Category archive

Otomotiv

“Yılın En İyi SUV”u Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio

15/10/2020 Kategori : Otomotiv

Serinin güçlü üst modeli AUTO ZEITUNG dergisinin yarışmasını kazandı. Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, önde gelen Alman, İtalyan ve İngiliz markalarının rekabeti önünde bir kez daha birinci oldu

İtalyan yüksek performanslı SUV’u Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, Otomobil dergisi AUTO ZEITUNG tarafından, serinin 375 kW (510 hp) en üst versiyonunu bir kez daha ödüllendirdi ” Yılın En İyi SUV”. Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, önde gelen Alman, İtalyan ve İngiliz markalarının en güçlü SUV’leri dahil olmak üzere on bir rakip karşısında galip geldi.

V6 bi-turbo benzinli motor ile donatılan Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio 375 kW (510 hp) güç ile 100 km / saate 3,8 saniyede ulaşıyor ve 283 km / sa azami hız sağlıyor. Bu çevik yol tutuşu, elektronik amortisör kontrollü aktif süspansiyon (AlfaTM Aktif Süspansiyon), AlfaTM D.N.A. “Yarış” performans modu, Brembo® yüksek performanslı fren sistemi, elektronik kontrollü dört tekerlekten çekiş sistemi ile geliştirilmiş Pro Dinamik Sürüş Kontrol sistemi, ön ve arka akslar arasında neredeyse 50/50 ideal ağırlık dağılımı ve son derece doğrudan yönlendirme ile elde ediliyor.

Deri ve Alcantara® kombinasyonu ile döşemeli spor koltuklar ve direksiyon simidindeki kanatlar kullanılarak vites değiştirmeye izin veren sekiz ileri otomatik şanzıman sürüş keyfini daha da artırıyor. Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, prömiyerinden kısa bir süre sonra Nürburgring’in efsanevi Nordschleife’ında üretim SUV’ları için bir tur rekoru kırdı. 2020 modelin öne çıkan özellikleri arasında 2. seviyede otonom sürüşü mümkün kılan gelişmiş elektronik sürücü destek sistemleri ve 8,8 inç (22,3 santimetre) ekrana sahip yeni geliştirilmiş bir bilgi-eğlence sistemi yer alıyor.

Tiguan Yenilendi

13/10/2020 Kategori : Otomotiv

Avrupa’nın en çok tercih edilen SUV’u Tiguan yenilenen versiyonu ile showroomlarda yerini aldı.

Avrupa’nın bir numaralı SUV’u Tiguan, önemli teknolojik iyileştirmeler sonrasında daha dijital ve daha enerjik yeni versiyonuyla Volkswagen Binek Araç showroomlarında yerini aldı.


Harekete duyarlı “Gesture Control” ile kontrol edilebilen bilgi ve eğlence sistemi, IQ. LIGHT – LED Matrix Farları, dokunmatik 3 bölgeli klima kontrol ünitesi “Climatronic” gibi birçok yenilikçi teknolojisinin yanı sıra keskinleştirilmiş dış hatlarıyla Yeni Tiguan şimdi çok daha çekici ve ikonik…

Geçen seneki 911 bin üretim adediyle, dünya genelinde en başarılı Volkswagen modeli olan Tiguan, yenilenen tasarımı, ileri sürüş destek, bilgi-eğlence ve klima kontrol sistemleriyle, Volkswagen Yetkili Satıcılarında satışa sunuldu. Model, verimli ve performanslı 1.5 lt TSI 150 PS 7 ileri DSG benzinli ve 2.0 lt TDI 150 PS 7 ileri DSG dizel motor seçenekleriyle alınabiliyor.

Yenilenen ön tasarımıyla çok daha sportif ve daha karizmatik

Yeni Tiguan’ın dış tasarımında en dikkat çekici unsurların başında yeni LED farların bulunduğu tamamen güncellenmiş ön profil geliyor. 4.509 mm uzunluğa, 1.839 mm genişliğe (dış aynalar hariç) ve 1.665 mm (4MOTION: 1.675 mm) yüksekliğe sahip olan Tiguan, artık daha güçlü görünen, daha yüksek konumlandırılmış ve genişletilmiş ön radyatör ızgarasıyla çok daha karizmatik bir görünüme sahip. Göz alıcı far grubuyla entegre, krom çıtalarla zenginleştirilmiş bu radyatör ızgarası tasarımı ve hemen altında yine güçlü bir krom çıtaya sahip tampon çizgileriyle Tiguan, çok daha sportif tarzıyla öne çıkıyor.

Yeni Tiguan’ın tasarımındaki sportif detaylar, 17-20 inç arası değişen boyutlara sahip alüminyum alaşım jantlar ile güçlendiriliyor ve aracın arka kısmında da devam ediyor. Merkeze konumlanmış yeni Volkswagen logosu ve şık model yazısının uyandırdığı “Premium” etki, biraz daha aşağıya inildiğinde yeni alt arka krom çıta ve trapez formundaki egzoz çıkışlarıyla tamamlanıyor. Arkadan gelen trafiğin dikkatini daha erken çekebilmek için keskin bir animasyonla yanan fren lambaları ve dinamik LED sinyaller, artık hem daha modern hem de daha fonksiyonel.

Yeni donanım seviyeleri: Life, Elegance ve R-Line

Volkswagen, Tiguan’ın standart donanım seçeneklerini tamamen yeniden yapılandırmış. Life, Elegance ve R-Line olmak üzere 3 farklı versiyonla satışa sunulan modelin tüm donanım seviyeleri, önceki eşdeğer versiyonlara göre zenginleştirilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Yeni Tiguan’daki baz donanım seviyesi olan Life versiyonunda, LED ön farlar, 3 bölgeli dokunmatik klima “Climatronic”, yeni çok fonksiyonlu deri direksiyon, hız sabitleyici, 8,5 inç ekrana sahip son nesil Composition Media bilgi-eğlence sistemi, App-Connect gibi üstün donanım özellikleri standart olarak sunuluyor.

Elegance ve R-Line donanım seviyelerinde standart olarak sunulan, interaktif ve akıllı aydınlatma modlarına sahip olan, Volkswagen’in en gelişmiş aydınlatma sistemi IQ LIGHT – LED Matrix Farlar; farklı yol ve sürüş koşullarına göre otomatik olarak farklı aydınlatma fazlarına geçiş yapabiliyor. Tek farda bulunan 24 adet LED’den oluşan bu matris modül, isteğe bağlı olarak sunulan Dinamik Far Asistanı sayesinde direksiyon açısı, hız, karşıdan gelen araç, yaya trafiği ve hava koşullarına bağlı olarak bağımsız kontrol edilebiliyor. Elegance donanım seviyesinde bulunan diğer standart özelliklerin başında 9,2 inç diyagonal ekranlı dijital kokpit, 30 renkli ambiyans aydınlatma, kolay açılır/kapanır bagaj kapağı (Easy open / close), panoramik cam tavan, ısıtmalı ön koltuklar /deri direksiyon, 18 inç alüminyum alaşım jantlar ve gümüş tavan rayları bulunuyor.

R-Line donanım seviyesinde bunlara ek olarak; çok fonksiyonlu dokunmatik deri direksiyon, 19 inç “Valencia” alüminyum alaşım jantlar, kapı içi deri kaplamalar, “R-Line” logolu deri ve kumaş koltukların yanı sıra güçlü tampon tasarımına eklenen ve R-Line tarzını yansıtan krom “C” formlu çıtalar dikkat çekiyor.

Yeni Tiguan’da her alanda bir yenilik var

Yeni Tiguan’da akıllı telefon uygulamalarının kablosuz entegrasyonunu sağlayan Discover Pro navigasyon sistemine entegre olarak “Apple CarPlay” ve “Android Auto” fonksiyonlarının kullanıldığı “App-Connect Wireless” da ilk kez opsiyonel olarak sunuluyor. Bir başka yenilik olan yüksek kalitede ses deneyimi sunan Harman Kardon’un 480-watt’lık ses sistemi de Yeni Tiguan’da opsiyonel olarak tercih edilebiliyor.

Dijitalleştirilmiş klima kumandası

Life donanım seviyesinden itibaren tüm Tiguan modellerinde üç bölgeli dokunmatik klima ” Climatronic” bulunuyor. Orta konsolda, klima kontrol fonksiyonları için yepyeni bir dokunmatik panel bulunuyor. Dokunmatik yüzeylere ek olarak, havalandırma ve ısı ayarları için bulunan “touch sliderlar” artık döner tuş ve düğmelerin işlevlerini yerine getiriyor. Yeni Tiguan’ın sahip olduğu sezgisel kontrol metotlarından olan ve standart olarak sunulan Harekete Duyarlı Kontrol “Gesture Control” ile menü geçişleri basit jestlerle sağlanabiliyor.

Hareket halinde bir yaşam için

Dijital teknolojilerinin yanı sıra Tiguan’ın iç mekânı da çok yönlülüğü, geniş ve ferah alanı ile dikkat çekiyor. Özellikle 18 cm ileri – geri kaydırılabilir arka koltukları sayesinde bu ferahlık çok net bir şekilde hissediliyor. Kaydırılabilir ve katlanabilir koltukları sayesinde modelin bagaj kapasitesi 615 ile 1.655 litre arasında geniş bir hacim sunuyor. Elegance ve R-Line seviyelerinde standart olarak sunulan panoramik cam tavan da bu ferahlığı en üst seviyeye taşıyor.

Yeni renk seçenekleri

Yenilenen Tiguan, Günbatımı Mavisi, Mercan Kırmızı, Yunus Grisi, Kızıl Kahve ve Aytaşı Gri olmak üzere 5’i yeni toplam 11 farklı renk seçeneği ile satışa sunuluyor.

“Aktif Silindir Yönetimi” teknolojisine sahip TSI

TSI motorlarla birlikte sunulan “Aktif Silindir Yönetimi” teknolojisi, tüm Volkswagenlerde olduğu gibi stabil bir sürüş esnasında otomatik olarak devreye girerek bu güçlü motorun 4 silindirinden ikisini bir süreliğine devre dışı bırakarak kullanıcılarına yakıt tasarrufu sağlıyor. 1,5 litrelik TSI 150 PS 7 ileri DSG motor ortalama 5,6 lt / 100 km’lik bir yakıt tüketimi sunuyor. Dizel motorda ise 2,0 lt hacme sahip 150 PS gücündeki TDI seçeneği yer alıyor. Tüm motorlarda yüksek verimlilik düzeyleri, düşük emisyonlar ve güçlü tork ön plana çıkıyor.

Volkswagen SUV ailesinin önemli modeli Tiguan, Ekim ayının üçüncü haftasından itibaren showroomlarda yerini alıyor.

Dacia Yenilendi

30/09/2020 Kategori : Otomotiv

Dacia Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan ile çağdaş otomobili yeniden tanımlıyor.

Dacia, üçüncü nesil Sandero, Sandero Stepway ve Logan ile en çok satan ikonik modellerini tamamen yeniledi. Yepyeni iddialı tasarım ve ekipmanlarla gelen modeller, tüketici ihtiyaçlarıyla erişilebilir fiyatı bünyesinde birleştiriyor. ECO-G motor ile daha yüksek verimlilik ve düşük yakıt tüketiminin yanı sıra yeni benzinli motorlar sunan ikonik modeller, CVT güç aktarım sistemine sahip otomatik şanzımanı da içeriyor.

Belirgin hatlarıyla Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan güçlü karakterleri ve sağlam görünümleri ile öne çıkıyor. Artırılmış ferahlık hissi ve çok yönlülüğü ile yeniden tasarlanan modeller, daha eğimli ön cam ve alçak tavan çizgisi sayesinde daha akıcı bir görünüm kazandı. Her üç modelin de yerden yüksekliği artarken, kendini hemen fark ettiren Yeni Sandero Stepway, logolu tavan rayları ve SUV tasarım kodu ile her zamankinden daha güçlü. Bu kodlara ön ızgaranın altındaki krom Stepway logosu eşlik ederken, ön ve arka tamponlarda gövde rengindeki metal koruma plakaları bulunuyor.

Yeni Logan ise artan uzunluğu, akıcı tavan çizgisi ve daha eğimli ön camı ile her zamankinden daha dinamik bir görünüm sağlıyor. Y şeklindeki LED ışık imzası ve yüksek kaliteli tasarımı, Yeni Sandero ile benzerlik taşıyor.

Dacia’nın yeni Y şeklindeki LED ışık imzası, her üç modele de güçlü bir kimlik kazandırıyor. Yatay bir çizgi, hem öndeki hem de arkadaki iki ışığı birleştirerek LED çizgileriyle otomobili daha dikkat çekici hale getiriyor. Tüm donanım seviyelerinde standart özellik olarak sunulan LED farlar gece görüşünü de artırıyor.

Yeni bir kabin içi deneyimi

Tamamen yenilenen modellerde kabinde yaşanan değişim her açıdan dikkat çekiyor. Daha ergonomik hale getirilen yeni gösterge panelinde kullanılan malzemeler kullanıcıya daha modern ve kaliteli bir ambiyans sunuyor.

Yeni koltuk tasarımı sayesinde daha ergonomik hale getirilen sürüş pozisyonu, ayarlanabilir koltuk ve direksiyon özellikleri konforu artırıyor. Dacia ayrıca, kullanıcıya akıllı telefon aracılığıyla doğrudan radyo, navigasyon ve aramaları kontrol etme imkanı sağlayan yeni bir Medya Kontrol Sistemi sunuyor.

İnovatif güvenlik özellikleri

Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan güçlendirilmiş yapıları ile güvenlik seviyesini daha da yukarı taşırken, eCall gibi yeni sürüş destek sistemlerini standart olarak sunuyor.

Artan yakıt verimliliği ve sürüş konforu

Tamamen yenilenen ikonik modeller daha verimli motor ve aerodinamik yapıları ile, yüksek sürüş keyfini, daha düşük yakıt tüketimiyle birleştiriyor. Benzinli motor ürün gamında yeni CVT otomatik şanzımanın yanı sıra sade, güvenilir ve ekonomik bir çözüm olan ECO-G benzinli/LPG çift yakıt sistemi de sunulmaya devam edecek.

Fiyat-performans oranını daha da yukarıya taşıyan Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan, Dacia efsanesinin kusursuz bir devamı niteliğinde.

Alfa Romeo ve Jeep’te Online Bayilik Dönemi!

18/04/2020 Kategori : Otomotiv

Alfa Romeo ve Jeep, Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle evden çıkmamanın önem kazandığı bu dönemde, tüm bayi teşkilatının ve müşterilerinin sağlığını önceliğine alarak görüntülü görüşme hizmeti vermeye başladı. Sistem sayesinde, müşteriler alfaromeo.com.tr, jeep.com.tr, bayi web siteleri veya sosyal medya kanalları aracılığıyla dilediği bayinin temsilcisine bağlanabilecek. Showroom’larda yer alan modellerin online ortamda canlı olarak incelenebileceği sistemde, ilgili tüm detaylar da anında öğrenilebilecek.

Tüm dünyanın ve ülkemizin, Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle son derece kritik günlerden geçtiği bu dönemde faaliyetlerini çalışanlar, müşteriler ve tüm bayi teşkilatının sağlığını önceliklerine alarak sürdürdüklerini belirten Alfa Romeo ve Jeep Marka Direktörü Özgür Süslü, bu anlayışla Türkiye geneline yayılan 17 Alfa Romeo ve Jeep bayisinde görüntülü görüşme hizmetini başlattıklarını vurguladı. Özgür Süslü, “Marka ve kurumların çevreleri için sorumlu olarak hareket etmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle insanların evlerinden zorunlu olmadıkça çıkmadığı bu günlerde biz de iş yapış şeklimizi farklılaştırıp, dijital ortamdaki faaliyetlerimizi artırdık.

Devreye aldığımız görüntülü görüşme sistemi ile otomobil severler, diledikleri yerden showroomlarımıza saniyeler içerisinde bağlanabiliyor ve evlerinden çıkmadan bir satınalma deneyimi yaşıyorlar” dedi. Yaşanan zorlu sürecin en kısa zamanda atlatılacağına inandığını belirten Özgür Süslü, Koronavirüs’ün yayılım riskine karşı tüm çalışma alanlarında ilk günden itibaren alınan önlemleri en üst seviyede uygulamaya devam ettiklerine de değindi. Özgür Süslü ayrıca “Otomobil severlere ve bayilerimize büyük kolaylık sağlayan görüntülü görüşme sistemi aynı zamanda, sosyal mesafe kuralını uygulayabilmek ve sağlık önlemlerine uyum sağlamak açısından da önem taşıyor” dedi.

Koronavirüsün Otomotiv Bayilerine Faturası 3 Milyon TL

Kategori : Otomotiv

Covid-19 salgını, Nisan ayında otomotiv satışlarını durma noktasına getirdi. Yaşanan daralmanın Mayıs ve Haziran aylarında da sürmesi bekleniyor. Bu durumdan en çok etkilenenler arasında ise otomotiv bayileri yer alıyor. Autofocus Otomotiv Yönetim Danışmanlığı Kurucusu Uğur Sakarya, “Koronavirüs sebebiyle düşen iş hacimleri, otomotiv bayilerinde, 3 aylık dönem için bayi büyüklüğüne göre 1 ila 3 milyon TL arasında zarara yol açacak.

Satış ve satış sonrası gelirleri yılın ikinci çeyreğinde en az yüzde 60 düşecek olan otomotiv bayileri, maalesef giderlerini bu seviyede düşüremiyorlar. Yüksek plaza giderlerinin yanında, stok yükü sebebiyle finansman giderleri de artacak otomotiv bayilerinin, ayakta kalmak için distribütör desteğine ihtiyacı var” dedi.

Gelirler giderleri karşılamıyor

Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle otomotiv sektörü zorlu bir dönemden geçiyor. Öyle ki, Nisan ayında yeni araç satışları neredeyse durma noktasına geldi. Sektörde yaşanan daralmadan en çok etkilenenler arasında ise otomotiv bayileri bulunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmeler yapan Autofocus Otomotiv Yönetim Danışmanlığı Kurucusu Uğur Sakarya, “Bu dönemde, düşük showroom ve servis trafiği yaşayan, personelini salgından korumak adına dönüşümlü olarak çalıştıran otomotiv bayileri finansal açıdan oldukça zorlanacak. Koronavirüs sebebiyle düşen iş hacimleri, otomotiv bayilerinde, 3 aylık dönem için bayi büyüklüğüne göre 1 ila 3 milyon TL arasında zarara yol açacak. Satış ve satış sonrası gelirleri yılın ikinci çeyreğinde en az yüzde 60 düşecek olan otomotiv bayileri, maalesef giderlerini bu seviyede düşüremiyorlar. Yüksek plaza giderlerinin yanında, stok yükü sebebiyle finansman giderleri de artacak otomotiv bayileri, bu dönemde ayakta kalmak için distribütörlerin desteğine ihtiyaç duyuyorlar” dedi.


Pazarın Mayıs ve hatta Haziran aylarında da toparlanamayacağını öngördüklerini belirten Uğur Sakarya, “Yılın ikinci çeyreğinde 185 bin adet olması beklenen yeni araç satışları, Koronavirüs sebebiyle en fazla 80 bin adette kalacak. Bayilerin ikinci el satışlarında nispeten daha az daralma olsa da, yine en az yüzde 50 daralma yaşanacaktır. Satış sonrasında ise iş hacimleri yüzde 60 azalmış durumda. Beklentimiz, satış sonrasında Mayıs ayında da benzer seviyelerde daralma yaşanacağı, Haziran ayından itibaren kademeli toparlanacağı yönünde. Bu noktada, bayilerin varlıklarını sürdürebilmek için birtakım desteklere ihtiyaçlar var. Bazı markaların bayilerine destek olmak için ödemelerde vade uzatımı, dönem sonu primlerinin erken ödenmesi, bazı hizmet faturalarının kesilmemesi, hedef primlerinin tam ödenmesi gibi desteklerde bulunduğunu biliyoruz. Bu zor dönemi atlatmak için otomotiv bayilerinin almış oldukları tüm önlemlere ilaveten, devletin ve distribütörlerin desteğine ihtiyaçları olduğu aşikâr” diye konuştu.

Yeni BMW 1 Serisi Türkiye’de

14/10/2019 Kategori : Otomotiv

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW, kompakt sınıftaki en sportif temsilcisi Yeni BMW 1 Serisi’ni Türkiye’de satışa sundu. 1.5 litre hacminde 3 silindirli dizel ve benzinli motor seçeneklerine sahip olan Yeni BMW 1 Serisi, her iki versiyonda da Sportline ve M sport olmak üzere iki farklı tasarım ve ilave olarak Executive donanım paketi ile tercih edilebiliyor. 7 ileri Steptronik otomatik şanzımanın tüm motor ve donanım seçeneklerinde standart olarak sunulduğu üçüncü nesil BMW 1 Serisi, 233 bin 800 TL’den başlayan fiyatlarla yollarla buluşuyor. Birinci ve ikinci jenerasyonları ile bugüne kadar 2.4 milyon adetten fazla üretilen Yeni BMW 1 Serisi, kompakt sınıfta benzeri görülmemişbir dinamik sürüş karakteri sergiliyor. BMW’nin genlerinde yer alan tüm temel sürüş dinamiği bileşenlerinin ve kontrol sistemlerinin entegrasyonu, Yeni BMW 1 Serisi’nin her koşulda üstün yol tutuş kabiliyeti sunmasını sağlıyor.

Önden çekişli sürüş mimarisi.

BMW Group’un önden çekişli otomobiller konusunda uzun yıllardır edindiği tecrübeyi son 5 yılda geliştirdiği en yeni BMW önden çekişli sürüş mimarisiyle aktardığı son otomobil olan Yeni BMW 1 Serisi, bu sayede boyutlarında küçük farklılıklar olmasına rağmen, öncüsüne göre çok daha fazla yaşam alanı sunuyor. Yeni BMW 1 Serisi, öncüsünden on milimetre daha kısa olmasına rağmen 34 milimetre daha geniş ve 13 milimetre daha yüksek tasarlandı. Arka koltuktaki yolcular için diz mesafesi36 milimetre baş mesafesi ise 19 milimetre arttı. Bagaj bölümüne artık çok daha kolay bir şekilde erişim sağlanırken, hacmi de 20 litre artışla 380 litreye ulaştı. Elektrikli bagaj kapağına da ilk kez opsiyonel donanımlar arasında yer veren Yeni BMW 1 Serisi’nin arka koltukları yatırıldığı takdirde bagaj hacmi 1.200 litreye kadar çıkıyor.

Böbrekler birleşti.

BMW’nin ikonik böbrek tasarımlı ön ızgarası da BMW 1 Serisi’nde ilk kez yeni jenerasyonda birleşiyor. Yeni 1 Serisi’nde çok daha büyük ve tek bir parça gibi algılanacak şekilde tasarlanan ön ızgara, BMW’nin yeni tasarım yorumunu yansıtıyor. Yepyeni BMW 1 Serisi’nin köpekbalığı burnu, yükselen omuz çizgisi ve geleneksel Hofmeister kıvrımının C sütununda yükselen ince pencere çizgisi dikkat çekiyor.

İç mekânda yeni standartlar.

İç mekân kalitesini en üst seviyeye çıkaran Yeni BMW 1 Serisi’nde, ilk kez elektrikli panoramik cam tavan seçeneği de sunuluyor. Yüksek kaliteli malzemeler ve yenilikçi detayların buluştuğu geniş iç mekâna ferahlık hissi katan panoramik cam tavanın yanı sıra, aydınlatmalı iç mekan kaplamaları da Yeni BMW 1 Serisi’nin premium hissini artırıyor. LED aydınlatmalar, altı farklı renk seçeneği ile yarı saydam efektler oluşturarak iç mekândaki atmosferi değiştirmeye yardımcı oluyor. Isıtma ve iklim fonksiyonları için gruplandırılmış kontrol düğmeleri ve çeşitli sürüş fonksiyonları, kullanım kolaylığı sağlarken, akıllı telefonlar için Kablosuz Şarj seçeneğine sahip fonksiyonel saklama gözü gibi ilkleri ek konfor ve kolaylık sağlıyor.

Benzinli ve dizel EfficientDynamics motor seçenekleri.

Yeni BMW 1 Serisi biri benzinli diğeri dizel olmak üzere 3 silindirli iki farklı motor seçeneğine sahip. BMW EfficientDynamics ailesinin en son üyeleri olan bu verimli motorların ilkini 116 bg güç üreten 116d oluşturuyor. 0’dan 100’e 10.1 saniyede ulaşan otomobil 270 Nm tork sağlıyor ve 4.6 litreye kadar düşen karma yakıt tüketimine sahip. 1.5 litre hacmindeki benzinli motor seçeneği ise 5.9 litreye kadar inen karma yakıt tüketimi ile 140 bg güç ve 220 Nm üreterek 0’dan 100’e 8.5 saniyede ulaşıyor. Tüm motor seçeneklerinde 7 ileri vitesli çift kavramalı Steptronic şanzıman standart olarak sunuluyor. Ayrıca özel sipariş üzerine Türkiye’ye getirilebilecek BMW’nin en yeni dört çeker sistemine sahip benzinli M135i xDrive modeli, 306 bg motor gücü ve ürettiği 450 Nm tork ile Yeni BMW 1 Serisi’nde performans tutkunlarına benzersiz bir sürüş keyfi sunuyor.

Üst sınıftan gelen güvenlik sistemleri.

Yenilikçi sürüş destek sistemleri Yeni BMW 1 Serisi ile kompakt sınıfta ilk kez sunuluyor. Söz konusu sisteme bağlı olarak, radar ve ultrasonik sensörler tarafından toplanan kamera görüntüleri ve veriler, aracın çevresini izlemek ve sürücüyü tehlikelere karşı uyarmak veya doğru frenleme ve yönlendirme ile kaza riskini en aza indirmek için kullanılıyor. Standart donanım kapsamında yer alan güvenlik sistemi, sürücüyü bisikletlilerin mevcudiyeti konusunda uyarırken, şehir içinde fren fonksiyonlu çarpışma ve yaya uyarı sistemini de içeriyor. Ayrıca 70 ila 210 km / s arasında çalışan aktif şerit dönüşlerine sahip Şeritten Ayrılma Uyarısı, Şerit Değiştirme Uyarısı, Arka Çarpışma Uyarısı ve Çapraz Trafik Uyarısı özelliklerine sahip Sürüş Asistanı, Yeni BMW 1 Serisinde standart olarak sunuluyor.

Geri Gidiş Asistanı da Standart Donanımda.

Yeni BMW 1 Serisi’nde Park Mesafe Kontrolü (PDC), geri görüş kamerası ve yola paralel alanlara otomatik olarak park edilmesini ve paralel park yerlerinden otomatik manevra yapılarak çıkılmasını sağlayan Park Asistanı da standart donanım kapsamında yer alacak. Ayrıca ilk kez Yeni BMW 3 Serisi’nde tanıtılan ‘Geri Gidiş Asistanı’ da Yeni BMW 1 Serisi’ndestandart olarak sunulacak. Direksiyon hareketlerini kaydeden geri gidiş asistanı, daha sonra aracı 50 metre boyunca sürücünün müdahalesine gerek duymadan sıkışık ya da karmaşık alanlardan kolaylıkla çıkarabiliyor.

Tamamen Elektrikli MINI Yola Çıkıyor

11/07/2019 Kategori : Otomotiv

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI%100 elektrikli ilk seri üretim modeli MINI Cooper SE, diğer adıyla MINI ELECTRIC’i, gün ışığına çıkardı. Uzun süren Ar-Ge çalışmaları neticesinde üretime hazır hale gelen yeni MINI ELECTRIC, 184 beygir gücündeki motoru ve 270 km’ye ulaşan menziliyle dikkat çekiyor. Genlerindeki karakteristik MINI özelliklerini oluşturan keyifli sürüş, etkileyici tasarım ve premium kalite anlayışını koruyan MINI ELECTRIC, markanın ilk yüzde yüz elektrikli seri üretim modeli olma özelliğini taşıyor. Elektrik motoru ürettiği 184 beygirlik gücü ön tekerleklere aktırırken, MINI’nin kendi geliştirdiği sürüş dinamikleri sayesinde MINI ELECTRIC benzersiz bir kullanım keyfi vadediyor. MINI’ye özgü go-kart hissini koruyan ve benzersiz bir esneklik sunan MINI ELECTRIC, özel olarak geliştirilen lityum-iyon bataryaları ile tam şarjda 235 ila 270 km arasında değişen bir menzil sunabiliyor.

3.9 saniyede 60 km/s hıza çıkıyor

MINI ELECTRIC, 0-60 km/s hızlanmasını 3.9 saniyede gerçekleştirirken, 0-100 km/s hızlanmasını da 7.3 saniyede tamamlıyor ve elektronik olarak sınırlandırılan 150 km/s’lik son hıza ulaşabiliyor. Güncel MINI 3 Kapı modeli üzerinde geliştirilen MINI ELECTRIC, Alman üreticinin şehir içi ulaşım konusunda öncülük ettiği konsept elektromobilite çağına en uygun şekilde ayak uydurarak, öncü rolünü korumaya devam ediyor. Tamamen elektrikli ilk premium küçük otomobil olarak yollarla buluşmaya hazırlanan MINI ELECTRIC, 50 kW’lık hızlı şarj sayesinde 32.6 kWh kapasiteli pillerinin yüzde 80’ini sadece 35 dakikada doldurabiliyor.

Özel kokpit tasarımı

MINI ELECTRIC, iç mekanda sunduğu 5.5 inçlik renkli ekrana sahip gösterge paneli ile de standart MINI modellerinden ayrılıyor. Dört farklı sürüş modu bulunan MINI Cooper SE’nin, bu modlara göre değişken tema ve renklere bürünebilen renkli ekranından otomobille ilgili diğer sürüş bilgilerine de erişilebiliyor. Bataryaların da etkisiyle MINI Cooper S 3 Kapı’ya göre sadece 145 kg daha ağır olan MINI Cooper SE’nin 211 litrelik bagajı koltukların yatırılmasıyla birlikte 731 litreye kadar çıkıyor. Yüksek voltajlı batarya paketinin otomobilin zeminine yerleştirilmesi sayesinde MINI Cooper SE’nin bagaj kapasitesinde herhangi bir değişiklik bulunmuyor.

Otonom Araç İstanbul’da Yola Çıkıyor

10/07/2019 Kategori : Otomotiv

Dünyada büyük bir dönüşümün habercisi olan ve farklı ülkelerde test sürüşlerine başlanan gelişmiş özelliklere sahip otonom araçlar, Türkiye’de de atılan mühendislik adımları sayesinde test edilecek noktaya ulaştı. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye mühendislerinin son yıllardaki çalışmaları sonucunda otonom teknolojisi geliştirilen hibrit özellikli ilk sürücüsüz araç, İstanbul’da test sürüşlerine başlamaya hazır hale geldi

Otomobillerde sürücü kavramının, 2030 yılından itibaren piyasaya sunulacağı öngörülen otonom özellikli araçlarla birlikte, tarihe karışması bekleniyor. Tüm dünyayı etkileyecek olan bu köklü değişimin ve dönüşümün ilk mühendislik adımları Türkiye’de de atılmaya başlandı. Dünyanın en büyük otomotiv mühendislik firması olan AVL’nin İstanbul’daki merkezi AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye mühendislerinin mühendislik çalışmaları sonucunda otonom teknolojisi geliştirilen hibrit özellikli ilk sürücüsüz araç İstanbul’da test sürüşüne hazır hale geldi. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, otonom teknolojileri geliştirilen sürücüsüz aracın testlerine başladıklarını belirterek aracın sahip olduğu gelişmiş otonom özellikler hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Kontrol yapay zekayda

Akıllı algoritmaları, fonksiyonları ve diğer otonom sistemleri geliştirilen aracın gelişmiş özelliklere sahip olduğunu ve kullanıcıların müdahalesi olmadan birçok işlevi yerine getirebildiğini ifade eden Dr. Serkan İmpram, şöyle konuştu: “İstanbul’daki Ar-Ge merkezlerimizde Türk mühendislerimiz tarafından otonom sistemleri geliştirilen araç, hibrit-elektrikli bir model. Bununla birlikte, geliştirdiğimiz sistem pek çok farklı araç türüne de uygulanabilecek özellikte ve seviyede. Uluslararası güvenlik standartlarına göre geliştirdiğimiz otonom araç, ilk olarak L2 seviyesinde testlere başlayacak. Araçla herhangi bir kullanıcı müdahalesi olmadan otoyolda sürüş yapılabilecek. Direksiyon, hızlanma ve yavaşlama kontrolü araç üzerine yüklediğimiz akıllı algoritmalar sayesinde araç tarafından yönetilecek. Aynı zamanda otobanda seyir halindeyken kendi kendine virajlı yollarda dahi şeridini koruyabilecek.”

Araç trafik kurallarına uyumlu

Otonom teknolojileri geliştirilen aracın trafik kurallarına göre kendi hızına kendisinin karar vereceğini belirten Serkan İmpram, “Kullanıcı müdahale etmeden araç trafik kurallarına uyacak. Hız sınırına uygun şekilde şeridini koruyacak ve önüne çıkacak araçların hızına göre kendi hızını güvenli bir mesafeden takip edecek şekilde ayarlayabilecek. Gerektiğinde şerit değiştirme, herhangi bir problem olduğunda aracı güvenli şekilde kenara çekmek gibi daha ileri gelişmiş fonksiyonlar eklenerek kontrol yapay zekaya bırakılacak. Eklenecek yeni özelliklerle tüm kararlar, geliştirilen otonom fonksiyonlarca alınıp uygulanabilmesi sağlanacak ve her koşulda güvenli bir şekilde çalışan tam otomatik bir sürüş mümkün hale gelecek.” açıklamasında bulundu.

10.000’inci P Zero, Ferrari XX için İzmit’ten çıktı

09/07/2019 Kategori : Otomotiv

Dünyanın en seçkin pilotlar kulübü Pirelli lastiklerini kullanıyor. Nürburgring’de düzenlenen Ferrari Racing Days etkinlikleri için bugüne dek sağlanan lastik sayısında bir dönüm noktasına ulaşılırken yeni bir orta lastik de ilk kez tanıtıldı.Formula 1 için sunulan P Zero versiyonları ile pek çok ortak özelliğe sahip olan bu yeni lastikler, XX programındaki lastiklerin en ileri Pirelli motor sporları teknolojisinden nasıl doğrudan türetildiğini vurguluyor.

Almanya’da Nürburgring pistinin padokunda düzenlenen en son Ferrari Racing Days etkinliğinde çok özel bir lastik sergilendi: Ferrari’nin XX programı için yaratılan 10.000’inci Pirelli P Zero. FXX, FXX EVO, 599XX, 599XX EVO ve FXX K (en yeni Evo versiyonuyla), yol modellerinden türetilen ve pistte kullanım için geliştirilen dünyanın en seçkin otomobilleri arasında yer alıyor. Halihazırda inanılmaz hızlı ve çevik olan araçlar, Maranello’daki mühendislerin pist yarışları için yaptığı modifikasyonlarla daha da uç otomobillere dönüşüyor. Örneğin, FXX-K Evo zaten 1000 hp beygir gücünü aşıyor. Pirelli, bu denli güçlü otomobillerin her modeli için özel olarak tasarlanmış lastikler geliştirdi. Pirelli’nin XX programının tek tedarikçisi olduğu yıldan, yani 2011’den bugüne dek Almanya’ya getirilen bu özel lastiklerin sayısı ise 10.000’e ulaştı.

F1 Lastikleri gibi geliştirildi

XX programındaki ilk otomobil olan FXX’ten en yeni FXX-K Evo’ya kadar geliştirme metodolojisi ciddi anlamda değişti. Başlangıçta, Ferrari Challenge tek model serisi için yaratılan P Zero lastiklerin daha ekstrem FXX lastikleri için çıkış noktası olarak kullanıldığı, daha geleneksel bir geliştirme süreci söz konusuydu. Günümüzün en yeni otomobilleri için geliştirme süreci ise P Zero Formula 1 lastiklerinin üretiminde kullanılan metodolojiyi yansıtıyor. Pirelli mühendisleri, pist testlerinin yanı sıra Scuderia Ferrari’nin en üst düzey motor sporlarında kullanılan simülatöründen elde edilen verilerinden de yararlanabiliyor.
FXX K için geliştirilen lastiği temel alan Pirelli mühendisleri, altı aydan kısa bir sürede en yeni Evo aerodinamik paketinin (maksimum hızda 800 kilogramdan fazla) ürettiği muazzam dikey yükün üstesinden gelebilen bir lastik yaratmayı başardılar. Bu en son geliştirmenin kalbinde Evo’nun arka kanadı maksimum yere basma kuvveti üretirken bile daha düzgün bir yolla temas alanına sahip yeni P Zero arka lastikler yer aldı. Böylece, pilotun deneyimi ne düzeyde olursa olsun daha dengeli aşınma ve daha şeffaf erime açısından mükemmel denge sağlanıyor ve daha öngörülebilir kullanıma ve daha fazla güvenliğe katkıda bulunuluyor. XX programındaki lastikler, dünyanın her yanındaki farklı pistlerde değişken asfalt ve çoğu zaman öngörülemeyen hava koşullarında benzer performans seviyelerini sağlama açısından çok geniş bir çalışma aralığı sunabiliyor. ÖrneğinŞubat ayında Bahreyn’in kumlu koşullarında başlayan 2019 programı, Ekim ayının sonunda İtalya’daki inişli çıkışlı Mugello pistinde sona erecek.

Ford Puma, Crossover olarak geri döndü

03/04/2019 Kategori : Otomotiv
Ford, otomobil severlerin artan ilgisine paralel olarak SUV ve SUV karakterini yansıtan crossover modelleriyle ürün gamını güçlendirmeye devam ediyor. Bu çerçevede Ford SUV dünyasına yeni eklenecek Ford Puma’nın ilk görüntülerini yayınladı. Müşteri geri bildirimleri doğrultusunda geliştirilen yenilikçi bagaj çözümü sınıfının en kullanışlı ve büyük bagajını beraberinde getiriyor. Ford Puma, gelişmiş Ford EcoBoost Hybrid 48 Volt teknolojisi ile üstün yakıt verimliliği ve performans sunuyor.

Ford, Ford Puma’nın ilk görüntülerini yayınladı. SUV esintileri taşıyan kompakt crossover; heyecan uyandıran çekici dış tasarım, sınıfının en büyük ve en kullanışlı bagajı ve 48 Volt güce sahip yarı hibrit güç ve aktarma organı teknolojisini bir arada sunuyor.

Ford Puma bu yılın sonunda satışa sunulacak ve 2008 yılından bu yana 1,5 milyar Euro yatırım yapılan Ford’un Romanya’da bulunan Craiova Fabrikası’nda üretilecek.

Ford Avrupa Başkanı Stuart Rowley yaptığı değerlendirmede: “Yenilikçi mühendisliği ve baştan çıkaran çekici tasarımıyla Puma’nın Avrupa kompakt otomobil sınıfında ses getireceğini düşünüyoruz. Eğer bulunduğunuz ortamda bakışları üzerine toplayacak çarpıcı bir otomobil istiyorsanız, onu buldunuz demektir” dedi ve ekledi. “Otomobil severlere arzu ettikleri fonksiyonelliği son derece çekici bir görünümle sunmak için tüm imkânları kullandık. Bu sahip olabilecekleri en güzel ve en kullanışlı otomobil.”

Ford Puma’nın ilk görüntüleri tasarımla ilgili önemli ipuçlarını bünyesinde barındırıyor. Kendine özgü yüksek konumlandırılan farlar hemen dikkat çekiyor. Atletik, kaslı ve aerodinamik çizgiler kompakt crossover segmentine has ve sürüş güvenliği duygusunu arttıran yüksek mimariyi korurken 456 litre ile sınıfının en iyi bagaj hacmi günlük kullanım kolaylığını destekliyor.

Yeni Ford Puma müşterilerle yapılan kapsamlı görüşlerden elde edilen geri bildirim doğrultusunda şekillendirildi. Kullanıcı beklentilerini karşılamak üzere uygulanan tasarım çözümlerinden biri yenilikçi bagaj bölümü. Ford Puma’nın bagajı iki adet golf çantasını dikey olarak alabiliyor ve böylece çok yönlü bir kullanım sunuyor.

Ford EcoBoost Hybrid teknolojisi yüksek yakıt verimliliği ile performansı bir arada sunarken 155 PS güç, performans beklentilerini karşılıyor. Kayış ile tahrik edilen entegre bir marş motoru/jeneratör genellikle frenleme sırasında kaybedilen enerjinin geri kazanılmasını ve depolanmasını sağlar. Bu enerji 48 Volt’luk hava soğutmalı lityum-ion bataryanın şarj edilmesinde kullanılıyor.

Entegre marş motoru / jeneratör aynı zamanda fren anında depolanan elektrik enerjisini kullanarak düşük sürtünmeli, üç silindirli 1,0 litrelik EcoBoost benzinli motoru ilave tork üretimi ile destekliyor. Böylece sistemin toplam tork üretimi arttırılırken benzinli motor daha az güç gereksinimi duyuyor ve yüksek çekiş gücü sunarken yakıt tasarrufu sağlıyor.

Puma, Ford’un Avrupa’daki Fiesta Active, Focus Active, EcoSport, Kuga, Edge ve Yeni Explorer Plug-In Hybrid de dahil olmak üzere genişleyen SUV ve crossover ürün gamını tamamlıyor.

Avrupa’da satılan her beş Ford modelinden birini SUV’ler oluştururken SUV satışları 2018 yılında yüzde 19 arttı.

* Beklenen CO2 salım değeri 124g/km, yakıt verimliliği 5.4 l/100 km

1 2 3 31
Yukarı Git