Category archive

Otomotiv

İşte Yeni Egea!

27/10/2020 Kategori : Otomotiv

Egea Ailesi Yenileniyor, Dördüncü Gövde “Cross” ile Çıtayı Yükseltiyor!

2020’nin Lideri Fiat’tan Beklenen Crossover!

Tofaş’ın 1 milyar dolarlık yatırım yaparak, 2015 yılında seri üretime geçirdiği ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine Tipo ismiyle ihraç ettiği Egea model ailesi, 225 milyon dolarlık yatırımla yenilendi. Yenilenmeyle birlikte Sedan, Hatchback ve Station Wagon gövde seçeneklerine ek olarak model yelpazesine aileyi Crossover sınıfında temsil etmeye hazırlanan “Egea Cross” eklendi. Yeni Fiat Egea Cross, duyguları harekete geçiren tasarımı ve dinamik yapısıyla hem gençlere hem de ailelere hitap ediyor. Ülkemizde satışa sunulmasından bu yana geçen 5 senede “Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobili” unvanını koruyan Egea model ailesi, yatırım kapsamında tasarım ve teknolojik anlamda yenilenirken, sınıfının en iyi güvenlik özellikleri, multimedya  sistemi ve yeni motor seçenekleriyle de ön plana çıkıyor.  Egea Model Ailesi, Tipo adıyla satıldığı İtalya ve Avrupa’da sınıfının en çok beğenilen modellerden biri haline geldi. Aile yollara çıkmaya başladığı ilk günden bu yana Türkiye pazarında toplam 240 bin adetlik satış performansına ulaştı.

Tofaş’ın ürün geliştirme sürecine liderlik ederek, toplamda 1.2 milyar doları aşan yatırımla hayata geçirdiği; Avrupa pazarlarında Tipo ismiyle satışa sunulan Egea model ailesi yenilendi. Son 5 yıldır ülkemizin en çok tercih edilen modeli unvanını bırakmayan lider Fiat Egea ailesinin tasarımı daha çekici ve dinamik bir görünüme kavuşurken, araç en ileri teknolojik çözümlerle yenileniyor. Yeni Fiat Egea model ailesine aynı zamanda yüksek performanslı ve çevre dostu motorlar da ekleniyor. Egea model ailesi kapsamlı bir şekilde yenilenirken, aileye katılan “Cross” ile rekabet gücüne güç katmaya hazırlanıyor.  

İşte yeni Egea!

Tamamen yenilenen Egea Ailesi’nde ilk olarak yeniden yorumlanan ön ızgara dikkat çekiyor. Izgarada yer alan diğer önemli yeniliği ise yeni logo oluşturuyor. Fiat yazısından tasarlanan bu  logo yenilikçi yaklaşıma işaret ediyor. Yeni Egea model ailesi aynı zamanda, kısa süre önce pazara sunulan Yeni Fiat 500’den sonra bu logoyu taşıyan ilk Fiat modeli olmasıyla da dikkat çekiyor. Fiat Egea model ailesinin farları yeniden tasarlanırken, tüm gövde seçeneklerinde, hem ön hem de arkada kullanılan LED teknolojisi otomobile daha modern bir görünüm kazandırmakla kalmıyor, aktif ve pasif güvenliği de artırıyor. Önde Full LED far teknolojisi gelişmiş görünürlük ile sürüş güvenliğine katkı sağlarken, aynı zamanda otomobilin enerji tüketimini, dolayısıyla CO2 emisyonlarını azaltıyor. Krom detaylarla zenginleşen ön tamponun alt bölümü de yeni bir görünüm sergiliyor. Aracın yenilenen tasarımı daha modern bir görünümlü ve elmas kesimli yeni 16 ve 17 inç alaşım jantlarla destekleniyor.

Fiat Egea model ailesinin iç mekanı da baştan aşağı yenileniyor. Daha önce kullanılan göstergenin yerini tamamen yenilenen 7 inçlik dijital gösterge paneli alıyor. Son derece gelişmiş sistem sürücüsünün hayatını kolaylaştırıyor. Kullanıcı bu sayede yolculuğu, multimedya özelliklerini ve araca bağlı akıllı telefonunu kontrol altında tutuyor. Yeni dijital gösterge, 10.25 inç dokunmatik ekrana sahip tamamen yeni UConnect 5 multimedya sistemi ile kombine ediliyor. Bu sistem, FCA Grubu’nda ilk kez yeni Fiat 500’ün ardından şimdi de yeni Egea model ailesinde yerini alıyor. Yeni Fiat Egea modellerinde direksiyon da daha şık ve daha sportif tasarımıyla ve tamamen yenilenmiş olarak dikkat çekiyor. Daha kompakt bir boyuta sahip olan direksiyon daha ergonomik olacak şekilde tasarlanırken 7 inçlik dijital gösterge panelinin daha iyi görünmesini sağlıyor. Yeniden tasarlanan klima kumandaları, krom ve siyah detaylarla zenginleştirilen orta konsol da yeni tasarımıyla ön plana çıkıyor. Yeni Fiat Egea model ailesi, Okyanus Mavisi ve Paprika Turuncusu isimli iki yeni renk seçeneğiyle de zenginleştiriliyor.

Türkiye’nin Tercihi Egea’ya dördüncü gövde: Egea Cross

Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen binek otomobili Egea, sedan, hatchback ve station wagondan oluşan üç gövde tipine ek olarak yeni Egea Cross ile genişliyor. Fiat Chrysler Automobiles’ın (FCA) önemli stratejik üretim merkezinden biri olan ve WCM – World Class Manufacturing (Dünya Klasında Üretim) programı kapsamındaki denetimlerde Altın seviyeye ulaşan Tofaş Fabrikası’nda üretilen Fiat Egea ailesinin yeni üyesi Egea Cross tamamen yeni bir hedef kitleye yönelik bir crossover olarak ön plana çıkıyor. Yeni Egea Cross duyguları harekete geçiren, heyecan uyandıran ve dinamik bir otomobili deneyimlemek isteyenlerin tercihi olmaya hazırlanıyor.

Egea Cross, güçlü ve cesur hatları, farların altına kadar uzanan yeni ızgara tasarımı ile gerçek bir crossover modelde olması gerektiği gibi çok daha geniş ve çok daha heybetli görünüyor. Yeni süspansiyonun yapısı, yeni jant ve lastik ölçüleriyle Egea Cross’un yerden yüksekliği, diğer gövde seçeneklerine göre 4 cm artıyor. Fiat Egea Cross, güçlü görünümünü perçinleyen daha büyük lastiklerle donatılmasıyla da farkını ortaya koyuyor. Egea Cross’un gövde mimarisi daha yüksek bir sürüş pozisyonu sunuyor ve otomobile inme ve binmeyi kolaylaştırıyor. Yeni Egea Cross, “crossover” detaylarının da etkisiyle Hatchback’ten 7 cm daha yüksek olmasıyla öne çıkıyor. Otomobilin özel crossover detayları çamurlukların etrafındaki gövde kaplamaları ile başlayarak yanlarda ve ön tarafta devam ediyor. Cross için özel tasarlanan kaslı ön ve arka tampon, yan marşpiyeler ve Cross gövde tipine özel tavan rayları da güçlü ve gösterişli görünümü beraberinde getiriyor. 

Sınıfının En İyi Güvenlik ve Teknoloji Özellikleri

Egea Model Ailesi’nde yenilenen tasarımının haricinde; teknoloji açısından da kapsamlı bir yenilenme yapıldı. En güncel Sürüş Destek Sistemleri (ADAS) ile donatılan Egea Ailesi, kompakt sınıfın yine en güçlü modeli olacak.  

• ‘Trafik İşareti Tanıma Sistemi’, sürüş esnasında maksimum hız limitlerini belirliyor.

• ‘Akıllı Hız Asistanı’, sürücüye hız sınırına uymasını öneriyor. 

• ‘Şerit Takip Sistemi’, yol çizgilerini algılayarak otomobili şeritte tutuyor.

• ‘Sürücü Yorgunluk Uyarı Sistemi’, sensörler yardımıyla sürücünün yolculuğa devam edemeyecek kadar yorgun olduğunu algılayarak mola önerisinde bulunuyor.

• ‘Adaptif Uzun Far’, karşıdaki aracın farlarını algılayıp Egea’nın uzun farlarını otomatik olarak açarak görüşü ve buna bağlı olarak sürüş güvenliğini arttırıyor.

• ‘Kör Nokta Uyarı Sistemi’, ultrasonik sensörler yardımıyla aracın kör noktasında bir engel olup olmadığını algılıyor ve ilgili tarafın yan aynasındaki küçük bir turuncu üçgen ile sürücüyü uyarıyor. 

• Ön park sensörleri, Anahtarsız giriş/çalıştırma ve kablosuz akıllı telefon şarj gibi özellikler hayatı kolaylaştırıyor. 

Yenilenen ve genişleyen Egea model ailesi, multimedya konusunda da yenilikçi bir çözümle modern teknolojik imkanları kullanıma sunuyor. Yeni Egea modelleri, FCA’nın ilk kez yeni 500 ile kullanıma sunduğu gelişmiş bağlanabilirlik çözümlerine ve 10.25 inç dokunmatik ekrana sahip beşinci nesil UConnect 5 multimedya sistemi ile donatılan grubun ikinci otomobili olarak öne çıkıyor. Müşterilere basit ve kullanışlı bir kullanıcı deneyimi sunma fikriyle hareket eden FCA, sezgisel ve kişiselleştirilebilir Android Auto işletim sistemini kullanıyor. Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteğine sahip olan Uconnect 5, CarPlay’in özelliklerini, kişileştirilebilir profillerle dokunmatik ekranda kablosuz olarak kullanma ve 5 adede kadar konfigürasyonu saklama olanağı sunuyor. Yeni Egea’nın yeni multimedya sistemi aynı anda iki telefonu Bluetooth üzerinden bağlama olanağı sunuyor. Kullanıcı, böylece iki farklı cep telefonunu eş zamanlı olarak kullanabiliyor ve gelen ve giden çağrıları, o sırada bağlı olmayan telefondaki bir çağrıyı cevaplamak için bir bağlantıdan diğerine geçiş yapmadan aynı anda yönetebiliyor. Ayrıca, arka koltuklar için sunulan USB soketi özellikle uzun yolculuklarda ailelerin hayatını kolaylaştırabiliyor. Böylece tablet gibi mobil cihazlar arka koltukta şarj edilebiliyor ve kullanılabiliyor.

Yeni, Daha Verimli ve Çevre Dostu Motorlar

Yeni Egea, 2021 yılında yollara baştan aşağı yenilenen motor ailesiyle çıkacak. İlk olarak yeni Egea, yepyeni 100 HP gücünde 1.0 litrelik GSE T3 motorla donatılacak. Yeni üç silindirli motor mevcut 1.4 litrelik motordan farklı olarak 1500 d/d’den itibaren 190 Nm gibi yüksek bir torku kullanıma sunuyor. FireFly Turbo motor ailesinin bir parçası olan 1.0 GSE T3, düşük tüketim ve emisyon değerlerini üstün performansla birleştiriyor. Yeni motor; düşük devirde kullanıma sunduğu yüksek çekiş gücüyle son derece akıcı ve keyifli bir sürüş ve düşük ses seviyesiyle üstün sürüş konforu sunuyor. Motorun CO2 emisyonu 121 gr/km (WLTP normuna göre) değerine kadar düşüyor. Euro 6D final uyumlu Multijet dizel motorlar, 1.3 litre 95 HP ve 1.6 litre 130 HP (daha önce 120 HP) olmak üzere iki farklı güç seçeneği sunuyor. İyileştirilen performans ve 110 gr/km’den (WLTP normuna göre) başlayan CO2 emisyon değerleriyle yeni dizel motor ailesi yüksek verimlilik seviyesiyle öne çıkıyor.

Suzuki’nin Hibrit Atağı Swift’le Başladı!

26/10/2020 Kategori : Otomotiv

Türkiye’nin En Donanımlı Hibrit Otomobili Swift Hibrit, %20’yi Aşan Yakıt Tasarrufuyla Türkiye’de!

Suzuki, ürün ailesinin en sevilen modellerinden Swift’in hibrit versiyonunu Türkiye’de satışa sundu. Suzuki Swift Hibrit, sahip olduğu Suzuki Akıllı Hibrit Teknolojisi ile de hibrit otomobiller dünyasında en önde konumlanıyor. Bu kapsamda içten yanmalı motora destek olmak ve emisyonu azaltmak için kullanılan entegre marş alternatörü (ISG), marş anında, kalkış esnasında ve torka ihtiyaç olduğu zaman devreye alınıyor. Böylelikle benzinli Swift’e oranla Swift Hibrit, şehir içi kullanımlarında %20’yi aşan yakıt tasarrufu sağlarken; egzoz atıklarının azalması ve plug-in teknolojisine göre daha uygun fiyatlı olması avantajlarını beraberinde getiriyor. Swift Hibrit; GL Techno ve GLX Premium donanım seviyeleriyle ülkemizde satışa sunulurken; LED farlar ve LED stop lamba grubu, 16 inç alaşım jantlar, 9 inç dokunmatik multimedya sistemi ve navigasyon, LCD yol bilgi ekranı, anahtarsız çalıştırma sistemi ve çift renk seçenekleri gibi öne çıkan özellikleriyle dikkatleri topluyor. Üçüncü nesil Swift’in 2020 model yılı için yenilenmesi kapsamında devreye alınan 12V’lik Suzuki Hibrit, zenginleşen donanım seviyeleri, üstün güvenlik fonksiyonları, teknolojik özellikleri ve 216 bin 900 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarıyla Türkiye’nin en donanımlı hibrit otomobili olarak öne çıkıyor.

Suzuki, en sevilen modeli Swift’in hibrit versiyonu ile Türkiye’deki hibrit otomobil modelleri arasında fark yaratmayı hedefliyor. 2017 yılında yollara çıkan ve günümüze değin 119 ülkede 745 bin adedin üzerinde satılan üçüncü nesil Swift’in, 2020 model yılı yenilenmesi kapsamında devreye alınan versiyonu Swift Hibrit, ülkemizde de satışa sunulmaya başlandı. Suzuki Swift Hibrit, en güncel haliyle sürücüye evrim ve inovasyon yoluyla tamamen yeni bir deneyim yaşatmayı hedefleyerek otomobil dünyasının gelmiş olduğu en son noktayı temsil ediyor. Sınıfının en ileri teknolojisi ve üstün donanım özelliklerine sahip olan Swift Hibrit; 1.2 litre hacmindeki K12D Dualjet motoru ve 12V gücündeki bataryası, GL Techno ve GLX Premium donanım seviyeleri, ileri seviye güvenlik özellikleri ve 216 bin 900 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarıyla Türkiye’nin en donanımlı hibrit otomobili olmasıyla öne çıkıyor.

Suzuki Swift’in akıllı hibrit teknolojisi!

Swift Hibrit; plug-in hibrit teknolojisine göre birçok avantajı bulunan ve mild hibrit olarak bilinen Suzuki Akıllı Hibrit Teknolojisi (SHVS) ile donatılıyor. Plug-in hibrit otomobillerde yer alan büyük batarya grubu ve elektrik motoru, Suzuki Swift Hibrit’te yerini; içten yanmalı motoru destekleyen bir entegre marş alternatörü (ISG) ile fiş şarjına gerek duymayan 12 Volt’luk lityum iyon bataryaya bırakıyor. Enerji geri kazanım verimliliğini artırmak için kapasitesi 3Ah’den 10Ah’ye yükseltilen yeni lityum-iyon batarya ve kendi kendini şarj eden hibrit sistem, yakıt verimliliğini daha da artıyor. Sistem, araç üzerindeki entegre marş alternatörü olarak görev yapan ISG ünitesi aracılığıyla marş anında, kalkış esnasında ve torka ihtiyaç olduğu zaman devreye giriyor. ISG hem bir jeneratör hem de marş motoru görevi görüyor ve kayışla motora bağlanıyor. İlk hareket ve hızlanma esnasında motora destek veren ISG, aynı zamanda fren anında oluşan mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürüyor. Frenleme sırasında oluşan enerji 12 Volt’luk bataryada depolanıyor. ISG ünitesi, ürettiği 50 Nm tork değeriyle Dualjet motora destek oluyor, 2,3 kW güç üretiyor ve sistemin bileşenleri, aracın toplam ağırlığına sadece 6,2 kg ekliyor.

Swift Hibrit’in kaputunun altında ise daha fazla yakıt ekonomisi ve daha düşük CO2 emisyon değerleri sunan dört silindirli 1,2 litrelik K12D Dualjet motor yer alıyor. 83 PS güç üreten motor, kombine edildiği CVT şanzıman sayesinde henüz 2.800 d/d’da 107 Nm torku kullanıma sunuyor. CVT şanzıman, sürüş koşullarına bağlı olarak vites oranını sürekli ve kademesiz olarak düşük hızdan yüksek hız aralığına sarsıntısızca değiştirebiliyor. Motorda yeni bir çift enjeksiyon sistemi, değişken valf zamanlaması (VVT), değişken yağ pompası ve elektrikli piston soğutma jetleri gibi yenilikçi çözümler yer alıyor. Etkili performansı ve yüksek gaz tepkilerine karşın K12D Dualjet motor; NEDC normuna göre sadece 94 gr/km CO2 emisyon değeri ve şehir içinde 100 kilometrede ortalama 4,1litre karma yakıt tüketimi değerine imza atarak, muadillerine kıyasla yüzde 20 yakıt tasarrufu sağlıyor. Swift Hibrit; 12,2 saniyede 100 kilometre hızlanma değerine ulaşıyor.

Güçlü tasarım, sportif yapı

3845 mm uzunluğu ile özgün boyutlar ortaya koyan Swift Hibrit, alçak ve geniş tasarımı, yuvarlak hatları ve sportif kompakt model yapısıyla dikkatleri üzerine topluyor. 2020 yılı için yenilenen model, aynı zamanda Swift’in güçlü omuz çizgisi, dikey konumlu ön ve arka stop lamba tasarımı gibi karakteristik öğelerini de koruyor. Modern LED farlar, yenilenen ön petek ve çamurluk aracın sportifliğini artırırken, alçaltılmış yükseklik ise sürüş keyfini maksimuma çıkarıyor. Suzuki Swift Hibrit, yeni nesil şasi platformu HEARTECT sayesinde sadece 935 kg boş ağırlığa sahip olurken sağlamlık, yüksek direnç, daha iyi performans ve düşük yakıt tüketimi gibi avantajları da beraberinde sunuyor. Ayrıca sürüş dengesini sağlayan MacPherson tipi ön ve burulma kirişli arka süspansiyon, doğrudan tepkili direksiyon sistemi ve rakiplerine göre avantaj sağlayan 4,8 metrelik minimum dönüş yarıçapı araç denge ve konforunu artırıyor. Ayrıca Swift Hibrit’te alternatifli çift renklerin bulunduğu geniş bir renk yelpazesi sunuluyor. GLX donanım seviyesinde sunulacak olan çift renkler kapsamında; siyah tavanlı Metalik Ateş Kırmızısı ve siyah tavanlı Metalik Yarış Mavisi seçenekleriyle birlikte siyah tavanlı Metalik Turuncu ve gümüş tavanlı Metalik Sarı renkleri yer alıyor. Swift Hibrit’in dış tasarım şıklığını 16 inç alaşım jantlar tamamlıyor.

Zengin donanım seçenekleri

Swift Hibrit, iç mekanında kullanıcılarını oldukça konforlu yapısı ve teknolojiyi eğlenceyle buluşturan kokpitiyle karşılıyor. Şık kokpitte yuvarlak hatlar ön plana çıkarken, D şeklindeki sürüş keyfini artıran direksiyon, kol bölmesinde vitesi manuel olarak değiştirebilen kulakçıklarla birlikte yer alıyor. Her iki donanım seviyesinde de yer alan LCD yol bilgi ekranında ortalama yakıt tüketimi, ortalama hız, sürüş G-kuvveti, arka park sensörü ve hızlanma-fren işlevi gibi fonksiyonlar izlenebiliyor. Swift Hibrit’in eğlenceli yüksek çözünürlüklü 9 inç dokunmatik multimedya sistemi ve navigasyon,  akıllı telefon bağlantısı, Bluetooth, USB girişi, radyo ve direksiyon kontrolü gibi fonksiyonları bünyesinde barındırıyor. Swift Hibrit’in GL Techno donanım seviyesinde LCD yol bilgi ekranı, otomatik farlar ve yükseklik ayarı, 9 inç dokunmatik multimedya ekranı ve navigasyon, 16 inç alaşım jantlar ve LED farlar ve LED stop lamba grubu standart olarak yer alıyor. GLX Premium donanım seviyesinde ise ek olarak anahtarsız çalıştırma sistemi,  otomatik klima, direksiyondan vites değişimi, 16 inç parlak alaşım jantlar, ile otomatik katlanabilir yan aynalar standart olarak sunuluyor.

İleri güvenlik teknolojileri

Swift Hibrit, bünyesinde kullanıcı ve yolcuların ihtiyaç duyabileceği tüm güvenlik unsurlarını barındırıyor. Adaptif Hız Sabitleme (ACC) sistemi, sürüşü daha akıcı ve daha rahatlatıcı hale getirmek için hız sabitleme sistemiyle radarı bir arada kullanıyor. Sistem, öndeki araca olan mesafeyi ölçmek için radarı kullanıyor ve mesafesini korumak için hızını otomatik olarak ayarlıyor. Swift Hibrit’in hem alt hem üst versiyonunda; Çift Sensörlü Fren Destek Sistemi (DSBS), Şerit Takip Sistemi (LDWS), şerit değiştirme uyarısı, yalpalama uyarısı, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi (RCTA), Trafik İşareti Tanıma Sistemi (TSR), Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSM), Adaptif Hız Sabitleme (ACC) ve Uzun Far Asistanı (HBA) standart olarak sunuluyor.

F1 Pilotları Räikkönen ve Giovinazzi Yeni Alfa Romeo Giulia GTA’yı Test Etti!

22/10/2020 Kategori : Otomotiv

Alfa Romeo, sınırlı sayıda ürettiği spor modelleri Giulia GTA ve GTAm üzerinde gerçekleştirdiği aerodinamik iyileştirmeleri gerçek yol koşullarında gözler önüne serdi. Araçlara entegre edilen karbon bileşenleri ve araçların aerodinamik yapılarının test edildiği Balocco Test Pisti’ndeki çalışmalara Alfa Romeo Racing–Orlen takımının pilotları, Kimi Räikkönen ve Antonio Giovinazzi katıldı. Dünyaca ünlü pilotlar, çekilen özel video eşliğinde limitlerde testler yaparak gerçek yol koşullarında veri topladılar ve aerodinami ile yol tutuşu optimize etmek için mühendislerle yakın işbirliği içerisinde çalıştılar.

Alfa Romeo, efsane modeli Giulia Quadrifoglio temelleri üzerine inşa ettiği iki spor otomobili Giulia GTA ve GTAm versiyonlarını, aerodinamik çözümlerle daha da geliştiriyor. Her iki versiyona entegre edilen karbon bileşenleri ve araçların aerodinamiği konusunda mühendislik şirketi Sauber Engineering ile çalışan Alfa Romeo, yapılan optimizasyonları gerçek yol testleriyle sergiledi. 

33 yıl aradan sonra 2019’da F1 pistlerine “Alfa Romeo Racing–Orlen” takımıyla dönen Alfa Romeo, takım pilotları Kimi Räikkönen ve Antonio Giovinazzi’yi de iki yeni modelin yol test süreçlerine dahil etti. 1960’lardan bu yana tüm Alfa Romeo spor otomobillerinin geliştirilerek test edildiği İtalya’daki ünlü Balocco Test Pisti’ndeki çalışmalarda F1 pilotları, çekilen özel videolar eşliğinde limitlerde testler yaparak gerçek yol koşullarında veri topladı. Elde edilen veriler doğrultusunda tarihi Alfa Romeo yarış departmanı Autodelta’nın atölyesinde bilgi paylaşımı yapılarak araç ayarları yapıldı. Böylelikle her iki pilot da araçlar üzerindeki geliştirmeleri yakından inceleme fırsatı buldular. 

F1 bilgi birikimi ve deneyimi GTA projesinde!

Balocco’da bulunan “Alfa Romeo Pisti” olarak da bilinen tarihi pistte, dünya şampiyonu Räikkönen ve genç İtalyan pilot Giovinazzi, aerodinamiği ve yol tutuşu optimize etmek için mühendislerle yakın işbirliği içerisinde çalıştı. F1 pilotları, GTA ve GTAm’in ince ayarlarını tamamlamak adına araçlarda yapılan değişiklikleri analiz ettiler ve pist üzerinde izlenimlerini aktardılar. Bu kapsamda görüşlerini belirten genç İtalyan Pilot Antonio Giovinazzi, “karbon fiber gövde bileşenleri” ve final halinin stil 5 tipi Alfa Romeo tasarımını andıracağı prototip jantlarda uygulanan “kilitli merkezi bijon” gibi yeni teknik çözümlere dikkat çekti. Giovinazzi; “Araç üzerinde yapmış olduğumuz geliştirmeleri ve iyileştirmeleri gerçek yol şartlarında görebilmek güzel” ifadelerini kullandı. Kimi Räikkönen ise aerodinami mühendisleriyle birlikte yeni ön tampona entegre edilen ayarlanabilir eklenti ve yeni manuel ayarlı arka spoyler üzerinde çalışmalar gerçekleştirdi. Räikkönen ayrıca, bu yeni bileşenlerle gövde altı kaplamaların etkileşimiyle elde edilen genel dengeyi de inceledi. Elde edilen sonuçtan memnun kalan Fin pilot, “Tüm bu aerodinamik yapıyı günlük kullanım ile pist kullanımı arasında mükemmel bir karışım olarak görüyorum” şeklinde konuştu. 

Aerodinami ve yol tutuşu için yapılanlar

GTA ve GTAm için olan aerodinamik nitelikteki karbon bileşenleri konusunda Sauber Mühendislik şirketi ile çalışan Alfa Romeo; bu kapsamda yeni ön tampon, hava aspiratörü, yan etekler, GTA spoyleri ve GTAm hava çıkışı gibi parçaları Sauber’e ürettiriyor. Giulia GTAm’in aerodinamik performansı; manuel olarak ayarlanabilen ön eklenti ve arka spoyler sayesinde, sürücünün tercihlerine uygun olarak her türlü pist veya yol koşuluna uyarlanabiliyor. Rüzgar tünelindeki aerodinamik araştırmalar, sadece eklenti ve spoylerler ile sınırlı kalmıyor, aynı zamanda Giulia Quadrifoglio modelinde yapıldığı gibi tamamen gövde altını da kapsıyor. Ayrıca GTA ve GTAm için yol tutuşunu artıran ve böylece yüksek hızlarda daha stabil bir sürüş sağlayan özel bir hava aspiratöründen de yararlanılıyor. Giulia GTAm’de uygulanan yüksek yere basma kuvvetine sahip aerodinamik konfigürasyonun, GTA’nın yere basma kuvvetinden iki kat ve kendi sınıfında standartları belirleyen Giulia Quadrifoglio’dan 3 kat daha etkili olduğu testlerle ortaya koyuldu. 

Esin kaynağı 1965 model Giulia GTA!

Yarışçı kimliğiyle dikkat çeken Alfa Romeo Giulia GTA; teknik ve konsept olarak dünyanın dört bir yanındaki yarışlarda zaferler kazanan Giulia Sprint GT’den ve Autodelta tarafından geliştirilen 1965 model Giulia GTA’dan (Gran Turismo Alleggerita) ilham alıyor. Giulia Quadrifoglio’nun bir türevi olan ve sınırlı sayıda yeni Giulia GTA, Alfa Romeo’nun 540 HP güç üreten 2.9 V6 Bi-Turbo motorun daha da geliştirilmiş bir versiyonu ile donatılıyor. GTAm versiyonu ise 2,82 kg/HP’lik şaşırtıcı bir güç-ağırlık oranı sağlayan 100 kg’lık ağırlık azaltma tedbirlerinden yararlanıyor. 

Yarış dünyasına Sauber Engineering katkısı!

Alfa Romeo’nun karbon tasarımı ve aerodinami konularında bilgi birikimi ve deneyiminden yararlandığı Sauber Engineering şirketi, 27’si F1 olmak üzere motorsporlarında 50 yıllık bir deneyimle hizmet veriyor. İsviçre menşeili şirketin yine İsviçre’de yer alan tesisi, Avrupa’nın en ileri teknolojiyle donatılan lokasyonları arasında gösteriliyor. “Kendi rüzgar tüneline sahip tek F1 şirketi” unvanını uzun yıllar elinde bulunduran Sauber Engineering ile Alfa Romeo’nun bu işbirliği de; mühendislik, hızlı prototip üretim süreci ve bileşen üretimine kadar birçok avantajı beraberinde getiriyor. 

“Yılın En İyi SUV”u Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio

15/10/2020 Kategori : Otomotiv

Serinin güçlü üst modeli AUTO ZEITUNG dergisinin yarışmasını kazandı. Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, önde gelen Alman, İtalyan ve İngiliz markalarının rekabeti önünde bir kez daha birinci oldu

İtalyan yüksek performanslı SUV’u Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, Otomobil dergisi AUTO ZEITUNG tarafından, serinin 375 kW (510 hp) en üst versiyonunu bir kez daha ödüllendirdi ” Yılın En İyi SUV”. Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, önde gelen Alman, İtalyan ve İngiliz markalarının en güçlü SUV’leri dahil olmak üzere on bir rakip karşısında galip geldi.

V6 bi-turbo benzinli motor ile donatılan Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio 375 kW (510 hp) güç ile 100 km / saate 3,8 saniyede ulaşıyor ve 283 km / sa azami hız sağlıyor. Bu çevik yol tutuşu, elektronik amortisör kontrollü aktif süspansiyon (AlfaTM Aktif Süspansiyon), AlfaTM D.N.A. “Yarış” performans modu, Brembo® yüksek performanslı fren sistemi, elektronik kontrollü dört tekerlekten çekiş sistemi ile geliştirilmiş Pro Dinamik Sürüş Kontrol sistemi, ön ve arka akslar arasında neredeyse 50/50 ideal ağırlık dağılımı ve son derece doğrudan yönlendirme ile elde ediliyor.

Deri ve Alcantara® kombinasyonu ile döşemeli spor koltuklar ve direksiyon simidindeki kanatlar kullanılarak vites değiştirmeye izin veren sekiz ileri otomatik şanzıman sürüş keyfini daha da artırıyor. Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio, prömiyerinden kısa bir süre sonra Nürburgring’in efsanevi Nordschleife’ında üretim SUV’ları için bir tur rekoru kırdı. 2020 modelin öne çıkan özellikleri arasında 2. seviyede otonom sürüşü mümkün kılan gelişmiş elektronik sürücü destek sistemleri ve 8,8 inç (22,3 santimetre) ekrana sahip yeni geliştirilmiş bir bilgi-eğlence sistemi yer alıyor.

Tiguan Yenilendi

13/10/2020 Kategori : Otomotiv

Avrupa’nın en çok tercih edilen SUV’u Tiguan yenilenen versiyonu ile showroomlarda yerini aldı.

Avrupa’nın bir numaralı SUV’u Tiguan, önemli teknolojik iyileştirmeler sonrasında daha dijital ve daha enerjik yeni versiyonuyla Volkswagen Binek Araç showroomlarında yerini aldı.


Harekete duyarlı “Gesture Control” ile kontrol edilebilen bilgi ve eğlence sistemi, IQ. LIGHT – LED Matrix Farları, dokunmatik 3 bölgeli klima kontrol ünitesi “Climatronic” gibi birçok yenilikçi teknolojisinin yanı sıra keskinleştirilmiş dış hatlarıyla Yeni Tiguan şimdi çok daha çekici ve ikonik…

Geçen seneki 911 bin üretim adediyle, dünya genelinde en başarılı Volkswagen modeli olan Tiguan, yenilenen tasarımı, ileri sürüş destek, bilgi-eğlence ve klima kontrol sistemleriyle, Volkswagen Yetkili Satıcılarında satışa sunuldu. Model, verimli ve performanslı 1.5 lt TSI 150 PS 7 ileri DSG benzinli ve 2.0 lt TDI 150 PS 7 ileri DSG dizel motor seçenekleriyle alınabiliyor.

Yenilenen ön tasarımıyla çok daha sportif ve daha karizmatik

Yeni Tiguan’ın dış tasarımında en dikkat çekici unsurların başında yeni LED farların bulunduğu tamamen güncellenmiş ön profil geliyor. 4.509 mm uzunluğa, 1.839 mm genişliğe (dış aynalar hariç) ve 1.665 mm (4MOTION: 1.675 mm) yüksekliğe sahip olan Tiguan, artık daha güçlü görünen, daha yüksek konumlandırılmış ve genişletilmiş ön radyatör ızgarasıyla çok daha karizmatik bir görünüme sahip. Göz alıcı far grubuyla entegre, krom çıtalarla zenginleştirilmiş bu radyatör ızgarası tasarımı ve hemen altında yine güçlü bir krom çıtaya sahip tampon çizgileriyle Tiguan, çok daha sportif tarzıyla öne çıkıyor.

Yeni Tiguan’ın tasarımındaki sportif detaylar, 17-20 inç arası değişen boyutlara sahip alüminyum alaşım jantlar ile güçlendiriliyor ve aracın arka kısmında da devam ediyor. Merkeze konumlanmış yeni Volkswagen logosu ve şık model yazısının uyandırdığı “Premium” etki, biraz daha aşağıya inildiğinde yeni alt arka krom çıta ve trapez formundaki egzoz çıkışlarıyla tamamlanıyor. Arkadan gelen trafiğin dikkatini daha erken çekebilmek için keskin bir animasyonla yanan fren lambaları ve dinamik LED sinyaller, artık hem daha modern hem de daha fonksiyonel.

Yeni donanım seviyeleri: Life, Elegance ve R-Line

Volkswagen, Tiguan’ın standart donanım seçeneklerini tamamen yeniden yapılandırmış. Life, Elegance ve R-Line olmak üzere 3 farklı versiyonla satışa sunulan modelin tüm donanım seviyeleri, önceki eşdeğer versiyonlara göre zenginleştirilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Yeni Tiguan’daki baz donanım seviyesi olan Life versiyonunda, LED ön farlar, 3 bölgeli dokunmatik klima “Climatronic”, yeni çok fonksiyonlu deri direksiyon, hız sabitleyici, 8,5 inç ekrana sahip son nesil Composition Media bilgi-eğlence sistemi, App-Connect gibi üstün donanım özellikleri standart olarak sunuluyor.

Elegance ve R-Line donanım seviyelerinde standart olarak sunulan, interaktif ve akıllı aydınlatma modlarına sahip olan, Volkswagen’in en gelişmiş aydınlatma sistemi IQ LIGHT – LED Matrix Farlar; farklı yol ve sürüş koşullarına göre otomatik olarak farklı aydınlatma fazlarına geçiş yapabiliyor. Tek farda bulunan 24 adet LED’den oluşan bu matris modül, isteğe bağlı olarak sunulan Dinamik Far Asistanı sayesinde direksiyon açısı, hız, karşıdan gelen araç, yaya trafiği ve hava koşullarına bağlı olarak bağımsız kontrol edilebiliyor. Elegance donanım seviyesinde bulunan diğer standart özelliklerin başında 9,2 inç diyagonal ekranlı dijital kokpit, 30 renkli ambiyans aydınlatma, kolay açılır/kapanır bagaj kapağı (Easy open / close), panoramik cam tavan, ısıtmalı ön koltuklar /deri direksiyon, 18 inç alüminyum alaşım jantlar ve gümüş tavan rayları bulunuyor.

R-Line donanım seviyesinde bunlara ek olarak; çok fonksiyonlu dokunmatik deri direksiyon, 19 inç “Valencia” alüminyum alaşım jantlar, kapı içi deri kaplamalar, “R-Line” logolu deri ve kumaş koltukların yanı sıra güçlü tampon tasarımına eklenen ve R-Line tarzını yansıtan krom “C” formlu çıtalar dikkat çekiyor.

Yeni Tiguan’da her alanda bir yenilik var

Yeni Tiguan’da akıllı telefon uygulamalarının kablosuz entegrasyonunu sağlayan Discover Pro navigasyon sistemine entegre olarak “Apple CarPlay” ve “Android Auto” fonksiyonlarının kullanıldığı “App-Connect Wireless” da ilk kez opsiyonel olarak sunuluyor. Bir başka yenilik olan yüksek kalitede ses deneyimi sunan Harman Kardon’un 480-watt’lık ses sistemi de Yeni Tiguan’da opsiyonel olarak tercih edilebiliyor.

Dijitalleştirilmiş klima kumandası

Life donanım seviyesinden itibaren tüm Tiguan modellerinde üç bölgeli dokunmatik klima ” Climatronic” bulunuyor. Orta konsolda, klima kontrol fonksiyonları için yepyeni bir dokunmatik panel bulunuyor. Dokunmatik yüzeylere ek olarak, havalandırma ve ısı ayarları için bulunan “touch sliderlar” artık döner tuş ve düğmelerin işlevlerini yerine getiriyor. Yeni Tiguan’ın sahip olduğu sezgisel kontrol metotlarından olan ve standart olarak sunulan Harekete Duyarlı Kontrol “Gesture Control” ile menü geçişleri basit jestlerle sağlanabiliyor.

Hareket halinde bir yaşam için

Dijital teknolojilerinin yanı sıra Tiguan’ın iç mekânı da çok yönlülüğü, geniş ve ferah alanı ile dikkat çekiyor. Özellikle 18 cm ileri – geri kaydırılabilir arka koltukları sayesinde bu ferahlık çok net bir şekilde hissediliyor. Kaydırılabilir ve katlanabilir koltukları sayesinde modelin bagaj kapasitesi 615 ile 1.655 litre arasında geniş bir hacim sunuyor. Elegance ve R-Line seviyelerinde standart olarak sunulan panoramik cam tavan da bu ferahlığı en üst seviyeye taşıyor.

Yeni renk seçenekleri

Yenilenen Tiguan, Günbatımı Mavisi, Mercan Kırmızı, Yunus Grisi, Kızıl Kahve ve Aytaşı Gri olmak üzere 5’i yeni toplam 11 farklı renk seçeneği ile satışa sunuluyor.

“Aktif Silindir Yönetimi” teknolojisine sahip TSI

TSI motorlarla birlikte sunulan “Aktif Silindir Yönetimi” teknolojisi, tüm Volkswagenlerde olduğu gibi stabil bir sürüş esnasında otomatik olarak devreye girerek bu güçlü motorun 4 silindirinden ikisini bir süreliğine devre dışı bırakarak kullanıcılarına yakıt tasarrufu sağlıyor. 1,5 litrelik TSI 150 PS 7 ileri DSG motor ortalama 5,6 lt / 100 km’lik bir yakıt tüketimi sunuyor. Dizel motorda ise 2,0 lt hacme sahip 150 PS gücündeki TDI seçeneği yer alıyor. Tüm motorlarda yüksek verimlilik düzeyleri, düşük emisyonlar ve güçlü tork ön plana çıkıyor.

Volkswagen SUV ailesinin önemli modeli Tiguan, Ekim ayının üçüncü haftasından itibaren showroomlarda yerini alıyor.

Dacia Yenilendi

30/09/2020 Kategori : Otomotiv

Dacia Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan ile çağdaş otomobili yeniden tanımlıyor.

Dacia, üçüncü nesil Sandero, Sandero Stepway ve Logan ile en çok satan ikonik modellerini tamamen yeniledi. Yepyeni iddialı tasarım ve ekipmanlarla gelen modeller, tüketici ihtiyaçlarıyla erişilebilir fiyatı bünyesinde birleştiriyor. ECO-G motor ile daha yüksek verimlilik ve düşük yakıt tüketiminin yanı sıra yeni benzinli motorlar sunan ikonik modeller, CVT güç aktarım sistemine sahip otomatik şanzımanı da içeriyor.

Belirgin hatlarıyla Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan güçlü karakterleri ve sağlam görünümleri ile öne çıkıyor. Artırılmış ferahlık hissi ve çok yönlülüğü ile yeniden tasarlanan modeller, daha eğimli ön cam ve alçak tavan çizgisi sayesinde daha akıcı bir görünüm kazandı. Her üç modelin de yerden yüksekliği artarken, kendini hemen fark ettiren Yeni Sandero Stepway, logolu tavan rayları ve SUV tasarım kodu ile her zamankinden daha güçlü. Bu kodlara ön ızgaranın altındaki krom Stepway logosu eşlik ederken, ön ve arka tamponlarda gövde rengindeki metal koruma plakaları bulunuyor.

Yeni Logan ise artan uzunluğu, akıcı tavan çizgisi ve daha eğimli ön camı ile her zamankinden daha dinamik bir görünüm sağlıyor. Y şeklindeki LED ışık imzası ve yüksek kaliteli tasarımı, Yeni Sandero ile benzerlik taşıyor.

Dacia’nın yeni Y şeklindeki LED ışık imzası, her üç modele de güçlü bir kimlik kazandırıyor. Yatay bir çizgi, hem öndeki hem de arkadaki iki ışığı birleştirerek LED çizgileriyle otomobili daha dikkat çekici hale getiriyor. Tüm donanım seviyelerinde standart özellik olarak sunulan LED farlar gece görüşünü de artırıyor.

Yeni bir kabin içi deneyimi

Tamamen yenilenen modellerde kabinde yaşanan değişim her açıdan dikkat çekiyor. Daha ergonomik hale getirilen yeni gösterge panelinde kullanılan malzemeler kullanıcıya daha modern ve kaliteli bir ambiyans sunuyor.

Yeni koltuk tasarımı sayesinde daha ergonomik hale getirilen sürüş pozisyonu, ayarlanabilir koltuk ve direksiyon özellikleri konforu artırıyor. Dacia ayrıca, kullanıcıya akıllı telefon aracılığıyla doğrudan radyo, navigasyon ve aramaları kontrol etme imkanı sağlayan yeni bir Medya Kontrol Sistemi sunuyor.

İnovatif güvenlik özellikleri

Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan güçlendirilmiş yapıları ile güvenlik seviyesini daha da yukarı taşırken, eCall gibi yeni sürüş destek sistemlerini standart olarak sunuyor.

Artan yakıt verimliliği ve sürüş konforu

Tamamen yenilenen ikonik modeller daha verimli motor ve aerodinamik yapıları ile, yüksek sürüş keyfini, daha düşük yakıt tüketimiyle birleştiriyor. Benzinli motor ürün gamında yeni CVT otomatik şanzımanın yanı sıra sade, güvenilir ve ekonomik bir çözüm olan ECO-G benzinli/LPG çift yakıt sistemi de sunulmaya devam edecek.

Fiyat-performans oranını daha da yukarıya taşıyan Yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway ve Yeni Logan, Dacia efsanesinin kusursuz bir devamı niteliğinde.

Alfa Romeo ve Jeep’te Online Bayilik Dönemi!

18/04/2020 Kategori : Otomotiv

Alfa Romeo ve Jeep, Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle evden çıkmamanın önem kazandığı bu dönemde, tüm bayi teşkilatının ve müşterilerinin sağlığını önceliğine alarak görüntülü görüşme hizmeti vermeye başladı. Sistem sayesinde, müşteriler alfaromeo.com.tr, jeep.com.tr, bayi web siteleri veya sosyal medya kanalları aracılığıyla dilediği bayinin temsilcisine bağlanabilecek. Showroom’larda yer alan modellerin online ortamda canlı olarak incelenebileceği sistemde, ilgili tüm detaylar da anında öğrenilebilecek.

Tüm dünyanın ve ülkemizin, Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle son derece kritik günlerden geçtiği bu dönemde faaliyetlerini çalışanlar, müşteriler ve tüm bayi teşkilatının sağlığını önceliklerine alarak sürdürdüklerini belirten Alfa Romeo ve Jeep Marka Direktörü Özgür Süslü, bu anlayışla Türkiye geneline yayılan 17 Alfa Romeo ve Jeep bayisinde görüntülü görüşme hizmetini başlattıklarını vurguladı. Özgür Süslü, “Marka ve kurumların çevreleri için sorumlu olarak hareket etmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle insanların evlerinden zorunlu olmadıkça çıkmadığı bu günlerde biz de iş yapış şeklimizi farklılaştırıp, dijital ortamdaki faaliyetlerimizi artırdık.

Devreye aldığımız görüntülü görüşme sistemi ile otomobil severler, diledikleri yerden showroomlarımıza saniyeler içerisinde bağlanabiliyor ve evlerinden çıkmadan bir satınalma deneyimi yaşıyorlar” dedi. Yaşanan zorlu sürecin en kısa zamanda atlatılacağına inandığını belirten Özgür Süslü, Koronavirüs’ün yayılım riskine karşı tüm çalışma alanlarında ilk günden itibaren alınan önlemleri en üst seviyede uygulamaya devam ettiklerine de değindi. Özgür Süslü ayrıca “Otomobil severlere ve bayilerimize büyük kolaylık sağlayan görüntülü görüşme sistemi aynı zamanda, sosyal mesafe kuralını uygulayabilmek ve sağlık önlemlerine uyum sağlamak açısından da önem taşıyor” dedi.

Koronavirüsün Otomotiv Bayilerine Faturası 3 Milyon TL

Kategori : Otomotiv

Covid-19 salgını, Nisan ayında otomotiv satışlarını durma noktasına getirdi. Yaşanan daralmanın Mayıs ve Haziran aylarında da sürmesi bekleniyor. Bu durumdan en çok etkilenenler arasında ise otomotiv bayileri yer alıyor. Autofocus Otomotiv Yönetim Danışmanlığı Kurucusu Uğur Sakarya, “Koronavirüs sebebiyle düşen iş hacimleri, otomotiv bayilerinde, 3 aylık dönem için bayi büyüklüğüne göre 1 ila 3 milyon TL arasında zarara yol açacak.

Satış ve satış sonrası gelirleri yılın ikinci çeyreğinde en az yüzde 60 düşecek olan otomotiv bayileri, maalesef giderlerini bu seviyede düşüremiyorlar. Yüksek plaza giderlerinin yanında, stok yükü sebebiyle finansman giderleri de artacak otomotiv bayilerinin, ayakta kalmak için distribütör desteğine ihtiyacı var” dedi.

Gelirler giderleri karşılamıyor

Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle otomotiv sektörü zorlu bir dönemden geçiyor. Öyle ki, Nisan ayında yeni araç satışları neredeyse durma noktasına geldi. Sektörde yaşanan daralmadan en çok etkilenenler arasında ise otomotiv bayileri bulunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmeler yapan Autofocus Otomotiv Yönetim Danışmanlığı Kurucusu Uğur Sakarya, “Bu dönemde, düşük showroom ve servis trafiği yaşayan, personelini salgından korumak adına dönüşümlü olarak çalıştıran otomotiv bayileri finansal açıdan oldukça zorlanacak. Koronavirüs sebebiyle düşen iş hacimleri, otomotiv bayilerinde, 3 aylık dönem için bayi büyüklüğüne göre 1 ila 3 milyon TL arasında zarara yol açacak. Satış ve satış sonrası gelirleri yılın ikinci çeyreğinde en az yüzde 60 düşecek olan otomotiv bayileri, maalesef giderlerini bu seviyede düşüremiyorlar. Yüksek plaza giderlerinin yanında, stok yükü sebebiyle finansman giderleri de artacak otomotiv bayileri, bu dönemde ayakta kalmak için distribütörlerin desteğine ihtiyaç duyuyorlar” dedi.


Pazarın Mayıs ve hatta Haziran aylarında da toparlanamayacağını öngördüklerini belirten Uğur Sakarya, “Yılın ikinci çeyreğinde 185 bin adet olması beklenen yeni araç satışları, Koronavirüs sebebiyle en fazla 80 bin adette kalacak. Bayilerin ikinci el satışlarında nispeten daha az daralma olsa da, yine en az yüzde 50 daralma yaşanacaktır. Satış sonrasında ise iş hacimleri yüzde 60 azalmış durumda. Beklentimiz, satış sonrasında Mayıs ayında da benzer seviyelerde daralma yaşanacağı, Haziran ayından itibaren kademeli toparlanacağı yönünde. Bu noktada, bayilerin varlıklarını sürdürebilmek için birtakım desteklere ihtiyaçlar var. Bazı markaların bayilerine destek olmak için ödemelerde vade uzatımı, dönem sonu primlerinin erken ödenmesi, bazı hizmet faturalarının kesilmemesi, hedef primlerinin tam ödenmesi gibi desteklerde bulunduğunu biliyoruz. Bu zor dönemi atlatmak için otomotiv bayilerinin almış oldukları tüm önlemlere ilaveten, devletin ve distribütörlerin desteğine ihtiyaçları olduğu aşikâr” diye konuştu.

Yeni BMW 1 Serisi Türkiye’de

14/10/2019 Kategori : Otomotiv

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW, kompakt sınıftaki en sportif temsilcisi Yeni BMW 1 Serisi’ni Türkiye’de satışa sundu. 1.5 litre hacminde 3 silindirli dizel ve benzinli motor seçeneklerine sahip olan Yeni BMW 1 Serisi, her iki versiyonda da Sportline ve M sport olmak üzere iki farklı tasarım ve ilave olarak Executive donanım paketi ile tercih edilebiliyor. 7 ileri Steptronik otomatik şanzımanın tüm motor ve donanım seçeneklerinde standart olarak sunulduğu üçüncü nesil BMW 1 Serisi, 233 bin 800 TL’den başlayan fiyatlarla yollarla buluşuyor. Birinci ve ikinci jenerasyonları ile bugüne kadar 2.4 milyon adetten fazla üretilen Yeni BMW 1 Serisi, kompakt sınıfta benzeri görülmemişbir dinamik sürüş karakteri sergiliyor. BMW’nin genlerinde yer alan tüm temel sürüş dinamiği bileşenlerinin ve kontrol sistemlerinin entegrasyonu, Yeni BMW 1 Serisi’nin her koşulda üstün yol tutuş kabiliyeti sunmasını sağlıyor.

Önden çekişli sürüş mimarisi.

BMW Group’un önden çekişli otomobiller konusunda uzun yıllardır edindiği tecrübeyi son 5 yılda geliştirdiği en yeni BMW önden çekişli sürüş mimarisiyle aktardığı son otomobil olan Yeni BMW 1 Serisi, bu sayede boyutlarında küçük farklılıklar olmasına rağmen, öncüsüne göre çok daha fazla yaşam alanı sunuyor. Yeni BMW 1 Serisi, öncüsünden on milimetre daha kısa olmasına rağmen 34 milimetre daha geniş ve 13 milimetre daha yüksek tasarlandı. Arka koltuktaki yolcular için diz mesafesi36 milimetre baş mesafesi ise 19 milimetre arttı. Bagaj bölümüne artık çok daha kolay bir şekilde erişim sağlanırken, hacmi de 20 litre artışla 380 litreye ulaştı. Elektrikli bagaj kapağına da ilk kez opsiyonel donanımlar arasında yer veren Yeni BMW 1 Serisi’nin arka koltukları yatırıldığı takdirde bagaj hacmi 1.200 litreye kadar çıkıyor.

Böbrekler birleşti.

BMW’nin ikonik böbrek tasarımlı ön ızgarası da BMW 1 Serisi’nde ilk kez yeni jenerasyonda birleşiyor. Yeni 1 Serisi’nde çok daha büyük ve tek bir parça gibi algılanacak şekilde tasarlanan ön ızgara, BMW’nin yeni tasarım yorumunu yansıtıyor. Yepyeni BMW 1 Serisi’nin köpekbalığı burnu, yükselen omuz çizgisi ve geleneksel Hofmeister kıvrımının C sütununda yükselen ince pencere çizgisi dikkat çekiyor.

İç mekânda yeni standartlar.

İç mekân kalitesini en üst seviyeye çıkaran Yeni BMW 1 Serisi’nde, ilk kez elektrikli panoramik cam tavan seçeneği de sunuluyor. Yüksek kaliteli malzemeler ve yenilikçi detayların buluştuğu geniş iç mekâna ferahlık hissi katan panoramik cam tavanın yanı sıra, aydınlatmalı iç mekan kaplamaları da Yeni BMW 1 Serisi’nin premium hissini artırıyor. LED aydınlatmalar, altı farklı renk seçeneği ile yarı saydam efektler oluşturarak iç mekândaki atmosferi değiştirmeye yardımcı oluyor. Isıtma ve iklim fonksiyonları için gruplandırılmış kontrol düğmeleri ve çeşitli sürüş fonksiyonları, kullanım kolaylığı sağlarken, akıllı telefonlar için Kablosuz Şarj seçeneğine sahip fonksiyonel saklama gözü gibi ilkleri ek konfor ve kolaylık sağlıyor.

Benzinli ve dizel EfficientDynamics motor seçenekleri.

Yeni BMW 1 Serisi biri benzinli diğeri dizel olmak üzere 3 silindirli iki farklı motor seçeneğine sahip. BMW EfficientDynamics ailesinin en son üyeleri olan bu verimli motorların ilkini 116 bg güç üreten 116d oluşturuyor. 0’dan 100’e 10.1 saniyede ulaşan otomobil 270 Nm tork sağlıyor ve 4.6 litreye kadar düşen karma yakıt tüketimine sahip. 1.5 litre hacmindeki benzinli motor seçeneği ise 5.9 litreye kadar inen karma yakıt tüketimi ile 140 bg güç ve 220 Nm üreterek 0’dan 100’e 8.5 saniyede ulaşıyor. Tüm motor seçeneklerinde 7 ileri vitesli çift kavramalı Steptronic şanzıman standart olarak sunuluyor. Ayrıca özel sipariş üzerine Türkiye’ye getirilebilecek BMW’nin en yeni dört çeker sistemine sahip benzinli M135i xDrive modeli, 306 bg motor gücü ve ürettiği 450 Nm tork ile Yeni BMW 1 Serisi’nde performans tutkunlarına benzersiz bir sürüş keyfi sunuyor.

Üst sınıftan gelen güvenlik sistemleri.

Yenilikçi sürüş destek sistemleri Yeni BMW 1 Serisi ile kompakt sınıfta ilk kez sunuluyor. Söz konusu sisteme bağlı olarak, radar ve ultrasonik sensörler tarafından toplanan kamera görüntüleri ve veriler, aracın çevresini izlemek ve sürücüyü tehlikelere karşı uyarmak veya doğru frenleme ve yönlendirme ile kaza riskini en aza indirmek için kullanılıyor. Standart donanım kapsamında yer alan güvenlik sistemi, sürücüyü bisikletlilerin mevcudiyeti konusunda uyarırken, şehir içinde fren fonksiyonlu çarpışma ve yaya uyarı sistemini de içeriyor. Ayrıca 70 ila 210 km / s arasında çalışan aktif şerit dönüşlerine sahip Şeritten Ayrılma Uyarısı, Şerit Değiştirme Uyarısı, Arka Çarpışma Uyarısı ve Çapraz Trafik Uyarısı özelliklerine sahip Sürüş Asistanı, Yeni BMW 1 Serisinde standart olarak sunuluyor.

Geri Gidiş Asistanı da Standart Donanımda.

Yeni BMW 1 Serisi’nde Park Mesafe Kontrolü (PDC), geri görüş kamerası ve yola paralel alanlara otomatik olarak park edilmesini ve paralel park yerlerinden otomatik manevra yapılarak çıkılmasını sağlayan Park Asistanı da standart donanım kapsamında yer alacak. Ayrıca ilk kez Yeni BMW 3 Serisi’nde tanıtılan ‘Geri Gidiş Asistanı’ da Yeni BMW 1 Serisi’ndestandart olarak sunulacak. Direksiyon hareketlerini kaydeden geri gidiş asistanı, daha sonra aracı 50 metre boyunca sürücünün müdahalesine gerek duymadan sıkışık ya da karmaşık alanlardan kolaylıkla çıkarabiliyor.

Tamamen Elektrikli MINI Yola Çıkıyor

11/07/2019 Kategori : Otomotiv

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI%100 elektrikli ilk seri üretim modeli MINI Cooper SE, diğer adıyla MINI ELECTRIC’i, gün ışığına çıkardı. Uzun süren Ar-Ge çalışmaları neticesinde üretime hazır hale gelen yeni MINI ELECTRIC, 184 beygir gücündeki motoru ve 270 km’ye ulaşan menziliyle dikkat çekiyor. Genlerindeki karakteristik MINI özelliklerini oluşturan keyifli sürüş, etkileyici tasarım ve premium kalite anlayışını koruyan MINI ELECTRIC, markanın ilk yüzde yüz elektrikli seri üretim modeli olma özelliğini taşıyor. Elektrik motoru ürettiği 184 beygirlik gücü ön tekerleklere aktırırken, MINI’nin kendi geliştirdiği sürüş dinamikleri sayesinde MINI ELECTRIC benzersiz bir kullanım keyfi vadediyor. MINI’ye özgü go-kart hissini koruyan ve benzersiz bir esneklik sunan MINI ELECTRIC, özel olarak geliştirilen lityum-iyon bataryaları ile tam şarjda 235 ila 270 km arasında değişen bir menzil sunabiliyor.

3.9 saniyede 60 km/s hıza çıkıyor

MINI ELECTRIC, 0-60 km/s hızlanmasını 3.9 saniyede gerçekleştirirken, 0-100 km/s hızlanmasını da 7.3 saniyede tamamlıyor ve elektronik olarak sınırlandırılan 150 km/s’lik son hıza ulaşabiliyor. Güncel MINI 3 Kapı modeli üzerinde geliştirilen MINI ELECTRIC, Alman üreticinin şehir içi ulaşım konusunda öncülük ettiği konsept elektromobilite çağına en uygun şekilde ayak uydurarak, öncü rolünü korumaya devam ediyor. Tamamen elektrikli ilk premium küçük otomobil olarak yollarla buluşmaya hazırlanan MINI ELECTRIC, 50 kW’lık hızlı şarj sayesinde 32.6 kWh kapasiteli pillerinin yüzde 80’ini sadece 35 dakikada doldurabiliyor.

Özel kokpit tasarımı

MINI ELECTRIC, iç mekanda sunduğu 5.5 inçlik renkli ekrana sahip gösterge paneli ile de standart MINI modellerinden ayrılıyor. Dört farklı sürüş modu bulunan MINI Cooper SE’nin, bu modlara göre değişken tema ve renklere bürünebilen renkli ekranından otomobille ilgili diğer sürüş bilgilerine de erişilebiliyor. Bataryaların da etkisiyle MINI Cooper S 3 Kapı’ya göre sadece 145 kg daha ağır olan MINI Cooper SE’nin 211 litrelik bagajı koltukların yatırılmasıyla birlikte 731 litreye kadar çıkıyor. Yüksek voltajlı batarya paketinin otomobilin zeminine yerleştirilmesi sayesinde MINI Cooper SE’nin bagaj kapasitesinde herhangi bir değişiklik bulunmuyor.

1 2 3 32
Yukarı Git