Reklamlar
Tag archive

akropol rallisi

JWRC’de Finlandiya Hazırlıkları Devam Ediyor

27/06/2013 in Dünya Ralli Şampiyonası

Akropol Rallisi, 2013 sezonunun ilk yarışı olmasının yanısıra şampiyonanın resmi akaryakıtı olarak ilan edilen GEM Fuel’in de ilk yarışı olarak tarihe geçti. İspanyol Jose Suarez’in kazandığı yarışta kullanılan GEM Fuel günümüzde kullanılan akaryakıtlara oranla sera gazlarının etkisini %50 azaltıyor. İlk yarışta alınan olumlu tepkilerden sonra şampiyonanın kalan dört yarışında da depolara GEM Fuel konulacak.

GEM Fuel Proje Lideri Edward Goosens Akropol Rallisi’nden aldıkları olumlu tepkilere bakarak sezonun geri kalanında geliştirmelerine devam edeceklerini açıkladı : “GEM Fuel için kendimizi ifade edebileceğimiz bundan daha iyi bir ortam bulamazdık. Yunan etapları çok zorluydu, sıcak havada geçilen uzun etaplar GEM için de çok güzel bir test oldu. Fiestalar çok düzgün çalıştı ve pilotlar da performanstan oldukça memnun kaldılar. Yarıştan aldığımız verileri işlemeye devam ediyoruz, geliştirme sürecimiz de devam ediyor.”

Eski Şampiyon Göze Girdi

2012 WRC Academy şampiyonu Evans ilk yarışında çok iyi bir sonuca imza attı. Sardinya’da düzenlenen yarışta Elfyn Evans Ford Fiesta RS WRC ile çıktığı ilk yarışı genel klasmanda altıncı sırada tamamladı. Bu sonuç FIA Gençler Şampiyonası’nda zafer kazandıktan sonra ilk yarışına çıkan genç pilotlar arasında da bir rekor. WRC Merdiveni Projesi’nin tamamlayarak Sebastien Loeb ve şampiyona lideri Sebastien Ogier ile şöhretler kadrosuna terfi eden genç İngiliz pilotun hızlı başladığı kariyerinde onların yanında yer almaya devam etmesi için kendisini geliştirmeye devam etmeyi ihmal etmemesi gerekiyor. Evans sezonun geri kalanında Fiesta R5 ile kendisini ispatlamaya devam edecek.

Evans ilk yarıştan aldığı bu başarı sonrasında gelecek yarışı başlamak için sabırsızlanıyor. “Bana bu şansı veren herkese, özellikle Malcolm Wilson’a, Nasser Al Attiyah’a ve Akademide gelişmemde faydası olan herkese teşekkür etmek istiyorum. WRC Academy olmasa böylesine bir şansı asla yakalayamazdım, bu nedenle geçtiğimiz sene bana destek olan herkese teker teker teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum.

Yarışa başlarken bırakın yarışı altıncı sırada tamamlamayı, yarışı bitirebileceğimi bile düşünmemiştim. Finlandiya için müthiş bir hazırlık oldu. İlk yarışımda altıncı olmak inanılmaz bir başarı. Gelecek için bana neler getireceğinden emin değilim ama kesinlikle bir pilot olarak gelişimimde faydası olacaktır, bana daha fazla deneyim ve tecrübe kattığına eminim. Çok mükemmel, kendimi gülümsemekten alamıyorum.”

Finlandiya Hazırlıkları Devam Ediyor

Türk pilot Murat Bostancı önümüzdeki hafta sonu Türkiye Ralli Şampiyonası’nda üçüncü yarışa Bursa’da çıkacak. Etaplara çıkmadan kendisini geliştirme konusunda farklı yöntemlere başvuran genç Türk pilot, Dünya Kickboks Şampiyonu Ramazan Beyazkaya’dan Kickboks dersleri almaya başladı. “Kickboks vücudumu ve zihnimi geliştiriyor. Ralli pilotu için çok önemli olan reflekslerimi, koordinasyonumu, fiziksel kapasitemi ve dayanıklılığımı geliştiriyor. Bunun da hızlı ve mücadeleli rallilerde, önümüzdeki Finlandiya Rallisi gibi, bana çok faydası olacağını düşünüyorum.”

Bu arada İsviçreli Michael Burri de motor problemleri yaşadığı Rallye Ronde del Tecino’da yarışı İsviçre Ford Fiesta R2 klasmanında üçüncü sırada tamamladı. Topraktaki az tecrübesine rağmen Akropol Rallisi’nde üçüncü olan Burri kendini göstermek için Almanya Rallisi’ni dört gözle bekliyor.

Şampiyona lideri Pontus Tidemand, Ypres Rallisi’nde mücadele edecek. Şampiyona takvimindeki asfalt ralliler için kendisini geliştirmeye devam eden Tidemand liderliğini korumanın hesaplarını yapıyor.

Estonyalı Sander Parn ise 5-6 Temmuz’da Estonya Ralli’sinde mücadeleye katılarak Finlandiya Rallisi öncesi elini sıcak tutmaya çalışacak.

Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nda sezon, 31 Temmuz – 3 Ağustos tarihlerinde Finlandiya’da düzenlenecek yarış ile devam edecek.

Reklamlar

Aras Dinçer: Mikko vs Citroen Boys

18/06/2009 in Aras Dinçer/Dünya Ralli Şampiyonası

Akropol Rallisi yine çok heyecanlı geçti. Bu sene, 80’lerin ve 90’ların klasik Akropol etaplarına geri dönüldü. 2006’da ilk elden şahit olmuştum Akropol’ün ne kadar kırıcı ve zor olduğuna. Ama bu eski etaplar, benim gördüklerimden bile daha korkunçtu. Yunanlılar, “Akropol’e saygı duymazsanız, size nazik davranmaz” diyorlar, kesinlikle doğru. Bir saniye bile rehavete fırsat yok, yollar kötü sürprizlerle dolu.

Geçen yazımda Loeb’ün Atina’da Hirvonen’e kemer şakası yapıp, sirtaki oynayacağını iddia etmiştim. Ama Şövalye sağolsun, yılda bir kere kaza yapar, o da bana denk geldi, iddiamı yemiş bulunuyorum. Yine de Fransız usulü kemer şakası az kalsın gerçek olacaktı. Fransız tahtının Loeb’den sonraki veliahdı, “Prens 2. Sebastien” Ogier biraz daha bastırabilse, Mikko yine 2. olacaktı. Dahası, 2 gün boyunca Petter Solberg ve Dani Sordo’nun önünde ecel terleri döktü Mikko Hirvonen. Biri Citroen’in hiç yarış kazanamamış 2. pilotu, diğeri ise artık son nefesini vermek üzere olan 2006 spec’e dönüştürülmüş 2003 doğumlu Xsara’sını cepten yürüten bir William Wallace örneği… Ford gibi bir takımda birinci pilot tulumu giyen bir Fin, toprakta bunların zamanını alıyorsa, ah Malcolm abim, vah Malcolm abim derim ben… Yine de Mark Dean’den görevi devralan yeni Motorsporları Direktörü Gerard Quinn uğurlu geldi herhalde. İşe başlamasından hemen önce Sardunya’yı kazanan Ford, hemen sonrasında Akropol’ü de kazandı. Bakalım bu yakışıklı ve karizmatik abinin uğuru sezon sonuna kadar idare edecek mi İngilizleri? Ama bu yarışı kazanabilecek potansiyeldeki 3 Citroen’in de oyundan düşmeleri, hakikaten Çingene şansından başka bir şey değil. Hatta 4. Citroen’i kullanan Ogier, bu ikinciliğe çok ihtiyaç duymasaydı, eminim daha fazla risk alıp, daha çok zorlayabilirdi. Bu hızlı ve genç Fransız, sürüş tarzı ve kariyerinin gidişatıyla Didier Auriol’ü hatırlatıyor bana. Böyle devam ederse, geçmişte Toyota’yı uçuran Sainz-Auriol ikilisine benzer bir İspanyol-Fransız takımı oluşturabilirler Dani Sordo ile. Az kaldı unutuyordum, Hirvonen’in peşinde pusuda bekleyen bir Citroen daha vardı… Orta diferansiyeli kırılana kadar 4. giden Novikov, yine iyi iş çıkardı. Sonradan yoldan çıktı ama sorunsuz gittiği yere kadar hem hızlıydı hem de hatasız yarıştı. Soğuk savaştan bu yana görülmüş en başarılı Rus operasyonu olacak bu çocuk, göreceksiniz. Zavallı Hirvonen, 3 gün boyunca kaç Citroen başına bela oldu? Galiba 5! Biri kalsa, öteki takıldı peşine, kâbus gibi… Ama bu duruma gelinmesinde başka bir Fin’in payı çok büyük diyor Malcolm Wilson. İlk gün son etapta yoldan çıkıp vakit kaybederek hem liderlikten düşen, hem takım stratejisinin mahveden, hem de Mikko Hirvonen’i Citroen’lerin kucağına atan Jari-Matti’ye pek kızmış Malcolm Amcası, kulaklarını çekmiş. Jari-Matti de cumartesi ve pazar çok gitmiş, podyuma çıkmış, kendini affettirmiş. Masal da burada bitmiş.

PWRC’de ise Athanassoullas rüzgarı esti. Gitgide renk kazanan bu şampiyonada her yarış “wild card” adı altında bir misafir yerel yarışmacı yer alıyor. Şimdiye kadar bu wildcardlar, esas oğlanlar karşısında pek varlık gösterememişti ama yerel Pele Athanassoullas bu hegemonyayı kırdı, yarışı kazandı. Daha ilk etaptan, PWRC’nin kaşarları -röportajlarda tam tersini söyleseler de- gazlamaya başladılar. Maalesef Akropol, sadece gazlayarak kazanılabilecek bir yarış değil. Bir pilotun herhalde en çekineceği ve istemeyeceği şey, Akropol etaplarında WRC’ler geçtikten sonra, ortaya çıkan kayalardan oluşmuş patikalarda bir grup N ile gazlamak zorunda olmaktır. Buna rağmen ilk gün sonuna kadar 30 saniye içinde 6 araba vardı  PWRC’de. Bunlar, domestik Pele Athanassoullas, bu yarış eski günlerindeki gibi giden Arai ve her yarış başa koşanlar olan Sandell, Araujo, Prokop ve Attiyah’dı. Ama zavallı grup N’ler, Acropolis’in kayalarında ve sıcağında gazlayan hızlı jokeylerine ancak 1 gün dayanabildiler. 2. günün startından itibaren çeşitli sorunlar yaşayan ekipler, teker teker oyundan düştü. Patrik Sandell, bir sensör yüzünden dakikalar kaybetti ve sezonunu yaktı. Armindo Araujo ise çok iyi giderken, gerçekten çok tuhaf  işler oldu. Mükemmel zamanlar yaptığı o set-up’ı çöpe atıp, otomobili fazlasıyla yumuşattılar ve yükselttiler. Bu parlak fikir kimindi bilmiyorum ama bir otomobil ancak bu kadar sabote edilebilir herhalde. Böyle olunca ışık hızıyla giden Araujo, bir anda yavaşladı, birincilik şansını kaybetti. Araujo’nun servisini veren Ralliart İtalya, iki yarıştır acayip işlere imza atıyor. (bkz. Sondan bir önceki  paragraf). Toshi Arai, yeni Subaru’ya geçtiğinden beri yüzü gülmemişti. Uzun aradan sonra yine çok giderken, süspansiyonundan bir parça kırılınca, zaman kaybetti ve 4. bitirebildi. Martin Prokop ise, Acropolden biraz fazla tırsmış herhalde, ilk günün ilk lupuna çift stepne ve öyle bir yedek parça yüküyle çıkmış ki, Evo 9’u, diğerlerinden yaklaşık 150 kg ağır çıkmış servis girişindeki teknik kontrolde. Herhalde çevreden “manyak mısınız, servis kamyonuyla girseydiniz oldu olacak” şeklinde uyarılar gelmiş olmalı ki, Prokop bu yükleri atarak devam etti ve çok daha hızlı zamanlarla podyuma yaklaşmıştı ki, şanzımanında sadece 2. ve 5 vitesleri kalınca, Arai’nin arkasına düştü yine… Öyle oldu, böyle oldu derken,  Athanassoullas arkadaşımız,  hayatında ilk defa pazartesi bindiği Skoda Fabia Super 2000 ile ilk yarışında PWRC’yi kazandı. Din kardeşimiz Attiyah, şaşırtıcı derecede sağlamlık gösteren Impreza’sı ve iman gücüyle son etaba kadar Yunanlıyı yakından kovaladıysa da, şampiyonayı düşündüğünden olsa gerek ki ikinciliğe razı oldu. Yine de bu altı pilotu tebrik etmek lazım. Akropol’deyiz diye, tın tın gitmediler, gazladılar, çekiştiler ve zarlarını attılar. PWRC’de ünvan kovalayanlar, bir avuç korkak olmadıkları ve her zaman şartların izin verdiği en hızlı tempoda -hatta bazen olabilecekten daha bile hızlı- gittikleri için, bu şampiyona bu kadar prestij kazandı zaten. Şu anki durum gösteriyor ki, Attiyah işi götürdü gibi PWRCde. Sezona süper başlayan Sandell’in şansı döndü ve artık matematiksel şansı kalmadı. Sadece Araujo’nun gerçekçi bir şansı var, ve Portekizli pilot 5 puan gerisinde Attiyah’ın. Kozlarını Galler’de paylaşacaklar. Attiyah’a Araujo’nun arkasında finiş görmek yetiyor. Bu arada 2 yarışı da kazanıp rakiplerinin yolda kalmalarını bekleyecek olan Brynildsen’in de şansı var ama bence şampiyon olması büyük sürpriz olur, zor iş. Bu üçünden başka kimsenin matematiksel şansı kalmadığından, herkes son yarışı kazanmak için gazlayacak, Attiyah ile Sandell ise kendi aralarında yarışacaklar.

Son olarak, Pirelli Star Drivers rekabetine bakalım. Otomobillerin sorunsuz yürüdüğü etaplarda, bu gençler hakikaten enteresan zamanlara imza atıyorlar. Araujo’nun Evo 9’unu Cadillac set-up’larına getiren Ralliart İtalya, aynı zamanda bu organizasyondaki Evo 10’ları da hazırlıyor. Hatırlarsanız Sardunya’da, ralli tarihinin en tuhaf seri arızasına imza atmışlardı. Bu yarışta da pek farklı olmadı, yepyeni Evo 10’lardan ikisi motor bitirdi, ikisi de aksları ve şanzımanları kırılarak can verdi. Afrika’lı John Williams, Sardunya’da olduğu gibi, finişe gelebilen tek Pirelli çocuğu oldu. Takım arkadaşları da Selanik’te Ouzo’ya vermişler kendilerini…  Pirelli işinde fena çuvallayan ve itibarlı lastik firmasını bütün dünyaya madara eden Ralliart İtalya alarmdaymış, kupadaki bir sonraki yarış Finlandiya için çok sıkı çalışıyorlarmış. Pirelli Motorsporları Direktörü Mario Isola, küplere binmiş, indiğinde İtalyan’ları yakalarsa, kırılan akslardan unutulmaz bir anı yaşatmayı düşünüyormuş kendilerine.

Bu hafta sonu menümüzde Pamukova Tırmanma ve Ypres Rally var. Pamukova’daki Tırmanma keyfine bizzat katılacağım ve izlenimlerimi önümüzdeki hafta aktaracağım sizlere. Ypres ise yarın başlıyor, gece etapları geçiliyor ve cumartesi uzun bir günün ardından bitiyor. Her zamanki gibi, uzun düzlük sonu kavşaklar, virajlarda bol çamur, etrafta telgraf direkleri ve derin banketler var Belçika parkurunda. Kayıt listesinde 20’ye yakın Super 2000 görünüyor. Aynı zamanda Proton ve Opel’e “IRC’ye hoşgeldiniz” partisi olacak bu yarış. Alışageldiğimiz IRC savaşçılarına, yeni sahne alacak bu araçlar ile Guy Wilks ve Alex Bengue, Skoda’ya taze kuvvet olan Francois Duval ve VW Polo Super 2000 ile kurt pilot Patrick Snijers katılıyor. Her marka Super 2000’e rastlamak mümkün. Ve müjde, Fiat Abarth en azından bu yarışlık Anton Alen’den kurtulmuş, ikinci Grande Punto’yu Berndt Casier kullanacak. San Marino Rallisi’nde ise Serkan Yazıcı ve renkli kişilikli kopilot’u Ünal bizi temsil edecekler, onlara da bol şanslar.

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Loeb kaza yaptı!

13/06/2009 in Dünya Ralli Şampiyonası

Dünya Ralli Şampiyonu Sebastien Loeb Akropolis Rallisi’nin ikinci gününün ilk etabı 17.25 kilometrelik Klenia Mycenae özel etabında kaza yaparak yarış dışında kaldı.

Fransız pilot etabın sekizinci kilometresinde altıncı vitesle giderken yol dışına çıktı. Citroen Total Takımı yetkilileri pilot Sebastien Loeb ve kopilot Daniel Elena’nın sağlık durumlarının iyi olduğunu belirttiler.

Kaza yerinden gelen haberlere göre C4 WRC yoldan çok uzağa savrulmuş durumda ve ağır hasar almış. Aracın Loeb’in olduğu sol kısımdan daha çok hasar aldığı ve ön sol lastiğinin yerinde olmadığı belirtildi.

Kaza olana kadar Loeb yarışta üçüncülüğe kadar çıkmıştı. Loeb yarın süper ralli ile start alamaz ise 2008 İsveç Rallisi’nden beri ilk kez, 2006’dan beri üçüncü kez bir yarışı tamamlayamamış olacak.

Ralli lideri ve Loeb’in en büyük rakibi Mikko Hirvonen etap finişinde bu habere inanamadı, ilk tepkisi “Bu yeni bir şey!” derken sözlerini “Ama önümüzde uzun bir yol var. Kontrolümü kaybetmemem lazım.” diyerek tamamladı.

İkinci sırada yer alan Dani Sordo, lider Hirvonen ile arasındaki farkı 1.8 saniyeye kadar indirmeyi başardı. İspanyol pilot olduğu yerden fazlası ile memnun olduğunu belirtti. Üç sezondur Loeb’in arkasında kalan ve ona destek olan Sordo uzun bir aradan sonra ralliyi kazanmak için mücadele etme şansı yakaladı. “Henüz ne yapacağımızı bilmiyoruz” diyerek sözlerine başlayan Sordo “şu anda Mikko’yu sıkıştırmıyorum, tempomu yükseltmeyerek lastiklerim koruyorum” dedi.

Petter Solberg genel klasmanda üçüncülüğe yükseldi, Sordo ile arasında 38.9 saniye fark bulunuyor. Cuma akşam son etapta yaşadıklarından sonra Jari-Matti Latvala ikinci günün ilk etabında en iyi zamanı gerçekleştirerek Ford’u yarışın içinde tutmaya çalışıyor. “Onun (Loeb) olmaması işimizi kolaylaştıracak. Hassas bir konumdayız, alabileceğimiz her puan bizim için çok önemli.” diyen Latvala ilk etapta elde ettiği en iyi zaman ile bir basamak yükselmeyi başardı.

Acropolis Etapları Yenilendi

11/06/2009 in Dünya Ralli Şampiyonası

Atina’da geçen üç yılın ardından, Acropolis Rallisi 80 kilometre batıya, yeni evi olan Loutraki’ye taşınıyor ve yarışın bu yeni görünüşü aslında birkaç klasik Acropolis etabını da içinde barındırıyor. Meşhur Korint Kanalı’nda Perşembe akşam verilecek startın ardından, ekipler Cuma günü Korint Körfezinin kuzeyinde bulunan Livadia ve Itea yakınlarındaki çok iyi bilinen etaplara doğru yol alacaklar. Bu yer aynı zamanda Cuma öğlen 15 dakikalık kısa bir servise ev sahipliği yapacak.
Cumartesi rotası ekipleri Peloponnes bölgesine götürüyor. 1980’lerin geleneksel Acropolis Rallisi bölgesinde tamamı yeni çıkarılmış etaplar yarışmacıları bekliyor. Yarışın son ayağı ve an kısa günü olan Pazar gününde ralli, 33 kilometrelik Aghii Theodori etabının iki geçişi için Loutraki’nin kuzey ve doğusunda yöneliyor.

Ralli, 371,02 kilometrelik 17 özel etabın ardından Loutraki’de sona eriyor. 2008 yılında yer alan etaplardan sadece bir tanesi bu yıla taşınmış durumda.

Citroen Total World Rally Team

Sezonun ikinci yarısının başladığını müjdeleyen Acropolis Rallisinde Citoren takımının asları Sebastien Loeb – Daniel Elena ikilisi, 2009 sezonunda yakaladıkları seriyi Yunanistan’da da devam ettirmek istiyorlar. İkili, sezonun ilk 6 yarışında 5 birincilik alarak WRC tarihini değiştirmişti. Takımın diğer ikilisi İspanyol Dani Sordo – Marc Marti de efsanevi Acropol Rallisi’ne podyum hedefiyle başlıyor.
#1 : Sebastien Loeb/Daniel Elena:”Şampiyona liderliğindeki 17 puan farkımız bizi bu avantajı kontrol etmeye teşvik etse de, ben etaplara kazanmak için çıkacağım. Sardunya’da gördüğümüz gibi, hiçbirşey önünüze sunulmuyor, ve bu işi hafife almanın bedelini asla ödeyemeyiz. Oldukça zor geçecek bir ralli bekliyorum, özellikle rakiplerimizin burada hızlı gitme alışkanlıklarını göz önüne alırsak, zor bir hafta sonu olacak.”
#2 : Daniel Sordo/Marc Marti: “Çok ilginç bir yarış olacak çünkü fazla sayıda yeni etap var. Acropolis benim çok sevdiğim bir ralli ve başa koşabileceğime inanıyorum. Geçen sene şansımız yaver gitmedi ama oldukça rekabetçiydik. Burada tutarlı olup aracımıza iyi bakarak elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyoruz.”

BP Ford Abu Dhabi World Rally Team

Ford Dünya Ralli Takımı sezonun en zor yarışı için Yunanistan’da bulunuyor. İtalya’daki son yarışta elde edilen birinci ve ikincilik ile burada sahip oldukları ulaşılması zor rekoru ilerletmenin motivasyonuyla ekip etaplarda olacak.
#3 : Mikko Hirvonen/Jarmo Lehtinen:  “Çok sayıda yeni etap var ve bu neredeyse tamamen yeni bir ralliye adapte olmaka aynı zorlukta. Yeni rallilerde başarılı oluyor görünüyorum ve umarım bu burada da doğru çıkar. Acropolis Rallisi gerçekten çok zorlu bir yarış ve sezonda pilotun aracını korumayı düşünmesini gerektiren tek ralli. Yine de baştan sona çok hızlı, ancak nerede fren yaptığıma çok dikkat etmem ve lastikleri korumayı aklımdan çıkarmamam gerekir.”
#4 : Jari-Matti Latvala/Miikka Anttila: “Sardunya’da kazandıktan sonra Yunanistan’da da yeni bir zafer için savaşacağım. Ancak en önemlisi ful atak yerine daha sakin bir başlangıç yapmak ve diğerlerinin temposunu izlemek. En akıllıcası bu olacak. Bir de start pozisyonumdaki avantajı gözlemek ilginç olacak. Cuma günü avantajlı bir yerde start alıyorum ancak antrenmanlarda görene kadar cumartesi günü etaplarında ne kadar toprak olduğunu bilemeyeceğim.”

Ralli İstatistikleri

Haziran 12-14, sezonun yedinci yarışı

Etaplar : Toprak
Ralli Merkezi : Loutraki

İtalya ve Yunanistan için bir şanzıman, bir set diferansiyel ve bir turbo yedeğine izin veriliyor ve direksiyon kutusu ve alt şasi İtalya öncesi mühürlenmişti.

Her ekip en fazla 36 adet Pirelli Scorpion lastik kullanabilir. Sadece 6 adet fazladan lastiğe Shakedown için izin var. Ekipler araçlarında 2 adet yedek lastik taşıyabilir ancak lastik dişlerini keserek açmak yasak.

Yarışın toplam uzunluğu 1263,2 Km. 9 farklı karakterde 17 özel etabın toplam uzunluğu ise 347,12 Km.

Go to Top