Onur Aslan : Neredeyiz?

in Onur Aslan

Onur Aslan
Onur Aslan
Geçtiğimiz sene tam bu zamanlarda, Federasyon Başkanı’nı seçmek üzere yine Ankara’da seçim sandığına gitmiştik. İlk başta Ercan Kazaz kürsüye çıkmış, biraz agresif de olsa aslında doğruları telaffuz eden kelimeler kullanmıştı. Ardından şu anki Federasyon Başkanı’mız kürsüye çıkmış, gerçekleştirmek istediği faaliyetlerden bahsederek gelecek için umut dağıtmıştı.

Az buçuk hatırlıyorum, hatam varsa düzeltin lütfen. Salondaki otomobil kulüpleri için yapılacak sporcu kazandırma ve markaları burada nasıl var edeceklerini anlatan projelerden bahsetti. Ardından salonun büyük kısmını oluşturan off-road kulüpleri için ise Baja Kupası projesinden bahsedildi.

Metin Çeker başkan seçildi, tarafsızca izlemeye başladım. Neler olacak acaba diye. Bugünlerde bir sene doldu. Baja Kupası iptal edildi. Markalarla ilgili girişimlerin sonucunu göremedik bir türlü. Elbette arka tarafta çok emek sarfedildi, duyuyor görüyoruz. Federasyon ayağında bütçesel olarak sıkıntılar olduğu telaffuz ediliyor, bunlar elbette yansıyor sezona.

Bir sene oldu, neler olup bitiyor, güncellemek istedim hafızalarımızı. Biz milletçe çabuk unutuyor, konudan konuya çabuk atlıyoruz. Durumumuzu analiz edebilmek adına geçmişi hatırlamakta, nereden geldiğimizi görmekte her zaman fayda vardır.

Açıkçası gerçekten kişisel çabalarla duruyor spor ayakta. Bir strateji üzerine gidilerek kurulmuş sistemlerle gerçekleşmiyor şampiyonalar. Halid Avdagiç ve Toksport WRT olmasa emin olun, Yiğit Timur’u sadece biz biliyorduk yine, Dünya değil. Serdar Bostancı olmasa İstanbul Rallisi kayıt listesinin yarısını oluşturan Ford garajının ürünleri olan otomobiller olmayacaktı. Evo’lar zamanında yapılmış olan kupalardan gelme araçlar, bunun da arkasında Hakan Dinç var. Tırmanma ve Pist şampiyonaları bu sezon Kamil Karakaş, Ümit Ülkü ve Borusan sayesinde ayakta.

Otomobil sporlarını yöneten insan kaynağına baktığınız zaman orada ise tam tersine aslında zamanında düşünülmüş bir strateji ve bu strateji üzerine kurulmuş bir düzen var. Çok sıcak olarak, daha geçtiğimiz hafta sonu gördüğünüz, işini takır takır yapan, Ankaralı ekip Öcal Zilanlı ve saz arkadaşları. Yıllardır bu işin içerisindeler ve belki de farkında değilsiniz, FIA rica etse, Finlandiya’da etap güvenliğinde sıkıntı var dese, bilenler bilir “Atılım Üniversitesi Tunus Caddesi” durağından iki otobüs kaldırır, yaptıkları işleri de FIA tüm dünyaya örnek olarak gösterir.

WRC ve F1 zamanının hakemleri. Bir çoğu komiser, direktör veya baş hakem olarak otomobil sporlarında varlar ama o zamanlarda kurulan dostluk ve arkadaşlıklar hala bozulmadı. Bunlar hep bir düzenin, yaptığı işin hakkını veren yönetimin eseriydi. Burada teşekkür etmemiz gereken kişi rahmetli Mazhar ağabey. Nedense o vefat ettikten sonra hala bir düzlüğe çıkamadık, bir şeyler yolunda gitmiyor. Sürekli bu spor nereye gidiyor sorusu soruluyor. Bununla ilgili de daha ayağı yere basan bir öneri duyamadık, 2012 sonunda yapılan seçimde Satvet Çiftçi’nin planları dışında.

Bunları arada hatırlamak lazım. Nereye gidiyoruz analiz etmek lazım. Şu sıralar gözetmenlerin ücretlerini alamadığından, rallilerin volkanik kayalardan oluşmuş zeminlerinde kırılan arabalardan konuşuyoruz. Yeni bir araç parkımız yok. Varolan araçlar üzerinden kuruluyor takımlar sürekli. Önümüzdeki aylarda daha vahim işlerden konuşabiliriz, şu an sadece dedikodu boyutunda. Birilerinin bir şey yapması lazım ama eskiyen yüzlerin değil.

Bu arada takdire şayan işler de olmuyor değil. Murat Bostancı ve Orhan Avcıoğlu, Toksport WRT’nin iki tecrübeli silahına karşı şampiyonluğa emin adımlarla ilerliyorlar. Sanki biraz daha disipline hareket ediyorlar gibi. Serdar Bostancı’nın ne kadar sağlam otomobiller ürettiğini, zemininin ne kadar kırıcı olduğu konuşulan İstanbul Rallisi’nde bir kez daha gördük. Kayıt listelerine baktığımız zaman Fiesta ST’lerden sonra gelen alt sınıf bir araba kalmadı fakat sanırım Castrol Ford Team Türkiye yeni bir kupa ile R1 otomobiller getiriyormuş. Bu da en azından iyi bir gelişme.

Geçtiğimiz sezon şampiyonanın tamamen iki çekere döndürülmesi konuşuluyordu. İngiltere sistemi yani. Ancak geçtiğimiz haftalarda İngiltere Ralli Şampiyonası durdurulma kararı ile bir sene ara veriyor gibi bir haber okudum. Sanırım rallinin tekrardan kitlelere hitap edebilir olması İngiltere modelinden geçmiyor, biz kendi fikrimizi bulsak? 🙂

Simin’in zamanları günden güne gelişiyor Evo 9’la. Dikkatle takip etmeli. Honda Type R ile yarıştığı günlerden bu yana bence olgunlaştı, her şey daha sistematik ilerliyor, bir kaç seneye Türk otomobil sporlarının dışarıya yansıyan yüzü olabilir, umutluyuz.

Neredeyiz diye bir durum güncellemesiydi yazı, sezon ortası ve Federasyon yönetiminin birinci yılında iyi de olduğunu düşünerek hepinize sevgilerimi sunuyorum, yüzlerin güldüğü günlere.

Reklamlar