Tag archive

abant tırmanma

Aras Dinçer : ÖĞÜL AĞABEY vs BURSA BOYS

27/05/2010 in Aras Dinçer/Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Geçen sezondan tadı damaklarımızda kalan Abant Tırmanma’nın tekrar versiyonu için sabırsızlanıyordum açıkçası. ANOK’un bu kez daha da iddialı hazırlandığı konuşulan yarış için, en iyi çözüm yolunun, cumartesi öğleden sonra yola çıkıp, akşam geyiklerine katılmak olduğuna karar verdim. Akabinde Kaan Özşenler ile yaptığımız telefon görüşmesi, yaklaşık şu şekilde gelişti:

A.D: Moruk, sen gidiyorsun değil mi?

K.Ö: Gidiyorum, oradayım cumartesiden.

A.D: Tamam, ben de oradayım o zaman.

K.Ö: Gel, rakı var, goy goy var, takılalım…

Sonuç: 1 duble bile rakı  içemeden, Pazar akşamı geri dönüş…

Sebep: Cumartesi akşamı ani ateş yükselmesi…

Sebep-Sonuç ilişkisi: Sanırım artık yaşlanıyorum?

Öncü Agah Ağabey tam seromonik start için taktan çıkarken yetiştiğimiz gösteri maksatlı kavşak içi kafadan kayma müsabakaları sırasında fazla umursamadığım “hafif bir Bolu soğuğu” vardı. Tam “Gidip montumu giysem mi” diye düşünürken, Serkan Yazıcı’nın Abarth Grande Punto’yu Bolu Valiliği’nin tam önünde “hayyyyyvanlar gibi” çevirmesiyle (Bu ibare için bizzat kendisinden izin almışımdır) Bursaspor’un şampiyonluğunu bir kez daha kutlanmış, soğuk moğuk hissedilmez olmuştu. İşte böyle eğlenceli başlayan akşamımız sonrasında tam da diyordum ki “Ohh bee, yarış seyretmeye geldim, stres yok, araba yok, yaşasın seyircilik” Ama önceki yazılarımda anlatmaya çalıştığım o kem talih, nasıl bir şeyse artık, bırakın yarışmayı, arabamı bile getirmediğim Abant Tırmanma yarışında da yakamı bırakmadı ve yemek sonrası yükselen hararet ibrem, yastığa kafamı koyduğumda 38 dereceyi gördü. Sabah marş biraz zor bastı ama kalktım. Rallymouse Gökhan Saraçoğlu’ndan Minocet takviyesi ve bir Grup A boğaz pastili aldıktan sonra biraz toparlandım ve antrenmanları seyretmek üzere parkura çıktık. Yarışın nasıl geçtiğini zamanlar anlatıyor zaten, ben gördüklerimi anlatayım biraz. Cem Ağabey, Öğül Ağabey ve Vedat Ağabey arasında geçen “Ağabeyler Kupası”nı baştan sona önde götüren Öğül Ağabey’i, geçen seneye göre daha bir hızlanmış gördüm. Ben karar verdim, TOSFED’in tam 6 kategoriye çıkardığı Tırmanma Şampiyonasına bir kategori de ben ekliyorum: Ağabeyler kategorisi… Şırlan Tırmanma ile başlayan bu kategorinin puan durumunu her yarış sonrası güncelleyip, şampiyonu ilan edeceğim. Mevcut puan durumunu ve katılım şartlarını ek bültende görebilirsiniz. Görüldüğü üzere, mevcut üç pilotumuzun da bu şartları yerine getirdiklerine kimse itiraz edemez. Keşke bu şartlara uyan ve şu an parkurlardan uzak kalan diğer ağabeylerimiz de bu kompetisyona dahil olsalar da, özlediğimiz pilotajlarını yine izleyebilsek. Organizatörlerden ricam, her yarış için bir “Ağabeyler Kupası” verilsin. Başına her sene ayrı bir Bursa’lı musallat olan Öğül Ağabey, bu sene de Jacque Ünal ile rekabet edecek. Merakla izleyeceğiz biz de.  Jacque demişken, bu yarış Leman’dan yoksun yarışan Ünal, seçkin ve prestijli pilotlar kulübü olan Sea-Kick Technology logolarıyla yarıştı, aldığı bu yeni rütbenin hakkını verdi yaptığı zamanlarla. TOK Sport’un yeni sermayesi Abarth Grande Punto Super 2000’in direksiyonuna ikinci kez geçen Vedat Diker de, Kadett GSI ile gazladığı eski günlerini hatırlattı bana. Vedat Ağabey Punto’nun hakkını verdi, motor sesinde hiç tereddüt kesilmeleri duymadık Super 2000’in, düzlüklerin sonuna aslanlar gibi getirdi arabayı, sanki 40 yıldır kullanıyor gibiydi. Bir kez de buradan tebrik etmiş olayım kendisini. Bülent de Renault 19’u beklediğimden çok daha tempolu kullandı, kategorisini rahat kazandı. Kategori 2’de ise, daha korakor bir mücadele izledik. Sea-Kick Technology’nin bir başka yeni transferi olan Doktor T, hızlı ve öfkeli rakibi Adil’e kafa tutmayı bildi. Adil’in bazı problemleri oldu Ragnotti’si ile (Jean Ragnotti değil, Clio Ragnotti ile). Kategori 1’de ise, Alper Akgün Saxo’su ile rahat kazandı, sevgili Kamil Burak Özaltolmaz Bey, “Çok giderim, acaip taktik yaparım” gibi yaklaşımlarla dakikalık olsa da, son kullanma tarihi geçmiş Palio’su ve www.nasipse.com sponsorluğunda gösterdiği insan üstü performans ile alkışlarımızı aldı.

Gelelim ANOK’un faydalarına… Bir kere daha görüldü ve emin olundu ki, Türkiye’de yarış organize etme işinin referans noktası, ANOK yarışlarıdır. Geçen seneki Hitit Rallisi ve Abant Tırmanma yazılarımda belirtmiştim nedenlerini. Bordo renkli Fiorino’yu kullanan ve ne kartı ne de görevli plakası olmadığı halde ortalıkta “ben görevliyim” diye gezinip, sağa sola talimat yağdırmaya kalkışan, bizler “Hadi oradan” deyince de sesini kesen münferit bir zat-ı muhterem dışında, teorik ve pratik anlamda yine dopdolu ve işini doğru yapan bir kadro vardı. Standartları belirleyen titizlikleri ve ciddiyetleri için tekrardan tebrik ederim. Yalnız, önemli bir eksiklik gözlemledim, söylemeden geçemeyeceğim: Seremonik startta yarış araçlarının kavşakta gösteri yaptığı sırada, etraftaki yüzlerce seyirciyi koruyacak hiçbir engel yoktu. Beton bariyerler olsaydı keşke, gözlemci raporuna yansıyacaktır bu durum sanırım.

Geçen sene Tırmanma Şampiyonasının keyfine diyecek yoktu, her anlamda çok keyifli yarışlar gördük. Bu sene de benzer bir atmosfer var tırmanmalarda. “Bu sporu çok seviyoruz” diye ahkam kesip, sadece kendilerinin girdikleri rallilerde boy gösteren “ünlülere” duyurulur. Hancılar burada, siz hani neredesiniz?

Bu haftaki “bir fotoğraf bir nasihat” köşesinde, yine bir ibret hikayesi, yine bir kıssadan hisse, yine bir “alkolik hareket engellenemez” manzarası var. Kimle takıldığınız, ne yaptığınız önemli değildir, herkesin bilmesi gerekmez, siz kendinizi bilin yeter. İşte gün yüzü görmemiş bir fotoğraf, ben hasbel kader görüp, el koymasaydım, kimsenin göreceği de yoktu. Reklam malzemesi olarak kullanılmamış, ifşa edilmemiş. Olan olmuş, biten bitmiş, her boydan rakı içilmiş. Afiyet olsun…

Ek Bülten:

1. Türkiye Tırmanma Şampiyonası Ağabeyler Kategorisi katılım şartları:
* Kullanılan araç en az 250 beygir gücünde, dört çeker veya kit-car spesifikasyonlarında olmalıdır. Aşağısı kabul olmaz.
* Katılımcı pilotlar birden fazla yarış otomobiline sahip olmalı, her an başka türlü bir otomobil ile görülebilmelidir.
* Katılımcı pilotlar, servis alanında herkesin “Ağabey” diye hitap ettiği, ancak bunu sadece yaşlarına hürmeten değil, kişilikleriyle de hak etmiş insanlar olmalıdır.
* Puanlar her yarış sonundaki toplam zamanlara bakılarak 10-8-6-4-2 olarak verilecektir.
* Şampiyona birincisine, “Rallidergisi 2010 Tırmanma Ağabeyler Kupası” verilecek, gelecek yılın rallidergisi takviminde Ocak ayı sayfasında “2010 Tırmanma Ağabeyler Şampiyonu” olarak yer alacaktır.

2-   Tırmanma Ağabeyler Kategorisi puan durumu:

Şırlan Abant TOPLAM

Öğül Orhan       10       10          20

Vedat Diker       8         8           16

Cem Acar                      6            6

Hatalıysam : arasdincer@rallidergisi.com

Abant’ta Bursaspor Sesleri

25/05/2010 in Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Bolu Abant’ta bu yıl ikinci kez düzenlenen Tırmanma Yarışı yine büyük ilgiyle karşılandı. Ankara Otomobil Sporları Kulübü-ANOK tarafından yine başarıyla organize edilen yarışta sürpriz bir isim de start aldı. Türkiye Ralli Şampiyonlukları bulunan ve ciddi bir taraftar kitlesine sahip Serkan Yazıcı, aynı zamanda Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı’nın da oğlu. Turkcell SüperLig’de şampiyon olarak Türkiye Futbol tarihine geçen Bursaspor’un bu başarısını duyurmaya katkıda bulunmak üzere Abant parkurunda boy gösteren Serkan, Yeşil-Beyaz giydirilmiş Grande Punto S2000 ile yine büyük ilgi topladı.

Cumartesi 14.00’te Bolu Valilik Meydanı yanında bulunan parkta başlayan idari ve teknik kontroller sonrasında yapılan basın toplantısına halkın da ilgisi fazla oldu. Geçtiğimiz yıl gibi yine Valilik Meydanı’nda yapılan start seremonisi ise Bolu seyircisinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Burada da Serkan Yazıcı’nın yaptığı gösteri akıllara kazınırken, meydanı dolduran yüzlerce seyirci büyük coşkuyla bu gösterinin karşılığını verdi.

Abant Milli Parkı’ndan Mudurnu’ya inen yolda hazırlanan parkurda antrenman turları Pazar 11.00’de başladı. İki çıkış üzerinden yapılan antrenman turlarında yağmur sporcuların performansını etkilerken en iyi zaman Serkan Yazıcı’dan geldi.

Büyük Abant Oteli’nin alt bölümünde ve Abant Gölü kenarında kurulan servis alanında son bakımlarını yaptıran ekipler yarışın ilk çıkışı için konvoy halinde start noktasına indiler.

14.00’te verilen startla başlayan yarışta tüm gözler Kategori 4’teki mücadeleye çevrildi.
Serkan Yazıcı ve Vedat Diker’in Grande Punto S2000, Ünal Şenbahar ve Öğül Orhan’ın Mitsubishi Evo9 ile start aldığı bu kategoride her 3 çıkışta da en iyi zaman Serkan Yazıcı’dan geldi. Ünal Şenbahar ve Öğül Orhan da yine her 3 çıkışta da ikinci ve üçüncü zamanların sahibi oldu. Yağmurun ilk çıkıştan sonra durması ve zeminin hızla kurumasıyla kuru zemin lastiklerine dönen sporcuların zamanlarında da belirgin bir düşüş oldu. 3:10,30 olan ilk derecesini ikinci çıkışta 3:05,54’e çeken Serkan Yazıcı, bu derecesiyle aynı zamanda günün en iyi zamanını da yaparak, “Best Time” kupasını almaya hak kazandı.

Kategori 6’da tek başına yarışan Ankaralı Sporcu Tan Uydaş, emektar Opel Kadett’i ile finiş görse de rakipsiz olması nedeniyle puan alamadı. Ödül Töreninde  ANOK’a verdiği desteklerden ötürü plaketle onurlandırılan Uydaş, izleyicilerden büyük alkış aldı.

Kategori 5’te Renault Megane Kitcar ile start alan Cem Acar, rakipleri Clio’lu Çağrı Tarık Zeybek ve Arslan Acar karşısında kolay bir birincilik elde etti.

Yine zayıf rakipleri karşısında birinciliği düşük tempoyla kazanan Bülent Gürkan, Kategori 3 için önemli puanlar kazandı. Emrah Altuner ikinci, Hakan Ünsal üçüncü olurken, Murat Altıntaş dördüncü oldu.

Kategori 2’de beklenen Tunç Tuncer – Adil Küçüksarı çekişmesi yaşanmazken, Tunç Tuncer Type R ile her 3 çıkışta da en iyi zamanı yaparak podyumun zirvesine kuruldu. Adil Küçüksarı Clio Ragnotti’si ile Tunç’un arkasında kalsa da zamanlarını geliştirmeyi başardı. Geçen yarışın birincisi Ümit Kemal Coşkun, Alfa 156’sı ile beklenen performansından uzak kalırken, üçüncülük puanı ile yetinmek zorunda kaldı.

Bir başka İzmirli Alper Akgün, Kategori 1’de Saxo’su ile 4 dakikanın altına inebilen tek sporcu olurken, performansıyla göz doldurdu. En yakın rakibine toplamda 1 dakika fark atan Alper, şampiyonluğun en büyük adayı olarak görünse de yeterli maddi desteği bulamazsa, bu şampiyonluk hayal olarak kalacak gibi duruyor. Burak Özaltolmaz kategori ikincisi olurken, Sinan Saatçi üçüncü ve hayatında ilk kez bir yarışa katılan 22 yaşındaki genç bayan Simin Bıçakçıoğlu dördüncü olarak günü tamamladı.

Büyük Abant Otelinde yapılan ödül töreniyle kupalarına kavuşan sporcular, organizasyondan son derece memnun olarak ayrıldı. Törende bir konuşma yapan ANOK Başkanı Meriç Demiralp önemli bilgiler verdi:

“ Özellikle Bolu Valiliği ve Belediyesi ile yarışımıza destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederiz” diyen Demiralp konuşmasına büyük bir sürprizle devam etti: “Geçtiğimiz günlerde yaptığımız ön anlaşmayla Tırmanma etabımızın zemini otoyol Asfaltıyla kaplanacak ve güvenlik bariyerleriyle donatılacak. Böylece önümüzdeki sene Avrupa Tırmanma Şampiyonası’na aday yarışı organize edeceğiz ve takip eden yıllarda Avrupa Şampiyonasına dahil bir yarışı burada yapabileceğiz. Bu sonuca ulaşmamızda büyük katkısı olan başta ANOK ekibi ve desteğini esirgemeyen Bolu Mülki Erkânı’na teşekkürü borç biliriz. Bugün burada 250’den fazla kişi fedakârca görev yaptı, başarı hepimizindir.”

Türkiye Tırmanma Şampiyonasında bir sonraki yarış 5-6 Haziran’da Antalya’da organize edilecek.

Go to Top