Aras Dinçer: Rüzgar Gibi Geçti

Kategori : Aras Dinçer

Yapılacak mı, yapılmayacak mı, ormandı, Şile’ydi, Riva’ydı derken, İSOK İstanbul Ralli Şampiyonası yine start aldı. Bu sezonki yarışların formatı eskisi kadar hareketli değil. Malum sadece 2 etap var ve bu etaplar ilk iki yarışta dönüşümlü olarak kullanılıp, son yarışta arka arkaya geçilecekler. Ama hiç yoktan iyidir, direkten dönen şampiyona eğer yapılmasaydı amatörlere büyük haksızlık olacaktı. Çünkü katılanların çoğu neredeyse sadece İstanbul Şampiyonası için otomobil sahibi oluyor yada bütün yıl bekleyip otomobil kiralıyor.

Selim Bacıoğlu - Subaru Impreza İlk yarışın etabını, amatör rallicilerin Carlos Sainz’ı olan Yüksel Özgür ile geçme fırsatım oldu. Gerçekten de düşük bütçelerle yarışanlar için çok ideal bir etaptı. Seyirci noktasından sonra hiçbir kırıcı nokta yoktu diyebilirim. Seyirci noktasına kadar olan bölüm ise kabul edilebilir bir zemine sahipti. Sonuçta toprak bir rallide belli bir kırıcı zemin faktörü kaçınılmaz. Start listesi, yarışması beklenen birkaç isim haricinde yine çok doluydu. Fakat start sıralamasının salt otomobillere göre yapılmış olması haklı olarak biraz garip karşılandı.

Yarış hakkında söylenecek çok fazla birşey yok, 30 küsür km mesafe, motorlar doğru düzgün ısınmadan geçildi gitti. Kağıt üstündeki iki favoriden biri olan Selim Bacıoğlu rahat kazandı. Tansel Üründül ise takla attığı için yarışı bıraktı. Eğlenmek için gelen Tansel’in yaşadığı kazaya gerçekten üzüldüm, buradan kendisine ve Ahmet Yörük’e bir kez daha geçmiş olsun diyorum.

Yarışın sadece ilk etabını seyirci noktasından izledim, diğer geçişlerde servis alanındaydım. Gerek izlediğim noktada, gerekse etap zamanlarında dikkatimi çeken ilk isim Özen Özer oldu. Daha önceden kendinin ne kadar büyük potansiyele sahip olduğunu bildiğim için, Özen’den bir sürpriz bekliyordum ama benim tahminimin üzerine çıktı. İlk rallisinde gösterdiği performansının devamının geleceğine eminim. Alptekin Işıkalp üç geçişte de neredeyse aynı zamanları yaparak hem en kalabalık sınıf olan N2’yi kazandı, hem de bir ralli pilotu için belki de en önemli özellik olan istikrar’ını gösterdi. Hasan Özal da kısıtlı tecrübesine kıyasla oldukça hızlıydı. Patlak lastiğinin kurbanı olan Hasan, ilerleyen yarışlarda daha da hızlanacaktır. Bir diğer lastik maduru ise sırf ilk iki yarışa katılmak için Amerika’lardan kalkıp gelen Orhan Avcıoğlu idi. Hasan gibi tecrübe kazanmaya çalışan Orhan ne yazık ki son yarışa girmeyecek. Can Çelebi - Ford Fiesta STCan Çelebi 3 tekerlek ile 4 çekerli rakiplerini geçince, kendisinin de çok sık kullandığı bir soru geldi akıllara: “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavukdan çıktı”. Fakat 3 tekerleği çözen Can, 4 tekerlekle bile yine de hiç fena gitmiyordu… Son olarak A5 sınıfında İlhan Mutluay’ın ilk iki etaptaki, Kutlu Demiriz’in ise ikinci etaptaki zamanları, kullandıkları araçlar dikkate alınırsa son derece düşündürücü. İlhan ve Kutlu’nun otomobillerini ne şartlarda hazırladıkları ortada. Buna rağmen araçlarını rakiplerine göre çok daha fazla zorladılar. Hele İlhan’ın seyirci noktasına ilk gelişindeki frenajı belki de yarışın en güzel görüntüsüydü. Yarıştan bir gün önce aküsü takılı olmayan aracının kornasının niye çalmadığını düşünüp kendisini sinir krizine, bizleri de gülme krizine sokan Kutlu ise, etap içinde durup Savaş Bek’i çekerek, ralli ruhunun daha ölmediğini ispatladı.

Aras Dinçer

 

Bir Cevap Yazın