da da sergilediler.

İkinci güne lider başlayan Murat Bostancı, ikincilikle elde edeceği gençler birinciliğinin bilinciyle Fiesta S2000 otomobilini hızlı ve dengeli sürüşüyle finişe ulaştırdı ve 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası’nda da 3’üncülüğe yükseldi. İkinci günün ikinci etabında yoldan çıkarak yarış dışı kalan 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası lideri Yağız Avcı, muhtemel şampiyonluğunu sezonun son yarışı Yeşil Bursa Rallisi’ne erteledi.

Gençlere verdiği destekle motorsporları arenasında takdir toplamaya devam eden Ford Otosan, Murat Bostancı’nın 2012 Genç Pilotlar Birinciliği’nin yanı sıra takımın diğer genç pilotları Orhan Avcıoğlu ile Emre Yurdakul’un Fiesta R2 ile elde ettikleri derecelerle gururlanmaya devam ediyor. Standart Fiesta’ya en yakın otomobil olan Fiesta R2 otomobilleriyle pek çok güçlü ve 4 çeker otomobili geride bırakan ikili, takımlarına şampiyonluk puanları kazandırmayı sürdürüyor.

Serdar Bostancı: “Gençlerimiz Fiesta otomobillerle mucizeler yaratıyorlar”
Rallilerin Türkiye’nin farklı bölgelerine taşınmasının motorsporlarına büyük katkı sağlayacağına inandıklarını ve Samsun’da ilk kez bir ulusal rallinin düzenlenmesinin Samsun’lular kadar kendilerini de heyecanlandırdığını belirten Castrol Ford Team Türkiye Direktörü Serdar Bostancı, “Lider olarak geldiğimiz Samsun’dan yine lider olarak ayrılıyoruz. Pilotlarımızın sergiledikleri performanstan son derece memnunuz. Özellikle Orhan ve Emre’nin, her gün yolda gördüğümüz Ford Fiesta’lara çok yakın özellikler taşıyan Fiesta R2’lerle elde ettikleri dereceler, ekibimizi her rallide daha da gururlandırıyor. Böylesine başarılı aracı gençlere emanet edip, karşılığında böyle güzel sonuçlar almak, işimizi doğru yaptığımızı gösteriyor. Murat’ı Genç Pilotlar Birinciliği ve Orhan’ı da İki Çeker Birinciliği’ni kazanmalarından dolayı kutluyorum” dedi.

2012 Türkiye Ralli Şampiyonası Puan Durumu

1.Luca Rosetti 117.4
2.Yağız Avcı 95.9
3.Murat Bostancı 84.2
4.Ercan Kazaz 78.4
5.Volkan Işık 70.6

2012 Türkiye Ralli TakımŞampiyonası Puan Durumu

1.Castrol Ford Team Türkiye 250.0
2.Pegasus Racing 220.6
3.Team 47 Motorsports 124.4

Samsun’da Ralli Şöleni

in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Samsun’un ilk kez ev sahipliği yaptığı Hitit Rallisi büyük ilgi gördü. Bonus ve Unifree Dutyfree destekli Bonus Parkur Racing, 11 kupa ile ayrıldığı Samsun’un ardından Türkiye Historic Rally Şampiyonluğu ve Bayan Co-Pilotlar Birinciliği’ni garantiledi.

Kısa adı ANOK olan Ankara Otomobil Sporları Kulübü tarafından düzenlenen 39.Hitit Rallisi bu hafta sonu Samsun’da düzenlendi. 2012 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı olan ve Samsun halkının büyük ilgi gösterdiği organizasyon, toplam 287 km. uzunluğundaki toprak zeminli parkurda koşuldu.

2009 ve 2010 sezonlarını Türkiye Ralli Takımlar Birincisi olarak tamamlayan Bonus Parkur Racing de 5 ekiple Samsun’da start aldı. Kariyerinde 4 Türkiye Ralli Şampiyonluğu bulunan tecrübeli pilot Ercan Kazaz, Mitsubishi Lancer Evo IX R4 ile Emire Cantürk’ün co-pilotluğunda start aldığı ralliyi genel klasman 4.sü olarak tamamladı. 2012 Türkiye Ralli Bayan Co-Pilotlar Şampiyonluğu’nu iki yarış önce garantileyen Emire Cantürk de bu yarışta bir kez daha Bayan Co-Pilotlar Birinciliği’ni kazandı.
Sınıf 3’ün iddialı ekibi Uğur Soylu-Emir Şahin Pinti.net destekli Mitsubishi Lancer Evo IX ile sınıf 3 lideri olarak başladığı ikinci gün mekanik arıza ile yarışa veda etmek zorunda kaldı. Takımın bayan pilotu Burcu Burkut Erenkul da Erhan Arıkan ile Liqui Moly, Aydoğanlar Otomotiv ve Ponapack desteğinde start aldığı Hiti Rallisi’ni sınıf 8 ikincisi olarak tamamlayarak Şampiyonada Sınıf 8 liderliğini sürdürdü.

30 yaş üzeri ralli otomobillerini yeniden günümüze kazandıran Parkur Historic’i ise, geçen yılın Türkiye Historic Rally Şampiyonu Engin Kap-Başar Yavuz ve Kerem Üstünkaya-Özden Yılmaz ekipleri temsil etti. 1976 model Ford Escort MKII ile mücadele eden Kap-Yavuz ikilisi historic klasmanı ve Kategori 3’ü ilk sırada tamamlarken, Üstünkaya-Yılmaz ikilisi de Can Eroskay-Doğuş Gökay’ın ardından üçüncülüğü ve Kategori 2 birinciliğini elde etti.

Bonus Parkur Racing Direktörü Kerem Üstünkaya yarış sonrası yaptığı açıklamada; ilk kez ulusal bir ralliye ev sahipliği yapan Samsun’daki organizasyonun hem sportif hem de tanıtım açısından çok başarılı bulduklarını, özellikle de uzun süredir özlemini duydukları kalabalık bir seyirci kitlesinin önünde yarışmanın tüm ekip için keyif verici olduğunu belirterek, başta organizatör kulüp ANOK olmak üzere Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve tüm destekleyen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

Samsun’daki ”ilk” Ralliye Büyük İlgi

in Bülten/Türkiye Ralli Şampiyonası

Kısa adı ANOK olan Ankara Otomobil Sporları Kulübü tarafından, Samsun Otomobil Yetkili Satıcıları Derneği (SOYS), Grand De Luxe Amisos Otel, Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Mahalli Otomobil Kulübü (SAMOS) katkıları ile organize edilen 39.Hitit Rallisi başarılı organizasyonla geride kaldı.

Yarışın iddialı ekiplerinden Team 47 Motorsports’tan Volkan Işık-Vedat Bostancı start öncesi meydana gelen elektronik arıza nedeni ile start alamazken, Castrol Ford Team Türkiye’den Yağız Avcı-Bahadır Gücenmez 6.etapta takla atarak yarış dışı kaldı. 24’ü ulusal 3’ü historic olmak üzere 27 ekibin start aldığı organizasyonda ekipler, Demirci, Akgöl, Yeralan ve SOSY Seyirci Özel etaplarında mücadele ettiler.

Skoda Fabia S2000 ile Pegasus Racing’den Luca Rossetti-Matteo Chiarcossi ikilisinin 1:22:47.9 toplam zamanları ile ilk sırada tamamladıkları yarışı, Castrol Ford Team Türkiye ekibinden Murat Bostancı-Onur Vatansever 1 dakika 21 saniye 5 salise farkla ikinci ve yine Pegasus Racing’den Burak Çukurova-Ünal Tezel de 1 dkika 52 saniye 6 salise farkla üçüncü olarak tamamladı.

Yarışın Sınıf 3 birincisi GP Garage takımından Hakkı Ağaoğlu-Hakan Uçucu, olurken, Sınıf 6 ve 2 Çeker Kupası birinciliğini Castrol Ford Team Türkiye’den Emre Yurdakul-Burak Erdener ikilisi elde etti. Sınıf 8’de geçen yılın Türkiye birincisi Neo Motorsport’tan Tezcan Dalfidan-Eda Özer birinciliğin sahibi olurken, sınıf 9 lideri Team 47 Motorsports’tan Ümitcan Özdemir-Candaş Uzun oldular. Pegasus Racing’den Simin Bıçakçıoğlu Bayan Pilotlar ve Sınıf 5 birinciliğini kazanırken, Genç Pilotlar birincisi Murat Bostancı, Bayan Co-Pilotlar Birincisi Bonus Parkur Racing’den Emire Cantürk, Genç Co-pilotlar Birincisi Kerem Olaç ve En İyi Ankaralı pilot Genpower Rally Team’den Ender Kozlu oldular.

30 yaş üzeri ralli otomobillerine açık historic rally klasmanında geçen yılın Türkiye Şampiyonu Engin Kap-Başar Yavuz birinciliğin sahibi olurken, Can Eroskay-Doğuş Gökay ikinci ve Kerem Üstünkaya-Özden Yılmaz üçüncü oldular. Historic kategori 3 birincisi Engin Kap olurken, Kategori 2 birinciliğini de Kerem Üstünkaya elde etti.

İki gün süren ve Samsun halkının yoğun ilgisine sahne olan organizasyon; Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, Samsun İl Emniyet Müdürü Hulusi Çelik ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz başta olmak üzere çok sayıda protokolün katıldığı ve Kurtuluş Yolu’nda düzenlenen finiş seremonisi ile son buldu.

1 2 3 5
Go to Top